Sözlük’ten: Ulaşım Ana Planı*

Ela Babalık Sutcliffe

Ulaşım Ana Planı, ulaştırma altyapısına yapılacak yatırımların, düzenlemelerin ve işletme yaklaşımlarının belirlendiği uzun erimli planlardır. Ulaşım ana planı bir ülkenin tümüne, hatta bir kıtaya veya bir kaç ülkeyi içerecek şekilde bir ulaşım koridoruna ilişkin yapılabilir; ancak genellikle kentsel ulaşım planlaması için kullanılan bir terimdir. Son derece kapsamlı bir araştırma ve çalışmanın ürünü olarak hazırlanan Ulaşım Ana Planı kapsamında, özellikle konut-işyeri ve konut-okul yolculuklarına ilişkin anketler yapılarak kentte var olan yolculuk katsayısı ve yolculuk desenleri belirlendikten sonra, arazi kullanım planlarıyla ilişkilendirilerek  ve çeşitli tahmin yöntemleri ile modeller kullanılarak geleceğe yönelik kestirimler yapılır.

Ulaşım Ana Planı, genellikle dört aşamalı ulaşım planlama modeli kullanılarak hazırlanır.

Resim1

İlk aşama Yolculuk Üretimidir (Trip Generation) ve kent genelinde yapılan bölgeleme doğrultusunda her bölge veya bölgecikte ne sayıda yolculuk üretileceği tahmin edilir. Bu aşamada yolculuğun başlangıç yeri olarak kabul edilen her bir bölgede çeşitli değişkenler dikkate alınarak yolculuk sayısı hesaplanır. Bu değişkenlere örnek olarak hane halkı geliri, hane halkında çalışan kişi sayısı ve araç sahipliği verilebilir.

İkinci aşama Yolculuk Dağılımıdır (Trip Distribution) ve her bir bölgede başlayan ve önceki aşamada belirlenmiş olan yolculukların hangi bölgelere gideceği modelleme ile hesaplanır. Böylece başlangıç (origin) bölgeleri ile varış (destination) bölgeleri arasında yolculukların dağılımı modellenir. Bu süreçte bölgelerin büyüklüğü ve bölgeler arasındaki mesafe gibi faktörler dikkate alınır.

Üçüncü aşama Türel Dağılımdır (Modal Split) ve yolculukların ne oranda toplu taşıma ile ne oranda özel araç (otomobil) ile yapılacağı kestirimini içerir.

Dördüncü aşama olan Trafik Ataması (Traffic Assignment) aşamasında ise tahmin edilen yolculukların güzergah seçimi konusunda tahminler yapılır. Yolculuk süresini en az kılacak seçimler yapılacağı varsayımıyla hareket edilir.

Modelleme ile gelecekteki trafik tahmininin yapılmasından sonra, elde edilen sonuçlar kentin var olan altyapısı, ekonomik ve finansal kısıtlar, ayrıca oluşacak trafiğin kentsel ve çevresel etkileri gibi ölçütler dikkate alınarak değerlendirilmelidir. Geleneksel ulaşım planlama yaklaşımı olarak tanımlanan ve 1970’li yıllardan itibaren büyük eleştiri alan yaklaşım çerçevesinde model sonucunda ne kadar yolculuk hacmi oluşacağı tahmin ediliyorsa, buna uygun altyapı yapılması için motorlu taşıt yolları genişletilmiş, kent merkezlerinde yeni yollar açılmış ve bunlar yıkıma neden olmuştur. Buna rağmen yolculuk talebi ve özellikle otomobil kullanımı tüm dünyada sürekli arttığı için, yapılan yeni yollar veya yollar genişletilerek elde edilen kapasiteler yine de talebi karşılamaya yetmemiş, trafik sıkışıklığı tüm dünya kentlerinde yaşam kalitesini tehdit eden başlıca sorun olmaya devam etmiştir. Motorlu taşıt trafiğini temel alan bu yaklaşım olumsuz çevresel etkileri, kent yaşamına etkileri ve getirdiği ekonomik maliyetler nedeniyle de eleştirilmiştir.

Bu nedenle çağdaş ulaşım planlaması yaklaşımları çerçevesinde, modelleme sonucunda elde edilen kestirimler eğer mevcut ulaşım altyapısının sunduğu kapasite ile karşılanamayacak kadar büyükse, çeşitli ulaşım politikaları oluşturularak bu talebi düşürmek veya değiştirmek amaçlanmaktadır. Bir diğer deyişle motorlu taşıt yolu altyapısının kapasitesini oluşacak yolculuk talebine uygun hale getirmek için yeni yollar yapmak yerine, talebi mevcut taşıt yolu altyapısının sunduğu kapasiteye uygun hale getirmek için yolculuk talebinin değiştirilmeye çalışılması hedeflenmektedir. Yolculuk Talep Yönetimi olarak tanımlanan bu yaklaşım ile otomobil yolculuk talebinin toplu taşıma (ve olanaklıysa yürüme ve bisikletli ulaşım) yolculuklarına aktarılması sağlanmalıdır. Böylece dört aşamalı modelin üçüncü aşamasındaki Türel Dağılım verilerinin kentte uygulanacak ulaşım politikalarıyla yani dış etkenlerle değiştirilerek özel araç yolculuklarının payının azaltılması yönünde uygulamalar yapılmalıdır.

d2_3

Bu kapsamda Ulaşım Ana Planında sadece büyük altyapı yatırımları değil, otomobil kullanımının azaltılmasını sağlayacak Yolculuk Talep Yönetimi uygulamaları ve mevcut altyapının en verimli biçimde kullanılmasını sağlayacak Trafik Yönetimi düzenlemeleri de içerilmektedir.

Kaynaklar

Hensher, D. A. (2007) Handbook of Transport Modelling, Elsevier Sceince.

Ortûzar, S. J. D. ve Willumsen, L. G. (1994) Modelling Transport, Wiley.

O’Flaherty, C. A. (1997) Transport Planning and Traffic Engineering, Arnold.

* Kentsel Planlama, Ansiklopedik Sözlük, Derleyen: Melih Ersoy, Ninova Yayıncılık, İkinci Basım, Nisan 2016, s. 452

 

İzmir Ulaşımında Yenilikçi Çözümler – 5

Bugün size, şu an dünyadaki ve ülkemizdeki tüm televizyon, gazete ve sosyal medya platformlarında  tekrarlandığı gibi, “ABD’nin yeni başkanı Trupm” filan demeyip ilginizi her gün hepimizin yaşadığı İzmir ulaşımına ve o ulaşımdaki sorunlara çekmeye çalışacağım.

Çünkü sabah kalkar kalkmaz baktığım Twitter’da yazılmış ironi dolu bir mesaj beni Amerikalardan alıp buraya, yaşadığım ve sevdiğim kente, İzmir’e getirdi.

Hem de bir gün sonra İzmir ulaşım ana planının güncellenmesi amacıyla yapılacak “Ulaşımda Yenilikçi Yaklaşımlar” konulu bir uzman çalıştayına katılmadan tam bir gün önce…

03052016_95829_0

Sözünü etmeye çalışacağım “Zeka Problemleri” isimli hesaba ait bu mesajda “Ne ilginç bir şehir. Ulaşım zirvesi yapılıyor 35 ülke katılıyor. Ama şehrin metrosu çalışmıyor, ulaşım kilitleniyor, bilin bakalım neresi?” deniliyor ve bu mesaja yanıt veren “Artık Çok Zengin” hesabı “tabi ki kolombiya“, Yasemin Yıldırım “istanbul olması şaşırtıcı olmazdı herhalde“, “Seza” isimli hesap “Elbette İzmir!“, “Hurşit Paşa” adlı hesap “CHP-İzmir” diye yanıt verirken Elvan Göknel Akçay ise art arda gelen üç gülme ikonunu koymayı tercih ediyor.

Evet, “Zeka Problemleri“nin söylediği gibi İZBAN grevinin uygulamaya konulduğu 8 Kasım 2016 tarihinde İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde İzmir’de toplanan Avrupa Bölgeler Meclisi’nin 8-10 Kasım 2016 tarihli 2016 Sonbahar Genel Toplantısında, “Sürdürülebilir Hareketlilik: Yepyeni Bir Dünya” başlığı altında 35 ülkeden gelen konuklarla birlikte belediyelerin ulaşım konusundaki birikimlerini derleyerek paylaşmayı amaçlanıyordu.

İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan açıklamaya göre, Avrupa Bölgeler Meclisi’nin toplantısında, “Intermodal Ulaşım & Sürdürülebilir Hareketlilik” başlıklı iki inceleme gezisi, İzban ve metro atölyeleri inceleme gezisi,  sağlık- demografik değişim temalı bir sunum, “Kültürel Miras” sunumu ve aynı başlıklı bir inceleme gezisi, kırsal kalkınmayı geliştirme – Yarımada İzmir Projesi temalı bir sunum, fırsat eşitliği konulu bir sunum ve “Sürdürülebilir Avrupa için Gençlerin Yetkilendirilmesi“  anlatımlarla gerçekleştirilecekti.”

Üstüne üstlük, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun İZBAN’da grev yapan sendika ve işçiler hakkında  “Grev başladı, görüşmeler her zaman devam eder. Kapı her zaman açık. Ama zam oranını artırmak şeklindeyse, böyle bir görüşme olmaz. Artık greve çıkıldı. Yüzde 15 zamma sendika- işçi temsilcileri muhatabımız. Gelip imzalamak şartı kaydıyla bir sözleşme yapılacaktır. Bunun dışında zam vermek, Türkiye’deki bütün dengeleri bozacaktır.” dediği bir günde…

Evet, bir yandan “intermodal ulaşım“, “sürdürülebilir hareket” gibi oldukça şık, fiyakalı sözcüklerle tanımlanan uluslararası bir toplantıya ev sahipliği yapmak, bu toplantı kapsamında grevde olan İZBAN’ın atölyelerini gezmek; diğer yandan da bir hemşehri olarak İZBAN grevini yaşayıp İZBAN’ın işçi ve emekçilerine destek verirken,”bunun dışında zam vermek, Türkiye’deki bütün dengeleri bozacaktır” diyen “kraldan çok kralcı” bir belediye başkanının sözlerini duymak…

maxresdefault

Ardından da kalkıp, İZBAN grevi ve o uluslararası toplantı ile geziler devam ederken İzmir ulaşımındaki yenilikçi yaklaşım ve çözümlerin konuşulacağı bir uzman çalıştayına katılarak samimi bir şekilde yardımcı olmaya çalışmak…

Sanırım dünyanın başına başka bir belanın geldiği bugünlerde biz, İzmir’de “Alis Harikalar Diyarında” masalının da bir başka versiyonunu yaşıyor olacağız…

İzmir Ulaşımında Yenilikçi Çözümler – 3

İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından 2 Kasım 2016 tarihinde; yani bugün düzenlenecek olan ‘Ulaşımda Yenilikçi Çözümler’ temalı çalıştay, dün belediyeden gelen bir telefon haberine göre gelecek haftaya ertelendi. Sözkonusu çalıştayın önümüzdeki haftanın hangi gün ve saatinde yapılacağı ise bizlere e-posta ile bildirilecekmiş.

Biz, bu çalıştayın bir an önce yapılarak buradan beklenen olumlu sonuçların netleşmesini arzulamakla birlikte; çalıştayda sunacağımız düşüncelerle ilgili ev ödevimizin hazırlanması konusunda yeni bir ek süre aldığımız için de sevinmeden edemedik açıkçası.

s365851

Evet, daha önce de söylediğimiz gibi İzmir ulaşımında ‘yenilikçi çözümleri’ ele almamız için öncelikle elimizdekilere bir çeki düzen vermemiz, ‘yeni’nin yanında ‘eski’ olarak nitelenen yaklaşım ve sistemlerin elden geçirilerek mevcut olumsuzlukların ve şikayetlerin giderilmesi gerekiyor.

Çünkü önerilen ya da kabul edilen ‘yeni’ çözümlerin, mevcut’eski’ yaklaşım ya da sistem tıkır tıkır çalışmadığı sürece ‘eski’ye başarılı bir şekilde eklemlenemeyeceğini, ‘yeni’ olanın ‘eski’ tarafından kabul görmeyeceğini, en azından henüz olması gereken düzeye gelmemiş olan ‘eski’ yapı ve yaklaşımın ‘yeni’ye yaşam hakkı vermeyeceğini düşünüyoruz. ‘Yeni’nin kabul görüp ‘eski’yle başarılı bir beraberlik oluşturabilmesi için ‘eski’ yapı ve sistemlerin kendisinden bekleneni yapması, ‘yeni’yi kabullenir ve destekler bir niteliğe kavuşması gerekiyor.

O nedenle, İzmir ulaşımındaki ‘yenilikçi çözümler’in kente getirilecek yeni teknolojilerden, yeni ulaşım tür ve araçlarından çok, yaşanan sorunlardan hareketle düşünülüp üretilmesi gerektiğini ifade etmeye çalışıyoruz. Örneğin hepimizin yaşadığı genel bir sorun, vapur seferleri ile iskelelerdeki otobüs hareket saatleri arasındaki uyumsuzluk sorunu olduğuna göre öncelikle bu uyumsuzluğu giderecek yenilikçi düşünce ve yöntemler konusunda düşünmemiz gerekiyor. Bu sorunu çözmek için otobüsler mi vapurları bekleyecek yoksa vapurların sefer saatleri otobüslere göre belirlenecek? Buradaki en büyük sorun, yoğun trafik ve sık indi-bindi işlemleri nedeniyle otobüslerin sefer sürelerini kontrol edememekten, otobüslerin öngörülen süreler içinde seferlerini bitirememesinden kaynaklandığına göre; vapurlarla otobüslerin kalkış-varış saatleri arasındaki uyumu otobüslerin sefer sürelerini dikkate alarak nasıl uyumlu bir hale getirebiliriz konusuna yoğunlaşmamız gerekiyor. Tabii ki bu sorun üzerine düşünüp ‘yenilikçi çözümler‘ bulmak, çoğu kez denenmemiş, sınanmamış yeni ve pahalı bir teknolojiyi önermekten daha zor olabilir.

İzmir ulaşımındaki ‘yenilikçi çözümler‘ konusunda dikkat edeceğimiz diğer bir konu da alternatif ulaşım araçları olarak takdim edilen bisiklet ya da elektrikli ulaşım araçları gibi yeni ve ‘yeşil‘ teknolojileri pazarlayan sivil dernek görünümlü şirketlerden, yabancı ajanslardan, yeni bağımlılıklar ve yeni teknoloji çöplükleri yaratabilecek girişimlerden uzak durma, bu konuda bilinçli olma çabasıdır.

monoray

Özellikle yabancı kalkınma ajanslarıyla, finans kuruluşlarıyla birlikte, bazen yardım bazen bağış yada hibe yöntemiyle elele, kolkola gelen bu yeni girişimci, pazarlamacı anlayışı, gelen önerileri ‘gereklilik’, ‘uygulanabilirlik’ ve ‘sürdürülebilirlik’ boyutunda değerlendirmek;  bu teklifleri, mevcut ihtiyaçlar, olası harcamalar ve teknolojik bağımlılıklar ölçeğinde sıkı bir şekilde araştırmak ve irdelemek gerekiyor.

Aksi takdirde, şimdi İzmir’de yapıldığı gibi talep-ihtiyaç tahmin araştırmalarını bile yapmadan kentin ortasına tramvay hattı döşemek, yarın kentin başka bir bölgesinde son derece pahalı bir teknoloji olan monorayı inşa etmek ya da Yamanlar Dağı’na teleferik hattı kurmak gibi hayallerin peşine düşer, halktan toplanan vergileri yeni borçlanma taahhütleri ile heba etmek zorunda kalabilirsiniz.

O nedenle, ‘yenilikçi‘ olmak adına ‘yenilikçilik‘ yapmak yerine; ihtiyaçlar, talepler, yapılabilirlik ve sürdürülebilirlik boyutlarında akılcı bir şekilde düşünmeyi ve ‘yeni‘ olandan önce eldeki ‘eski” yapı ve sistemi ‘yenilikçi çözümlerle‘ olabileceği en iyi düzeye getirmeyi öneriyoruz.

 

İzmir Ulaşımında Yenilikçi Çözümler – 1

2 Kasım 2016, Çarşamba günü 14.00-16.30 saatleri arasında İzmir Ulaşım Ana Planı – UPİ “Ulaşımda Yenilikçi Çözümler” temalı uzman çalıştayı yapılacak.

Kent Stratejileri Merkezi (KSM) olarak davetli olduğumuz bu bu çalıştay, “Toplu Taşıma“, “Raylı Sistemler“, “Otopark“, “Yaya“, “Bisiklet“, “Engelsiz Erişim“, “Ara Toplu Taşıma“, “Ulaşımda Yenilikçi Yaklaşımlar” ve “Deniz Ulaşımı” şeklinde tasarlanan 9 ayrı tematik çalıştaydan biri olacak.

01-60

Tarafımıza ulaştırılan davet yazısındaki bilgilere göre, bu çalıştaylarda İzmir Ulaşım Ana Planı kapsamında yapılmış olan hanehalkı anket sonuçları ile İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından başlatılan “Ulaşıma Fikir Ver” kampanyası çerçevesinde elde edilen anket sonuçları masaya yatırılarak uzmanlarla birlikte İzmir ulaşımına ilişkin öneriler geliştirilecek.

Bizler, yani Kent Stratejileri Merkezi (KSM) olarak tüm grup üyelerimiz, takipçilerimiz ve katılımcılarımızla birlikte büyük bir takım olduğumuz için; ayrıca 2 Kasım 2016 tarihinde yapılacak çalıştayda tüm paydaşlarımızın “Ulaşımda Yenilikçi Fikirler” konusundaki görüş, düşünce, öneri ve eleştirilerini iletmek bizim görevimiz olduğu için bugünden itibaren bu konuyu masaya yatırarak İzmir ulaşımında uygulanabilir ve sürdürülebilir yenilikçi fikirlerin neler olabileceğini, yapılan ya da yapılabilecek hizmetleri dikkate alarak sizlerle tartışmak istiyoruz.

Bu konuyu gündemimize aldığımız andan itibaren internette ve sosyal medyada yaptığımız ilk araştırmalar sırasında karşımıza ilginç bilgiler çıkmaya başladı. Örneğin Facebook’taki “Ulaşımda Yenilikçi Fikirler” sayfası ve bu sayfanın sahibi olarak gözüken “Alternatif Ulaşım Araçlarıhttp://www.aua.com.tr” web sayfası. Dikkatimizi çeken bir diğeri de “Solar Akademi” (http://www.solar-academy.com) isimli web sayfasıydı. 

Tabii bu kaynakları daha da zenginleştirip uzatmak mümkün.

Ancak bütün bunları değerlendirirken kapitalizmin, kendi alternatifi gibi gözüken birçok çevreci çözüm ya da yöntemi yine kendi çıkarları doğrultusunda, özellikle yeni yeşil teknolojileri önerip pazarlayarak  mevcut sorunları tekrar ve tekrar üretmesine de imkan vermeyecek bir tutum sergilememiz koşuluyla…

Bu arada İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenecek diğer çalıştaylara katılacak arkadaşlarımızın konularını da dikkate almamız, paylaştıkları takdirde onların konularını da tartışarak arkadaşlarımıza yardımcı olmamız gerektiğini düşünüyorum.

tasimacilik-01

Bu çerçevede, İzmir ulaşımındaki yenilikçi çözümlerin neler olduğunu, “her yeniliğin mevcut sorunlardan hareketle üretilebileceği” düşüncesiyle hep birlikte şu andan itibaren tartışmaya başlayabiliriz…

Tabii ki bu çalışma için, İzmir Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi Başkanlığı Ulaşım Planlama Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanıp tarafımıza gönderilen “İzmir Ulaşım Ana Planı Hane Halkı Anket Çalışması Sonucunda Elde Edilen Veriler” başlıklı dosyadaki bilgileri de dikkate almak koşuluyla…

Sözkonusu dosya ayrıca grubumuzun “Dosyalar” bölümüne kaydedilmiştir.