“İzmir için Elele” anlayışıyla “pamuk eller cebe”…

Ali Rıza Avcan

İzmir’in Alsancak semtinde uzunca bir süredir harabe haliyle kaderine terk edilen tarihi Alsancak Elektrik Fabrikası, geçtiğimiz günlerde ortaya çıkan satış haberleriyle ranttan nemalanan kesimlerin heveslerini canlandırmış gözüküyor.

Haberi ilk önce 22 Ocak 2018 tarihli Ege’deSonSöz ile Gözlem gazetelerinin “İzmir’in kalbinde ‘tarihi’ özelleştirme!” başlıklı haberlerle duyduk.

Ardından 21 Şubat 2018 tarihli Hürriyet Ege “Tarihi Elektrik Fabrikası satışa çıkarıldı“, 22 Şubat 2018 tarihli Sözcü “Kocaoğlu’ndan ‘Elektrik Fabrikası’ çıkışı“, yine aynı tarihli Cumhuriyet “AKP, tarihi de satıyor” ve 23 Şubat 2018 tarihli İz Gazete “Tarihi Elektrik Fabrikası TBMM gündeminde” başlıklarıyla bu konudaki gelişmeleri okurlarına duyurdular.

Bu arada TMMOB Mimarlar Odası İzmir Şubesi, 9 Şubat 2018 tarihinde yaptığı basın açıklaması ile “Tarihi Alsancak Elektrik Fabrikası İzmirlinin kalsın” dedi.

Aynı tarihte başını avukat Senih Özay‘ın çektiği ve Ali Ercan Özgür, Betal Özay, Ahu Tahmilci, Nefne Atik, Oğuz Dönmez, Emel Çoban ve Nart Atik‘den oluşan bir grup aktivist ve avukat bir araya gelerek bu yapının çocuk oyun alanları ile birlikte bir modern sanatlar müzesi olarak yapılandırılmasını talep edip yapılacak satış işlemini mahkemeye taşıyacaklarını ifade ettiler.

Konunun köşe yazarları düzeyinde gelişimi, Selim Türsen‘in “40 medeniyete bir müze yetmez” başlıklı 26 Şubat 2018, Oğuz Örnek‘in “103 yılımı satamazsın” (Habertürk) başlıklı 2 Mart 2018, Nedim Bubik‘in “Tarihi Elektrik Fabrikası için İzmir kolları sıvar mı?” (Hürriyet) başlıklı 3 Mart 2018, Saadet Erciyas‘ın “Tarihi Elektrik Fabrikası kentin gündeminde” (kentyasam.com) başlıklı 14 Mart 2018 tarihli yazılarıyla ortaya çıktı. 

Bu konudaki son çıkış ise, TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu’ndan geldi ve kurul üyesi meslek odaları 16 Mart 2018 tarihinde CHP İzmir milletvekilleri Musa Çam, Kamil Okyay Sındır, Zeynep Altıok, Murat Bakan, Tacettin Bayır ve Özcan Purçu ile birlikte tarihi Alsancak Elektrik Fabrikası‘nın önünde düzenledikleri basın açıklamasında, “Kentin, İzmirlinin bu ortak sesini, hep birlikte büyütelim. Tarihi değerimizin kültürel yaşama katkı sağlayacak şekilde teknoloji müzesi ve eğitim merkezine dönüştürülmesi çağrımızı tekrarlıyoruz. Korunması gereken bu fabrikanın ‘özelleştirme’ adı altında zamanla yok edilerek, arazisinin ticari olarak yapılaşmaya açılmasına karşı hep birlikte mücadele edelim” dediler.

Bütün bu haber ve gelişmelerden de anlaşılacağı üzere, tarihi Alsancak Elektrik Fabrikası‘nın satılmayıp bir kültür sanat merkezine dönüştürülmesi için milletvekilleri, TMMOB, basın mensupları ve sivil girişimler düzeyinde güçlü bir İzmir savunması örgütlenmiş durumda.

izmir-ekonomik-kalkinma-koordinasyon-kurulu-nda-gorev-degisimi

Ben de böylesi güzel ve güçlü bir kent savunması çerçevesinde, tarihi Alsancak Elektrik Fabrikası‘nın bir çağdaş kültür ve sanat merkezi olarak İzmir’e kazandırılması amacıyla şöylesi bir teklifte bulunmak istiyorum:

Öncelikle bu tarihi yapının bugüne kadar bütün yazılıp çizilen ya da söylenenlerin aksine İzmir Büyükşehir Belediyesi’nce satın alınmasını, İzmir Büyükşehir Belediyesi kaynaklarının bu konuya ayrılmasını istemiyorum.

Ardından da 2009 yılında İzmir Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde oluşturulan ve bugün 137’ye ulaşan üye sayısıyla oldukça güçlü bir mali güce sahip olan İzmir Ekonomik Kalkınma ve Koordinasyon Kurulu’nun (İEKKK) varlığını hatırlatmak, bu hayırlı girişimde devreye bu kurulun girmesini istiyorum.

2009 yılında İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Danışmanı Prof. Dr. İlhan Tekeli‘nin önerisi üzerine İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu tarafından genellikle AKP yandaşı olmayan iş adamları, sanayiciler, iş dünyası derneklerinin yöneticileri ve medya mensupları arasından seçilip oluşturulan; bu nedenle de “İzmir’in patronlar kulübü” olarak nitelenen bu grubun, bu tarihi yapının İzmir’e yeniden kazandırılması konusunda bir görev üstlenmesini, kendi aralarında oluşturacakları bir finansman havuzu ile İzmir’e örnek oluşturacak güzel bir girişimde bulunmalarını öneriyorum.

Aralarında Akça Holding, Arkas Holding, Bakioğlu Holding, Enda Enerji Holding, Güçbirliği Holding, İnci Holding, Petkim Holding, Yaşar Holding, Mopak Grup, ESBAŞ, İzmir Demir Çelik, Tesco Kipa, Batıçim, İzmir Ticaret Odası (İZTO), Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO), Ege Sanayici ve İş Adamları Derneği (ESİAD), Ege Genç İş Adamları Derneği (EGİAD) gibi İzmir’in önde gelen holding, şirket, meslek örgütü ve derneklerinin bulunduğu; üstüne üstlük İzmir’le ilgili her düzeydeki büyük ve önemli projede, özellikle de Kültürpark gibi kenti ilgilendiren konularda kentin büyük bir kültür sanat merkezine ihtiyacı olduğunu söyleyip İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Kültürpark ile ilgili projesini savunan; ayrıca verdikleri fikirlerle İzmir’le ilgili diğer büyük ve önemli projeleri şekillendiren bu patronlar kulübünün tarihi Alsancak Elektrik Fabrikası‘nın satın alınıp işletilmesinde bir adım öne çıkarak İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin üstündeki bu yükü almasını, kamu kaynakları ile yapılan işlere çeki düzen vermekten vazgeçerek kendi sloganları olan “İzmir İçin Elele” anlayışı çerçevesinde kendi ceplerinden çıkaracakları paralarla bu tarihi yapıyı İzmir’e armağan etmelerini bekliyorum.

Ayrıca İzmir Ekonomik Kalkınma ve Koordinasyon Kurulu (İEKKK) üyelerinin kimler olduğu konusunda sizlere fikir vermesi amacıyla 137 kişilik üye listesini gösteren linki aşağıya ekliyorum.

tarihi-alsancak-elektrik-fabrikasi

Tabii ki bu arada, bu tarihi yapının İzmir’e kazandırılması için öne çıkan Türkiye Mimar ve Mühendis Odaları Birliği‘ne, bu konuda yazdıkları haber ve makalelerle kamuoyu oluşturan gazetecilere ve mücadele etmek için bir araya gelen avukat Senih Özay ile arkadaşları gibi sivil oluşumlara teşekkür etmeden geçmek istemiyorum…


İzmir Ekonomik Kalkınma ve Koordinasyon Kurulu üyelerini öğrenmek için:

http://www.izmirelele.com/content.aspx?id=1&mid=66

 

 

İzmir Yerel Yönetişim Ağı – 7

İzmir Yerel Yönetişim Ağı‘ başlıklı yazı dizimizin bugünkü konusu, 8 Haziran 2010 tarihinde kurulup o günden bu yana faaliyette olan İzmir Kent Konseyi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin web sayfasında yayınlanan “İzmir Kent Konseyi Kuruluş Çalışmaları Devam Ediyor” başlıklı ve 29 Mayıs 2010 tarihli haberi şu şekilde: 

Yerel seçimler öncesinde, 2009-2014 dönemini “katılımcı demokrasiye dönüşüm dönemi” olarak planlayan ve bunun ilk adımını İzmir Ekonomik Kalkınma ve Koordinasyon Kurulu’nu oluşturarak atan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, 8 Haziran 2010 tarihinde de Kent Konseyi’nin çalışmalarına başlayacağını açıkladı.

İsmet İnönü Kültür Merkezi’nde yapılan Kent Konseyi 1. Olağan Genel Kurul hazırlık toplantısında konuşan Başkan Aziz Kocaoğlu, “Bu meclisler yönetime seçtiği kişiye sahip çıkarak ona pozitif enerji verecek, doğru yönlendirerek ve eleştirerek yöneticinin çizgisini hiç bozmadan yürümesini sağlayacak. Denetleyecek; başarılı olması, kaynakları doğru kullanması, projelerin öncelik sıralamasını doğru belirlemesi için yönlendirecek. Hep  birlikte kenti daha yaşanılası hale getireceğiz” diye konuştu.

izmir-kent-konseyinin-kurulusu-8-6-2010

Evet, gördüğünüz gibi bu konuşmanın yapıldığı tarihlerde İzmir yerelinde yönetişim odaklı bir ağ ilişkisinin kurulması aşamasının daha henüz başındayız. Çünkü,

6 Temmuz 2009 tarihinde İzmir Ekonomik Kalkınma ve Koordinasyon Kurulu (İEKKK) oluşturuluyor.

14 Eylül 2009 tarihinde Prof. Dr. İlhan Tekeli, başkan danışmanı olarak atanıyor.

24 Ekim 2009 tarihinde Prof. Dr. İlhan Tekeli ile Serhan Ada’nın moderatörlüğündeki İzmir Kültür Çalıştayı toplanıyor ve

8 Haziran 2010 tarihinde de, 2001 yılından bu yana faaliyette olan İzmir Yerel Gündem 21, İzmir Kent Konseyi olarak kabuk değiştiriyor.

Bütün bu atama, toplanma ve kuruluş işlemleri aslında birbiriyle ilgili ve içiçe…  

Bu oluşumun mimarı da, ‘yönetişim‘ zihniyetini 1989 tarihli Dünya Bankası raporundan bu yana savunup hararetle öneren ve oluşumu için değişik kurum ve ortamlarda girişimlerde bulunan Prof. Dr. İlhan Tekeli…

Prof. Dr. İlhan Tekeli, 1999 tarihinde yazdığı ‘Modernite Aşılırken Siyaset‘ (*) isimli kitabının ‘Yönetim Kavramı Yanısıra Yönetişim Kavramının Gelişmesinin Nedenleri Üzerine‘ başlıklı son bölümünde; yönetişim anlayışının post-modern toplumdaki yerini ve işlevini anlatarak ‘yönetim‘den ‘yönetişim‘e geçişin kolay ve kısa sürede gerçekleştirilecek bir olgu olmadığını, uzun bir toplumsal öğrenme sürecinin gerekli olduğunu ve bunun için sosyal öğrenmeye elverişli yapıların oluşturulması gerekliliğinin altını çiziyor.

izmir-kent-konseyi-005

İşte tam da bu gereklilik çerçevesinde ve kendisinin görevlendirilmesinin hemen sonrasında İzmir yerelindeki sosyal öğrenmeyi sağlayacak yapılar teker teker oluşturulmaya başlanıyor: Önce ‘İzmir Yerel Yönetişim Ağı‘nın merkezi olan İzmir Ekonomik Kalkınma ve Koordinasyon Kurulu (İEKKK) oluşturuluyor. Ardından ‘yönetişim’ mekanizmasının diğer bir kurulu; İzmir Kent Konseyi oluşturularak sistemin sermaye ve sivil toplum kuruluşlarıyla ilişkisi kurulmaya çalışılıyor. Bunun ardından da bu sistemi harekete geçirip çalıştıracak büyük projelerin tartışıldığı İzmir Kültür Çalıştayı yapılıyor.

Ancak bu arada, ‘yönetişim‘ zihniyetine aykırı, ‘yönetişim‘ ağının bugün İzmir’de iyi çalışmayışının temel nedeni olan temel, büyük bir yanlışlık yapılıyor:

Çünkü, 1989 tarihli ilk Dünya Bankası raporuyla ortaya atılıp daha sonraki tarihlerde yayınlanan raporlarla gelişip olgunlaşmaya başlayan ‘yönetişim‘ zihniyetine göre, ‘iyi bir yönetişim‘in sağlanması ancak kamunun özel sektör ve sivil toplumla bir araya gelip oluşturacağı bir üçlü sistemin oluşması ile mümkün olduğu halde, incelediğimiz İzmir örneğinde önce özel sektör kurum, kuruluş ve temsilcileri İzmir Kent Konseyi’nin kuruluşu beklenmeden İzmir Ekonomik Kalkınma ve Koordinasyon Kurulu’nda (İEKKK) bir araya getiriliyor ve İzmir Kent Konseyi’nin kuruluşu sonrasında bu konsey içine alınmayarak ayrı bir karar organı olarak yoluna devam ediyor. Hem de tüm sekreterlik ve iletişim hizmetlerinin İzmir Büyükşehir Belediyesi’nce yapılmasına karşın.

Böylelikle İzmir’deki gerçek sivil toplum ortam ve ilişkilerinen uzak; ancak özel sermayenin kendi dernek, vakıf ve federasyonlarının ‘sivil toplum‘ adı altında yer aldığı bir ortamda özel sermaye ile birlikte kent hakkında önemli kararlar verecek, en azından bu konularda konsensus sağlayacak bir ‘patronlar kulübü‘ yaratılıyor ve İzmir Kent Konseyi’nin bu kurul içinde yer almasına bile tahammül edilmiyor.

Bu durum, İzmir Kent Konseyi özelinde kamu/belediye-özel sektör-sivil toplum beraberliğinde oluşturulması beklenen ‘iyi yönetişim‘ fırsatının daha baştan sakatlanarak kaçırılması anlamına da geliyor.

izmir-kent-konseyi-004Yönetişim‘ uygulamasında yaşanan bu vahim kırılmanın diğer önemli bir sonucu ise, kentle ilgili tüm önemli, öncelikli ve büyük proje, yatırım, konu ve sorunların, ağırlığını özel sektör kurum ve temsilcilerinin oluşturduğu İzmir Ekonomik Kalkınma ve Koordinasyon Kurulu’na (İEKKK), bunun dışında kalan ve çoğu toplumsal kimlikle ilgili ikinci, üçüncü dereceden konu ve sorunların ise İzmir Kent Konseyi’nin faaliyet alanına bırakılması, İzmir Ekonomik Kalkınma ve Koordinasyon Kurulu’na (İEKKK) bırakılan önemli, öncelikli ve büyük proje, yatırım, konu ve sorunlar hakkında İzmir Kent Konseyi’nin ayrıca fikir oluşturmasına, bu proje, yatırım, konu ve sorunlara müdahale etmesine daha izin verilmemesi oluyor.

O nedenle, bugün İzmir’le ilgili büyük, önemli, öncelikli yatırım, proje, konu ve sorunlar hakkında İzmir Kent Konseyi değil; çoğunluğunu özel sektör kurum ve temsilcilerinin oluşturduğu İzmir Ekonomik Kalkınma ve Koordinasyon Kurulu (İEKKK) karar vermekte ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ‘Yeni Kültürpark Projesi‘ ya da ‘Tramvay Projeleri‘ gibi İzmir halkı tarafından doğru bulunmayan ya da desteklenmeyen çoğu proje ve yatırımları bu kurul tarafından büyük bir arzu ve hevesle desteklenmektedir.

Bu durum açıkça ‘yönetişim‘ zihniyeti ile ilgili tüm önermelere, onu savunanların söylediklerine aykırı bir kurgu, ‘yönetişim‘ zihniyetinin temelinde olan ‘katılım‘, ‘saydamlık‘, ‘hesap verebilirlik‘, ‘uzlaşma‘ ve ‘yerindenlik‘ gibi ilkelere de uymayan; ayrıca İzmir Kent Konseyi’ne zarar veren, onun çalışmalarını olumsuz etkileyen bir durumdur.

İşte o nedenle şimdi ve tam da bu noktada, ‘yönetişim‘ zihniyetine de aykırı bir şekilde kurgulanan bu sürecin başından bu yana uzun yıllardır ‘yönetişim‘ zihniyetinin savunuculuğunu yapan saygın ve bilgili bir ‘hoca‘ olmasına karşın yapılan uygulamaların ‘yönetişim‘le ilgili olmadığını, yapılanların ya da yapılmak istenenlerin ‘yönetişim‘ zihniyetine de aykırı, klasik bir özel sektörden yana iktidar alanı yaratma, kentin rantını özel sermayeye teslim etme çabası olduğunu söylemek istiyoruz…  

İşte o nedenle, başarılı olmak için sadece birilerinin bu işleri çok bilmesinin değil; aynı zamanda o konularda daha önce çalışıp başarılı olma gibi deneyimli, birikimli ve referans sahibi olma gibi özelliklere sahip olması gerektiğini de düşünüyoruz…

Kısacası, İzmir’e yarardan çok zarar veren bu tür çetrefilli işleri kurgulayan, uygulayan ve savunanlarda teori ve pratiğin birbirini sorgulayan ve bütünleyen diyalektik bütünlüğünü arıyor ve savunuyoruz…

(*) Modernite Aşılırken Siyaset, İlhan Tekeli, İmge Yayınları, 1. Baskı Şubat 1999, Ankara

Devam Edecek…

İzmir Yerel Yönetişim Ağı – 4

İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İzmir Kent Konseyi, İzmir Ekonomik Kalkınma ve Koordinasyon Kurulu ve İzmir Akdeniz Akademisi, İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Konak Belediyesi’nin ortak olduğu TARKEM A.Ş., Kalkınma Bakanlığı’na bağlı İzmir Kalkınma Kurulu ve Konak Belediyesi’nin işbirliği ile oluşturulan İzmir Yerel Yönetişim Ağı’nın en önemli kurumu ve merkezi İzmir Ekonomik Kalkınma ve Koordinasyon Kurulu’dur.

2009 yılında Kalkınma Bakanlığı’na ve İzmir Valiliği’ne bağlı İzmir Kalkınma Kurulu’nun siyasi bir alternatifi olarak gayri resmi bir şekilde oluşturulan ve katılımcıları itibariyle bir tür ‘patronlar kulübü‘ olan bu kurul, o tarihten bu yana İzmir’le ilgili önemli ve büyük yatırım ve projeleri konuşup değerlendirmektedir. 

İzmir Ekonomik Kalkınma ve Koordinasyon Kurulu’nun (İEKKK) görüşüp karara bağladığı önemli projelerden biri de İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait ‘Yeni Kültürpark Projesi‘dir.

İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından geliştirilen ‘Yeni Kültürpark Projesi‘nin ilk ortaya atıldığı 2014 yılında bu projenin fikir altyapısını oluşturmak için meslek odalarının, sivil toplum kuruluşlarının, iş ve yatım dünyasıyla akademisyenlerin düşünceleri alınmakla birlikte 2014-2016 döneminde bunlardan sadece İzmir Ekonomik Kalkınma ve Koordinasyon Kurulu’nun (İEKKK) görüşü, önerileri alınmış ve proje bu görüş, düşünce, öneri ve eleştiriler çerçevesinde şekillendirilerek Koruma Kurulu’na teslim edilmiştir. O nedenle 2016 yılı yaz aylarından bu yana gelişen toplumsal muhalefete karşı çıkıp belediyeye ve belediyenin projesine sahip çıkan çevreler hep İzmir Ekonomik Kalkınma ve Koordinasyon Kurulu’nun (İEKKK) üyesi olan İzmir Ticaret Odası (İZTO), Ege Genç İş Adamları Derneği (EGİAD), Ege Sanayici ve İşadamları Derneği (ESİAD), İzmir Sanayici ve İş Adamları Derneği (İZSİAD) gibi kuruluşlar olmuşlardır.

O nedenle, 1 Numaralı Koruma Kurulu’na verilen projenin hazırlık sürecinde meslek odalarının, sivil toplum kuruluşlarının, halkın, İzmirli’nin görüşleri, önerileri alınmamıştır.

İzmir Ekonomik Kalkınma ve Koordinasyon Kurulu’nun (İEKKK) üyesi olan bu kuruluşların projesinin şekillenmesi sürecindeki ilk çabalarını 2014 yılından itibaren izlememiz mümkündür.

iekkk-021

Bu çabanın ilk adımı İzmir Ticaret Odası (İZTO) tarafından 2014 yılının Temmuz ayında hazırlanan ‘İzmir Ticaret Odası’nın Kültürpark İle İlgili Görüşleri‘ isimli raporudur.

İzmir Ticaret Odası Şehircilik, Planlama ve İnşaat Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve toplam olarak başlık dahil üç sayfadan oluşan kısa raporda temel olarak şu talepler sıralanmaktadır:

* Temel prensip olarak, Kültürpark ismine yakışır bir biçimde kültür, sanat, rekreasyon, spor, eğlence-gazino, yeme-içme, müze ve kongre vb kültürel ve sosyal amaçlarla kullanılan bir park haline getirilmelidir.

* Kongre Merkezi mutlaka yapılmalı, 5000-2500-1000 kişi kapasiteli salonları olmalıdır. Kongre Merkezini desteleyecek çevre otellerin sayısı arttırılmalıdır.

* Kongre Merkezi’nin zemin katları kitap, hediyelik eşya, tasarım eserlerin satıldığı nitelikli bir kültür ürünleri satış yeri olarak düzenlenmelidir.

* Kültürpark’ın adı “Kültür ve Kongre Parkı” olmalıdır.

* Kültürpark’ın çevre duvarları kaldırılmalı, parkın özgürlüğe kavuşması ve özgür park vurgusu sağlanmalıdır.

* Çevre duvarı yıkılmakla birlikte fuarın 26 Ağustos, Lozan, Montrö Cumhuriyet kapıları mevcut kapıların yerine yapılacak etkileyici anıtsal mimari ve heykeltıraşlık örnekleri ile yaşatılmalı; kullanıcı/ziyaretçilerin fotoğraf çektirmeyi/çekmeyi arzu edecekleri simge yapılar olmalıdır.

* İsmet İnönü Sanat Merkezi’nin dış cephesi mimari bir sanat eseri şeklinde tasarlanarak yenilenmeli, içerisi modern bir yapıya kavuşturulmalıdır.

* Atlas Pavyonu, gençlik aktivitelerinin de yapıldığı çok amaçlı salon haline getirilmelidir.

* Alanın büyük bir kısmı ziyaretçinin giremeyeceği bahçe peyzajı içinde kalmaktadır. Kültürpark, botanik parka dönüşmemeli, nitelikli peyzaj düzenlenmesine gidilmelidir.

Peyzaj düzenlemesinde dünyada ün yapmış kent parkları örnek alınmalıdır.

* Kültürpark içinde akvaryum ve deniz ilişkisi olmalı, peyzajın bir parçası haline getirilmelidir.

* Eski fuar hollerinin yıkıldıktan sonra boş alan miktarı artmış, bir kısmı yeşil alana dönüştürülmüş ancak önemli bir kısmı da kilit taşı-kaldırım şeklinde düzenlenmiştir. Alan içerisinde kilit taşı, beton ve asfalt kullanımdan mümkün olduğunca kaçınılmalıdır.

* Halk arasında “Fuar” olarak akla gelen Kültürpark, kültür ve sanatla akıllarda yer etmeli, zihinlerde algısal dönüşüm sağlanmalıdır.

* Lozan Kapısı-Cumhuriyet Kapısı aksını geçiş koridoru olarak kullanan yayalar ve otoparka araç bırakanlar dışında bu alanın kullanıcısı neredeyse yoktur. Bu durum yürüme ve dinleme dışında fonksiyonsuzluk yaratmaktadır.

* Kültürparka getirilecek fonksiyonlar, kent ile bağını güçlendirilmeli, kullanıcı/yararlanıcı profili yükseltilmeli ve kullanılan park olmalıdır.

* Bu alan ve çevresi, konser, kültürel ve sosyal etkinliklerin merkezi olmalı, yeme-içme birimleri ile donatılmalıdır.

* Halka ve son kullanıcıya yönelik fuarlar ve sergiler ile ilgili seçici olunmalı, Kültürpark’ın imajına, kullanım kararlarına ve fonksiyonlarına zarar vermemelidir.

* Kültürpark, halka ait bir yer olmalı ve tamamen halkın kullanımına terk edilmelidir.

* Kültürpark Yönetim Birimi binası dışında Belediyenin birimleri İZFAŞ’da dahil olmak üzere Kültürpark’tan taşınmalıdır.

* Lunapark çeşitlendirilerek faaliyetini sürdürmelidir.

* Gazino ve yeme-içme üniteleri mevcut haliyle aktif bir şekilde kullanılamamaktadır. İşletmelerin konsepti değiştirilmeli, kalite standartları arttırılmalıdır.

Bu raporda yer alan taleplerle İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanıp Koruma Kurulu’na sunulan projenin önerdiği hususların büyük ölçüde örtüştüğü görülecektir. Nitekim taleplerle proje öneri arasındaki bu büyük benzerlik nedeniyle İzmir Ticaret Odası, projenin Kültürpark’taki Pakistan Pavyonu’nda sergilendiği süreçte tüm üyelerine bir yazı göndererek üyelerinin sözkonusu pavyonu ziyaret etmelerini isteyerek projeyi beğenmelerini talep etmiş, üyeleri üzerinde baskı kurarak oda yöneticilerinin çıkarları doğrultusunda davranmalarını istemiştir.

Kültürpark üzerine yapılan başka bir çalışma ise, hem başkanı hem üyeleri İzmir Ekonomik Kalkınma ve Koordinasyon Kurulu’nda (İEKKK) yer alan Ege Genç İş Adamları Derneği’nden (EGİAD) gelmiştir.

Kültürpark Geliştirme Çalışması’ adını taşıyan ve EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Seda Kaya’nın sunuş yazısı ile kamuoyuna açıklanan bu 45 sayfalık raporun EGİAD bünyesindeki özel bir araştırma grubu tarafından hazırlandığı ifade edilmekle birlikte; bu rapordaki bilgilerin kimler tarafından hangi bilimsel kaynaklardan temin edildiği belli değildir. Bu nedenle de genellikle Türkiye Sanayici ve İş Adamları Derneği (TÜSİAD) tarafından düzenlenen raporlardan alışık olduğumuz araştırma ve incelemeyi yapan ekibin açıklanması ve bilimsel kaynakların belirtilmesi gibi kurumsal yaklaşımın, bir benzerlik sağlama çabası olarak bu raporda dikkate alınmadığı söylenebilir. 

Kültürpark Geliştirme Çalışması‘ başlığını taşıyan bu raporda Kültürpark’la ilgili önerilerin hemen arkasından dünyadaki benzerleri (Stanley Park-Vancouver, Kanada; Central Park-New York, ABD; Hyde Park-Londra, İngiltere; City Park-New Orleans, ABD; İngiliz Bahçesi-Münih, Almanya; Golden Gate Park-San Francisco, ABD; Phoenix Park-Dublin, İrlanda; Lincoln Park-Chicago, ABD; Griffith Park-Los Angeles, ABD; Royal Botanic Gardens-Melbourne, Avustralya; St. James’s Park-Londra, İngiltere; Vondelpark-Amsterdam, Hollanda; Balboa Park-San Diego, ABD) ile ilgili bilgilere yer verildiği; ancak Kültürpark’ın yapımı sırasında örnek alındığını bildiğimiz ve bugün halen dünyadaki birçok parka örnek olan Moskova’daki Gorki Park’ın dikkate alınmadığı görülmektedir.

Kent Stratejileri Merkezi‘ isimli Facebook grubunun ‘Dosyalar‘ bölümüne eklediğimiz bu raporun incelenmesinden de anlaşılacağı üzere; Egeli genç iş adamlarının temel isteği Kültürpark’ın bir ticaret alanı olarak değerlendirilmesi ile ilgilidir. Temel kaygıları Kültürpark içinde yapacakları ticaret üzerinden nasıl daha fazla para kazanacakları ile ilgilidir. İşte bu nedenle de gerek İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hazırladığı projeyi hem de İzmir Ticaret Odası’nın taleplerini hararetli bir şekilde desteklemekte, kendilerinden bekleneni fazlasıyla yerine getirmektedirler.

13078_20150130094739_erc_5405

Özet olarak, İzmir Ekonomik Kalkınma ve Koordinasyon Kurulu (İEKKK) ve bu kurulun üyesi olan bu kurum, kuruluş ve kişiler, İzmir’deki ve Kültürpark özelindeki bireysel ve grupsal çıkarlarını bu kurul üzerinden nasıl savunacakları konusunda bize çok güzel bir örnek vermişler; kentin ve yaşamın başka alanlarında bir türlü bir araya gelmeyen sermaye çevrelerinin kentin rantı söz konusu olduğunda nasıl güçlü bir çıkar grubuna dönüşerek birbirlerini canhıraş nasıl desteklediklerini dosta düşmana göstermişlerdir.

Devam Edecek…

İzmir Yerel Yönetişim Ağı – 3

Yazı serimizin bugünkü bölümünde İzmir Ekonomik Kalkınma ve Koordinasyon Kurulu’nu (İEKKK) oluşturan iş ve sermaye çevrelerinin, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 2014-2016 döneminde hazırladığı ‘Yeni Kültürpark Projesi’ ile ilişkisini ortaya koyarak bu projenin neresinde yer aldıklarını ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait bu projeye niye olağanüstü bir şekilde destek verdiklerini araştırıp irdelemeye çalışacağız.

Bilindiği üzere İzmir Büyükşehir Belediyesi, hazırlayacağı ‘Yeni Kültürpark Projesi’ ile ilgili 23 Mayıs 2014 tarihli ortak akıl toplantısını, meslek odalarıyla sivil toplum kuruluşlarını ve akademisyenlerle belediye bürokratlarını bir araya getirerek Tarihi Havagazı Fabrikası’nda yapmış ve katılımcılara projenin genel hatları hakkında bilgi veren 109 sayfalık ‘İzmir Kültürpark Raporu’nu dağıtmıştı.(*)

İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait web sayfasında yayınlanan 23 Mayıs 2014 tarihli habere göre bu toplantıya İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu dışında Konak Belediye Başkanı Sema Pekdaş, Ege Bölgesi Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Erdoğan Çiçek, TMMOB Mimarlar Odası İzmir Şube Başkanı Hasan Topal, TMMOB Şehir Planlamacıları Odası İzmir Şube Başkanı Özlem Şenyol Kocaer, Ege Genç İş Adamları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Seda Kaya, İzmir’i Sevenler Platformu Başkanı Sancar Maruflu, Alsancak Koruma ve Güzelleştirme Derneği Başkanı Dilek Olcay, ENDA Enerji Holding Murahhas Azası Uğur Yüce, Mimar Prof. Dr. Zuhal Ulusoy, Mimar Mehmet Kütükçüoğlu, Mimar Nevzat Sayın, Prof. Dr. Tevfik Balcıoğlu, Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alp Timur, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Koray Velibeyoğlu, 1 No’lu Koruma Şube Başkanı Tankut Ünal, Yaşar Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ahenk Bayık Yılmaz, Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Emel Kayın, Mimar Şükrü Kocagöz, Mimar Mürşit Günday, Behçet Uz’un torunu Kurtul Kaptanoğlu ve Araştırmacı Yazar Aybala Yentürk ile Büyükşehir Belediyesi danışman ve bürokratları katılmıştı.

Elimizdeki raporun incelenmesinden de anlaşıldığı üzere; bu belge, toplantıdan önce hazırlanıp katılımcılara dağıtıldığı için toplantıya katılanların neler söyledikleri, neleri talep ettikleri henüz kamuoyu ile paylaşılmamış durumda.

Ancak görüştüğümüz bazı meslek odası temsilcileri bu toplantıda kendilerine anlatılan proje hakkındaki kaygılarını ve eleştirilerini net bir şekilde ifade ettiklerini anlatıyorlar.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait web sayfasının ‘Haberler’ başlığını taşıyan bölümündeki 2014, 2015 ve 2016 yıllarına ait tüm haberlerin tarafımızca ayrıntılı bir şekilde taranması sonucunda; bu haberin yayınlandığı 23 Mayıs 2014 tarihi ile ‘Yine, yeni, yeniden’ başlıklı haberin yayınlandığı 13 Mayıs 2016 tarihi arasındaki iki yıllık sürede bu proje ile ilgili hiçbir habere ya da gelişmeye yer verilmediği belirlenmiştir.

Yine, yeni, yeniden’ başlığını taşıyan 13 Mayıs 2016 tarihli haber metninde ise, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin Kültürpark’ı yeniden tasarlayarak geleceğe taşıyacak çalışmaları içeren proje taslağının vitrine çıktığı belirtildikten sonra toplantıda kimlerin neler söylediği özet olarak verilmektedir.

Bu haberde Tarihi Havagazı Fabrikası’nda yapılan bu ikinci tanıtım toplantısına katılanların tam listesi verilmemekle birlikte, konuşarak fikirlerini söyleyen katılımcılar üzerinden bazı isimlerin belirlenmesi mümkün olmuştur. Bunlar sırasıyla İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Danışmanı Prof. Dr. İlhan Tekeli, Konak Belediye Başkanı Sema Pekdaş, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, Ege Genç İş Adamları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Seda Kaya, Kültürpark’ı Koruma ve Anıt Yaptırma Derneği Başkanı Sancar Maruflu, TARKEM A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Yüce, Alsancak Koruma ve Güzelleştirme Derneği Başkanı Dilek Olcay ve Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şubesi Başkanı Ferdan Çiftçi’dir.

Gerek 13 Mayıs 2016 tarihli haber metninde gördüğümüz, gerekse bu toplantıya katılanlardan sözlü olarak edindiğimiz bilgilere göre bu ikinci tanıtım toplantısında katılımcılara ekrana yansıtılan video görüntüleriyle proje hakkında genel bir fikir verilmiş, projenin teknik ve mali ayrıntılarıyla işletim modeli konusunda kesin bilgi verilmesinden titizlikle kaçınılmış, toplantı daha çok katılımcıların fikir ve önerilerinin öğrenilmeye çalışıldığı bir formatta gerçekleştirilmiştir.

Yeni Kültürpark Projesi’ tanıtımın İzmir kamuoyuna yansıma şekli bu olmakla birlikte; İzmir Ekonomik Kalkınma ve Koordinasyon Kurulu’na (İEKKK) ait web sayfasındaki bilgilere göre bu toplantıdan aşağı yukarı 1,5 ay önce; yani İzmir Ekonomik Kalkınma ve Koordinasyon Kurulu’nun (İEKKK) 31 Mart 2016 tarihli 58. toplantısında, bizzat İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu tarafından verilen ‘Kültürpark Kültür Merkezi’ projesinin Kurul’un sürekli gündem maddesi haline getirilmesi önerisi, Kurul’un Nisan ayında yaptığı 59. toplantıda kabul edilmiş ve proje bu tarihten itibaren ilgili çalışma grubunda incelenip görüşülmeye başlanmıştır. Bu durumun en önemli kanıtı ise, İzmir Ekonomik Kalkınma ve Koordinasyon Kurulu’na (İEKKK) ait web sayfasında bu toplantıda ile ilgili haberde geçen “31 Mart 2016 tarihinde gerçekleştirilen 58. İEKKK toplantısında Sayın Aziz KOCAOĞLU “Opera” ve “Kültürpark Kültür Merkezi” projelerinin sürekli gündem maddesi olması önerisinin Nisan ayı Çalışma Grubu toplantısında görüşüldüğünü… ifade etmiştir.”şeklindeki bölümdür.

1425026740

2016 yılı Nisan ayından itibaren İzmir Ekonomik Kalkınma ve Koordinasyon Kurulu (İEKKK) ile bu kurula bağlı ilgili çalışma grubu tarafından incelenip değerlendirilen ‘Yeni Kültürpark Projesi’ ile ilgili sunum çalışması ise Kurul’un 27 Mayıs 2016 tarihinde yaptığı 60. toplantısında Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Buğra Gökçe tarafından yapılmıştır.

Ancak ‘Yeni Kültürpark Projesi’nin kamuoyuna açıklanmasından sonra ‘Kültürpark’a Dokunma!’ ve ‘Kültürpark Platformu’ isimleriyle Facebook’ta örgütlenip bir araya gelen meslek odalarıyla sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ile yaptıkları görüşmeler sırasında, hazırlanan projenin, 13 Mayıs 2016 tarihli ikinci tanıtım toplantısı ile İzmir Ekonomik Kalkınma ve Koordinasyon Kurulu’nun 27 Mayıs 2016 tarihli 60. toplantısındaki sunum öncesinde 2016 yılının Nisan ayı içinde onaylanmak üzere İzmir 2 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’na teslim edildiği belirlenmiştir.

Böylelikle, 23 Mayıs 2014 tarihli ilk toplantıda katılımcıların düşünce ve önerilerinin alınması, 13 Mayıs 2016 tarihli ikinci toplantıda da hazırlanan projenin genel hatlarının tanıtılması şeklinde gerçekleştirilen bu toplantıların;

A. Projenin incelenip öğrenilmesini, tartışılıp değerlendirilmesini öngören samimi, gerçek ve aktif katılımcı bir anlayışla yapılmadığını,

B. Projenin 13 Mayıs 2016 tarihli toplantının sonuçları dahi beklenmeden büyük bir telaş içinde 2016 yılının Nisan ayı içinde onay için ilgili koruma kuruluna verilmiş olması nedeniyle “ben bilir ve yaparım” anlayışıyla hareket eden belediye yönetiminin gerçek bir danışma ve katılma sürecine ihtiyaç duymadığını net bir şekilde ortaya koymuştur.

Bu durumda, ‘Yeni Kültürpark Projesi’nin 2016 yılının Nisan ve Mayıs ayları içinde sadece İzmir Ekonomik Kalkınma ve Koordinasyon Kurulu (İEKKK) ile tartışıldığı, kurula bağlı çalışma grubunda yapılan görüşmelerde projenin kurul üyelerinden gelen talepler, öneriler çerçevesinde değiştirildiği, projenin sadece onların talepleri doğrultusunda şekillendirildiği söylenebilir.

Nitekim İzmir Ekonomik Kalkınma ve Koordinasyon Kurulu’nun (İEKKK) önemli bir üyesi ve TARKEM A.Ş.’nin temsilcisi olan Uğur Yüce ile Facebook’ta yaptığımız yazışmalarda kendisi bu hususu açık bir şekilde ifade etmiş, projeyi incelediklerini, projede istedikleri değişikliklerin yapıldığını açık ve rahat bir şekilde ifade etmiş; ancak bu görüşmelerin nerede yapıldığını sorduğumuzda bunu açıklamaktan kaçınmıştır.

İzmir Ekonomik Kalkınma ve Koordinasyon Kurulu’nun (İEKKK) 3 Ekim 2016 tarihinde yaptığı 62. toplantısının neredeyse tek gündem maddesi olan Kültürpark konusunda gerek İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun gerekse Ege Genç İş Adamları Derneği (EGİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Seda Kaya’nın, Ege Sanayiciler ve İşadamları Derneği (ESİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Güçlü’nün ve İzmir Sanayici ve İş Adamlar Derneği (İZSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Küçükkurt’un projeyi destekleyen konuşmaları da bunun en güçlü ve güzel kanıtıdır.

1363332699

Şimdi bu durumda İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’na, danışmanlarına ve bürokratlarına; özellikle de Cumhuriyet Halk Partisi’nin tüm il ve ilçe yöneticilerine şu sormak gerekir:

1) Siyasi anlayışınıza, parti programınıza, devlet terbiyenize ve etik değerlerinize göre İzmir’deki sivil toplumdan anladığınız şey, sadece bir avuç iş ve sermaye çevresinin kurduğu EGİAD, ESİAD, İZSİAD gibi dernek ve vakıflarla mı sınırlıdır?

2) Bunun dışında kalan binlerce üyeye sahip sivil toplum kuruluşlarının, meslek odalarının bu konularda hiç mi söz hakkı olmayacaktır?

3) Bu tür tüm kenti ilgilendiren büyük ve önemli projelerin, çoğunluğu iş ve sermaye çevrelerinden kurduğu İzmir Ekonomik Kalkınma ve Koordinasyon Kurulu (İEKKK) gibi gayri resmi kurul ve örgütler yerine partinizin isminde de geçen halkla; yani İzmir halkıyla, onun örgütleriyle, İzmirli hemşerilerle de konuşulması, tartışılması gerekmemekte midir?

Buyurun, cevap sizin…

(*) İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ait Mayıs 2014 tarihli ‘İzmir Kültürpark Raporu‘, indirip okuyabilmeniz amacıyla ‘Kent Stratejileri Merkezi‘ isimli Facebook grubumuzun ‘Dosyalar‘ bölümüne eklenmiştir.

Devam Edecek…

İzmir Yerel Yönetişim Ağı – 2

Yazı dizimizin bugünkü bölümünde, ‘İzmir Yerel Yönetişim Ağı‘ adını verdiğimiz sistemin İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Konak Belediyesi dışındaki en önemli odak noktası olan ‘İzmir Ekonomik Kalkınma ve Koordinasyon Kurulu‘nu incelemeye devam edeceğiz.

Sivil toplum kuruluşları öncülüğünde yerelden bölgeye, bölgeden ulusala ve küresele doğru ilerleyen özgün bir yerel kalkınma modeli oluşturmak” amacıyla İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin girişimiyle ‘sivil bir platform’ olarak oluşturulan ‘İzmir Ekonomik Kalkınma ve Koordinasyon Kurulu‘ ilk toplantısını 6 Temmuz 2009 tarihinde yapmıştır.

Kurulun, “Yerel Ekonomik Kalkınma Kavramı, Gelişimi: Türkiye ve Dünya’dan Örnekler” başlığını taşıyan manifestosu, şu an Yaşar Üniversitesi öğretim üyesi olan Doç. Dr. Mehmet Ufuk Tutan tarafından yazılmış.

iekkk-018

Bu kurulun oluşum nedeni, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun 29 Mart 2009 tarihli yerel seçimler öncesinde hazırladığı seçim bildirgesinde şu ifadelerle yer alıyor:

Kentte ekonomik gelişmenin başarıları ve sorunlarıyla birlikte ele alınarak değerlendirileceği, ilgili tüm kişi, kurum ve kuruluşların katılacağı bir Ekonomik Kalkınma Koordinasyon Kurulu oluşturularak, kent ekonomisi daha rasyonel biçimde planlanacak; ekonomik gelişme ve kalkınma sürekli izlenerek gerektiği anda ilgili kuruluşlarla birlikte gereken müdahalenin yapılması sağlanacak.

Ekonomik Kalkınma Koordinasyon Kurulu

Katılımcı demokrasi ve yönetişim anlayışının bir ürünü olan İzmir Ekonomik Kalkınma Koordinasyon Kurulu, İzmir’in ekonomik gelişmesini İzmir için elele vererek sağlamayı amaçlayan bir oluşumdur. Kentin ekonomisinde belirleyici rol oynayacak kurum ve kuruluşların temsilcilerinin üyesi olduğu bu yapı, İzmir’in ekonomik kalkınmasıyla ile ilgili konuların konuşulup, tartışıldığı ve çözüm arandığı bir demokratik platformdur. İzmir’in kalkınmasında öncü rol oynayacak yatırımcılarını, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerini bir araya getiren İzmir Ekonomik Kalkınma Koordinasyon Kurulu, İzmir’in yarınlarına yön verecek; ortak akıl üreterek, İzmir için gerekli olan birlik olma duygusunu harekete geçirecek; kentteki ekonomik gelişmelerin ve yapılması gereken projelerin belli bir platformda tartışılarak hayata geçirilmesine katkı sağlayacaktır. Kurul, sadece değerlendirme ve tartışmayla sınırlı kalmayacak, sorunların çözümü için kamuoyunu bilgilendirecek, çeşitli eylemlilikler örgütleyerek uygulamaya dönük adımlar atacaktır.

İEKKK ilk kurulduğu tarihlerde yaklaşık 50 üyeye sahipken bugün toplam 124 üyesi bulunmakta… 

İlk kurucuları arasında İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu dışında Uğur Yüce, Murat Barkan, Atilla Sezgin, Cihan Türsen, İlknur Denizli, Kemal Çolakoğlu, Yılmaz Temizocak, Alp Timur ve Işınsu Kestelli gibi iş adamları, milletvekilleri ve akademisyenler var.

Kurul, ilk toplantısından bu yana seçim dönemleri ve yaz ayları haricinde her ay toplanıyor ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, istisnasız her toplantıda hazır bulunuyor. Kurul’un bugüne kadar yaptığı toplantıların sayısı, 2016 Kasım ayında yaptığı son toplantı ile 64’ü bulmuş durumda. 2016 yılının son toplantısı olan 65. toplantıyı ise önümüzdeki günlerde yapması bekleniyor.

İzmir Büyükşehir Belediyesi AB ve Dış İlişkiler Şube Müdürlüğü Kalkınma Ajansı Proje ve AB İlişkileri Ofisi, ‘İzmir Ekonomik Kalkınma ve Koordinasyon Kurulu‘nun kurumsallaşmasına katkıda bulunmak, toplantı gündemi ve organizasyonu ile iletişim konularında çalışmak üzere ‘İEKKK Sekretaryası’ olarak görevlendirilmiş. Ayrıca kurulun görünürlüğünü sağlamak amacıyla logo, slogan, görsel materyaller ve web sayfası (www.iekkk.org) hazırlanmış.

İzmir Ekonomik Kalkınma ve Koordinasyon Kurulu‘nun 8 madde ve 1 geçici maddeden oluşan ‘İzmir Ekonomik Kalkınma Koordinasyon Kurulu Çalışma Esasları” başlığını taşıyan bir yönergesi var.

iekkk-014

Bu yönergeye göre, tüm üyelerin bir araya geldiği bileşimlere ‘genel kurul’ adını veriyorlar ve kendi aralarında çalışma grupları oluşturarak çalışıyorlar. Bütün genel kurullar, üyeler tarafından seçilen ‘toplantı yöneticisi‘ tarafından yönetiliyor. Bugüne kadar toplantı yöneticiliğini sırasıyla Öner Akgerman, Tufan Ünal, Yılmaz Temizocak, Şerife İnci Eren, İdil Yiğitbaşı, Atilla Sezgin, Mehmet Tiryaki ve Betül Emasoğlu yapmış…

Sözkonusu yönerge uyarınca 2009 yılından bu yana oluşturulan çalışma grupları (komiteleri), adları zaman zaman değişse ya da birbirleriyle birleştirilmiş olsalar da şu şekilde sıralanabilir:

Ege Medeniyetleri Müzesi Komitesi, Gediz Havzası, Çevre ve Büyük Körfez Projesi Komitesi, İzmir Limanı Komitesi, İzmir Kent Değerlerini Koruma ve Geliştirme Komitesi, Kent-Kamu Kurumları İlişkileri Komitesi, Kentsel Dönüşüm Komitesi, İzmir Turizm Komitesi, Sağlık Turizmi Komitesi, Tarım Politikaları Komitesi, Uluslararası Nitelikte Kongre Merkezleri Komitesi.

İzmir Ekonomik Kalkınma ve Koordinasyon Kurulu‘nun üyelerini incelediğimizde de çok ilginç sonuçlara ulaşıyoruz. Kurul’a ait web sayfasında yer alan son bilgilere göre üyesi sayısı toplam 124’dür. Üyeleri kendi içlerinde gruplandırmaya kalktığımızda ise;

+ Tüm üyelerin % 2,41’ini oluşturan 3 üyenin; biri belediye başkanı, biri meclis üyesi, diğeri de kültür ve sanat danışmanı olmak üzere İzmir Büyükşehir Belediyesi‘ne ait olduğu;

+ Tüm üyelerin % 1,61’ini oluşturan 2 üyenin; biri genel sekreter diğeri kalkınma kurulu başkanı olmak üzere İzmir Kalkınma Ajansı‘nda ait olduğu;

+ Tüm üyelerin % 4,82’sini oluşturan 6 üyenin; 3’ü halen müdürlük görevinde bulunan, 3’ü de daha önce müdürlük görevinde bulunmuş olan İzmir Devlet Opera ve Balesi, İzmir Devlet Tiyatrosu ve İzmir Devlet Senfoni Orkestrası müdürleri olduğu;

+ Tüm üyelerin % 32,25’ini oluşturan 40 üyenin; İzmir’de faaliyette bulunan holding ve şirketlerin ortakları ya da yöneticisi olduğu;

+ Tüm üyelerin % 0,80’ini oluşturan 1 üyenin; organize sanayi bölgesi yöneticisi olduğu;

+ Tüm üyelerin % 8,87’sini oluşturan 11 üyenin; 6’sı rektör, 5’i eski rektör ya da rektör yardımcısı olarak üniversitelere ait olduğu;

+ Tüm üyelerin % 16,93’ünü oluşturan 21 üyenin; İZTO, EBSO, DTO gibi iş dünyasıyla ilgili meslek odalarının yeni ve eski yöneticilerinden oluştuğu;

+ Tüm üyelerin % 7,25’ini oluşturan 9 üyenin; spor kulüplerinin eski ve yeni başkanlarından oluştuğu;

+ Tüm üyelerin % 17,74’ünü oluşturan 22 üyenin; çoğu iş adamlarıyla sermayedarlarının kurduğu dernek ve vakıfların yöneticisi olduğu;

+ Tüm üyelerin % 2,41’ini oluşturan 3 üyenin; sendika konfederasyonlarının yeni ve eski temsilcilerinden olduğu;

+ Tüm üyelerin % 4,03’ünü oluşturan 5 üyenin; kooperatiflerin yeni ve eski yöneticilerinden olduğu;

+ Tüm üyelerin % 0,80’ini oluşturan 1 üyenin de İzmir Ekonomik Kalkınma ve Koordinasyon Kurulu bünyesindeki çalışma gruplarından geldiği görülecektir.

Üyelerin geldiği kesimler itibariyle dağılımını gösteren bu rakamlardan da anlaşılacağı üzere, ‘İzmir Ekonomik Kalkınma ve Koordinasyon Kurulu’, kuruluş amaçlarının dışında kalacak şekilde, bir ‘patronlar kulübü‘ kimliğini taşımaktadır. Üyeleri arasında birkaç tane sendika ve TMMOB temsilcisi ile spor kulübü yöneticisi bulunmakla birlikte bugüne kadar seçilen toplantı yöneticilerinin kimliğinden de anlaşılacağı üzere sermaye sahiplerinin yönetim ve egemenliği altındadır.

İzmir Ekonomik Kalkınma ve Koordinasyon Kurulu‘na 2016 yılı Aralık ayı itibariyle üye olanları gösteren liste, ‘Kent Stratejileri Merkezi’ isimli Facebook grubumuzun ‘Dosyalar’ bölümüne eklenmiştir.

Bu üyelerin kimlikleriyle temsil ettikleri kurum, kuruluş, holding ve şirketlere baktığımızda, son dönemlerde holding ve şirketlerine kayyum atanması nedeniyle tutuklanan; hatta TARKEM A.Ş. gibi çok ortaklı bir şirketteki % 0,80 oranındaki hissesi nedeniyle TARKEM A.Ş. isimli şirketin kayyuma devredilmesine neden olan bazı iş adamlarının bu kurula da üye oldukları görülecektir. Ayrıca İEKKK’nun kurucularından olan Uğur Yüce‘nin bu kurulda TARKEM A.Ş. temsilcisi olarak yer aldığı da fark edilecektir.

Ayrıca kuruluş bildirisinde, “İzmir’in kalkınmasında öncü rol oynayacak yatırımcılarını, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerini bir araya getiren İzmir Ekonomik Kalkınma Koordinasyon Kurulu, İzmir’in yarınlarına yön verecek; ortak akıl üreterek, İzmir için gerekli olan birlik olma duygusunu harekete geçirecek; kentteki ekonomik gelişmelerin ve yapılması gereken projelerin belli bir platformda tartışılarak hayata geçirilmesine katkı sağlayacaktır.” denilmiş olmasına karşın; bu kurula katılan tüm sivil toplum kuruluşları İzmirli sermayedarların, yatırımcıların, rantiyelerin ve kendine ‘iş adamı’ diyenlerin kurdukları, yönetiminde bulundukları dernekler, federasyonlar ve vakıflardır.

Bu nedenle İzmir’in kalkınması ile ilgili belirli bir kesimin bu kurulda fazlasıyla ağırlıkta olduğu, kalkınmanın tüm aktörleri arasında adil bir dengenin sağlanamadığı bir oluşumdur. O nedenle de demokratik ve temsili bir yapıya sahip olmadığı rahatlıkla söylenebilir.

Ağırlıklı olarak yatırımcıları, sermayedarları, iş adamlarını ve rantiyeyi bir araya getiren bu kurul, ne hikmetse Devletin sanatçısı olarak nitelenen opera, bale, tiyatro ve senfoni orkestrası sanatçıları dışındaki diğer kamu yönetici ve çalışanlarına itibar etmemekte, onların dışındaki devlet memurlarını bünyesine almamaktadır. 

Kurul üye yapısında karşımıza çıkan diğer bir önemli husus da; bazı üyeler temsil ettikleri kurumdan ayrılmış ya da temsilci sıfatını kaybetmiş olsalar bile onların üyeliğine ‘bir önceki dönem üyesi’ sıfatıyla devam edilmesidir. Bu durum şu an itibariyle kurul üyelerinin % 11,29 (14 üye) gibi önemli bir orana ulaşmış durumdadır.

Üyeler arasında işçi ve emekçileri temsil eden sendika, konfederasyon ve TMMOB temsilcileri bile, kuruluşundan ancak 4 yıl sonra; yani 2013 yılında üye olarak kabul edilmişlerdir. Bu tercihte de, sermaye kesimi dışında kalan işçi ve emekçi kesimlere yer verip görünürde bir denge sağlama kaygısının bir süre sonra hissedilmiş olduğu söylenebilir. Ancak bu durum akla geç gelen ve karşı tarafından müthiş ağırlığı karşısında her zaman için cılız kalan bir katılım özelliğini korumuştur.

iekkk-002

İzmir Ekonomik Kalkınma ve Koordinasyon Kurulu’ (İEKKK) böylesi sakat, yetersiz ve yanlış bir yapılanmaya sahip olmasına karşın, kentle ilgili her önemli ve büyük projenin ilk ele alındığı, tartışılıp bunlar üzerinde konsensus sağlandığı, bu projelerin buradan kaynaklanan talepler doğrultusunda yeniden şekillendirildiği gayriresmi bir platform olmuştur.

Nitekim, Bilgi Edinme Kanunu uyarınca ‘İzmir Ekonomik Kalkınma ve Koordinasyon Kurulu‘na kurulduğu günden bu yana kimlerin üye olduğu, kimlerin üyelikten ayrıldığı, bu kurulda hangi kararların alındığı ile ilgili olarak 2016 yılında yaptığımız bir başvuru, Kurul’un resmi olmayışı gerekçe gösterilerek cevaplanmamış, böylelikle bu kurulun çalışmalarının şeffaf olmadığı kanıtlanmıştır.

İzmir Ekonomik Kalkınma ve Koordinasyon Kurulu’nun 2009 yılından bu yana görüştüğü belli başlı konu, yatırım ve projeler şu şekilde sıralanabilir:

  • Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsası’nın İzmir’de Kalması,
  • İzmir-İstanbul Otoyol Yapımının Çift Taraflı Başlaması,
  • İzmir’e Ege Medeniyetleri Müzesi Yapılması,
  • Gediz Havzası’na Kirlilik Akışını Engelleyecek Projelerin Başlaması,
  • Sağlık Turizminin Geliştirilmesi
  • İzmir Opera Binası,
  • Yeni Stat Alanı,
  • İzmir Kültür Çalıştayı ve Akdeniz Akademisi,
  • İzmir Teknoloji Geliştirme Bölgesi,
  • Tarım Politikaları,
  • İzmir Kentsel Pazarlama Stratejik Planı,
  • Uluslararası Nitelikte Kongre Merkezi,
  • Gaziemir Yeni Fuar Kompleksi,
  • Çeşme Yarımadası’nın Enerji Nakil Hatları ve Trafo Merkezleri,
  • EXPO 2020 Adaylığı,
  • 7. Avrupa Acil Tıp Kongresi’ne İzmir’in Ev Sahipliği Yapması,
  • İzmir Limanı ve Büyük Körfez Projesi,
  • İzmir İçin Öncelikli Bölgelerin Planlanması Konusundaki Çalışmalar,
  • İzmir Algı Araştırması,
  • İzmir’in Kent Değerlerini Önceliklendirme Çalışması,
  • Uluslararası Rekabet Araştırmaları Kurumu İller Arası Rekabetçilik Endeksi 2009-2010 Raporu,
  • İzmir Alışveriş Günleri’nin Düzenlenmesi,
  • İzmir Katı Atık Değerlendirme Tesisi’nin Tanıtımı,
  • İzmir Büyük Yaya Yolu’ Projesi,
  • İzmir Sokak Müzisyenleri’ Projesi,
  • Kemeraltı Çarşısı: Ekonomi, Rekabet ve Bağımlılık Yönünden İnceleme,
  • Kemeraltı-Kadifekale-Agora Aksında Yapılan Koruma Çalışmaları ve TARKEM,
  • Kentsel Dönüşüm ve İzmir,
  • İzmirliler’in Denizle İlişkisini Güçlendirmekte Uygulanacak Tasarım Stratejisi Planı’
  • Eğitim Göstergeleri Türkiye-İzmir’,
  • İzmir İl Genelinde Kültür ve Turizm Bakanlığı Tarafından Yürütülen Planlama Çalışmaları,
  • KOBİ’ler İçin Gönüllü Uzman Danışmanlık’ Projesi,
  • İller Arası Rekabet Endeksi 2011′ Çalışması İle İlgili Anket Uygulanması,
  • Küçük Menderes Bölgesi’nde Tarım ve Hayvancılık’ Sunumu,
  • Bisiklet Kenti İzmir’ Projesi,
  • İzmir’e İz Bırak’ Projesinin Sunumu,
  • Yeni Kültürpark Projesi’.

Devam Edecek…