Bugün size, şu an dünyadaki ve ülkemizdeki tüm televizyon, gazete ve sosyal medya platformlarında tekrarlandığı gibi, “ABD’nin yeni başkanı Trupm” filan demeyip ilginizi her gün hepimizin yaşadığı İzmir ulaşımına ve o ulaşımdaki sorunlara çekmeye çalışacağım.
Çünkü sabah kalkar kalkmaz baktığım Twitter’da yazılmış ironi dolu bir mesaj beni Amerikalardan alıp buraya, yaşadığım ve sevdiğim kente, İzmir’e getirdi.
Hem de bir gün sonra İzmir ulaşım ana planının güncellenmesi amacıyla yapılacak “Ulaşımda Yenilikçi Yaklaşımlar” konulu bir uzman çalıştayına katılmadan tam bir gün önce…

Sözünü etmeye çalışacağım “Zeka Problemleri” isimli hesaba ait bu mesajda “Ne ilginç bir şehir. Ulaşım zirvesi yapılıyor 35 ülke katılıyor. Ama şehrin metrosu çalışmıyor, ulaşım kilitleniyor, bilin bakalım neresi?” deniliyor ve bu mesaja yanıt veren “Artık Çok Zengin” hesabı “tabi ki kolombiya“, Yasemin Yıldırım “istanbul olması şaşırtıcı olmazdı herhalde“, “Seza” isimli hesap “Elbette İzmir!“, “Hurşit Paşa” adlı hesap “CHP-İzmir” diye yanıt verirken Elvan Göknel Akçay ise art arda gelen üç gülme ikonunu koymayı tercih ediyor.
Evet, “Zeka Problemleri“nin söylediği gibi İZBAN grevinin uygulamaya konulduğu 8 Kasım 2016 tarihinde İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde İzmir’de toplanan Avrupa Bölgeler Meclisi’nin 8-10 Kasım 2016 tarihli 2016 Sonbahar Genel Toplantısında, “Sürdürülebilir Hareketlilik: Yepyeni Bir Dünya” başlığı altında 35 ülkeden gelen konuklarla birlikte belediyelerin ulaşım konusundaki birikimlerini derleyerek paylaşmayı amaçlanıyordu.
İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan açıklamaya göre, Avrupa Bölgeler Meclisi’nin toplantısında, “Intermodal Ulaşım & Sürdürülebilir Hareketlilik” başlıklı iki inceleme gezisi, İzban ve metro atölyeleri inceleme gezisi, sağlık- demografik değişim temalı bir sunum, “Kültürel Miras” sunumu ve aynı başlıklı bir inceleme gezisi, kırsal kalkınmayı geliştirme – Yarımada İzmir Projesi temalı bir sunum, fırsat eşitliği konulu bir sunum ve “Sürdürülebilir Avrupa için Gençlerin Yetkilendirilmesi“ anlatımlarla gerçekleştirilecekti.”
Üstüne üstlük, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun İZBAN’da grev yapan sendika ve işçiler hakkında “Grev başladı, görüşmeler her zaman devam eder. Kapı her zaman açık. Ama zam oranını artırmak şeklindeyse, böyle bir görüşme olmaz. Artık greve çıkıldı. Yüzde 15 zamma sendika- işçi temsilcileri muhatabımız. Gelip imzalamak şartı kaydıyla bir sözleşme yapılacaktır. Bunun dışında zam vermek, Türkiye’deki bütün dengeleri bozacaktır.” dediği bir günde…
Evet, bir yandan “intermodal ulaşım“, “sürdürülebilir hareket” gibi oldukça şık, fiyakalı sözcüklerle tanımlanan uluslararası bir toplantıya ev sahipliği yapmak, bu toplantı kapsamında grevde olan İZBAN’ın atölyelerini gezmek; diğer yandan da bir hemşehri olarak İZBAN grevini yaşayıp İZBAN’ın işçi ve emekçilerine destek verirken,”bunun dışında zam vermek, Türkiye’deki bütün dengeleri bozacaktır” diyen “kraldan çok kralcı” bir belediye başkanının sözlerini duymak…

Ardından da kalkıp, İZBAN grevi ve o uluslararası toplantı ile geziler devam ederken İzmir ulaşımındaki yenilikçi yaklaşım ve çözümlerin konuşulacağı bir uzman çalıştayına katılarak samimi bir şekilde yardımcı olmaya çalışmak…
Sanırım dünyanın başına başka bir belanın geldiği bugünlerde biz, İzmir’de “Alis Harikalar Diyarında” masalının da bir başka versiyonunu yaşıyor olacağız…











































Beşinci kartpostal, editörü ve fotoğrafçısı belirsiz olan bir kartpostal. Yalnız bu kartpostalı on yüzünde diğerlerinden farklı olarak Bayraklı’nın, Capucin rahiplerinin yerleşimi olduğunu belirten bir açıklama ile sol alt köşede 79395 sıra numarası mevcut.
Altıncı kartpostal Bayraklı’nın nadir kartpostallarından biridir. Editör P. Coyounian’ın 5 sıra numaralı bu kartpostalının fotoğrafçısı bilinmiyor.
Yedinci kartpostal Bayraklı merkez yerleşiminin Turan’a doğru olan kısmına odaklanmış. 

Onuncu kartpostal oldukça nadir bir kartpostal. Editörü belli olan bu kartpostalın fotoğrafçısı bilinmiyor. Capucin rahiplerinin yaşadığı evin merkeze yerleştirilmiş olduğu ve kartpostalın solunda direğe çekilmiş bir bayrak dikkati çekmektedir muhtemelen İtalyan ya da Fransız bayrağı.

On üçüncü kartpostal koleksiyon açısından fantezi kartlar kategorisine giriyor ve nadir bir kartpostal. Turan’dan sonraki yerleşim olan Petrota Osmanlı döneminde bu isimle, Cumhuriyet döneminde Naldöken olarak anıldı. Buradaki petrol depolarını betimleyen bu kartpostalın bir başka versiyonu on dördüncü kartpostal. Her iki kartpostalın fotoğrafçısı belli olmasa da on dördüncü kartpostalın editörünün Dermond olduğunu biliyoruz .
On beşinci kartpostal, Dermond’un editörlüğünü yaptığı postadan geçmiş bir başka nadir Bayraklı kartpostalı, fotoğrafçısı bilinmiyor. İzmir İngiliz Postahanesi aracılığıyla İngiltere’ye yollanmış . Bu kartpostalda Petrota bölgesindeki kömür görülüyor.






