18. Uluslararası Safran Fotoğraf Yarışması

Safranbolu Belediyesi tarafından düzenlenen 18. Uluslararası Safran Fotoğraf Yarışması’nın bu yılki düzenleme amacı, tüm Dünyanın ortak sorumluluğunda olan somut miras alanlarına dikkat çekmek, aynı zamanda yok olmaya yüz tutan soyut kültürel mirasa sahip çıkarmak olarak belirlenmiş.

Dünyadan ve ülkemizden birçok fotoğraf sanatçısının katıldığı bu yarışmada ödül kazanan ve sergilemeye değer bulunan toplam 40 fotoğrafı sizlerle paylaşmak istiyoruz.

Keyifli seyirler dileğiyle…

21836-305-tfsf-yKeV3
1. FIAP Altın Madalya / Minh Ngo Thanh / Vietnam / “Pray hue
55939-305-tfsf-HgKez
2. FIAP Gümüş Madalya / Sohel Parvez Haque / Bangladeş / “Prayer on Fire
20346-305-tfsf-JDgNC
3. FIAP Bronz Madalya / Amir Hossein Kamali / İran / “Ceremony Mourning
424-305-tfsf-rGrbA
FIAP Mansiyon / Nuri Çoban / Türkiye/ “Usta
2160-305-tfsf-M1u1d
FIAP Mansiyon / Abhijit Banerjee / Hindistan / “Moichara
2869-305-tfsf-lHjXi
FIAP Mansiyonl / Mine Ertuğrul / Türkiye/ “Tören
6711-305-tfsf-MZJRV
FIAP Mansiyon / Erkan Baldan / Türkiye / “Deve ve insan
19313-305-tfsf-FtRCj
FIAP Mansiyon / Kyaw Kyaw Winn / Myanmar / “The Buddhist Novices
44041-305-tfsf-HgMZI
FIAP Mansiyon / Mohammad Reza Masoumi / İran / “Kabotarkhaneh
17876-305-tfsf-Spd4x
Safranbolu Özel Ödülü / Sadun Yalçın / Türkiye / “Safranbolu
270-305-tfsf-PDhG8
Sergileme / Esengül Yavuz / Türkiye / “Kemençe ustası
469-305-tfsf-ETqpl
Sergileme / Murat İbranoğlu / Türkiye / “Çömlek
632-305-tfsf-rlxHI
Sergileme / Muhammet Ceylan / Türkiye / “Deve güreşi
650-305-tfsf-17NgZ
Sergileme / Metin Ekinci / Türkiye / “Galata Mevlevihanesi’nde
704-305-tfsf-CeIGe
Sergileme / İsmail Tütün / Türkiye
859-305-tfsf-CoFxD
Sergileme / Özgür Hüseyinbaş / Türkiye / “Saz Ustası
1014-305-tfsf-NgTlC
Sergileme / İsa Cıda / Türkiye / “Suadiye’de_bayram_namazı
1033-305-tfsf-BOh4T
Sergileme / Ahmet Çetintaş / Türkiye / “Sema
1077-305-tfsf-pZYtc
Sergileme / Hasan Uçar / Türkiye / “Atlı okçuluk”
1141-305-tfsf-6SoLB
Sergileme / Ahmet Turan Kural / Türkiye / “Eski_cami
1310-305-tfsf-USa6F
Sergileme / Zehra Çöplü / Türkiye / “Cirit
1311-305-tfsf-GxgGk
Sergileme / Hakan  Çöplü / Türkiye / “İbadet
1762-305-tfsf-MVXYu
Sergileme / Seyit Konyalı / Türkiye / “Kültür
2988-305-tfsf-o2QIV
Sergileme / Hasan İçel / Türkiye / “Halı tarlası
3643-305-tfsf-adNjC
Sergileme / Ali ihsan  Öztürk / Türkiye / “Nemrut
3823-305-tfsf-gUHEB
Sergileme / Somenath Mukhopadhyay / Hindistan / “Melody_for_Means
3823-305-tfsf-U2690
Sergileme / Somenath Mukhopadhyay / Hindistan / “Journey
5257-305-tfsf-AGlTj
Sergileme / Fakrul İslam / Bangladeş / “City and culture heritage
5963-305-tfsf-ncYtf
Sergileme / Berat Arıbaş / Türkiye / “Uçhisar kalesi
9439-305-tfsf-50RTv
Sergileme / Shibasish Saha / Hindistan / “The look
13969-305-tfsf-RX9BQ
Sergileme / Mesut Çelenk / Türkiye / “Safranev Cinci Hanı
15381-305-tfsf-5GOYD
Sergileme / Murat Bakmaz / Türkiye / “Şerbet
16521-305-tfsf-tJVR9
Sergileme / Mustafa  Kılıç / Türkiye / “Erbane
39354-305-tfsf-uOgas
Sergileme / Kamer Özdemir / Türkiye / “Safranbolu’da_alacakaranlık
52769-305-tfsf-Dj0fi
Sergileme / Jaya Rakshit / Hindistan / “Color of life
53615-305-tfsf-1OFIs
Sergileme / Tarık Tuncer / Türkiye / “Safran
55593-305-tfsf-fS9jz
Sergileme / Hadi Karimi / İran / “Bread and light
55939-305-tfsf-4NdB9
Sergileme / Sohel Parvez Haque / Bangladeş / “Prayer
55957-305-tfsf-mTVjq
Sergileme / Sandipani Chattopadhyay / Hindistan / “Rural Culture
55972-305-tfsf-ZouBK
Sergileme / Sanjib Basak / Hindistan / “Krishnakali

İzmir ulaşımı nasıl planlıyor? (3)

Ali Rıza Avcan

İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait İzmir Ulaşım Ana Planı‘nın biz sivil toplum kuruluşlarının tanıklığında nasıl revize edildiğini anlatmaya çalıştığımız bu yazı dizimizin birinci bölümünde hazırlanmakta olan yeni planın eski planlardan; özellikle de 2007-2009 döneminde hazırlanan plandan farklılıklarının ortaya konulması suretiyle 2009 tarihli planın niye başarısız olduğu konusunda bir özeleştiri yapılması gerektiğini; ikinci bölümünde ise revize edilen yeni planın merkezi yönetimle İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait diğer planlarla ilişkilendirilerek planlar arasındaki uyumun sağlanması gerektiğini ve bu ilişkiden kaynaklanan destekle planın daha kolay uygulanacağını ifade etmeye çalışmıştık.

Yazı dizimizin bugünkü bölümünde ise “katılım süreci” adı verilen uygulamaların gerçek bir katılım eylemi olmadığını; bu nedenle yakın geçmişte ortaya çıkacak planın bizlerin katkısı alınmadan hazırlandığını göstermeye çalışacağız.

20 Ağustos 2015 tarihi itibariyle çalışmalarına başlanan ve 20 ay içerisinde tamamlanması öngörülen “İzmir Büyükşehir Alanı Kent İçi ve Yakın Çevre Ulaşım Ana Planı Revizyonu” kapsamında katılımcı bir anlayışla 2015 yılı Aralık ayı içinde yapılan dokuz ayrı toplantıya belediyenin ulaşımla ilgili birimleriyle bağlı idare ve iştiraklerinden (11 davetli), kent konseylerinden (25 davetli) ilçe belediyelerinden (30 davetli), üniversitelerden (9 davetli), esnaf odalarından (7 davetli), sanayi ve ticaret odalarıyla dernek ve kuruluşlarından (40 davetli), valiliğe bağlı birimlerden (7 davetli), derneklerden (32 davetli), meslek odalarından (27 davetli) davet edilen kurum temsilcileriyle ilk toplantılar yapıldı. Bu toplantılarda, belediye ve Boğaziçi Planlama Ltd. yetkilileri tarafından yapılan sunumların arkasından katılımcılara İzmir ulaşımı ve İzmir Ulaşım Ana Planı‘nda bulunmasını istedikleri konularla ilgili görüş, düşünce, öneri ve eleştirileri sorularak söylenenler not edildi.

1. Paydaş Toplantısını izleyen Ulaşım Ana Planı Revizyonu 2. Paydaş Toplantısı ise 15 Haziran 2016 tarihinde, ilk toplantıya davet edilenlerin tümünün katılımı ile gerçekleştirildi. Bu toplantıda da belediye ve Boğaziçi Planlama Ltd. yetkilileri tarafından yapılan sunumların arkasından söz alan katılımcıların İzmir ulaşımı ve İzmir Ulaşım Ana Planı‘nda bulunmasını istedikleri konularla ilgili görüş, düşünce, öneri ve eleştirileri sorularak söylenenler not edildi.

2. Paydaş Toplantısı’nı izleyen ve değişik uzmanlık alanlarını ilgilendiren tematik uzman çalıştayları ise 2016 yılı Ekim ve Kasım ayları içinde “Ulaşımda Yenilikçi Çözümler” (10 Kasım 2016 – 31 katılımcı), “Bisiklet Ulaşımı” (24 Ekim 2016 – 41 katılımcı), “Otobüs Sistemi” (26 Ekim 2016 – 19) katılımcı), “Yaya Ulaşımı” (4 Kasım 2016 – 23 katılımcı), “Deniz Ulaşımı” (27 Ekim 2016 – 25 katılımcı), “Raylı Sistemler” (26 Ekim 2016 – 27 katılımcı), “Otopark” (3 Kasım 2016 – 12 katılımcı), “Engelsiz Erişim” (2 Kasım 2016 – 16 katılımcı) ve “Ara Toplu Taşıma Sistemleri” (31 Ekim 2016 – 15 katılımcı) adı altında gerçekleştirildi. Diğer iki toplantıdan farklı olarak “çalıştay” adı verilen ve konusunda uzman olduğu kabul edilen 209 kişinin katılımı ile gerçekleşen bu toplantılarda da belediye ve Boğaziçi Planlama Ltd. yetkilileri tarafından yapılan sunumların arkasından katılımcıların İzmir ulaşımı ve İzmir Ulaşım Ana Planı‘nda bulunmasını istedikleri konularla ilgili görüş, düşünce, öneri ve eleştirileri sorularak konuşulanlar not edildi.

16 Kasım 2016 tarihinde yapılan “İzmir Ulaşım Ana Planı Bütüncül Çözüm Arama Toplantısı“nda ise her zaman olduğu gibi önce belediye ve Boğaziçi Planlama Ltd. tarfaından sunumlar yapılıp ardından katılımcıların İzmir ulaşımı ve İzmir Ulaşım Ana Planı‘nda bulunmasını istedikleri konularla ilgili görüş, düşünce, öneri ve eleştirileri sorularak söylenenler not edildi.

Uzun bir aradan sonra 12 Eylül 2017 tarihinde yapılan ve “İzmir Ulaşım Ana Planı – UPİ 3. Paydaş Toplantısı“nda ise Boğaziçi Planlama Genel Müdürü Yücel Erdem Dişli‘nin yaptığı uzun sunumlar sonrasında Proje Danışmanı Prof. Dr. Serhan Tanyel‘in kolaylaştırıcılığında katılımcıların İzmir ulaşımı ve İzmir Ulaşım Ana Planı‘nda bulunmasını istedikleri konularla ilgili görüş, düşünce, öneri ve eleştirileri sorularak söylenenler not edildi.

adapative-action-planning

Görüldüğü gibi adı “paydaş toplantısı“, “arama konferansı” ya da “uzman çalıştayı” gibi farklı şekillerde olsa da her bir toplantının senaryosu aynı olmakta; bu çerçevede önce katılımcılara bir sunum yapılmakta, arkasından da katılımcıların görüş, düşünce, öneri ve eleştirileri alınmakta, zaman zaman sorulan sorular yanıtlanmaktadır. Bu bağlamda bu toplantıların hiçbirinde gerçek bir fikir tartışması yapılmamakta ve net bir sonuca ulaşılmamaktadır.

Oysa bu toplantıları düzenleyen uzman ve akademisyenlerin de bildiği gibi “paydaş toplantısı“, “bütüncül çözüm arama toplantısı” ve “uzman çalıştayı” adı verilen toplantıların amacı, hedefi, hedef kitlesi, yöntem ve programı birbirinden farklı olup her bir toplantı ile o toplantıyı düzenleme amaç ve yöntemi arasında akılcı bir ilişkinin bulunması; arama toplantısı/konferansı ya da çalıştay diye gittiğiniz bir çalışmanın olağan bir toplantı kurgusu ile yapılmaması gerekir. 

Ayrıca toplantıları düzenleyenler diğer toplantılarda yazılı ya da sözlü olarak iletilen görüş, düşünce, öneri ve eleştiriler konusunda bir bilgi vermemekte, yapılan çalışmanın sonucu hakkında katılımcıları bilgilendirmemektedir. Bu anlamda yapılan toplantıların gerçek bir katılım toplantısı değil; sadece ve sadece bilgi verme amaçlı tek yanlı bir çalışma olduğu söylenebilir.

Katılım süreci” adı altında yapılan ama hem amaç hem de hedef, yöntem, içerik ve program açısından birbirinin aynısı olan ve gerçek/aktif bir katılım içermeyen bu toplantıların nasıl bir bileşimle yapıldığını somut bir şekilde ortaya koymak amacıyla 2016 yılı Ekim ve Kasım ayları içinde uzmanların katılımı ile yapıldığı söylenen dokuz ayrı çalıştayın katılımcılarının temsil ettikleri kurumlara göre dağılımı gösteren aşağıdaki grafiği inceleyebiliriz.

Resim1

İzmir Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi Başkanlığı tarafından resmi olarak açıklanan bu verilere göre 2016 yılının Ekim ve Kasım ayları içindeki değişik tarihlerde yapılmış dokuz ayrı tematik çalıştaya belediye, yüklenici firma, diğer kamu kurumları, yüklenici firma, ilçe belediyeleriyle meslek örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarından toplam 130 kişinin katıldığı görülmektedir.

Katılımcı 130 kişiyi analiz etmeye kalktığımızda 51 kişinin (% 39,23) belediyeyi ve bağlı kuruluşlarını, 7 kişinin (% 5,38) yüklenici firmayı, 12 kişinin (9,23) diğer kamu kuruluşlarını, 1 kişinin (0,76) ilçe belediyeleri, 14 kişinin (% 10,76) üniversiteleri ve 45 kişinin (% 34,61) de değişik meslek örgütleriyle sivil toplum kuruluşlarını temsil ettiği; 2 kişinin dokuz, 1 kişinin sekiz, 2 kişinin yedi, 2 kişinin altı, 1 kişinin beş, 4 kişinin üç, 20 kişinin iki, geriye kalan 100 kişinin de bir kez çalıştaya katıldığı; böylelikle toplam 130 kurum temsilcisinin 209 kez çalıştaya katıldığı  görülecektir.

Hatta bu toplantılar arasında sadece belediye, yüklenici firma, diğer kamu kuruluşları ve üniversite temsilcilerinin katılıp tek bir sivil toplum kuruluşu ya da meslek örgütü temsilcisinin katılmadığı “Raylı Sistemler” ve “Otopark” çalıştayı gibi toplantılara rastlanmıştır.

Bu rakamların da ortaya koyduğu gibi belediye ve bağlı kuruluşlarından gelenlerin gerçek bir katılım sürecinin “dış paydaşı” olarak değil; “iç paydaşı” olarak tanımlanması gerektiğinden; ayrıca 7 yüklenici firma temsilcisini de katılım sürecinin dışarı çıkardığımızda bu sürece asıl olarak 72dış paydaşın” katıldığını kabul etmemiz gerekir.

Bu nedenle daha planlama sürecinin ilk adımlarında “iç” ve “dış” paydaşların yanlış seçildiğini söyleyerek işe başlayabiliriz.

Ardından da bu 72 kişinin kaç adet kurumu temsil ettiğine baktığımızda; 12 kişinin diğer 9 kamu kurumunu, 1 kişinin 1 ilçe belediyesini, 14 kişinin 5 üniversiteyi, 45 kişinin de 30 meslek örgütüyle sivil toplum kuruluşunu temsil ederek bu çalışmalara katıldığı görülmektedir.

Bu nedenle katılım sürecine dahil edilen “dış paydaşlar”ın yeterli sayıda olmadığını söyleyebiliriz.

ruth-han-an-unplanned-road-spring-weekend-Diğer bir ilginç durum ise 45 kişi ile temsil edilen 30 meslek örgütü ve sivil toplum kuruluşu arasında 17 adet bisiklet derneği, platform ve grubunun bulunması; ayrıca bu grubun içinde TMMOB Şehir Plancıları Odası, Peyzaj Mimarları Odası, Çevre Mühendisleri Odası gibi konu ile doğrudan ilgisi olan odaların ve Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD) ile Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) gibi önemli sektör derneklerinin bulunmayışıdır.

Son olarak, “dış paydaş” olarak davet edilen kuruluşlar arasında önemli eksiklikler olduğunu ve bunların da kendi aralarında adil bir şekilde dağıtılmadığını ifade edebiliriz.

Tartışmamız gereken diğer bir husus, tematik çalıştaylara katılanların “uzman” olma nitelikleriyle ilgilidir. Çünkü konuya ilgi duyup bilgi sahibi olmanın çok ötesindeki bir durumu temsil eden “uzmanlık” hali belirli bir konuda ileri teknik ya da beceriye sahip olmayı, örneğimiz itibariyle de ulaşım ana planı kapsamına giren konularda ileri teknik ya da beceriye sahip olma halini ifade eder. Bu anlamda şayet yapılan tematik çalıştayların uzmanlık düzeyi konusunda ciddi bir kaygı taşınıyorsa başta bu çalıştaylara katılan akademisyenler olmak üzere tüm katılımcıların ulaşım ana planının kapsamına giren konularda çalışma yapıp yapmadıkları ya da bu alanlarda yayınlarının bulunup bulunmadığına bakmak gerektiğini, bu alanlarla ilgisi bulunmayan katılımcıların plan hazırlıklarına dahil edilmemesi gerektiğini, plan hazırlıklarına dahil edilmek istenenlerin uzmanlık alanı ile ulaşım ana planı na yapacakları katkı arasındaki ilişkinin net bir şekilde açıklanması gerektiğini düşünüyoruz.

Şimdi bu durumda; yani kentteki ulaşımla ilgili tüm dış paydaşları dahil etmeden, onlar arasında dengeli bir dağılım oluşturmadan ve onların ifade ettikleri ya da yazılı olarak ilettikleri görüş, düşünce, öneri ve eleştirileri hazırlanan plana tam anlamıyla yansıtmadan bir belge hazırlamak o belgeye “plan” niteliğini kazandırmayacak ve gerçekleştirilen bütün bu uygulamalara “katılım” denilmesini sağlamayacaktır.

İşte bütün bu nedenlerle ve her zaman yaptığımız gibi İzmir Büyükşehir Belediyesi örneğinden hareketle katılımcı demokrasi ve yönetime önem verdiğini söyleyen ve bunu uygulamaya çalışan tüm belediyelere şu önerilerimiz olacaktır:

1. Halkın belediyenin karar ve uygulama süreçlerine katılımı, bu işi göstermelik yapmayacak kadar ciddi bir iştir. O nedenle hangi iş, proje ya da yatırımda olursa olsun katılımcı demokrasi anlayışının belediyenin en üst makamından en alt makamına kadar samimi bir şekilde benimsenmesi, her iş ve işlemde katılımcı süreçlerinin işletilmesi sağlanmalıdır.

2. Katılımın etkili, sağlıklı, aktif ve sürdürülebilir olması için o belediyeye ya da işe uygun değişik katılım modellerinin geliştirilerek katılımın ne şekilde olduğu ya da olacağı konusunda hem belediye görevlilerinin hem de katılımcıların önceden bilgilendirilmesi sağlanmalıdır.

3. Katılım sonuçlarının başarılı olması için yapılan işle katılımcılar arasında sağlıklı, anlamlı ve etkili ilişkiler kurulması; bu bağlamda katılımcıların seçiminde katılımcıların gönüllülük, ilgi ve uzmanlık düzeyi dışında herhangi bir kesim, grup ya da topluluğu temsil edip etmediklerine, temsil yeteneklerinin olup olmadığına bakılmalıdır.

4. Katılımcıların kent, ilçe, mahalle, semt, sektör, kurum ve konu ölçeğinde halkın tüm kesimlerini adil bir dağılım içinde temsil etmeleri sağlanmalıdır. 

5. Katılım sonuçlarının net bir şekilde ortaya çıkması ve katılımcıların yaptıkları işten memnun edilip inandırılması için elde edilen sonuçların katılımcılarla paylaşılması sağlanmalıdır.

Devam Edecek…

Porto Alegre: özgün bir belediyecilik deneyimi

Kitabın Adı: Porto Alegre: Özgün Bir Belediyecilik Deneyimi

Yazarları: Tarso Genro ve Ubiratan de Souza

Çeviren: Bülent Tanatar

Yayınlayan: Dünya Yerel Yönetim ve Demokrasi Akademisi/WALD – Demokrasi Kitaplığı

Birinci Basım: Nisan 1999, İstanbul


Porto Alegre örneğinden yola çıkılarak anlatılmak istenen toplumcu belediyecilik ya da halkçı-devrimci belediyecilik yazınında üç ana akım var.

Bunlardan biri belediyelerin yeniden belediye olmasını isteyen halkçı-devrimci belediyecilik yaklaşımı. Bu yaklaşımın neler söylediğini geçtiğimiz günlerde tanıtımını yaptığımız “Devrimci-Halkçı Yerel Yönetimler: Umut ve Mücadele Mekanlarından Deneyimler” ve “Devrimci-Halkçı Yerel Yönetimler Atölye Sonuç Metinleri” isimli iki kitapla anlatmaya çalışmıştık. 

Diğer bir anlayış, ülkemizin 1970’li, 1980’li yıllardaki deneyimlerinden; özellikle Vedat Dalokay, Ali Dinçer ve Murat Karayalçın‘ın Ankara Belediyesi deneyimlerinden hareketle bu olguyu sosyal demokrasi ile birleştirmeye çalışanlar. BU yaklaşımın ne söylemek istediğini ise İhsan Kamalak ve Hüseyin Gül‘ün editörlüğünde Sosyal Demokrasi Vakfı (SODEV) tarafından yayınlanan “Yerel Yönetimlerde Sosyal Demokrasi: Toplumcu Belediyecilik, Teorik Yaklaşımlar, Türkiye Uygulamaları” isimli kitabın tanıtımını yaparken anlatmaya çalışmıştık.

Bugün tanıtımını yapacağımız kitap ise, toplumcu ya da devrimci-halkçı belediyecilik olgusunu küreselleşmeci neoliberal bir yaklaşımla ele alıp onu dönüştürmeye çalışan Dünya Yerel Yönetim ve Demokrasi Akademisi‘nin (WALD)Demokrasi Kitaplığı” serisinden yayınlanan “Porto Alegre – Özgün Bir Belediyecilik Deneyimi” isimli kitap.  Kitap aslında Porto Alegre‘de belediye başkanlığı yapmış Tarso Genro ve Ubiratan de Souza‘ya ait olmakla birlikte kitabın “Türkçe Çeviriye Önsöz” başlıklı giriş yazısını kaleme alan Ferzan Bayramoğlu Yıldırım‘ın kitabı okumadan önce yaptığı yönlendirme çalışması net bir şekilde ortaya çıkıyor.

Ferzan Bayramoğlu Yıldırım‘ın böylesi bir çaba içinde olması; yani Porto Alegre deneyiminden hareketle toplumcu belediyecilik anlayışını küreselleşmeci neoliberal açından yorumlama gayreti içinde olması aslında fazla da yadırganmamalı.

Nitekim bu durumu, Praksis Dergisi’nin 2001 yılındaki “Kentler ve Kapitalizm” isimli 2. sayısındaki kitap eleştirisinde dile getiren Mustafa Bayram Mısır da şunları söylemiştir:

yine yazarların Marksist olduklarını, hatta Marksizmdeki Ortodoks bir eğilimi temsil ettiklerini yazdıklarından çıkarmak güç olmasa da, Türkçe çeviride mesela ‘halkın çoğunluğu’nun ima edildiği her yerde kullanılan ‘sivil toplum’ kavramı, diğer bazı belirsiz kavramlarla birleşince, karşımızdaki deneyimin acaba bir ‘yönetişim’ söylemi mi olduğu yollu bazı şüpheler uyanabilmektedir. Burada, özel olarak polemik konusu yapmayacağımız Ferzan B. Yıldırım’ın, katılımcı bütçe deneyini, salt bir katılım süreci olarak anlayan ve oraya indirgeyen önsözünün yarattığı ideolojik bulanıklığın da katılımcı bütçe ile ilgili bu kitaptaki kavramsal karmaşayı arttırdığı söylenebilir.

Bu anlatımdan da anlaşılacağı üzere, kitabın önsözünü yazan Ferzan Bayramoğlu Yıldırım‘ın, uzun yıllardan bu yana yönetişimci bir yerel yönetimi savunan Dünya Yerel Yönetim ve Demokrasi Akademisi‘nin (WALD) bir dönem yöneticiliğini yapan eşi Selahattin Yıldırım‘ın gerek yönetici oduğu dönemde yaptığı yayınlar gerekse şimdilerde İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanlığı görevini sürdürmekte olan Bülent Tanık‘ın belediye başkanlığı yaptığı 2013-2014 yıllarında Çankaya Belediyesi tarafından arka arkaya yayınlanan “Yeni Toplumcu Belediyecilik Üstüne“, “Uluslararası Belediyecilik Hareketi (1913-2013) Üstüne“, “Kent Hakkı ve Kentsel Adalet Üstüne” ve “Dünyada ve Türkiye’de Büyük Kent Yönetimi Üstüne” gibi kitaplarında önüne “yeni” sözcüğünün eklenmesi suretiyle lanse ettiği  “Yeni Toplumcu Belediyecilik” kavramı ile yönetişimci bir yerel yönetime nasıl kapı açtığı net bir şekilde görülmektedir.

SCX-3200_20170927_13541001

Porto Alegre eski belediye başkanları Tarso Genro ile Ubiratan de Souza tarafından ortaklaşa yazılan “Porto Alegre: Özgün Bir Belediyecilik Deneyimi” isimli kitabın alt bölümlemesi de şu şekilde:

Önsöz, Hugues de Varine

Katılımcı Bütçe ve Demokrasi, Tarso Genro

  • Katılımcı Bütçe ve Devlet
  • Bağımsız bir Kamuoyu İnşası
  • Demokrasinin Pekişmesi
  • Özgürlüğün Pratikteki Eleştirisi
  • UYGULAMA VE GÜÇLÜKLER
    • Güçlenme
    • İlçe Koordinatörlerinin Rolü
    • Cemaat Liderlerinin Rolü
  • KATILIMCI BÜTÇE VE MEDYALAR

PORTO ALEGRE DENEYİMİ, Ubiratan de Souza

  • KATILIMCI BÜTÇE: EVRENSEL MENZİLİ OLAN SİYASİ BİR KAVRAM
    • Bir Otoregülasyon İlkesi
    • Yurttaşlık Bilincinin Uyanmasının Bir Aracı
  • SÜREÇ
    • Katılımcı Bütçenin Dinamiği ve İşleyişi

KATILIMCI BÜTÇENİN BREZİLYA VE DIŞARIDAKİ YANSIMALARI, Ubiratan de Souza

  • Katılımcı Bütçe ve Ulusal ve Uluslararası İlişkileri

SONSÖZ

EKLER

 

“Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz”

Ali Rıza Avcan

Asıl ismi Abdülhamid Ziyaettin olan ünlü Türk yazar, şair ve devlet adamı Ziya Paşa geçen zaman içinde adeta atasözüne dönüşen deyişlerinden birinde, “Âyinesi iştir kişinin lafa bakılmaz / Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde” demiş.

Bu deyiş, günümüz Türkçesi ile şu anlama gelmektedir:

Bir kişi hakkında yargıya varmak, nasıl bir kişi olduğunu öğrenmek mi istiyorsunuz? O hâlde onun hakkında söylenen sözler yerine, yaptığı işe bakınız. Çünkü yaptığı o iş, onun ne kadar sorumlu, bilgili ve yetenekli olduğunu açığa çıkarır.

Söze niye bu deyişle başladığımı ise şu şekilde açıklamak isterim:

Hatırlayacağınız gibi bu yılın Mayıs-Haziran ayları içinde Karşıyaka Belediyesi, Karşıyaka sahilindeki Atatürk, Annesi ve Kadın Hakları Anıtı’nı yıprandığı, bakımsız olduğu ve tehlikeli yarattığı gerekçesiyle, adeta yangından mal kaçırırcasına, itirazlarımıza ve açtığımız davalara karşın yıkıp yok etti. Şimdi ise belediye başkanının hayalindeki o devasa anıtı yapmakla meşguller…

Onlar o anıtı yapmakla meşgulken, biz de aynı belediye başkanının 2015 yılında kendi beğenisiyle Mavişehir sahilinde yaptırdığı Çanakkale Şehitleri Anıtı’nın maketine gidip yerinde incelemek istedik.

59_full
Çanakkale Şehitleri Anıtı
Anıt 002
Karşıyaka Çanakkale Şehitleri Anıtı Maketi

Amacımız, Çanakkale Şehitleri Anıtı’nın maketini yapan belediyenin, aynı beğeni ve estetik duygularla nasıl yeni bir anıt yaptığını anlayabilmekti. Böylelikle yaptıkları yeni bir iş üzerinden yapılmakta olan anıtın nasıl olacağını gözümüzde canlandırıp tahayyül edebilecektik.

Tabii ki bu ziyareti yapmadan önce, makete örnek olan Çanakkale Şehitleri Anıtı’nın özelliklerini öğrenmek istedik.

Yaptığımız araştırmalar sonucunda Çanakkale Şehitleri Anıtı’nın 19 Nisan 1954-21 Ağustos 1960 tarihleri arasında halktan toplanan bağışlarla (aynen Karşıyaka Belediyesi’nce 2017 yılı içinde yıkılan Atatürk, Annesi ve Kadın Hakları Anıtı gibi) Genel Kurmay Başkanlığı tarafından yaptırıldığını, 62,5 metrekarelik bir alanda 25 m. X 25 m. boyutlarındaki bir kaide üzerinde dört kolon şeklinde yükselen anıtın 41,7 metre yüksekliğinde olduğunu, ayak genişliklerinin 7,5 metreyi bulduğunu, anıtın mimar Feridun Kip, İsmail Utkular ve Doğan Erginbaş tarafından ortaklaşa tasarlandığını ve betonarme üzerine granit kaplama yapılarak inşa edildiğini, iç tavanının ise mozaik döşeme olduğunu öğrendik.

Anıt 005

Daha önceki yıllarda Çanakkale Şehitleri Anıtı’nı gidip ziyaret etmiş ve yüklendiği anlamı kavramış biri olarak Çanakkale ve orada geçmiş her şey; özellikle de bu anıt benim için çok önemliydi. Çünkü daha anne karnındayken babasını ve beş dayısını, Çanakkale Savunması’nda kaybetmiş bir babanın oğluydum. O nedenle o anıttaki duyguların, semazenlerin düğün dernek gibi ilgisiz yerlerde ortaya sürülüp bir gösteri nesnesine dönüştürülmesinde olduğu gibi hamaset dolu girişimlerden uzak tutulmasını, birilerinin oyuncağı olmamasını arzuluyordum.

Öte yandan da gazete ve televizyonlardan merkezi iktidarla değişik partilerden belediyelerin Çanakkale Savaşını dini temeller üzerinde destanlaştırarak kendi iktidarlarının sürekliliğini sağlayan bir araca dönüştürdüklerini görüyordum. Örneğin bu amaçla Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Kosova‘da, Tokat, Giresun ve Adana’nın Sarıçam belediyeleri, aynen Karşıyaka Belediyesi’nin yaptığı gibi Çanakkale Şehitleri Anıtı’nın maketini yaparak ya da ismini kullanarak bu hamaset dolu Vatan-Millet-Sakarya edebiyatını sürdürüyorlardı.

Çanakkale’ye yaptığım en son ziyarette AKP iktidarının orada yatan şehitleri ve onların kahramanlıklarını kendi iktidarlarını güçlendirmek amacıyla nasıl kullandığını görmüş ve kendi şehitlerim adına bu durumdan rahatsız olmuştum. Şimdi de aynı şekilde oradaki kahramanlığın bir maket boyutunda ve o anıtın “biricik” olma niteliğine saygı gösterilmeksizin başka birilerinin hamasetine konu edilmesinden açıkça rahatsızdım. Aksi takdirde ruhunu hemen yanındaki şehitlerden alan ve bu nedenle tüm bir ulusu temsil eden değerlerin, “matruşka” misali çoğaltılması ve bir “oyuncak” olarak özünü kaybetmesi mümkündü.

Evet, anıtı ve yanındaki devasa bayrak direğini gördükten sonra aklım ve yüreğimdeki o kaygı ve endişe daha da büyüdü ve o sıkıntıyı sizlerle paylaşma isteğine dönüştü.

Çünkü o devasa Türk bayrağı ile dibindeki anıt maket arasında anlamlı ve oransal bir ilişki kurulamamıştı. Anlaşılan bunu tasarlayanların ve yapanların güzelduyu diye nitelediğimiz estetik kaygılardan, ölçü ve ölçekten, proporsiyon olarak tanımlanan iki büyüklük arasındaki sayısal bağıntı ya da bütünle onu oluşturan parçalar arasındaki oransal ilişkilerden, Vitruvius, Leone Battista Alberti, Andrea Palladio ve Le Corbusier; özellikle de Ayasofya Kilisesi ile Sultanahmet Camii arasındaki bu ilişkiyi kendine dert edinen mimarların mimarı Koca Sinan’dan, en azından Çanakkale Şehitleri Anıtı’nı yapan saygın mimarların kaygılarından haberi yoktu.

50 metre yüksekliğindeki bayrak direği ile bu direkte dalgalanan 150 metrekarelik bayrak, hemen yanındaki -aşağı yukarı 1/10 oranındaki- 5,5 metre yükseklikteki anıt dahil her şeyi, herkesi ezip geçiyor ve ortaya çıkan manzara büyüklük hastalığına tutulmuş zavallı bir ruh hali olarak kendini sergiliyordu.

Buna bir de maketi çevreleyen balkon demiri görünümündeki parmaklık eklenince bu durum iyice basitleşiyordu.

İkincisi, yapılan maket bile olsa aynı formdaki bir benzerini yaparken, Çanakkale Şehitleri Anıtı’nın mimarları Feridun Kip, İsmail Utkular ve Doğan Erginbaş’la –vefat etmişlerse- varislerini ilgilendiren bir telif hakkının dikkate alınmadığını gösteriyordu.

O nedenle, Karşıyaka Belediyesi yetkililerine şu soruyu sormanın gerekli olduğunu düşünüyorum:

Çanakkale Şehitleri Anıtı’nın maketini yaparken, bu anıtın aynı zamanda 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile korunan telif haklarını dikkate alıp sanatçıların ya da varislerinin iznini aldınız mı;  yoksa böyle bir yola gitmeden paldır küldür bu maketi mi yaptınız?

Üçüncüsü, yapılan anıt maketi, temsil ettiği ulusal ve uluslararası anlama zarar verecek şekilde oldukça kötü bir imalatla yapılmıştı. Beton çekirdek hepimizin evlerinde kullandığı “patlatma traverten taşı” olarak tanımlanan ucuz malzemelerle (İnternet fiyatı şimdilik 30-65 TL/m² arasında değişiyor) kaplanmış, anıtın iç tavanındaki Türk bayrağı “mozaik döşeme” yerine boyalı bir saç levhanın yerleştirilmesi suretiyle kaplanmıştı.

Ayrıca anıtı oluşturan dört ayağın dış cephelerine yerleştirilen kahramanlık temalı sekiz farklı rölyef, Çanakkale Şehitleri Anıtı’ndaki asıllarına benzetilmek istenmekle birlikte, insan vücudunun anatomik özelliklerini dikkate almayan bir özensizlik ya da acemilikle hazırlanmış ve çoğu rölyef 2015 yılından bu yana kısa bir süre geçmiş olmasına karşın çatlamış ve bozulmuştu.

Rölyef 001
Rölyef 1 – Karşıyaka maketindeki kopya
Rölyef 002 A
Rölyef 1 – Çanakkale Şehitleri Anıtı’ndaki aslı
Rölyef 002
Rölyef 1 – Karşıyaka maketindeki acemilikleri daha iyi gösteren yakın plan
Rölyef 003
Rölyef 2 – Karşıyaka maketi kopyası
Rölyef 004 A
Rölyef 2 – Çanakkale Şehitleri Anıtı’ndaki aslı
Rölyef 004
Rölyef 2 – Karşıyaka maketindeki son derece kötü kopya
Rölyef 005 A
Rölyef 3 – Çanakkale Şehitleri Anıtı’ndaki aslı
Rölyef 005
Rölyef 3 – Karşıyaka maketindeki rölyef
Rölyef 006
Rölyef 3 – Karşıyaka maketindeki kopyada Seyit Ali Çavuş’un belinden başlayıp her iki askerin miğferinin üstünden devam eden çizgiler rölyefteki çatlamayı gösteriyor
Rölyef 007
Rölyef 4 – Karşıyaka maketi
Rölyef 008 A
Rölyef 4 – Çanakkale Şehitleri Anıtı’ndaki aslı
Rölyef 008
Rölyef 4 – Karşıyaka maketindeki kopyanın ayrıntısı

Evet, ortaya çıkan anıt maketi, estetik duygu ve beğeni dışında çevre ile kurduğu ilişki anlamında; ayrıca kullanılan malzeme ve yapılan imalat itibariyle oldukça kötü ve düşük kalitedeydi. Üstüne üstlük Çanakkale Savaşı’ndaki kahramanlara yakışmayacak, onları temsil etmeyecek bir basitlik düzeyindeydi.

Kısacası anıt maketi olarak Mavişehir sahiline yerleştirilen bu yapı hem Çanakkale ruhuna hem de Karşıyaka halkının estetik duygu ve beğenisine aykırı düşen kötü bir kopyaydı. Üstüne üstlük balkon demiri motifleriyle yapılan çevresini kuşatan demir bir parmaklıkla birlikte…

Rölyef 009
Rölyef 5 – Karşıyaka maketi kopyası
Rölyef 010
Rölyef 5 – Karşıyaka maketindeki kopyada yukarıdan aşağıya doğru inen birçok çatlama var
Rölyef 011
Rölyef 6 – Karşıyaka maketi kopyası
Rölyef 012
Rölyef 6 – Bu kötü kopyada da askerlerin üstüne rastlayan çatlamalar var
Rölyef 013
Rölyef 7 – Karşıyaka maketindeki kötü kopya
indir (2)
Rölyef 7 – Çanakkale Şehitler Anıtı’ndaki bu rölyefte öndeki askerin tüfeği bir çizgi halinde granit zeminde devam ettirilmiştir.
Rölyef 014
Rölyef 7 – Rölyefin Karşıyaka’daki kopyasında ise tüfeğin çizgi olarak devamı yok.
Rölyef 008 D
Rölyef 8 – Çanakkale Şehitleri Anıtı’ndaki aslı.
Rölyef 015
Rölyef 8 – Karşıyaka maketi kopyası
Rölyef 016
Rölyef 8 – Karşıyaka maketi yakın plan.

O nedenle de, bu anıt maketini tasarlayıp yapanların estetik düzeyini sergileyip son günlerde karşımıza sıkça çıkan benzerleri gibi akıl ve belleğimizin “kötüler” kısmında özel bir yer ediniyordu.

Bu çerçevede şimdilik tek dileğimiz, İslam Kalkınma Bankası destekli İller Bankası’ndan alınan kredi borcu ile yapılan yeni anıtın da “ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz” deyişini haklı çıkaracak şekilde kötü, kalitesiz ve bakımsız olmamasıdır.

Merkez Bankası Uluslararası Fotoğraf Yarışması (2)

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın “Ekonomi ve İnsan” konulu Uluslararası Fotoğraf Yarışmasının amacı, insan ve ekonomi arasındaki yakın ilişkinin farklı insani, fiziki ve bölgesel coğrafyalarda çekilecek fotoğraflarla belgelenmesi, insanın ekonomik ve sosyal hayata katılımındaki farkındalık düzeyinin artırılması, fotoğraf sanatının ve sanatçılarının desteklenmesi, ulusal ve uluslararası iletişim kanallarının güçlendirilmesi olarak belirlenmiştir.

Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu‘nun (TFSF’) görevlendirdiği Fotoğraf Sanatı Kurumu Derneği (FSK) tarafından üstlenilen yarışmada birinci, ikinci ve üçüncü olan fotoğraflarla mansiyon kazanan ve sergilenmeye değer bulunan toplam 110 güzel fotoğraf kamuoyu ile paylaşılmış olup; biz bugün sizlerle geçtiğimiz günlerde paylaştığımız 55 fotoğraftan geriye kalan diğer 55 fotoğrafı paylaşacağız.

Herkese keyifli izlemeler dileğiyle…

56035-282-tfsf-gXzbA
Antonin Valek, Çek Cumhuriyeti – Sergileme – “Industry Landscape
56015-282-tfsf-qCZDb
Hưng Trương Bá, Vietnam  – Sergileme – “Nghetruyenthong
56004-282-tfsf-fQiJK
Lishu Shu, Çin Halk Cumhuriyeti – Sergileme – “Builder
55992-282-tfsf-OFjbS
Quanhui Liu, Çin Halk Cumhuriyeti – Sergileme – “Dry salted duck
55991-282-tfsf-93XVG
Jianguo Lin, Çin Halk Cumhuriyeti – Sergileme – “Little duckling Commander
55988-282-tfsf-eZDoD
Shuitan Fang, Çin Halk Cumhuriyeti – Sergileme – “The joy of harvest
55976-282-tfsf-hGZ7g
Jianhui Liao, Çin Halk Cumhuriyeti – Sergileme – “Chicken
55974-282-tfsf-g6KLr
Gan Yongan, Çin Halk Cumhuriyeti – Sergileme – “fish market
55880-282-tfsf-Xa8Sl
Deqiang Zhang, Çin Halk Cumhuriyeti – Sergileme –  “Boatmen waltzes
55878-282-tfsf-Sehgx
Jiaxiong Fu, Çin Halk Cumhuriyeti – Sergileme – “Region with rivers In dream
55877-282-tfsf-ZczPG
Genwei Lu, Çin Halk Cumhuriyeti – Sergileme – “Return
55877-282-tfsf-Vx4RY
Genwei Lu, Çin Halk Cumhuriyeti – Sergileme – “Beach combing
55877-282-tfsf-jbK1Z
Genwei Lu, Çin Halk Cumhuriyeti – Sergileme – “The charm of spring
55831-282-tfsf-4Clni
Shihu Qian, Çin Halk Cumhuriyeti – Sergileme – “Weaving life
55830-282-tfsf-Ib8Gt
Shenghua Yang, Çin Halk Cumhuriyeti – Sergileme – “Stilted buildings love
55812-282-tfsf-cZXtk
Jixian Shi, Çin Halk Cumhuriyeti – Sergileme – “noodle household
55812-282-tfsf-9DxdE
Jixian Shi, Çin Halk Cumhuriyeti – Sergileme – “tea aroma
55810-282-tfsf-U38Sd
Rongqin Liu, Çin Halk Cumhuriyeti – Sergileme – “Sauce and pickle shop fragrance
55810-282-tfsf-tQe64
Rongqin Liu, Çin Halk Cumhuriyeti – Sergileme – “Green melody
55808-282-tfsf-TPBXD
Jiahu She, Çin Halk Cumhuriyeti – Sergileme – “fisherman song
55538-282-tfsf-dlE4D
 Jianzhen Chen, Çin Halk Cumhuriyeti – Sergileme – “Dawn tea market
55808-282-tfsf-gH1Kf
Jiahu She, Çin Halk Cumhuriyeti – Sergileme – “Blue sea and golden beach
55807-282-tfsf-x78bq
Weiming Duan, Çin Halk Cumhuriyeti – Sergileme – “Spring cotton
55804-282-tfsf-bzBix
Jiezhi Liu, Çin Halk Cumhuriyeti – Sergileme – “Harmonious fishing beach
55802-282-tfsf-s7RSH
Xinghua Chen, Çin Halk Cumhuriyeti – Sergileme – “homeland
55730-282-tfsf-VeSKi
Afshin Mirzaie, İran – Sergileme – “Ooroman
55730-282-tfsf-NOxt4
Afshin Mirzaie, İran – Sergileme – “Pareh
55698-282-tfsf-DmPTY
Jie Wen, Çin Halk Cumhuriyeti – Sergileme – “Spring tillage season
55696-282-tfsf-NGoEk
Jifan Wu, Çin Halk Cumhuriyeti – Sergileme – “Rural rhythm
55690-282-tfsf-rJhOf
Zhiwei Wu, Çin Halk Cumhuriyeti – Sergileme – “Fisherman song notes
55607-282-tfsf-xY7It
 Yun Lin, Çin Halk Cumhuriyeti – Sergileme – “Overhead of Bangladesh
55597-282-tfsf-URgFm
Fang Li, Çin Halk Cumhuriyeti – Sergileme – “Bask in the autumn
55541-282-tfsf-zbrMZ
Xianzhong Chen, Çin Halk Cumhuriyeti – Sergileme – “Ink fisherman song
55537-282-tfsf-hjdTt
Fengning Chen, Çin Halk Cumhuriyeti – Sergileme – “The fingerprint
55536-282-tfsf-CzMiX
Changrong Chen, Çin Halk Cumhuriyeti – Sergileme – “Walking through the desert
55529-282-tfsf-GVV29
Hua Lin, Çin Halk Cumhuriyeti – Sergileme – “Jin Hui Dongbi
55529-282-tfsf-A1fo7
Hua Lin, Çin Halk Cumhuriyeti – Sergileme – “Kelp bleachery
54227-282-tfsf-4YljD
Ceren Yağcıoğlu, Türkiye – Sergileme – “Çizgiler
53996-282-tfsf-se2OF
Ruming Li, Çin Halk Cumhuriyeti – Sergileme – “A cozy life
53993-282-tfsf-lHplV
Biqiong Huang, Çin Halk Cumhuriyeti – Sergileme – “Craft
53992-282-tfsf-Gckfj
Xinqiang Gao, Çin Halk Cumhuriyeti – Sergileme – “Under the cable
53905-282-tfsf-Gp0lF
Celal Gezici, Türkiye – Sergileme – “Balıkçılar
51812-282-tfsf-AvljH
M. Yousuf Tushar Tushar, Bangladeş – Sergileme – “Fishing on the bay
43942-282-tfsf-RfplZ
Arpan Majumder, Hindistan – Sergileme – “Fisher Man
43170-282-tfsf-gyTEK
Manşet girin
36768-282-tfsf-ztFOS
 Chunsheng He, 中国 – Sergileme – “Yantian sunrise
36768-282-tfsf-JBpcS
Chunsheng He, Çin Halk Cumhuriyeti – Sergileme – “Flower field on the water tour
36666-282-tfsf-khZyA
Wuwang Lin, 中国 – Sergileme – “Dream weavers
36307-282-tfsf-OYy76
Md Rafayat Haque Khan, Bangladeş – Sergileme – “Life with garbage
36048-282-tfsf-zbrOT
Nimai Chandra Ghosh, Hindistan – Sergileme – “Fisherwomen
36026-282-tfsf-mKUOz
Longxing Meng, Çin Halk Cumhuriyeti – Sergileme – “Early Spring
34200-282-tfsf-G50op
Debdatta Chakraborty, Hindistan – Sergileme – “Delta Warriors
34200-282-tfsf-BYrGG
Debdatta Chakraborty, Hindistan – Sergileme – “The Fisher women
33391-282-tfsf-zBV8y
Le Thi Kim Xuan, Vietnam – Sergileme – “Tung Chai
33391-282-tfsf-NjBFp
 Le Thi Kim Xuan, Vietnam – Sergileme – “Muoi Mam

İzmir ulaşımı nasıl planlıyor? (2)

Ali Rıza Avcan

Hatırlayacağınız gibi bu yazı dizimizin ilk bölümünde, İzmir’in eski ulaşım ana planlarının genellikle başarısız olması nedeniyle hazırlanmakta olan yeni ulaşım planının bir önceki plandan ya da planlardan farkını ortaya koyacak; ayrıca bir önceki planın hangi konularda ne ölçüde başarısız olduğunu gösteren bir değerlendirmeye ihtiyaç olduğunu ifade etmeye çalışmıştık.

Bugünkü yazımızda ise hazırlanan planın, merkezi yönetimle belediyeye ait mekânsal planlar dışındaki diğer planlarıyla ilişki ve uyumunu araştırıp değerlendirmeye; bunu yaparken de İzmir Büyükşehir Belediyesi‘nin hangi planlara sahip olduğunu ve bu planlardan hangisinin İzmir Ulaşım Ana Planı ile ilgisi olduğunu belirlemeye çalışacağız. Ayrıca planlama yazınında üst belge olarak tanımlanan merkezi yönetime ait planlarla ilişkisini sorgulayacağız. Böylelikle İzmir Büyükşehir Belediyesi‘yle merkezi yönetime ait planlar arasındaki ilişki ve uyumu ortaya koymuş olacağız.

İzmir Büyükşehir Belediyesi‘ne ait İzmir Ulaşım Ana Planı‘nın ilgili olduğunu düşündüğümüz merkezi yönetim planları ile belediyenin kendisine ait planları şu şekilde sıralayabiliriz:

1. 10. Kalkınma Planı 2014-2018,

2. Bütünleşik Kentsel Gelişme Stratejisi ve Eylem Planı / KENTGES 2010-2023,

3. İzmir Kalkınma Ajansı İzmir Bölge Planı 2014-2023,

4. İzmir Büyükşehir Belediyesi Strateji Planı 2015-2019,

5. İzmir-Manisa 1/100.000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı,

6. İzmir İli Bütünleşik Kıyı Alanları Yönetim ve Planlama Projesi-Kıyı Alanları Mekânsal Strateji Planı,

7. 1/25.000 Ölçekli İzmir Büyükşehir Bütünü Çevre Düzeni Planı (İBŞBÇDP),

8. 1/25.000 Ölçekli İzmir Nazım İmar Planı,

9. Yarımada Sürdürülebilir Kalkınma Stratejisi 2014-2023,

10. Gediz-Bakırçay Havzası Sürdürülebilir Kalkınma Stratejisi,

11. Küçük Menderes Havzası Sürdürülebilir Kalkınma ve Yaşam Stratejisi.

Görüldüğü kadarıyla, hazırlanmakta olan İzmir Ulaşım Ana Planı’nın bu planlarla bir ilişki ve uyum içinde olmasını öngören yasal bir zorunluluk olmamakla birlikte, hem hazırlanan planın doğru, yerinde, etkin, uygulanabilir ve sürdürülebilir olması hem de başarılı bir şekilde uygulanıp hedeflere ulaşılabilmesi için farklı katmanlardaki değişik planlarla iyi bir ilişki ve uyum içinde bulunması, en azından bu planlara aykırı olmaması gerekir.

2017-01-24-Action-Plan-Cover-No-Text-01-1-e1485459404922

İzmir Ulaşım Ana Planı‘nın hazırlanmaya başlandığı 2015 yılından bu yana geçen 2,5 senelik sürede görüp dikkatimizi çeken tek şey ise sadece “İmar Projeksiyonları” adı altında 1/25.000 Ölçekli Nazım İmar Planı kararları ile Büyükşehir Belediyesi’ne ait diğer ulaşım yatırımları ile Ulaştırma, Haberleşme ve Denizcilik Bakanlığı’na bağlı TCDD Genel Müdürlüğü, Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü ve Karayolları Genel Müdürlüğü’ne ait projelerle 2009 Ulaşım Ana Planı kararlarının dikkate alınması olmuştur. 

Böylelikle bu planın hazırlığında hem merkezi yönetime hem de belediyeye ait temel belge niteliğindeki birçok planın dikkate alınmadığı, İzmir Ulaşım Ana Planı ile diğer planlar arasında karşılıklı bir ilişki ve uyumun sağlanması gibi bir kaygı ve çabanın olmadığı görülmüştür.

Örneğin, hazırlanmakta olan İzmir Ulaşım Ana Planı‘nın mali perspektifini çok yakından etkileyecek olan İzmir Büyükşehir Belediyesi‘nin 2015-2019 Dönemi Stratejik Planı’nın öncelik, politika, strateji, amaç ve hedefleri dikkate alınmamış; böylelikle İzmir Ulaşım Ana Planı‘nın daha başlangıçta tehlikeye atılması sağlanmıştır.

Bu durum aslında, İzmir Ulaşım Ana Planı‘nın değişik bilim ve disiplinlerden gelenlerin disiplinlerarası bir çalışma değil; tümüyle mühendislerin ve planlamacıların yürüteceği bir teknik çalışma olarak kabul eden anlayıştan kaynaklanmaktadır. Bu anlayışa göre, ulaşım ana planı hazırlamak demek kentteki ulaşımla ilgili güncel verileri değişik araştırma yöntemleriyle toplayıp bunları bilgisayar modellemeleriyle kentteki değişik ulaşım senaryoları üzerinden test etmeye dayalı ve bu test sonuçlarına göre öngörülerde bulunup karar vermeye dayalı bir mühendislik ve planlama çalışmasıdır.

Oysa ulaşım ana planı hazırlamak demek, sadece mühendislik ve planlama disiplinleriyle ilgili bilgi, birikim, deneyim ve teknolojilerin kullanımı suretiyle öngörülerde bulunmak değil; bunun yanı sıra ortaya çıkan teknik bilgilerin, kentle ilgili diğer bilim ve disiplinlerle ilişkilendirilmesi suretiyle; daha doğrusu işin odağına insanı ve onun tutum/davranışlarını alarak anlamlı, gerçekçi, uygulanabilir, ve sürdürülebilir öngörülerde bulunmak demektir. 

year_one_infographics

Aksi takdirde, ulaşım ana planı hazırlamak, kentte yaşanan gerçekliğin benzetim yoluyla bir bilgisayar oyununa dönüştürülmesi anlamına gelir ki, bu da kenti sadece bürokrat ve teknokratlara teslim etmek anlamına gelir…

Devam Edecek…

Bugün günlerden Ahmet Telli…

2 Aralık 1946’da Çankırı’nın Eskipazar ilçesinde doğan Ahmet Telli, Hasanoğlan ve Kayseri Pazarören öğretmen okullarında eğitim gördü. Öğretmen okulundan sonra dört yıl ilkokul öğretmenliği, daha sonra da Gazi Eğitim Enstitüsü’nü bitirmesinin ardından,  Kastamonu, İnebolu, Doğanyurt’ta, Kırıkkale’de ve Ankara Atatürk Lisesi’nde Türkçe, Edebiyat öğretmenliği yaptı. 1981’de Gazi Eğitim Enstitüsü’nde öğretmenken, sıkıyönetimce tutuklanarak görevine son verildi. Aynı yıl, Türk Ceza Kanunu’nun 141, 142 ve 146. maddelerinden yargılandı. 141 ve 146’dan beraat etti. Cigerhun’un şiirleri üstüne yazdığı bir yazısından ötürü 142. maddeden kısa bir süre hüküm giydi.

Kitapçılık, yayıncılık yaptı, çeşitli yayınevlerinde yönetici ve editör olarak bulundu. 1993’te mahkeme kararıyla öğretmenliğe döndü ve emekli oldu. İlk şiiri 1961’de yayımlandı. 1972’de Cengiz Tuncer’in Kerkenez adlı romanı üstüne yazdığı ilk yazısına Varlık Dergisi Eleştiri Ödülü ikinciliği verildi. 70’li yıllarda daha çok deneme ve kitap tanıtma yazıları yazdı ve kitaplarını 1979’dan sonra yayınlamaya başladı.

1980’de Hüznün İsyan Olur kitabına Ömer Faruk Toprak Şiir Ödülü (Metin Altıok’la birlikte); Saklı Kalan adlı kitabına da 1982 Yazko Şiir Özendirme Ödülü verildi. 2010 yılında yayınlanan Nida kitabına da 2011 Akdeniz Altın Portakal Şiir Ödülü verildi. Özellikle 1972’den sonra, birçok edebiyat dergisinde yazıları, şiirleri yayımlandı. Türkiye Yazıları Dergisi (Mart 1983, sayı: 72), Kavram ve Karmaşa dergileri (Ocak – Şubat 2002, sayı:22), Gümüş – Deliler Teknesi eki – (Ocak 2007), Bireylikler Dergisi (Mayıs – Haziran 2011, sayı:32) şiiriyle ilgili özel sayılar yayımladılar.

1960 sonrası toplumcu gerçekçi şiirimizin ikinci kuşağında yer alan özgün şairlerden. Romantik ve başkaldırıcı şiiriyle bir yandan da Atilla İlhan’a yakın durduğu söylenebilir.

Başlıca eserleri; Yangın Yılları (1979), Hüznün İsyan Olur (1979), Dövüşen Anlatsın (1980), Saklı Kalan (1982), Su Çürüdü (1983), Belki Yine Gelirim (1984), Çocuksun Sen (1994), Kalbim Unut Bu Şiiri (1994), Ben Hiçbir Şey Söylemedim (Yazılar, 2001), Sulara mı Yazıldı (Yazılar, 2001), Barbar ve Şehla (2003), Buradayım Sözümde (Yazılar, 2005). Yüzünün Doğusu Gül – Gul e Rojhilata Ruye Te – Şiirlerden seçmeler Türkçe – Kürtçe (2005), Nida (2010), Bakışın Senin (2016).


HATIRALARIMI YAZMA
Yine bir duman çöktü sokağa kent tutuştu
Bütün sığınaklarda seni arıyorum nerdesin
Aklıma dökülen hatıralar hattında bir yangın
Bir yaylım ateş başlıyor, newroz diyor birileri
Dün bir demirciydim ufku erittim durmadan
Bugünse ateş altındayım hatıralarımı yazma

Bir rüya görüyorsun terlemişsin sırılsıklam
Vurulup düştüğüme inanmak istemiyorsun
Oysa bir kente girişin provası oluyor ölümüm
Yeis yok, bir misillemedir bütün hatıralarım
Ama yıkık bir duvar var karşıda ve bir kadının
Cesedi üstünde uçuşup duruyor takvim yaprakları

Seni bekliyorum orda, meydan saatinin altında
Bir James Dean filmine gideceğiz gelirsen
Cehennem hızıyla çarparken mutsuzluğun çelik zırhına
Soluk soluğa yaşanacak tüm imkânsızlıklar
Böyle olmalıydı ve oldu işte diyecek oğlum
Babamsa bir ağıra benzeyecek küllerimi avuçlarken

Bürün köprüleri dinamitledim ve geldim işte
Bir kente girmemiz nasıl gerekiyorsa öyle
Apansız çıkmalısın karşıma
Ki unutulmuş
Bir karşıçıkış olmalı dünyaya
Seninle her karşılaşmamız

Mağlubuz. Durmadan kazanan bu hayat
Basit bir üçkağıtçı sadece, bir sahtekar
Beşbenzemezle rest çekiyorum ama o
Biliyor bunu ve çekiliyor oyundan, yokum diyor
Dün bir demirciydim oysa ben, ufku eritirdim
Bugünse ateş altındayım hatıralarımı yazma

Hatıralarımı yazma tarih sanıyor birileri.
Çocuksun Sen, Ahmet Telli

maxresdefault (1)

“Güller de bozamıyor bu uzun
Karanlık sessizliğini kentin
Anılarını yitiriyor sokaklar
Bezirganlaşıyor bulvar ışıkları”

“Anısı bizsek eğer bu kentin
Unuttuğu türküler bizsek
Acıyı rehin bırakıp bir güle
Anımsatmalıyız bunları bir bir”
Özletiyor Seni Bu Yağmurlar/Çocuksun Sen, Ahmet Telli

e6cb2a3c14431b55aa50c06529eaa21b07-03-17_1488896634519653

RESİM VE RESMİ TARİH
I/
Birisi kitap okuyor otobüste
İlk durakta vuracaklar onu
Dizlerinin üstüne çöken
Bir zürafa gibi
Kalakalacak o
Ve bu kent
Çapraz ateşler altında
Yazarken kendi tarihini
Zürafaların nesli nasıl tükendi
Diye bir sayfa açacak
Birisi kitap okuyor otobüste
İlk durakta vuracaklar onu
II/
Bir bulut bir dağ
Bir de zürafa var
Çocuğun resminde
Bulut alçakta kalmış
Zürafanın boynundan
Resimde var da hiçbir kayma
Adına rastlanmıyor vurulanın
Yalnızca bir kitap kalmış ondan
Kanlı sayfalarında
Gözlerinin izi
İlk durakta vuracaklar onu
İkinci durakta bir daha vuracaklar
Çocuksun Sen/Ahmet Telli

e168ab1280199e133a363a938e9fc6cf

SUSKUNUN SAATİ
Susar kuşlar
Susar kent
cadde . . .
sokak . . .
Kurulur suskunun saati
Öpüşleri nasıl da soğuk sevdiğimin
Donup kalmış
sevda kokanı bile sözcüklerin
Buz tutmuş şiir
Buz tutmuş türkü …
Kurulmuş suskunun saati
Gelinir sonra
Hem nasıl gelinir gör
Devinir tarihsel birikim denizi
Çatlar tohum .. .
Çatlar zaman .. .
Kınlır suskunun saati
Gör nasıl kırılır …
Yangın Yılları, Ahmet Telli

DJhwBuRX0AEHbpd

 

VURUŞKAN BİR ŞAHANDIR UMUT

Tuzağa düşmüş bir ceylanın

bakışındaki hüzün değildir umut

Kınalı keklik gibi ürkek

bir kuş da değildir

Ne yalvar yakar olmuştur

zulmün pençesinde

ne de düşürmüştür

kırların ve türkülerin

onurunu yere

Baharda bir tomurcuk

gibi patlayan öfkedir umut

barajını yıkan bir ırmaktır

açılır serpilir

ve büyür kıyısında sevda

Emzirir aşkı

emzirir ve büyütür gül nakışlı sabırlardan

ferhat’ın direncini

bin yılların sabır taşını çatlatır

açar bin yılların kapısını

Düşmana dönük

bir mavzer gibidir umut

yaratır tetik ve parmak

en gürbüz çocuğunu tarihin

Yangın Yılları, Ahmet Telli

be2a3bc9b8d1964f5dec39b0db12f118

Merkez Bankası Uluslararası Fotoğraf Yarışması (1)

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın “Ekonomi ve İnsan” konulu Uluslararası Fotoğraf Yarışmasının amacı, insan ve ekonomi arasındaki yakın ilişkinin farklı insani, fiziki ve bölgesel coğrafyalarda çekilecek fotoğraflarla belgelenmesi, insanın ekonomik ve sosyal hayata katılımındaki farkındalık düzeyinin artırılması, fotoğraf sanatının ve sanatçılarının desteklenmesi, ulusal ve uluslararası iletişim kanallarının güçlendirilmesi olarak belirlenmiştir.

Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu‘nun (TFSF’) görevlendirdiği Fotoğraf Sanatı Kurumu Derneği (FSK) tarafından üstlenilen yarışmada birinci, ikinci ve üçüncü olan fotoğraflarla mansiyon kazanan ve sergilenmeye değer bulunan toplam 110 güzel fotoğraf kamuoyu ile paylaşılmış olup; biz bugün sizlerle 55 fotoğrafı, geriye kalan diğer 55 fotoğrafı ise önümüzdeki günlerde paylaşacağız.

Herkese keyifli izlemeler dileğiyle…

001
Seyit Konyalı, Türkiye – FİAP Altın Madalya – “Çilek
002
Neşe Arı, Türkiye – FİAP Gümüş Madalya – “Ağ Ören Kadınlar
003
Le Caou Dao, Vietnam – FİAP Bronz Madalya – “Banh Beo Ra Lo
004
Merve Arslan, Türkiye – Mansiyon – “Data
005
Abhijit Banerje, Hindistan – Mansiyon – “Return Home
006
Ertuğrul Baştan, Türkiye – Mansiyon – “Kesancı Kız
007
Shibasish Saha, Hindistan – Mansiyon – “Purelife
008
Anupam Roy Chowdhury, Hindistan – Mansiyon – “Rat Catcher
009
Xinghua Chen, Çin Halk Cumhuriyeti – Mansiyon – “Dream Fisherman Song
244-282-tfsf-AHems
Eser Paşa, Türkiye – Sergileme – “Fesçi
327-282-tfsf-CF6t1
Yüksel Açıkgöz, Türkiye – TCMB Özel Ödülü – “Net
755-282-tfsf-FHtSc
Kadir Tezel, Türkiye – Sergileme – “Kurban Pazarı
828-282-tfsf-yg694
Gökalp Bilici, Türkiye – Sergileme – “Geri Dönüşüm
965-282-tfsf-d71YP
Musa Taşçılar, Türkiye – Sergileme – “Aşçılar
1101-282-tfsf-z2kKk
Hakan Yaralı, Türkiye – Sergileme – “Aile
1213-282-tfsf-b1UrQ
Melih Sular, Türkiye – Sergileme – “Çilekçi Kadınlar
1536-282-tfsf-eQvlZ
Bayram Ayhan, Türkiye – Sergileme – “Terazi
2160-282-tfsf-5RHZs
Abhijit Banerjee, Hindistan – Sergileme – “Net Work
2284-282-tfsf-ktKfz
Ramazan Darı, Türkiye – Sergileme – “Emek ve Ekonomi
2598-282-tfsf-7g0Kh
Tayfun Keçecioğlu, Türkiye – Sergileme – “Petrolcü
2609-282-tfsf-yXU1t
İhsan Korkut, Türkiye – Sergileme – “Temiz Su
2745-282-tfsf-MU4rr
Feyyaz Çetiner, Türkiye – Sergileme – “Tannery
2869-282-tfsf-sT2Qo
Mine Ertuğrul, Türkiye – Sergileme – “Deri
2944-282-tfsf-6Uh5F
Huu Hung Troung, Vietnam – Sergileme – “Traditional cake making”
2944-282-tfsf-7AcFX
Huu Hung Troung, Vietnam – Sergileme – “Fisherman
2944-282-tfsf-CQ0s1
Huu Hung Troung, Vietnam – Sergileme – “İn the fish steamer
3341-282-tfsf-6NZ1P
Dusan Gorast Miska, Slovenya – Sergileme – “Aspalhtmen
3479-282-tfsf-5IELm
Nhat Nam Troung, Vietnam – Sergileme – “Harvesting salt
3679-282-tfsf-MaCTM
Minh Quat Le, Vietnam – Sergileme – “On the salt marshes
3823-282-tfsf-fHggN
Somenath Mukhopadhyay, Hindistan – Sergileme – “Color Spread
3823-282-tfsf-Ygr2t
Somenath Mukhopadhyay, Hindistan – Sergileme – “Weed off
4282-282-tfsf-UYz3r
Ee Long Tan, Malezya – Sergileme – “Work in the rain”
5044-282-tfsf-CUBe2
K M Asad, Bangladeş – Sergileme – “Unity
5045-282-tfsf-ji42Y
Kaushik Majumder, Hindistan – Sergileme – “Processing
5045-282-tfsf-oAvKC
Kaushik Majumder, Hindistan – Sergileme – “Old Charka
5874-282-tfsf-pY5PZ
Mustafa Varol, Türkiye – Sergileme – “Sürü
6087-282-tfsf-yzmSh
Orhan Turan, Türkiye – Sergileme – “El Emeği
6106-282-tfsf-TOA8E
Hakan Gümüş, Türkiye – Sergileme – “Zor Balıkçı
6333-282-tfsf-m6LEY
Mustafa Kılınç, Türkiye – Sergileme – “Yıllara Rağmen
7303-282-tfsf-ElFX7
Erdoğan Purçlutepe, Türkiye – Sergileme – “Ağ Toplama”
7303-282-tfsf-lOHEF
Erdoğan Purçlutepe, Türkiye – Sergileme – “Balıkçı
8984-282-tfsf-LznI4
Onur Tulu, Türkiye – Sergileme – “Alone
9234-282-tfsf-clN9E
Alev Özcan, Türkiye – Sergileme – “Emekçi
9429-282-tfsf-H8uSZ
Süleyman Çam, Türkiye – Sergileme – “Çömlek Ustası
9439-282-tfsf-BpJTL
Shibasish Saha, Hindistan – Sergileme – “Busy Life
14743-282-tfsf-enjJx
Gamze Tuğba Kaplan, Türkiye – Sergileme – “Kurutma
15797-282-tfsf-uroEj
Arda Aytan, Türkiye – Sergileme – “Workers
16471-282-tfsf-DIJfB
Mustafa Erbaş, Türkiye – Sergileme – “Çeltik
21677-282-tfsf-Ys4qx
Priyankar Dattagupta, Hindistan – Sergileme – “Men at Work
22113-282-tfsf-Eqc4F
Veysel Erbin, Türkiye – Sergileme – “Sürü
22164-282-tfsf-APtI3
Quang Le Nhat, Vietnam – Sergileme – “Weavers
23285-282-tfsf-robjd
Aydıncan Çiftçi, Türkiye – Sergileme – “Workers
31315-282-tfsf-mNxFT
Murat Özel, Türkiye – Sergileme – “Demirci
32561-282-tfsf-VR5Lm
Niyazi Şahin, Türkiye – Sergileme – “Halı Tarlası
33391-282-tfsf-0lCeR
Le Thi Kim Xuan, Vietnam – Sergileme – “Muoi Mam

İzmir ulaşımı nasıl planlıyor? (1)

Ali Rıza Avcan

Yaptığım araştırmalar sonucunda İzmir’in ulaşımı için 1974 yılından bu yana toplam 7 adet plan, etüd ve güncelleme çalışmasının yapıldığını ve bunun en sonuncusu olan sekizinci çalışmanın İzmir Ulaşım Ana Planı Revizyonu adı altında 2015 yılının Ağustos ayından bu yana devam ettiğini öğrendim.

1974’den sonrasındaki 43 yıllık süre içinde hazırlanan plan, etüd ve güncellemelerle bunları sipariş edip yapan firma ya da kurumları sırasıyla şu şekilde özetleyebiliriz:

1. İzmir Ulaşım Etüdü (Haziran 1974) – İmar ve İskan Bakanlığı ile İzmir Metropoliten Planlama Dairesi – Yapımcı Firma: Jamieson Mackay & Partners ile Economic Consultans Ltd.

2. İzmir Merkezi Alan Ulaşım Etüdü (1976) – Shankland Cox Partnership & Rennie Park Associates.

3. İzmir Büyükşehir Alanı Toplu Taşım Optimizasyonu Etüdü (1980) – Shankland Cox Partnership & Rennie Park Associates ile İzmir Metropoliten Nazım Plan Bürosu.

4. İzmir Ulaşım Master Planı (Nisan 1992) – İzmir Büyükşehir Belediyesi – Yapımcı Firma: Transystem firmasının sağladığı hibe ile Heusch/Boesefeldt firması.

5. İzmir Ulaşım Master Planı Güncelleştirme Etüdü (Kasım 1997) – Yapımcı: Boğaziçi Üniversitesi Yapı Teknolojisi Uygulama ve Araştırma Merkezi.

6. İzmir Banliyö Sisteminin Geliştirilmesi Projesi (2001) – Yapımcı Firma: Yapı Teknik Ltd & Su Yapı Mühendislik & Müşavirlik A.Ş & Mott MacDonald konsorsiyumu.

7. İzmir Ulaşım Ana Planı (2007-2009) – İzmir Büyükşehir Belediyesi – Danışmanlar: M. Yıldırım Oral (DEÜ), Serhan Tanyel (DEÜ), Yetiş Şazi Murat (Pamukkale Üniversitesi)

8. İzmir Ulaşım Ana Planı Revizyonu (2015-2017) – İzmir Büyükşehir Belediyesi – Yapımcı Firma: Boğaziçi Proje Ltd. Şti.

Listenin ilk yedi sırasında yer alan plan, etüd ve projelerin genel amaçlarıyla temel ilke ve öngörülerini ayrıntılarıyla incelediğimizde hiçbir planın uygulandığı dönem içinde mevcut kentsel ihtiyaçları karşılayıp sorunları çözemediğini görürüz.

Örneğin, 2007-2009 döneminde hazırlanan İzmir Ulaşım Ana Planı, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 2009 yılındaki sınırları içinde yer alan 21 ilçedeki toplam nüfusun 2015 yılında 3.039.494, 2030 yılında da 5.702.534 olacağını öngördüğü halde; sadece bu 21 ilçenin 2015 yılındaki toplam nüfusunun 1.847.964 olarak gerçekleşmiş olması 2007-2009 döneminde hazırlanan ve bugün revize edilmekte olan planın ne ölçüde hatalı olduğunu açık bir şekilde ortaya koymaktadır.

Çünkü bu tür projeksiyonlar, mevcut durumu ve olası gelişme eğilimlerini dikkate alarak üretilen tahmini rakamlardır ve bu hesaplamalarda, belediye sınırlarına başka ilçelerin dahil edilmesi öngörülmeyen değişimler hiçbir şekilde dikkate alınmaz.

Nitekim böylesi yanlışlık, eksiklik ve yetersizliklerin ortaya çıkması nedeniyle 2009 tarihli İzmir Ulaşım Ana Planı, beş yılda bir yenilenmeyle ilgili yasal zorunluluk dışında hem belediye sınırlarının genişlemesi hem de planın mevcut yetersizlikleri nedeniyle revize edilmek zorunda kalmıştır.

9_EYLUL_IZMIR_20160107_11

İzmir kentinin ulaşımını düzenlemek iddiasıyla düzenlenen bütün bu planlardaki öngörü ve hedeflerin kentsel yaşamın günlük gerçekleriyle uyumsuz olması; başka bir ifadeyle planların sonuçları itibariyle başarısız olması nedeniyle mevcut ulaşım ana planı revize edilirken daha önceki planların, özellikle de güncellemeye konu olan son planın belediye sınırlarının genişlemesi dışında niye eksik, hatalı ve yetersiz olduğunun da tartışılması gerektiğini düşünüyorum.

Çünkü hem daha önceki hem de bir önceki planda yapılan hata, eksiklik ve yetersizliklerin “biz nerelerde yanlış yaptık” sorularıyla fark edilip bilinmesi, kabul edilmesi; bir anlamda özeleştiri yapılması o hata, eksiklik ve yetersizliklerin bir kez daha tekrarlanmasını zorlaştıracak, yapılan hata, eksiklik ve yetersizliklerden ders alındığını gösterecektir.

Hele ki, planın revize edilmesi ile ilgili son çalışmada bir önceki planı hazırlayan uzmanlar, danışmanlar yer alıyorsa ve İzmir’in başına musallat olan “İzmir Körfez Geçişi Projesi” ile ilgili yolculuk kestirimleri, 2009 tarihli İzmir Ulaşım Ana Planı‘ndaki yanlış rakamlar dikkate alınarak hesaplanmış; böylelikle 2009 tarihli İzmir Ulaşım Ana Planı‘nın yanlış, eksik ve yetersizlikleri başka bir yanlış projenin gerekçesi olmuşsa….

fb_squareAyrıca plan yapımcılarıyla uygulayıcılarının böyle bir değerlendirme yapması, planı destekleyecek, ona katkıda bulunan biz dış paydaşlardaki plancı ve uygulayıcılara olan güveni arttıracak ve geliştirecektir.

Ama ne yazık ki, İzmir Ulaşım Ana Planı‘nın revize edilmesi ile ilgili olarak iki yıldır sürdürülen bütün çalışmalarda, toplantılarda, sunumlarda ve özel görüşmelerde eski ile yeni arasında bir karşılaştırma -belediye sınırlarının genişlemesi gerekçesi dışında- yapılmasından, eski planların niye yanlış, eksik ve yetersiz kaldığına ilişkin özeleştiri niteliğindeki bir değerlendirmeden ısrarla kaçınılmaktadır.

Devam Edecek…


Yararlanılan/Yararlanılabilecek Kaynaklar:

1) Özalp, M., Öcalır, E.V.; “İzmir İçin Yapılan Kent İçi Ulaşım Planlama Çalışmalarının Değerlendirilmesi“, METU JFA 2008/2, (25:2) 71-97 (2008).

2) Özalp, M., Öcalır, E.V.; “Türkiye’de Kentiçi Ulaşım Planlaması Çalışmalarının Değerlendirilmesi”, İzmir Ulaşım Sempozyumu, 2009.

3) Özalp, M.; Türkiye’de Kentsel Ulaşım Planlaması Çalışmalarında Benimsenen Yaklaşımlar; Sorunlar ve Çözüm Önerileri, Gazi Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi,  Nisan 2007, Ankara

4) Jamieson Mackay and Partners, Economic Consultans Ltd. ve İzmir Metropolitan Planning Bureau, “İzmir Transportation Report”, J. M. P., E. C. ve İzmir M. P. B., İzmir, 4. bölüm 7-17 (1974).

5) Shankland Cox Partnership ve Rennie Park Associates, “Public Transport Optimisation Study for İzmir Greater City Area – Final Report”, Shankland C.P. ve Rennie P.A. London (United Kingdom) (1980).

6) Tezcan, S. S., Alhan, C., “İzmir Ulaşım Master Planı Güncelleştirme Raporu”, Boğaziçi Üniversitesi İstanbul, i-ii, 1-3, 45 (1997).

7) Heusch Boesefeldt Consulting Engineers, “İzmir LRTS Project Tender Documents Vol. III: Transportation Study Final Report”, H.B. Cons. Eng., İzmir, 41-46, 59-72, 75-76 (1992).

8) İzmir Büyükşehir Belediyesi, “İzmir Kentsel Ulaşım ve Raylı Sistem Yatırım Projesi Özet Raporu”, İ.B.B. İzmir, 1–3 (1992).

9) Mott MacDonald, Yapı Teknik Ltd. Şti ve Su-Yapı Mühendislik Müşavirlik A.Ş. “İzmir Banliyö Sisteminin Geliştirilmesi Projesi Ulaşım Etüdü”, İzmir Demiryolu Müşavirlik Gurubu, İzmir, 5-6, 17, 29-50 (2001).

10) İzmir Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi Başkanlığı Ulaşım Koordinasyon Müdürlüğü, İzmir Ulaşım Ana Planı 2. Aşama ve Sonuç Raporu, Nisan 2009, Cilt VI.

11) İzmir Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi Başkanlığı Ulaşım Koordinasyon Müdürlüğü, İzmir Ulaşım Ana Planı Sonuç Raporu Özeti, Ocak 2010, İzmir.

Toplumcu Belediyecilik

YEREL YÖNETİMLERDE SOSYAL DEMOKRASİ – TOPLUMCU BELEDİYECİLİK – TEORİK YAKLAŞIMLAR, TÜRKİYE UYGULAMALARI

Derleyenler: İhsan Kamalak ve Hüseyin Gül

Kalkedon Yayıncılık, SODEV Kitaplığı, 2.Baskı, İstanbul, Mayıs 2013


Bu kez sosyal demokrasi açısından; daha doğrusu CHP açısından Toplumcu Belediyecilik olgusunu inceleyen, o nedenle de Sosyal Demokrasi Vakfı – SODEV tarafından sahiplenilen bir kitapla karşı karşıyayız.

İhsan Kamalak ve Hüseyin Gül tarafından derlenen kitapta profesör, doçent, yardımcı doçent ve araştırma görevlisi unvanına sahip 11 ayrı akademisyenin tek başına ya da birlikte yazdıkları 11 ayrı bilimsel makalesi var.

Kitabın önsözü olarak Sosyal Demokrasi Vakfı Başkanı Erol Kızılelma tarafından yazılan tanıtım metni ise şu şekilde:

Kentlerimiz hızlı bir dönüşüm içersinde. Ancak, değişimi belirleyen temel politikalar, kentin kendi dinamikleri yerine, kenti getirim sağlama aracı olarak gören küresel sermaye uzantıları tarafından oluşturulmaktadır. Halbuki yerel yönetimler, yerel kamusal hizmet birimleridir. Yerel kamusal hizmetlerin en yüksek yurttaş katılımıyla ve en saydam yöntemlerle halka ulaştırılması gerekmektedir.

Ama kentlerimiz, belediyelerdeki, neoliberal politikaların, yağma ve talan uygulamalarının sonucunda, sağlıksız yaşam alanlarına ve kitlesel nüfus yoğunluklarının buluştuğu ortamlara dönüşmektedir. Toplumsal alanda yaşanan sosyal ve kültürel yozlaşmanın, getirim ekonomisinin etkin olmasını sağlayan piyasacı bir anlayışın siyasete egemen olmasının, plansız sanayileşme ve çarpık kentleşmenin etkisi ile sağlıksız bir büyüme göstermektedir. Yolsuzluğun, yoksulluğun, işsizliğin derinleştiği kent ortamlarında, piyasacı güç ve dinamikler ile emekçi sınıfların karşı karşıya bulunduğu yeni bir süreç yaşanmaktadır.

Kentlerimiz ve kentte yaşayan insanların ihtiyaçları olan temel yaklaşım, önceliğinde insan olan toplumcu ve halkçı belediyecilik anlayışıdır. Katılımcılığın önünü açan, kentsel demokrasiyi temel alan, toplumun değişik kesimlerine karar alma süreçlerinde söz ve karar hakkı tanıyan, adil, saydam ve ayrımcı olmayan bir belediyecilik. Toplumsal, katılımcı ve sosyal belediyecilik anlayışının temel ilkeleri olarak çağdaşlığın, özgürlüğün, dayanışmanın ve katılımcılığın altını kalınca çizmek gerekiyor.

Sosyal demokrat ve toplumcu belediyecilik anlayışı, kamunun, halkın, kentlinin çıkarlarını her şeyin üzerinde görmeli, buna uygun üretken, verimli politikalar oluşturmalı ve kent planlamaları yapmalıdır. Doğayı ve çevreyi korumalıdır. Kentlerin tarihine, tarihsel ve kültürel değerlerine sahip çıkmalıdır. Uygulamada saydamlık ve dürüstlük tartışılmaz olmalıdır.

Sosyal Demokrasi Vakfı birkaç dönem, İstanbul’da TÜSES’le Ankara’da ise Mimarlar Odası işbirliği ile Yerel Yönetimler Okulu adı altında bir çalışma düzenlemiştir. Keşke olanaklarımız elverse, bu çalışmalarımızda süreklilik sağlayabilseydik. Ama yaşamın kendisi bize bunu dayatmaktadır. Popülizmin, iş bitiriciliğin, cemaatçiliğin yozlaştırdığı belediyecilik anlayışının yerine, geçmişte de örnekleri verilmiş olan Toplumcu Belediyecilik anlayışının geçirilmesi zorunludur. Sosyal demokrasi, hem kendi deneyimleri ve birikimleri ile hem de evrensel örneklerden yararlanarak ülkemizde de Toplumcu Belediyeciliğin tekrar etkin olması için çaba göstermelidir.

Biz SODEV olarak, Sosyal Demokrat Belediyecilik anlayışının, Toplumcu Belediyecilik anlayışının siytasi kadrolarca bilinmesi amacıyla üstümüze düşenleri yapmak kararlılığındayız. Bu anlamda değerli dostumuz ve şimdi artık bir SODEV üyesi İhsan Kamalak ile yine değerli arkadaşımız Hüseyin Gül’ün bu derlemesinin “Toplumcu Belediyecilik” anlayışının iktidara yürüyüş yolunda çok önemli katkıda bulunacağının bilincindeyiz. Derlemeyi hazırlayan bu iki arkadaşımız ile yazılarıyla katkıda bulunan akademisyen arkadaşlarımıza çok teşekkür ederiz.

Dileğimiz bu önemli katkının hem “Toplumcu Belediyecilik” anlayışının gençlerimiz tarafından bilinmesi için üniversitelerimiz tarafından değerlendirilmesi, hem de sosyal demokrat siyasi kadroların bir başucu kitabı olmasıdır.”

SCX-3200_20170921_10562501Bu akademisyenlerin yazdıkları makaleleri şu şekilde sıralayabiliriz:

Önsöz

Derleyenlerin Önsözü

Giriş: “Sosyal Demokrasi ve Yerel Yönetimler – Gecikmiş Bir Adım” – İhsan Kamalak

Sosyal Demokrat İlkelerin Yerel Düzeyde Uygulanması Üzerine Bir Deneme: Türkiye Örneği” – İhsan Kamalak, Hüseyin Gül, Eylem Beyazıt

Sosyal Devlet ya da Refah Devleti Nedir?” – Songül Sallan Gül

Türkiye’de ‘Belediyecilik Anlayışı’nın Dönüşümünü Küreselleşme Üzerinden Okumak” – Şenol Adıgüzel

Toplumcu Belediyeciliğin Doğuş Koşulları Üzerine” – Mahmut Güler

Yerel Liderlik, Toplumcu Belediyecilik ve Ali Dinçer: 1977-1980 Dönemi Ankara Belediyesi“, S. Ulaş Bayraktar, Mehmet Penbecioğlu

Sosyal Demokrasinin Deneyim Alanı Olarak ‘Ankara Belediyeciliği”: Karayalçınlı Yıllar” – Muharrem Güneş

Sosyal Demokrat Belediyelerin 1989-1994 Deneyimini Toplumcu Belediyecilik Üzerinden Değerlendirmek” – Mahmut Güler

Yerel Yönetim Reformları Işığında Yerel Yönetimlerin Hareket Alanları: Toplumcu Belediyecilik Mümkün mü?” – Hacı Kurt

Toplumcu Belediyecilik ve Kent Kapılarını Sermayeye Açan Anahtar Olarak Kentsel Dönüşüm” – Cem Ergun, Hüseyin Gül

Sonuç Yerine: Yerelleşme ve Toplumcu Belediyecilik” – Yeşim Edis Şahin