İşgal edenlerden bedelini almamak…

Ali Rıza Avcan

Kentlerdeki yol, meydan, pazar, iskele, köprü gibi kamusal alanların kurum ya da şahıslar tarafından herhangi bir amaçla geçici bir süreliğine işgal edilmesi işgal harcı adı verilen bir belediye gelirinin tahakkuk ve tahsiline konu olur.

Buna ilişkin yasal düzenleme, 26.05.1981 tarih, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun “İşgal Harcı” başlığını taşıyan 52. maddesinde şu şekilde yapılmıştır:

Belediye sınırları içinde bulunan aşağıdaki yerlerden herhangi birinin satış yapmak veya sair maksatlarla ve yetkili mercilerden usulüne uygun izin alınarak geçici olarak işgal edilmesi işgal harcına tabidir:

1. Pazar veya panayır kurulan yerlerin, meydanların, mezat yerlerinin her türlü mal ve hayvan satıcıları tarafından işgali,

2. Yol, meydan, pazar, iskele, köprü gibi umuma ait yerlerden bir kısmının herhangi bir maksat için işgali,

3. Motorlu kara taşıtlarının park etmeleri için il trafik komisyonlarının olumlu görüşü alınarak belediyelerce şehir merkezlerinde tesis edilen ve işletilen mahallerin çalışma saatleri içinde, taşıtlar tarafından işgali (Bisiklet ve motosikletler hariç)

Yukarıda sayılan yerlerin izinsiz işgalleri mükellefiyeti kaldırmaz.

(Ek fıkra: 3.3.2004-5101/3 Madde) 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunan eser, icra ve yapımların tespit edildiği kitap, kaset, CD, VCD ve DVD gibi taşıyıcı materyallerin birinci fıkrada bahsi geçen yerlerde satışına izin verilmez.”

Yine aynı kanunun 53, 54, 55 ve 56. maddelerine göre işgal harcını, işgale harca tabi yerleri 52. maddede yazılı amaçlarla işgal edenler ödemekle yükümlü olup; genel ve katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyelere ve köylere ve bunların oluşturduğu birliklere ait kara taşıtlarının işgalleri ile ilgili mevzuata uygun olarak kara ticari taşıtlarının beklemelerine ayrılan yerlerin bu taşıtlar tarafından işgal edilmeleri durumunda, işgal harcı ödemeleri mümkün değildir. Ayrıca, yetkili kılınacak memur veya kişilerce makbuz karşılığında tahsil edilecek işgal harcının matrahı, 52. maddenin 1 ve 2. bentlerinde yazılı işgallerde, işgal edilen yerlerin metrekare olarak alanı veya hayvan adedi, 3. bendinde yazılı işgallerde de taşıt sayısıdır.

2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 52. maddesinin 1 ve 2. bentlerinde yazılı geçici işgal durumlarında alınacak harcın miktarı ise metrekare başına en az 0,5, en çok 2,5 TL olmak üzere düzenlenecek tarife ile belirlenecektir.

Şimdi, buraya kadar anlattıklarımızın tümü olması gerekeni gösteren kurallar bütününden oluşuyor. Hem de günümüz koşulları açısından metrekare başına alınması gereken harç miktarları çok az bile olsa…

Gelelim bu kuralların, mevzuat hükümlerinin günlük hayatta ne şekilde uygulandığına… Daha doğrusu, mevzuatla uygulama arasındaki farklılığa..

Çünkü, yaşadığımız kentlerde asıl olarak bize ait olan yol, kaldırım, meydan, park, köprü ve iskelelerin bir takım şirket ve şahıslar tarafından sürekli olarak işgal edilmesi nedeniyle yaptığımız itirazlara çoğu kez belediye yetkilileri tarafından “ama biz oralardan işgal ücreti ya da ecrimisil alıyoruz” dediklerinde bunun ne ölçüde doğru olduğunu, bu işgaller karşılığında ne düzeyde bir gelir sağlandığını anlamak istiyoruz. 

O nedenle bize en yakın olan İzmir Büyükşehir Belediyesi ile kentin merkezi yerinde iktisadi açıdan oldukça büyük ve önemli olan bir alandan sorumlu Konak Belediyesi’nin bu işgaller karşılığında ne miktarda harç ve ecrimisil (1) aldığını merak ettik.

Bunun için, -hepinizin tahmin edeceği gibi- önce Hemşeri İletişim Merkezi (HİM) aracılığıyla İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ve Bilgi Edinme Hakkı çerçevesinde Konak Belediyesi’ne başvurarak her iki belediyenin kesin hesabı alınmış 2015, 2016 ve 2017 mali yıllarında işgal harcı ve ecrimisil adıyla ne miktarda tahakkuk ve tahsilat yaptıklarını sorduk.

İlk yanıtı Konak Belediyesi verdi. Belediyenin verdiği bu yanıttan, belediye encümeni tarafından 2018 yılı içinde işgal edilen her metrekare için bir (1) lira olarak belirlenen tarife çerçevesinde 2015 yılında 2.007.561,81 lira, 2016 yılında 4.562.337,63 lira, 2017 yılında da 4.883.244,94 liranın tahsil edildiğini öğrendik. 

İzmir Büyükşehir Belediyesi ise bu rakamların yayınladığı 2015, 2016 ve 2017 yıllarına ait kesin hesaplarda yer aldığını belirtip hiçbir bilgi vermediği için haliyle belirtilen yıllara ait kesin hesap cetvellerine baktık. Baktığımızda gördüklerimiz ise aynen aşağıdaki tabloda olduğu gibiydi:

İBB 2015-2017 Mali Yılları İşgal Harcı ve Ecrimisil Bedeli Gelirleri

İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait 2015, 2016 ve 2017 mali yıllarına ait kesin hesap cetvellerinde yazılı olan verileri kullanarak hazırladığımız yukarıdaki tabloda yer alan rakamların incelenmesinden de görüleceği gibi, 9 ilçeyi kapsayan kent merkezi ile kent merkezini çevreleyen diğer 21 ilçe toplamında; yani tüm İzmir ili genelinde gerçekleşen işgaller nedeniyle harç ve ecrimisil bedellerinin toplanmasından görevli, yetkili ve sorumlu olan İzmir Büyükşehir Belediyesi, 2015 yılında hiç bir tahsilat yapmayıp geriye red ve iadeler yapmış, 2016 yılında 151, 2017 yılında da 55 bin lira gibi oldukça komik düzeylerde tahsilat yapmış, kendi kendine koyduğu hedeflere bile ulaşamamıştır.

İşgal harcı tahsilatlarının 2016 ve 2017 mali yıllarında belirlenen hedefin % 5’i düzeyinde gerçekleşmiş olması, bugüne kadar kamusal alanların bedeli ödenerek işgal edildiği ve böylelikle belediyenin bu işten para kazandığı hikayesi ile kandırılan bizler için oldukça hazin bir tabloyu ortaya koymaktadır.

Evet, bu rakamlar da göstermektedir ki, İzmir’de cadde, sokak, kaldırım, meydan, park, iskele ve köprü gibi kamusal alanları herhangi bir bedel ödemeden işgal etmek mevcut belediye yönetimi nedeniyle son derece kolay, yaygın ve bedelsizdir.

Aynen İZFAŞ hizmet binasının belediye meclisi kararıyla özel bir vakıf üniversitesine üç yıl süreyle ücretsiz tahsis edilmesi olayında olduğu gibi, işgal adına yapılacak her şey bu kentte kolaydır…

kaldırım ic resim
Fotoğraf: gaze-temiz.com (27.08.2014)

Uzun lafın kısası, uzunca bir süredir İzmir’de, belediyelere ait kamusal alanlar ücretsiz tahsis, işgal, görmemezlikten gelme, yapılan işgalleri tüm İzmir’i kapsamayan özel yönetmeliklerle korumak, belediyeleri çok ortaklı şirketlerin ortağı yapmak ya da ihalesiz kiralama gibi yöntemlerle yağmalanmakta, diğer bir anlatımla talan edilmektedir. 


(1) Ecrimisil: Bir malın kullanılmasından doğan menfaatin para ölçüleriyle takdiri. (kira bedeli tayin edilmeden bir yerin kiralanması halinde vasıf, mevki ve kullanma tarzı bakımlarından kiralanan yere benzeyen yerlerin kira bedelleri o yerin de ecr-i misl’idir). Ferit Develioğlu, Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Lügat, 11. Baskı, Ankara-1993, sayfa 202,

“Yol, dolaşır…”

Yine, yeniden ve kaldığımız yerden Aruç Aruoba ve “Yürüme” dizeleri…

Yol, belirli bir yerden kalkar,

belirli başka bir yere varır

– ama yolun yönü hiçbir zaman

bu iki yer (iki ‘nokta’) arasındaki

düz çizgü (bir ‘doğru’) değildir:-

Yol, dolaşır…

38059721906_727aba44d3_o (1).jpg

Bir yerden bıkıp, yeni bir yola çıkan kişi,

çıktığı yolun hiç de yepyeni bir yol

olmayabileceğini; daha önce zaten yürünmüş

bir yol olabileceğini de hesaba katmak

zorundadır: Mutlak yeni bir yol yoktur:

Ama, yola çıkacak kişi açısından, yeni yol

– çoktur…

Kişi, başından beri, tutturduğu her yolla,

daha ilerinde tutabileceği yolların

kaldırım taşlarını, ve, giderek, haritasını,

yontar, çizer, belirler…

Her bir yola çıkış,

çıkılacak yeni yolların

sorumluluğunu da getirir.

– Tabii, ters taraftan da, çıkılabilecek

her yol, daha önce çıkılmış ve yürünmüş

yolların belirlemelerini ve olanaklarını

taşır – gerçekler…

Dünyasını kendi çevresinde kendisi kurmuş,

kendine varan her yolun sonuna yalnızca

kendisinde bulunan bir yer koymuş bir kişi

– kendi yerinden dışarıya çıkan yolu

nasıl bulsun ki?…

Nereye giderse gitsin,

hangi yerden hangi yola çıkarsa çıksın,

kendine egemen olabilen kişi

(“bir kral gibi”)

terkedeceği yerden yola çıkacağı zaman da,

çıkacağı yeni yolun yönünü de,

kendisi belirleyebilen kişidir.

Yeri yalnız kendi yeri

yolu yalnız kendi yolu

olan kişi, ne yerinde ne yolunda,

başka kişilere rastlamayacaktır.

– rastladıkları da, hep, onun

ne yerini ne yolunu anlayanlar

olacaktır.

25412116057_cd72c7deda_o

Bir yeri terkederek bir yola çıkmanın gereği,

kökten bir kararlılıktır – yerde de yolda da

ne olursa olsun, yılmama; hep sürekli,

ilerleme kararlılığı…

Yerleşik olmaya dayanamayan kişinin yolu,

hiçbir yere varmayacak bir yol olacaktır.

Bir yere ulaşmak isteyen kişinin tutabileceği tek yol,

hep yolcu olma yoludur.

14760969704_40dd084fa2_o

Bir yerde durmak ile bir yola çıkmak

hep karşıt işlerdir: Her yer, bir yola

çıkmak bakımından bir inertia* taşır

– kolay kolay çıkamaz yola, bir yerde

yerleşmiş kişi; öte yandan da, her yol,

bir yere yerleşmek bakımından bir momentum‘a

sahiptir – bu kez de durması, yerleşmesi

kolay değildir, yola çıkmış, yürüyen kişinin

– temelde aynı şeydir belki

bu inertia ile bu momentum


* İnertia: Süredurum

* * Momentum: Devinirlik

Yol 008

 

Yol, gezgin ve yerleşikler üzerine

Oruç Aruoba’dan….

Yol, kendine bir yer bulamamış

kişinin özlemidir.

Kendi yerini yerleşiklikte

bulamayan kişi,

onu yolculukta arar.

Nasıl, bir yer, bir yolun başı ya da sonu;

bir yolda, bir yerden önceki ya da sonraki

bir durumsa – kişinin durumu da

hep, öyle, ya da, böyledir…

3398134405_a5d4be3159_o

Yerini yitiren kişi,

yola çıkmak zorundadır.

Yola çıkan kişi, yeni bir yer arıyordur

-ama yola hep bir (eski) yerden

çıkıldığını da unutmaz: her varılan yerin de

(yeniden) bir yola çıkış yeri olabileceğini…

Yabancılığını kalıcı kılmak isteyen kişinin,

yerleşikliğinden rahatsız olması gerekir;

ve tersi: yerleşikliğinden rahatsızlık duyan

kişinin, kalıcı bir yabancılık bulması…

Yol 012

Yerleşiklik, herbir yandan bağlandığımız,

hepsi de gergin zincirlerin verdiği bir

dinginliktir ancak – yani, bir sıkı

kölelik…

Ama “mutlak kölelik” dışında, her kölelik,

köleye devinimde bulunduğu izlenimini verecek

kadar gevşek tutar onun zincirlerini

– gerginlik, zincirden zincir olarak

uzaklaşma çabasıyla belirir;

böylece de kişi, çok devingen olduğu

sürekli etkinlikte bulunduğunu sandığı

bir edilgenlik, bir sürüklenme içinde

yuvarlanıp – gitmez…

Yerleşiklikten rahatsız olan kişinin

gezginlikte aradığı, aslında,

yerleşebileceği bir yerdir: Düzenini

bozarak gezginliğe çıkan kişi, kendi

düzeninin peşine düşmüştür.

Zincirler 001

Gezginlikte de, öte yandan, hiçbir bağlantı

taşımaksızın, salt gezmek için gezmek haline

gelebilir rajhatlıkla, kolayca

– bu kez de tam bir boşluk…

Zincirlerin – gergin ya da gevşek –

tam yokluğu da,

boşluğa köle olmaktır.

Köleliğe tek çare, herhalde,

zincirlerini koparmak ve zincirsiz kalmak

değil,

kendi zincirlerini kendisi yapmış,

kendisi kendi ayaklarına takmış, bağlamış

olmaktır – özgürlük de budur… (Hani,

“kendi kendisinin efendisi olmak”tan

söz edilir ya…)

6363540811_000b5aba63_o

 

Birhan Keskin şiirleri: Fakir kene

KARGO
Sana buraya bazı şeyler koyuyorum. Yol boyunca aklında olsun.
Lazım olursa açar okursun. Olmazsa da olsun, bir zararı yok
burada dursun.
Şuraya bir cümle koydum. Bırak, acımızı birileri duysun. Hem
zaten şiir niye var? Dünyanın acısını başkaları da duysun!
Acı mıhlanıp bir kalpte durmasın. Ortada dursun. Olur ya biri
eline alır okşar, biri alnından öper. Az unutursun.
Buraya tabiatı koydum. Ağaçları, suyu, ovayı, dağı. Onlar bizim
kardeşimiz, çok canın sıkılırsa arada onlarla konuşursun.
Buraya, küçük mutlu güneşler koydum. Günlerimiz karanlık ve
çok soğuyor bazı akşamlar, ısınırsın.
Buraya, bir inanç bir inat koydum. Tut ki unuttun, tekrar bak,
o inat neyse sen osun.
Buraya yolun yokuşunu koydum. Bildiğim için yokuşu. Zorlanırsa
nefesin, unutma, ciğer kendini en çabuk onaran organ, valla bak,
aklında bulunsun.
Buraya umutlu günler koydum. Şimdilik uzak gibi görünüyor,
ama kimbilir, birazdan uzanıp dokunursun.
Buraya bir ayna koydum arada önüne geç bak; sen şahane bir
okursun. Mesai saatlerinde çaktırmadan şiir okursun. N’olcak ki,
bırak patronlar seni kovsun!
Burada bir tutam sabır var. Kendiminkinden kopardım bir parça,
(bende çok boldur) lazım oldukça ya sabır ya sabır, dokunursun.
Burada güzel çaylar var. Bu ar alar senin için çok önemli. Bitki
çayları, kış çayları, şuruplar, kompostolar. Demlersin, maksat
midene dostluk olsun.
Şuraya Youtube’dan müzikler, Bach dinle filan, koydum. Ama
müzik konusunda sen benden daha iyisin, koklayıp buluyorsun.
Buraya bir silkintiotu koydum. Kırk dert bir arada canına
yandığım, kırkına birden deva olsun.

Fakir kene, 2016

Birhan Keskin 001

İSKELEDE BİR ÇIRAK

Ne diyeyim allahım
ben sana biraz platoniğimdir biliyorsun.
Ben bu şüpheyi sırtıma yük edindim, öyle yürüdüm,
gocunmam da yükümden beni bilirsin.
Ama bunlar çok iştahlı allahım ve görüyorsun nasıl da dünyevi.
Bunlarmış senin kulların öyle diyorlar biz de kürenin üveyi.
Öyle mi?
Oysa allahım bilirsin ben en çok yeryüzünü,
ve başımı yatırınca toprağa, gökteki yıldızları da,
işte öyle allahım bilirsin çok güzel yapmıştın bu yeryüzünü.
Bizim köydeki gibi.
Allahım bunlar tokileri seviyor, betonları, hızlı trenleri.
Oysa ne acelemiz var, ben ki bunca agnostiğim yine de biliyorum
ordaysan nasılsa geleceğiz yanına geri.
Diyor ki, yasalar getirdim, gıcır gıcır, delik deşikti eskisi
Anlıyoruz ki yasalar dümdüz ediyor ciğerimizi
Diyor ki, yasaklar getirdim ama senin iyiliğine canımın içi
Diyor ki, üç beş ağacı kesmişim, indir bindir bütün yaz boyu,
keseriz tabii bunda ne var, diyor
Diyor, ben sana medeniyet getiriyorum tomar tomar.
İnsan önce bi minnet duyar.
Oysa allahım toprağa bassın ayaklarımız fena mı olur,
istiyoruz ki sokağımızda bir ağaç gölgesi.
Diyor ki, boynuzlu köprü yaptırdım gelip geçmeye
haliçin ortasına bak nası’ seksi.
Allahım sen bunlara akıl fikir ver diyeceğim ama
vardır senin bir bildiğin illa ki.
Allahım işte görüyorsun bunları, eyübün sabrı nedir,
rızanın fazladan şeftalisi ne?
Bilmiyor. Bilmiyor nedendir zeynebin yakarısı.
Ben ki sana bunca platoniğim ama canıma yetti artık
Yalla bak biz mi düşeceğiz hep iskelelerden
Başlarına yık şunların bu metropolleri.

Fakir kene, 2016

Birhan Keskin 002

KARDEŞ PAYI

Bana ekmeğin kabuğu
Sana steak sana fusion sana dünya mutfağı

Sana fitness sana ozon odalarında sağlık
Bana sokaklarda can havli bana biber gazı

Sana maldivler cote d’azur top ten holiday
Bana iş dönüşü nayrobi dolmuşu

Senin parmağına pırlanta, senin yüzüne tuscany ışığı
Alnıma kömür karası benim. Alnıma kara yazı

Sana sessiz sakin deniz orman manzarası şehrin içinde
Bana ev diye dört duvar çatı diye çınlayan bu ne

Sana şimdi, sana her gün, sana saturday night fever
Bana sonra bana sonra bana sonra

Demir beton cam çelik kafes senin
İçinde kardeşim bülbül benim

Bana sivri şeyler bu dünya, etimi delsin
Seni öldürmeyen allah hiç öldürmesin

Sana sunshine sana diamond göz alan
Bana her gece tepemde göz kırpan floresan

Bana demli bir çay, uzun efkar, geniş keder
Sana smoke sana malt viskiler sana rezerv

Sana dünya yetmez sana gökyüzüne merdiven
Bana ter için bu ten, bana bu can haybeden

Diyeceğim;
Tüm bedesten senin
olsa ne fayda benim

Fakir kene, 2016

Birhan Keskin 004

TAŞ

İlk benim yüzüme rastladınız, en eskisiyim buranın.

Karnıyım dünyanın. Yeryüzünün ağrısı bendedir.

Kum ve kayaç benim.

Issızlık bilgisiyim ben, sessizlik bilgisi.

Durmanın ve kalmanın büyük planıyım.

Her şeyi gördüm, her şeyi. Suyun gidişini,  ağacın çiçeklenişini.

Tekrar tekrar gördüm ben daha da görürüm. Büyük zaman,
benim.

Denizler dalgalar dövdü beni, sert rüzgarlar yurt bildi
zirvelerimi.

Kırıldım, söküldüm, ufalandım;  döndüm bitiştim tekrar kendime

açsan, kırsan, baksan; bütün yeryüzü, her zerremde.

Taş taşıdım, içim kendimden yorgun benim, dilim çok uzun bir
yankı.

En eskisiyim ben buranın.

Fakir kene, 2016

Birhan Keskin 003

Göztepe Rotary Kulübü-İFOD 2. Uluslararası Fotoğraf Yarışması, 2015 – 2

Göztepe Rotary Kulübü’nün İzmir Fotoğraf Sanatı Derneği (İFOD) ile birlikte 2015 yılında ikincisini düzenlediği Uluslararası Fotoğraf Yarışmasında ödül kazanan ya da sergilemeye değer bulunan ülkemiz fotoğraf sanatçılarıyla ülkemiz görüntülerinin yer aldığı fotoğrafları paylaşmaya devam ediyoruz.

Konusu, “Trafik ve Ulaşım:Hayata Bağlayan Yollar” olarak belirlenen bu yarışmanın jürisi İtalyan fotoğraf sanatçısı Virgilio Bardossi, Macar fotoğraf sanatçısı Istvan Kerekes ile fotoğraf sanatçısı Ali Rıza Demir, fotoğraf sanatçısı ve Göztepe Rotary Kulübü Derneği temsilcisi Berna Kızıltan ve Yrd. Doç. Dr. ve İFOD Yönetim Kurulu Başkanı A.Beyhan Özdemir’den oluşmuş.

Bugünkü 2. paylaşımımızda toplam 32 fotoğrafın yer aldığı bu yarışma ile ilgili fotoğrafları önümüzdeki günlerde de paylaşmaya devam edeceğiz.

adnan-aykan-sergileme-zaman
Adnan Aykan – Sergileme – Zaman
ahmet-tarimci-sergileme-caba-1
Ahmet Tarımcı – Sergileme – Çaba 1
ahmet-tarimci-sergileme-caba-2
Ahmet Tarımcı – Sergileme – Çaba 2
ahmet-tarimci-sergileme-yogunluk
Ahmet Tarımcı – Sergileme – Yoğunluk
ali-cobanoglu-sergileme-yolhali
Ali Çobanoğlu – Sergileme – Yolhali
ali-kahveci-sergileme-yara-dogru
Ali Kahveci – Sergileme – Yara Doğru
ali-mermertas-sergileme-yol-ortasi
Ali Mermertaş – Sergileme – Yol Ortası
arif-miletli-sergileme-otoyol
Arif Miletli – Sergileme – Otoyol
ercan-pek-sergileme-yol
Ercan Pek – Sergileme – Yol
firat-kiztanri-sergileme-yollar
Fırat Kıztanrı – Sergileme – Yollar
hadi-aslan-sergileme-kavsak
Hadi Aslan – Sergileme – Kavşak
hamiyet-ilgan-sergileme-nargile
Hamiyet İlgan – Sergileme – Nargile
hatice-karakan-seregileme-izmir
Hatice Karakan – Sergileme – İzmir
hatice-karakan-sergileme-istanbul
Hatice Karakan – Sergileme – İstanbul
hulya-samer-sergileme-iz
Hülya Şamer – Sergileme – İz
kayhan-guc-sergileme-fsm
Kayhan Güç – Sergileme – FSM
kayhan-guc-sergileme-kopru
Kayhan Güç – Sergileme – Köprü
levent-canakkalelioglu-sergileme-yollar
Levent Çanakkalelioğlu – Sergileme – Yollar
mehmet-uluyurt-sergileme-ayak
Mehmet Uluyurt – Sergileme – Ayak
mehmet-uluyurt-sergileme-maden
Mehmet Uluyurt – Sergileme – Maden
murat-gunaydin-sergileme-sokak
Murat Günaydın – Sergileme – Sokak
35. Avrasya Maratonu
Murat Şengül – Sergileme – Simitçiler
mustafa-kilinc-sergileme-yayla-yolu
Mustafa Kılınç – Sergileme – Yayla Yolu
nejat-gunduc-sergileme-trafik
Nejat Gündüç – Sergileme – Trafik
okan-ozdemir-sergileme-zaman-yol
Okan Özdemir – Sergileme – Zaman-Yol
osman-maasoglu-sergileme-tren-yolu
Osman Maaşoğlu – Sergileme – Tren Yolu
SAMSUNG CAMERA PICTURES
Serçin Altınöz – Sergileme – Hayata Ulaşan
serkan-colak-sergileme-yol
Serkan Çolak – Sergileme – Yol
turgay-dundar-sergileme-bayrakli-yol
Turgay Dündar – Sergileme – Bayraklı Yol
utku-samli-sergileme-taksi
Utku Şamlı – Sergileme – Taksi
yilmaz-savas-kandag-sergileme-sis
Yılmaz Savaş Kandağ – Sergileme – Sis
zehra-coplu-sergileme-tramvaylar
Zehra Çöplü – Sergileme – Tramvaylar