Ali Rıza Avcan
Geçtiğimiz hafta kaleme aldığım yazıda İzmirli yazar, gazeteci ve siyaset insanı Bezmi Nusret Kaygusuz ile eşi Devlet Kaygusuz‘un, 2024 yılında yaptığım iki ayrı denemede başarısız olup 2026 yılında Dr. Metin Özer‘in yardımıyla Kokluca Mezarlığı‘nda bulduğum mezarlarından hareketle hem Kokluca Mezarlığı‘nın içler acısı hâl-i perişanını, hem de bu tür mezarlıklar hakkındaki gözlemlerimi sıralayarak İzmir Büyükşehir Belediyesi‘nce yürütülen mezarlık hizmetlerinin hukuki alt yapısını irdelemiş ve uygulamadan kaynaklanan sorunları bir sonraki yazıda ele alacağımı belirtmiştim.

2000-2015 döneminde Karayolları 2. Bölge Müdürlüğü‘nde teknisyen olarak çalıştıktan sonra istifa ederek 2015 seçimlerinde CHP milletvekili adayı, 2019 ve 2024 yerel seçimlerinde de yine aynı partiden Menemen belediye başkan aday adayı olmakla birlikte partisince aday gösterilmemesi nedeniyle önce İzmir Büyükşehir Belediyesi Gediz Şube Müdürü, daha sonra Mezarlıklar Dairesi Başkanı olarak görevlendirilen, buna ilave olarak 1 Ocak 2025 tarihinde ikinci görev olarak Tarım Dairesi Başkanlığı‘na atanan ve bütün bu görevlendirmelerin ödülü olarak önümüzdeki yıllarda yapılacak seçimlere katılması da kuvvetle muhtemel Ali Kemal Elitaş‘a bağlı olarak faaliyet gösteren üç şube müdürlüğünün (Mezarlıklar Defin, Bakım ve Onarım Hizmetleri Şube Müdürlüğü, Mezarlıklar Destek Hizmetleri Şube Müdürlüğü ve Mezarlıklar Plan ve Yapım Şube Müdürlüğü) 2025-2029 dönemi itibariyle politika, öncelik, strateji, amaç, hedef ve faaliyetlerini gösteren İzmir Büyükşehir Belediyesi Stratejik Planı‘na göre;
Gün geçtikçe artan yaşlılık oranı ve iç göç nedeniyle büyük bir yeni mezarlık alanları bulma sorunu ile karşı karşıya kalan İzmir‘de, Emlak ve İstimlak Dairesi Başkanlığı‘nın verdiği bilgiye göre toplam 1.880 adet mezarlık (1) olmasına karşın, bu mezarlıkların isim ve özellikleriyle kullanım durum ve kapasitelerini gösteren belediye kaynaklı resmi bir bilgiye ulaşmak -ne yazık ki- mümkün olmamaktadır.
I- Birisi yalan söylüyor: Toplam mezarlık sayısı 1.047 mi, 1.880 mi; yoksa. 2.019 mu?
İzmir Büyükşehir Belediyesi‘nin 2025-2029 dönemi stratejik planında yazılı bilgilere göre 2024 yılı sonu itibariyle belediye 1.880 adet mezarlığın mülkiyetine sahip olmakla birlikte (1); aşağı yukarı bir yıl sonra; yani, 29 Aralık 2025 tarihinde yayınlanan bir belediye haberinde (2) bu sayının 139 fazlasıyla 2.109 olarak belirtilmesi nedeniyle 2024 ile 2025 arasındaki bir yıllık bir süre içinde mevcut mezarlık sayısının nasıl olup da birden 139 adet artarak 2.109’a ulaştığı izaha muhtaç bir konudur. Aksi takdirde mezarlık hizmetlerini yürüten Mezarlıklar Dairesi Başkanlığı‘nın başka bir belediye birimi olan Emlak ve İstimlak Dairesi Başkanlığı‘nca 2024 yılı sonunda belirtilen sayının dışında kalan bir kısım mezarlığı mülkiyetine sahip olmadan fiili olarak kullandığı sonucuna ulaşırız ki, bu da İzmir gibi bir kentte karşılaşmayı hiç istemediğimiz bir işgal durumu ile karşı karşıya olduğumuzu gösterir.
Ayrıca İzmir Büyükşehir Belediyesi mezarlık hizmetleriyle ilgili tüm verilere yer verilmesi gereken açıkveri portalında (3), İstanbul ve Ankara belediyelerine ait açık veri portallarının aksine belediye mülkiyetinde olan ya da belediyece ölü gömme hizmetlerinde kullanılan mezarlıklar ve mezarlık hizmetleriyle ilgili herhangi bir veriye yer verilmediği, böylelikle, belediyenin yürüttüğü mezarlık hizmetleri konusunda resmi belgelere yansıyan ya da basına servis edilen yalan yanlış bilgiler dışında doğru bir bilgiye ulaşmanın mümkün olmadığı görülmektedir.
Bunun dışında İzmir Büyükşehir Belediyesi‘ne ait 2023, 2024, 2025 ve 2026 yılları bütçe eklerindeki mezarlık tarifeleri ile 2024 ve 2025 yıllarına ait faaliyet raporlarında gerçekleştirilen mezarlık hizmetleriyle ilgili çok az bilgiye ulaşabildim.
İnternette tesadüfen bulduğum ve İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin CBS (Coğrafi Bilgi Sistemi) web servislerinden biri olan “Mezarlık Bilgi Sistemi Mobil” servisine ait olduğu anlaşılan bir linkte ise ilçeler itibariyle listelenen toplam 1.047 mezarlığın isimleri hakkında bilgi sahibi olabildim (4) ve ardından da bu bilgileri kullanarak bu mezarlıkların sayısıyla temel inanç sistemleri arasındaki dağılımını ilçelere göre gösteren “İzmir Mezarlıkları Listesi” ile bu listeyi dikkate alarak düzenlediğim “İzmir Mezarlıkları” isimli tabloyu hazırladım.

Yazıya eklediğim bu liste ve tabloların incelenmesinden de anlaşılacağı üzere; toplam sayısının 2.109 mı yoksa 1.880 mi ya da 1.047 mi olduğunu bilemediğimiz mezarlıkların çoğunu Müslüman mezarlıkları oluşturmakta olup; geriye kalan 5 Hıristiyan ve 2 Musevi mezarlığı Bayraklı, Bornova, Buca ve Karabağlar gibi tarihi ilçelerde yer almakta ve Cumhuriyet öncesinde var olduğunu bildiğimiz diğer Müslüman, Ermeni, Rum, Hıristiyan ve Musevi mezarlıklarının (Sulu mezar, Maşatlık, Damlacık, Sinan Dede, Eşrefpaşa, Kanlı Dere, Paşa, Ulu Mezarlık vb.), Cumhuriyet döneminin ilk yıllarında okul, yol ve park yapmak gibi gerekçelerle yok edildiği anlaşılmaktadır. Tümüyle yok edilen Ermeni mezarlıkları konusundaki tek istisna ise Ödemiş Birgi‘de koruma altına alınan küçük Ermeni mezarlığıdır.
İzmir Büyükşehir Belediyesi‘nin 25 Aralık 2025 tarihli haberinde (2) İzmir‘deki mezarlıkların toplam 23 milyon metrekarelik bir alanı kapladığı belirtildiğinden bu alanın 11 milyar 906 milyon 850 bin metrekare büyüklüğündeki İzmir il alanının % 0,20’sine tekabül ettiği bilinmelidir. Ancak belediyece dile getirilen bu alan büyüklüğünün, sayısı 1.880 veya 1.047 ya da 2.109 olarak dile getirilen mezarlıkların hangisine tekabül ettiğini bilmediğimiz için kendilerini başarılı göstermek amacıyla verilerle kolaylıkla oynayan bir belediye yönetiminin verdiği bu bilgiye de güvenmemiz doğru olmayacaktır.
II- 2025 Yılında kullanılan mezarlıklar ve defin işlemleri
Toplam sayısı belediyenin verdiği bir bilgiye göre 2.109, başka bir bilgiye göre 1.880 olan mezarlıklardan hangilerinin dolu, hangilerinin boş olup günümüz itibariyle defne açık olduğu bilinmemekle birlikte; İzmir Büyükşehir Belediyesi‘nin 2025 yılı faaliyet raporunda yer alan aşağıdaki tabloda yazılı verilerden anlaşıldığı üzere, 2025 yılında defne açık olan 1.007 mezarlığa 30 ilçe itibariyle toplam 30.062 ölü defnedilmiş olup 24 ilçedeki 1.036 defin katlı mezara, 30 ilçedeki 9.387 definde de “üstü gömü” şekli uygulanmıştır.

III- Kapasitesini doldurmuş tek hayvan mezarlığı….
İnsan ölülerinin gömüldüğü mezarlıklar dışında 2016 yılında açılan Menemen, Seyrek‘teki 4.000 kapasiteli bir hayvan mezarlığı kapasitesini çoktan doldurmuş olup İnternet’teki Ekşi Sözlük portalinde yazılı olan yorumlarda tesis yetkililerine teslim edilen hayvan cesetlerinin topluca bilinmeyen bir yere gömüldüğü ifade edilmektedir.(5)
IV- Kremasyon yani ölü yakma…
1930 tarih, 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu‘nun 224, 225 ve 226. maddelerine göre Türkiye‘de isteyen şahısların öldükten sonra “Kremasyon” adı verilen bir işlemle yakılması ve bunun için de kanunun “ihrak (yakma) fırını” olarak tanımladığı tesislerin belediyelerin talebi ve Sağlık Bakanlığı‘nın izni vermesi suretiyle yapılması mümkün olduğu halde cesedini yaktırmak isteyenlerin kullanabileceği ölü yakma tesisleri 1930 yılından bu yana ülkenin genelinde hayata geçirilmediği gibi İzmir‘de de yapılmamıştır. Bugün bu tür talepler olduğu takdirde ceset birtakım şirketler tarafından yurt dışına çıkarılarak kremasyona izin veren yabancı ülkelerde yapılmaktadır.
V- Hukuki altyapıdaki sorunlar
Ülkemizde mezarlıkların yapımını ve işletilmesini düzenlemek üzere TBMM tarafından kabul edilmiş iki kanun, bakanlar kurulunca kabul edilmiş bir tüzük ve yine bakanlar kurulunca kabul edilmiş bir adet yönetmelik olmasına; ayrıca bu mevzuat düzenlemelerine göre belediyelerce düzenlenmiş yönetmelikler düzenlenip uygulanmakla birlikte 2010 tarihli “Mezarlık Yerlerinin İnşaası ile Cenaze Nakil ve Defin İşlemleri Hakkında Yönetmelik” ile belediyelerin yönetmeliklerinde 1930 tarih, 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ile 1931 tarihli “Mezarlıklar Hakkında Nizamname“ye aykırı hükümlere yer verildiği görülmüştür.
1930 tarihi Belediye Mezarlıkları Nizamnamesi‘nin ikinci sınıf mezarları düzenleyen 20. maddesinin (b) fıkrasında bu konuda temel inanç sistemlerine göre herhangi bir ayrım yapılmaksızın her bir ölü için 3m X 1,50m = 4,50 m2 boyutlarında mezarlık yapılmasını öngörüp bu rakamların bakanlar kurulu, bakanlıklar ya da belediyeler tarafından değiştirilebileceğine dair ilişkin bir hükme yer verilmediği halde gerek Bakanlar Kurulu‘nca 2010 yılında kabul edilen yönetmelikle İzmir ve İstanbul büyükşehir belediyelerine ait yönetmeliklerde bu boyutların çok altında kalan rakamlara yer verilmesi; ayrıca İstanbul Büyükşehir Belediyesi‘ne ait yönetmelikte tüm mezar yerlerinin boyutu 1,20m X 2,20m = 2,64m2 olarak belirlendiği halde ekalliyet (azınlık) mezarlıklarında bu boyutların TC vatandaşı olanlar arasında ayrımcılık yapmak suretiyle 1m X 2m = 2 m2 olarak belirlenmesi yapılan hukuksuzlukların en iyi örnekleridir.
VI- Mezarlıkların Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS)’ne kaydedilmesi….
Kent içindeki mezarlıkların ve o mezarlıklar içindeki mezarların online haritalara işlenmesi, mezarlığa ulaşımın haritalanması ve mezarların halihazır haliyle fotoğraflanması suretiyle daha iyi yönetilmesini hedefleyen çağdaş sistemler ne yazık ki İzmir‘de tam anlamıyla uygulanmamaktadır.
Nitekim bu yetersizliğin en iyi örneğini belediyenin resmi belgeleri ortaya koymaktadır. İzmir Büyükşehir Belediyesi‘ne ait 2025 yılı Faaliyet Raporu‘nda yıl sonu itibariyle 126 mezarlığın coğrafi mezarlık sistemine kaydedildiği belirtilmekle birlikte; (6) 7 Temmuz 2026 tarihinde yaptığım tespite göre İzmir’deki belediye mülkiyetindeki 1.880 mezardan sadece 106’sının; yani, % 5,64’ünün 2013 yılında kurulan İzmir Mezarlık Bilgi Sistemi‘ne dahil edildiği, 13 yıldır CBS‘ne kaydı yapılmayan diğer mezarlıklar konusunda ise bilgi sahibi olmanın mümkün olmadığı görülmektedir.
VII- Nüfus ve mezarlık projeksiyonlarının yapılması gerekliliği…
Bir kentteki mezarlık hizmetlerinin daha iyi, yeterli, sağlıklı ve etkin hale getirilebilmesi amacıyla o kentin ölüm ve doğum istatistikleriyle yurtiçi ve dışı göç verilerinin; ayrıca, bu verilerin kullanılması suretiyle hazırlanacak geleceğe yönelik nüfus projeksiyonlarının dikkate alınması, mezarlık hizmetleriyle ilgili politika ve öncelikler, amaç, hedef, strateji ve faaliyetlerin yöneticilerin sürelerini aşıp kurumsallaşabilmesi için sürdürülebilirliği sağlayan plan ve programların hazırlanması gerekir.
Oysa İzmir Büyükşehir Belediyesi‘nin mezarlık hizmetlerini ele alan araştırmamız kapsamında hiçbir resmi belediye belgesinde bu tür çalışmaların yapılarak “şeffaflık ilkesi” uyarınca kamuoyu ile paylaşıldığına dair herhangi bir bilgiye rastlanmamıştır.
VIII- İzmir’deki mezar ücretleri Ankara ve İstanbul’dan daha pahalı…
İzmir Büyükşehir Belediyesi‘nin 2023, 2024, 2025 ve 2026 yıllarına ait mezarlık tarifesini İstanbul ve Ankara‘nın aynı yıllarına ait tarifeleri ile karşılaştığımıza karşımıza gelir ortalaması İstanbul ve Ankara‘ya göre daha düşük olan İzmirliler için oldukça pahalı bir tarife çıkar. Hem gerçekleştirilen tüm mezarlık hizmetleri için yüksek rakamların belirlenmesi hem de bu rakamların her yıl büyük oranlarda arttırılması nedeniyle Ankara, İstanbul ve İzmir arasındaki en pahalı mezar yerinin İzmir‘de olduğunu söyleyebiliriz.
Ayrıca İzmir tarifesine ek olarak İstanbul tarifesinde de bir film stüdyosuna dönüştürülen mezarlıklarda çekilen filmler için ayrı bir ücret tarifesinin düzenlendiği, filmlerde rol alan imamlar, şoförler, cenaze araçları ve benzerleri için ücret alındığı görülmektedir.

2023-2026 döneminde hazırlanan dört ayrı ücret tarifesindeki yıllık artış oranlarının Ankara‘da 2024 yılında % 41,27, 2025 yılında % 175,72, 2026 yılında % 41,27, İstanbul‘da 2024 yılında % 54,04, 2025 yılında % 65,11, 2026 yılında % 112,99 olmasına karşın İzmir‘de 2024 yılında % 98,19, 2025 yılında % 124,78, 2026’da da % 96,35 düzeyinde gerçekleşmiş olması örnektir.
Bu şekilde her yıl daha pahalı tarifeler hazırlanmasının nedeni, 2025-2029 dönemi İzmir Büyükşehir Belediyesi Stratejik Planı‘nın hazırlığı için düzenlenen PESTLE Analizi‘nde “yeni mezarlık alanlarının oluşturulmasında yaşanan bürokratik izin sıkıntısı ve bunun il genelinde yarattığı mezarlık alanı eksikliği” şeklinde tanımlanan tehdidin karşılanması için dile getirilen “Yaşanan sıkıntıların kamuoyunca bilinirliğinin arttırılması, defin, aile kabri vb. ücretlerin kademeli olarak yükseltilmesiyle elde edilen gelirlerin yeni mezarlık alanlarının oluşturulmasında kamulaştırma alternatiflerine katkı sağlaması” ifadesiyle ortaya konulduğu, İzmir Büyükşehir Belediyesi‘nin bu amaçla ve bu kafa yapısıyla her yıl neredeyse ülkedeki pahalılıktan daha fazla, ekteki mezarlık tarifesinin incelenmesinden anlaşılacağı üzere % 300’lere, % 400’lere varan artış oranlarında “daha da pahalı” mezarlık tarifeleri hazırladığı söylenebilir.
Oysa İzmir‘de yüksek rakamlarla ücretlendirilen birçok hizmet Ankara ve İstanbul‘da ücretsiz sağlanmakta, 5393 sayılı Belediye Kanunu kentin farklı sosyo-ekonomik düzeylerindeki bölgeleri için farklı tarife bedellerini içeren tarifeler hazırlanmasına izin verirken ve bu uygulama Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından Ankara‘da hayata geçirilirken İzmir‘de, kentin farklı bölgelerinde, özellikle ulaşılması hayli zor olan mezarlıklarında bile aynı yüksek rakamlarla hizmet verilmesine devam edilmektedir.
İşte bu nedenle, İzmir Büyükşehir Belediyesi‘nin sosyal belediyecilik yapmak yerine adeta bir emlak komisyoncusu gibi arsa ve arazi değerlerini dikkate alarak tarife hazırladığı söylenebilir.
Bu konuda ortaya çıkabilecek itirazları ortadan kaldırmak amacıyla 2023, 2024 ve 2025 yıllarında her üç büyük kentte uygulanan mezarlık tarifeleriyle bu tarifelerdeki makul ve astronomik artış oranlarını gösteren tabloları incelemeniz dileğiyle yazıma ekledim. İsteyen ya da itiraz etmek isteyen herkes bu tarifeleri inceleyerek bilgi sahibi olabilir ya da itirazının geçerli olmadığını fark eder.
IX- Mezarlık bakım hizmetlerinin hukuk dışı bir şekilde özelleştirilmesi…
Mezarlıklardaki mezar bakımlarının mezar yeri sahipleri ya da onların varisleri tarafından yapılmasını beklemekle birlikte tek tek her mezarda tapuya kaydedilen bir mülkiyet hakkının bulunmadığını dikkate aldığımızda bu işin bir yandan da o mezarlığın yönetimi konusunda görevli, sorumlu ve yetkili belediyeler tarafından yapılması gerektiğine inanırım. O nedenle belediyelerin mezarlık duvarı, mezarlık yolları ve ağaçlandırma çalışmaları kadar her bir mezarın bakım, temizlik ve onarımından da sorumlu olduğunu, bu durumu yasal olarak engelleyen bir durum olmadığını ve bunu gerçekleştirmeleri gerektiğini düşünürüm.
Oysa bugün, başta İstanbul Büyükşehir Belediyesi‘nin mevzuata aykırı Cenaze ve Defin Hizmetleri Yönetmeliği olmak üzere yönetmelikler konulan hükümlere göre belediyeden çalışma izni almak koşuluyla mezarlıklarda resmi olarak çalıştırılan “mezar bakıcıları” ya da benim İzmir’in Kokluca Mezarlığı’nda bizzat görüp tanık olduğum kadarıyla İstanbul’daki gibi bir düzenlemeye başvurulmaksızın birtakım şahısların “mezar bakıcısı” olarak çalıştırıldığını görüyoruz. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sessiz ya da pasif kalması nedeniyle Kokluca‘da görüp tanık olduğum bu hukuksuz istihdam olayında, yakınlarına ait mezarların her daim bakımlı ve temiz kalmasını; hatta yeşillendirilmesini isteyen bazı yurttaşlar, mezarlık içinde dolaşan ve kendilerini mezarlardan sorumlu gören bu tür insanlara her ay belirli bir parayı; örneğin 1.000, 2.000 ve hatta 3.000 lirayı ödeyerek vergisiz, makbuzsuz bir şekilde hizmet alıyorlar. Bakım işleminin 10, 20 ve hatta daha fazla mezar için yapıldığını düşündüğümüzde mezarlıkları yönetmekle görevli belediyelerin bu tür insanlara kolayına yeni bir işkolu ve yeni bir gelir kapısı yarattığını anlıyoruz. Hem de adeta belediyeye ait mezarlık bakım hizmetlerinin bu tür insanlara ihale edilmesini esas alan bir tür özelleştirme yöntemi ile…
Bu kazanç sahipleri bakımını ve temizliğini yaptıkları mezarların o vaziyette kalması için gerektiğinde diğer bakımlı mezarlardan malzeme çalıp, yeşillendirdikleri mezarları eşeleyen köpeklerin insanları ısırdığı iddiasıyla köpekleri belediye eliyle toplatıp yok etmeye çalışıyorlar. Böylelikle bir zamanlar dua etmek için ellerinde su bidonlarıyla dolaşan çocukların yasaklanması sonrasında aslında aynı işi yapan yetişkinler bu yeni yöntemle mezarlıkları parsellemiş oluyorlar.

X- Yeni gelenlere yer açmak için kaybettirilen mezarlar… Mezarlıklardaki yer kapma oyunu…
Mezarlıklar başlangıçta aynen kentlerde olduğu gibi kendine özgü bir imar planıyla düzenlenmiş olmasına karşın çoğu kez hatırlı, gönüllü tanıdıkların, arkadaşların ya da kentin zengin, itibarlı kişilerinin cenazelerini en iyi mezarlığa ve o mezarlığın da en görünür yerine defnetmek amacıyla mezarlıkta daha önce yapılmış yollar bozulmakta, mezarlar arasındaki mesafeler geçişi zorlaştıracak şekilde daraltılmakta; hatta yeni mezar yerleri açabilmek amacıyla mevcut mezarlar tahrip edilmektedir.
Nitekim İzmir Büyükşehir Belediyesi‘nin 14 Kasım 2013 tarih, 05.1311 sayılı meclis kararı ile kabul edilen yönetmeliğinin 5. maddesinin (i) fıkrasına göre 5 yıl boyunca inşası yapılmayan ya da kaybolan mezarlardan müdüriyetin sorumlu olmayacağı; yani mezarlık gömünün yapıldığı tarihten itibaren 5 yıl içinde beton dökülerek şekillendirilmediği takdirde müdüriyetin; yani, belediyenin sorumlu olmayacağı ifade edilerek aslında “ben bu işi yapamıyorum” demekten başka bir anlama gelmemektedir. Ayrıca, belediyeler tarafından yönetilip belediyelerin sorumluluğunda olan bir mezarlıkta o mezarlıktan sorumlu olan kamu otoritesinin “kaybolan mezarlardan” söz etmesi, soruyorum size ne anlama gelmektedir? O müdüriyetin yönetimi ya da işletimi altındaki bir mezarlıkta “kaybolan mezarlardan” söz etmek açıkçası “ben işimi iyi yapamadığım ya da işimi iyi niyetle yapmadığım için benim yönettiğim mezarlıkta mezarlar kaybolabilir” anlamına gelmektedir. Bu ifade açıkçası savcıların, o müdüriyetten sorumlu belediye başkanlarının ve İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişlerinin sorup sorgulayacağı bir suç itirafından başka bir şey değildir!
O nedenle söylemeliyim ki, bu anlayış çerçevesinde bir gün herkes bir yakınına ait mezarı bu suç kokan yaklaşım ve ifadeler nedeniyle kaybedebilir ve karşısında sorumlu olarak kimseyi bulamayabilir….

Ayrıca A. Buğra Tokmakoğlu‘nun Ege Telgraf Gazetesi‘nin 23 Mayıs 2012 tarihli nüshasında yayınlanan “Mezarlık fırsatçıları” başlıklı haberinde de anlatıldığı şekilde Kokluca Mezarlığı‘ndaki ada ve parsel kayıtlarının güncellenmesi sırasında bazı mezarların kaçak durumuna düşmesi nedeniyle bu kayıtların düzeltilebileceğini söyleyen dolandırıcıların ortaya çıkması mezarlıkların bu kötü durumu üzerinden suç işlemenin ne kadar kolay olduğunu göstermektedir. (7)
XI- Mezarlıkta ticaret yapmak…
Mezarlıklar içinde ticaret yapmak yasak olmasına rağmen Kokluca Mezarlığı‘na yaptığımız ziyaretlerde Hocazade Camiisi Kuran Kursu ile bağlantılı olduğunu düşündüğüm seyyar satıcıların cami yakınında konfeksiyon ürünleri sattığına tanık olmuştum. Kuran kursuna gelir temin etmek amacıyla yapılan bu satışların engellenmesi, ziyaretçilerin işportacıların vereceği rahatsızlıktan uzak tutulması, mezarlıklara bir ticarethane kimliği kazandırma çabasından uzaklaşılması doğru ve yerinde olacaktır.

XII- Mezarlıklardaki ölüler arasındaki sınıf mücadelesi
Kokluca Mezarlığı şu an itibariyle İzmir‘in en eski ve itibarlı mezarlıklarından biri olarak İzmir‘in VİP mezarlığı gibidir… Kokluca isimli bir Rum köyünün Rum Ortodoks mezarlığı iken 1930’lu yıllarda Müslümanların kullanımına açılmış olmakla birlikte neredeyse İzmir‘in Karacaahmet‘i ayarındadır… O nedenle Behçet Uz, Ekrem Akurgal, Sait Altınordu, Ayla Dikmen, İhsan Alyanak, Ayşe Mayda, Rakım Elkutlu, Süleyman Ferit Eczacıbaşı, Şeref Bakşık, Vahap Özaltay ve Şerif Remzi Reyent gibi İzmir‘in tanınmış ekabir isimleri bu mezarlıkta yatıp girişteki anayolun kenarındaki bakımlı ve ihtişamlı mezarlarından bizlere “Merhaba! beni görmeden geçme ve güçlü olduğum günleri hatırla!” dercesine bizleri karşılarlar. Yoksul, dar gelirli, kimsesizler ve emekliler ise mevzuat hazretlerinin emri gereğince mezarlığın görünmez köşelerine atılır ve mezarlık dolup gömüye kapatıldığında bile ilk hatırlı-gönüllü birinin ölümünde yerinden kaldırılarak yeni misafirini ağırlamaya hazır halleriyle adeta mezarlıklardaki sınıf ayrımının göstergesi olarak varlıklarını korurlar.
Çünkü toplumdaki sınıf ayırımını birebir yansıtan mezarlıklarda ölülerin sınıf mücadelesi yapmasına imkan yoktur. Aynen egemen ideolojiyle, sarı sendikalarla, gerici eğitimle, devletin ideolojik aygıtlarıyla ve toplumun afyonu olarak nitelenen dini inançlarla uyutulup sersemletilen işçi sınıfının ne yapacağını bilmeyişi gibi…
Yakın bir zaman önce belediye başkanının sınıf arkadaşı olarak belediyede çalışan bir tanıdığımın ölen kayınvalidesinin daha önce ölmüş kayınbabasının yanına yatırılması için mezarlığa giren belediyeye ait iş makinalarının o eski mezarlığın yanındaki çukuru nasıl doldurup da bir mezar yeri hazırladığına tanık olan biri olarak, mezarlıkların asıl sahibinin, aynen içinde bulunduğumuz toplum gibi egemenler, zenginler ve iktidar sahipleri olduğuna, ölseler bile sipariş ettikleri mezarlarla bu gücü sergilemeye çalıştıklarına inanıyor ve bir zamanlar “anahtarlarının sayısını bilmiyor” denen İzmir‘in en zengin gayrimenkul sahibi Şerif Remzi Reyent‘in Kokluca Mezarlığı‘ndaki o muhteşem ama bakımsız mezarını gördükçe, “dünyada mekan, ahrette iman” deyişinin ironisi olarak sahip olduğum sınıf bilinciyle keyif alıyorum.

XIII- Kültürel miras olarak mezarlıklar
Birçok mezarlıkta, özellikle tarihi mezarlıklarda Osmanlı dönemine ait sarıklı, süslemeli mezar taşı bulunmasına karşın bunların özelliklerine ve tescillendiğine dair bilgilere rastlamayız. Oysa bir çok defineci ve tarihi eseri kaçakçısı için değerli olan ve dipleri define var denilerek eşelenip kazılan bu eserlerin kendi özgün mekanlarında sergilenerek bazen karşımıza çıktığı gibi kendi kendi ruhlarından koparılarak mezarlığın ya da kazı alanlarının bir köşesinde sergilenmesi yönteminden vazgeçilmesi gerekmektedir.

Öneriler
Şimdi gelelim İzmir Büyükşehir Belediyesi Mezarlıklar Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen mezarlık hizmetleri konusundaki tespitlerimizle bu tespitler karşısında gerçekleştirilmesini arzuladığımız öneriler konusuna:
1. Sağlıklı bir envantere duyulan ihtiyaç: Acil olarak kentteki tüm mezarlıkların ve mezarların doğru, basit ve anlaşılır bir envanterinin hazırlanarak kamuoyu ile paylaşılması sağlanmalıdır.
2. Tüm mezarlık ve mezarların CBS’ne aktarılması: Yine acil olarak, tüm mezarlıklarla mezarların Coğrafi Bilgi Sistemlerine (CBS) aktarılarak her bilgisayar kullanıcısının bu bilgilere kolaylıkla ulaşması sağlanmalıdır.
3. Mezar bakım ve onarımlarının bizzat belediyeler tarafından yapılması: Mezarların temizlik, bakım ve onarımı yeni icat edilen ve belediye personeli özelliklerine sahip olmayan “mezar bakıcıları” yerine bizzat belediyeler tarafından yapılmalıdır.
4. Tüm belediye yönetmeliklerinin yasa ve tüzük hükümlerine uygun hale getirilmesi: Başta İzmir ve İstanbul büyükşehir belediyelerinin mezarlık yönetmelikleri olmak üzere mevzuata aykırı tüm belediye yönetmeliklerinin 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ile 3998 sayılı Mezarlıkların Korunması Kanunu‘na; ayrıca 1931 tarihli Belediye Mezarlıkları Nizamnamesi hükümlerine uygun hale getirilmesi sağlanmalıdır.
5. Defin işlemlerinin mevzuat hükümleriyle planlara göre yapılması: Mezarlıklardaki defin işlemleri hatır gönül tanıdık işine göre değil; mevzuatın belirlediği yöntemlere ya da mezarlık gömü planlarıyla belirlenmiş düzene göre yapılmalı, bu uğurda mezarlık imar planları bozulmamalıdır.
6. Mezarlıklardaki tarihi eserlerin yerinde tescillenmesi: Tüm mezarlıklardaki tarihi mezar taşlarının kendi özgün yerinde korunmak suretiyle tescillenmesi sağlanmalıdır.
7. Mezarlıkların ticari faaliyetlerden arındırılması: Hiçbir mezarlıkta ticarete konu olacak faaliyetlere izin verilmemeli, mezarlıkların zaten var olan kargaşasına bir de bunun kargaşası, bunun kaosu eklenmemelidir.
8. Mezar yerlerinin değişik bahanelerle değiştirilmemesi: Mezarlıklardaki mezar yerlerinin inşaatları yapılmadı ya da uzun zamandır ziyaret edilmedi gibi gerekçelerle değiştirilerek başkalarına mezar yeri açma çabasından vazgeçilmesi gerekmektedir.
9. Mezarlık hizmetlerinin bir sosyal yardım hizmeti olarak kabul edilmesi: Mezarlık tarifelerinin mezarlıkların bulunduğu bölge ve mahallelerin sosyo-ekonomik gelişmişlik düzeyleri dikkate alınarak düzenlenmesi ve tarife değerlerinin emlak komisyoncusu zihniyetiyle değil gömü sahiplerinin ekonomik düzeylerine göre belirlenmesi, asıl olarak tüm mezarlık hizmetlerinin tüm ölüler için eşit, adil bir sosyal hizmet olarak sunulması sağlanmalıdır.
10. Hayvan Mezarlığı ve Kremasyon: Kapasitesi dolmuş olan hayvan mezarlığının daha genişletilerek yapımı ve işletilmesi yasal olarak mümkün yakma fırını (kremasyon) uygulamasının bir an önce başlatılması sağlanmalıdır.
Başka bir yazıda, başka bir konuda buluşmak üzere…
Yazının Birinci Bölümü: https://kentstratejileri.com/2026/07/06/bu-ulkede-bu-kentte-mezar-sahibi-olabilmek-1/
(1) İzmir Büyükşehir Belediyesi 2025-2029 Dönemi Stratejik Planı, İzmir Büyükşehir Belediyesi, 2024-İzmir, sh. 44
(2) “İzmir’e 2,5 milyon metrekare yeni mezarlık alanı“, İzmir Büyükşehir Belediyesi, 29 12 2025, https://www.izmir.bel.tr/tr/Haberler/%E2%80%8Bizmir-e-25-milyon-metrekare-yeni-mezarlik-alani/57579/156
(3) İzmir Büyükşehir Belediyesi Açık Veri Portalı: https://acikveri.bizizmir.com
(4) İzmir Büyükşehir Belediyesi (CBS) Coğrafi Bilgi Sistemi) Mezarlık Bilgi Sistemi Mobil Servisi – https://cbs.izmir.bel.tr/cbswebservisleri/CbsKurumSozelServisi/Mezarlik/MezarlikBilgiSistemiMobil.asmx/mezarlikListesiDondur
(5) İzmir’in ilk hayvan mezarlığında doluluk oranı yüzde 35’e ulaştı, 13 Temmuz 2022, Haberler, İzmir Büyükşehir Belediyesi, https://www.izmir.bel.tr/tr/Haberler/izmir-in-ilk-hayvan-mezarliginda-doluluk-orani-yuzde-35-e-ulasti/46964/156, İzmir Hayvan Mezarlığı, Ekşi Sözlük, https://eksisozluk.com/izmir-hayvan-mezarligi–5456328
(6) İzmir Büyükşehir Belediyesi 2025 Yılı Faaliyet Raporu, 2026-İzmir, sh. 132.
(7) A. Buğra Tokmakoğlu, “Mezarlık fırsatçıları“, Ege Telgraf, 23 Mayıs 2012, https://blog.milliyet.com.tr/mezarlik-firsatcilari/Blog/?BlogNo=364083
Yararlanılan kaynaklar
1) “İzmir’in eski Yahudi mezarlıklarının ortak kaderi“, Şalom Gazetesi, 8 Mayıs 2024, https://www.salom.com.tr/haber/133544/izmirin-eski-yahudi-mezarliklarinin-ortak-kaderi
2) “Kategori: Kokluca Mezarlığı’na defnedilenler“, Wikipedia, https://tr.wikipedia.org/wiki/Kategori:Kokluca_Mezarlığı%27na_defnedilenler
3) “Kokluca Mezarlığı”, Vikipedi, https://tr.wikipedia.org/wiki/Kokluca_Mezarlığı
4) “Kokluca Mezarlığı”, Ekşi Sözlük, https://eksisozluk.com/kokluca-mezarligi–2905179
5) “Kategori: Soğukkuyu Mezarlığı’na defnedilenler”, Wikipedia, https://tr.wikipedia.org/wiki/Kategori:Soğukkuyu_Mezarlığı%27na_defnedilenler
6) “İzmir Doğançay Mezarlığı”, Ekşi Sözlük, https://eksisozluk.com/izmir-dogancay-mezarligi–7866002
7) “Doğançay Mezarlığı”, Ekşi Sözlük, https://eksisozluk.com/dogancay-mezarligi–8085475
8) “İzmir Doğançay Mezarlığı”, Ekşi Sözlük, https://eksisozluk.com/entry/167441443
9) “İzmir Doğançay Mezarlığı’nın Acınası Hali”, Ekşi Sözlük, https://eksisozluk.com/izmir-dogancay-mezarliginin-acinasi-hali–7106144
10) “İzmir Bornova’daki Yahudi Mezarlığı”, Ekşi Sözlük, https://eksisozluk.com/izmir-bornovadaki-yahudi-mezarligi–5767075
11) “İzmir Hayvan Mezarlığı”, Ekşi Sözlük, https://eksisozluk.com/izmir-hayvan-mezarligi–5456328
12) Saadet Erciyas, “Paşaköprü’de mezarlar ilgiye muhtaç”, Kent-Yaşam, 18 Temmuz 2021, https://kentyasam.com.tr/wp/2021/07/18/pasakoprude-mezarlar-ilgiye-muhtac/
13) Yaşar Ürük, “İzmir’de Müslüman mezarlıkları”, Kent Yaşam, 30 Mayıs 2017, https://kentyasam.com.tr/wp/2017/05/30/izmirde-musluman-mezarliklari/
14) Siren Bora, “İzmir’de Yahudi Mezarlıkları, Tarihçe, Kitabeler ve Smyrna Agorası’nda Yer Alan Yahudi Mezar Taşları”, 2017, Smyrna/İzmir Kazı ve Araştırmaları II, İzmir 2017, sh.45-67.
15) Rakel Mizrahi, İzmir Yahudi Mezarlıkları, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, DEÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2019-İzmir,
