Ali Rıza Avcan
Evet, bu haftaki yazımıza halk arasında çok kullanılan bir deyimi hatırlatarak; “sade suya tirit işlerle uğraşmak” diyerek başlıyoruz… Bu deyişi tabii ki aynı anlamda “suya sabuna dokunmayan işlerle uğraşmak” şeklinde de söylememiz mümkün…
Bu deyiş, aslında hiçbir şeye karışmayan, sorumluluk almaktan kaçınan ve risk taşımayan önemsiz, etkisiz işleri yapmak ya da derinliği olmayan, baştan savma, boş, özensiz veya göstermelik işler yapmak, sözler söylemek anlamına geliyor…
Bu durum antik Roma‘dan bu yana bilinen ve Latince deyişiyle “panem et circum“; yani, “ekmek ve sirk” anlamına gelen halkın temel ve yapısal sorunlarını çözmek yerine onları eğlence, festival veya geçici yardımlarla oyalama taktiği olarak tanımlanır…

Bu arada şunu söylemek gerekir ki, kökeni Farsça‘ya dayanan “tirit”, kaz, ördek, tavuk, inek ya da koyun etinin ya da kemik suyuna kızartılmış ya da bayat ekmek konularak yapılan baharatlı bir yemektir. Yemeğe tadını veren içine konulan etin suyu ve baharatlar olduğu için varın düşünün et suyu yerine sadece suyun konulduğu bir tiritin ne ölçüde yavan, sası bir şey olduğunu….
Tabii ki et suyu yerine sade suya kızartılmış ya da bayat ekmeğin konulması suretiyle yavan bir yemeğin yapılması gerçeği iki ayrı nedene dayanabilir. Bunlar o yemeği yapanın ya maddi yoksulluğuna; yani et suyu alamayacak kadar fakirliğine ya da bunu düşünemeyecek kadar gerçek çözümden uzak fikri yoksulluğuna bağlanabilir.
İş yapar gibi gözükmek, sonuç alınmayacak beyhude işlerle uğraşmak, insanların gözünü boyamak için büyük laflar edip küçük ve önemsiz işler yapmak, önemli, büyük iş ve sorunları öteleyip insanları sürekli oyalamak ne yazık ki son yıllarda bu tür insanların, yöneticilerin, özellikle de belediye başkanlarının benimseyip uygulamaya çalıştığı bir tutum olmaya başladı…

Son aylarda şiiri, resim ve fotoğraf sanatını ve en son yazımda da CHF/CHP İzmir örgütünün sahip çıkıp koruyamadığı kendisi ile ilgili kültürel mirası hatırlatıp öneriler geliştirmiş olmakla birlikte; asıl konum olan belediyeleri ve belediye başkanlarını unutmuş, onları ihmal etmiş de değilim…
İşte bu anlamda göreve geldiği günden bu yana kameralara gülümseyerek sürekli mutlu olduğu algısını yaratmaya çalışan Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu‘nun sanki büyük sorunları çözüp ihtiyaçları karşılıyormuş gibi bir yanılsamayla sergilediği bazı basit, gereksiz ve önceliksiz işlerini örnekleyerek bunları yaparken nasıl bir çifte standart uyguladığını gösterip kendisine bazı önerilerde bulunmaya çalışacağım.
ÖRNEK 1- “Adil kent, eşit yurttaşlık” sloganı ile yola çıkıp yoksul, dar gelirli halk yerine lüks konut, işyeri ve rezidans sahiplerine hizmet etmek…


Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu‘nun göreve geldiğinden bu yana sık sık dile getirdiği “adil kent, eşit yurttaşlık” sloganına aykırı olan 2024, 2025 ve 2026 uygulamaları şu şekilde örnekleyebilirim.
Konak Belediyesi‘nin 1 Nisan 2024- 7 Eylül 2026 döneminde gerçekleştirdiği yeşil alan ve park hizmetlerinin, 2025-2029 Dönemi Stratejik Planı ile 2024 ve 2025 yıllarına ait faaliyet raporlarına baktığımızda oldukça yetersiz olduğunu anlarız. Bu raporlara göre Konak Belediyesi 2024 yılında sadece (1) yeni park (Narin Parkı) yaparken diğer parklardaki rutin park bakım hizmetlerini yürütmüş, 2025 yılında da Hatay semtindeki Murat Reis Mahallesi‘ndeki Mehmet Yüce Sonkut Parkı Gençlik Merkezi ve kafeteryası yeniden düzenlerken Basmane‘deki Emir Sultan Mahalle Parkı‘ndaki oyun alanını hizmete açmış ve yine diğer parkların rutin bakım hizmetlerini gerçekleştirmiş. 2026 yılının ilk sekiz ayına kadar yapılan tek park ise Mürselpaşa Bulvarı‘nın kenarındaki Özel Medicana Hastanesi‘nin hemen yanındaki parktır.
Bu arada Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu‘nun TMMOB Mimarlar Odası İzmir Şubesi‘nde sekreter üye olarak görev yaptığı dönemde Folkart‘ın Basmane Çukuru‘na yapacağı gökdelen nedeniyle muhalefet edip Kültürpark Platformu‘nun düzenlediği birçok protesto eylemine destek verip katıldığını; ancak, belediye başkanı olduktan sonra bu tavrın tam da aksi yönde Folkart ve onun sahibi Mesut Sancak‘la iyi ilişkiler geliştirdiğini ve bu olumlu ilişkilerin meyvesi olarak Folkart‘ın 2025 yılı Temmuz ayı başında Konak Belediyesi‘ne 1 adet 2025 model Mercedes Atego marka çöp kamyonu bağışladığını da aklımızda tutmamız gerekir.
Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu‘nun belediye başkanı olmadan önceki ve sonraki iki ayrı tutumu bu şekilde birbirine zıt bir gelişme göstermiş olmakla birlikte; “toplumcu belediyecilik” yaptığını sanarak geliştirdiği “adil kent, eşit yurttaşlık” sloganına aykırı olarak 2026 yılında atılan ilk adımı, Folkart‘ın daha önceleri satış ofisi olarak kullandığı Çınarlı mahallesi 1592 sokak üzerindeki yapıyı, o zamanlar CHP genel başkanı olan Özgür Özel‘in gözüne girmek için yeniden düzenleterek Ferdi Zeyrek Gençlik Merkezi adıyla açmasıydı. Böylelikle dijital dünyayla bağını güçlendirmek isteyen gençlerin 26 katlı Bayraklı 1923, 30 katlı Velux Bay Tower, 25 katlı Nava Konak, 50 katlı 2 Konak ve 50 katlı Yenikonak gibi gökdelenlerle henüz bitmeyen Nevval-Salih İşgören Camii‘nin ortasında kalan bir merkeze geleceği hayal edilmiştir. Hem de bu merkezin hemen arkasındaki 25 katlı Nava Konak gökdeleninin zemin katında açılmış olan (Çınarlı, 1591 sokak No. 97 D.2) belediye şirketi İZBEL‘e ait Yengeç Cafe‘nin şu an itibariyle kapalı olduğunu hatırlayarak.
ÖRNEK 2- Ferdi Zeyrek Gençlik Merkezi’nin mülkiyeti kime aittir?
Ayrıca belediyeye ait İnternet sitesinde adresi “Çınarlı Mahallesi, 1592” olarak belirtilen Konak Ferdi Zeyrek Gençlik Merkezi‘nin, Konak Belediyesi‘nin belediye meclisince görüşülüp onaylanan 2025 yılı faaliyet raporunda “İdarenin Kullanımında Olan Taşınmazlar, Konak Belediyesi Hizmet Binaları” ve “Belediyece Hizmet Binası Olarak Kullanılmak Üzere Kiralanan Taşınmazlar” listelerinde yer almadığı dikkate alındığında, bu binanın ve içinde bulunduğu arsanın kime ait olduğu konusunun bir an önce aydınlatılması gerektiği ortaya çıkmaktadır… (1)
İşte bu nedenle Ferdi Zeyrek Gençlik Merkezi‘nin bulunduğu arsa ile binanın Konak Belediyesi‘ne mi, Folkart‘a mı yoksa belediye şirketlerinden birine mi aittir? Bence bu sorunun, Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu tarafından bir an önce cevaplanarak konunun aydınlatılması, şayet mülkiyet belediyeye ait değilse bu arsa ve binanın kullanımı; hatta yeniden düzenlenmesi için Folkart ile nasıl bir ilişkiye girildiğinin açıklaması gerekmektedir.
Hepimizin bildiği gibi CHP‘li ya da Yeni Partili belediyeler bir süredir AKP iktidarının sürdürdüğü soruşturma ve görevden almalarla muhatap olduklarında mal ve hizmet satın aldıkları yandaş şirketlerin kendilerini destekleyeceğini umdukları için AKP iktidarını destekleyen kişi ve şirketlerle ilişkilerini geliştirdikleri ve bunun en iyi, en somut örneği bir zamanlar birçok CHP‘li, Yeni Partili belediyenin mal ve hizmet almak için sıraya girdiği Aziz İhsan Aktaş ve onun şirketleri olduğu için İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Karşıyaka ve Konak belediyelerinin Folkart ve benzeri diğer AKP‘li şirketlerle geliştirdiği bu tür tehlikeli ilişkilerden uzak durarak kendilerini güvenceye almaları gerektiğini düşünüyorum.

Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu‘nun Yenişehir mahallesi Mürselpaşa Bulvarı üzerindeki özel Medicana Hastanesi ile 37 katlı Folkart MİA (Folkart Konak), 38 katlı “Folkart Nova”, 44 katlı Folkart Orion ve 33 katlı “Fors İzmir” isimli gökdelenlerle gelecekte her birinde yeni gökdelenlerin yapılacağı şimdilik boş arsaların ortasında Özel Medicana Hastanesi yöneticileriyle CHP ve İyi Partili yerel siyasetçilerle; ayrıca, hiçbir zaman peşinden ayrılmayan İzmir Gazeteciler Cemiyeti başkanı Dilek Gappi ile birlikte katıldığı şaaşalı bir törenle 6.000 metrekarelik bir park yaptırması halka mı yoksa lüks konut, işyeri, rezidans sahiplerine mi hizmet ettiğini ortaya koymaktadır.
2024 yılında hunharca öldürülen Narin Güran isminin yarattığı popülariteden yararlanarak “Narin” isimli bir park açmak, 2025 yılında bir iki parkta ufak tefek değişiklikler yapmak, 2026 yılında da sermayeye, onun yaptığı özel hastane ve gökdelenlerin çevresini yeşillendirmek, güzelleştirmek; böylelikle o bölgelerdeki rantı ve satış fiyatlarını arttırmak için yapılan gençlik merkezleri, parklar… Beş yıllık hizmet süresinin yarısında ortaya çıkan durum bu! Gökdelenlerle yatıp kalkıp “adil kent, eşit yurttaşlık” demek, diyebilmek…
ÖRNEK 3- Restorasyon projesine aykırı kendi tenteleri göz önündeyken başka tentelere el atmak: Belediye başkanının tente saplantısı
Konak Belediyesi bir süre önce Basmane Altınpark‘ta “Tarihi Altınpark Kahvehanesi” olarak bilinen tarihi ve tescilli binanın gölge yapan tentelerini “CİMER şikayeti var” diyerek ve yasal olarak böylesi bir şikayetin varlığını mülk sahiplerine resmi yazışmalarla kanıtlaması gerektiği halde mezuata aykırı davranıp mülk sahiplerini yasa dışı bir şekilde uyaran kamu görevlileri eliyle; ama, aslında mülk sahipleri ile Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu arasındaki siyasi düşünce farkı nedeniyle kaldırttı. Ardından da Alsancak‘taki 1440 ve 1441 sokaklarda; yani, Kıbrıs Şehitleri Caddesi‘nin başındaki Konak Belediyesi Türkan Saylan Merkezi‘nin yanındaki ve sokak içindeki kahvehaneler nedeniyle müdavimleri tarafından “Cihangir” olarak adlandırılan yaklaşık 110-120 metre uzunluğundaki 1441 sokakta ve onun bir paralelindeki yürüyerek ortalama 1,5-2 dakikada geçilebilen 1441 sokaktaki tente kirliliğini ortadan kaldırmak için kolları sıvamış ve bunu Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu‘nun ağzından büyük bir müjde olarak duyuruyor!!! Adeta dağ gibi Konak Belediyesi doğura doğura bir fındık faresi doğurmuşcasına… 🙂 Böylelikle o sokakta ekonomik yönden büyük sıkıntılar çeken esnafa yardımcı olmak yerine sanki çok büyük bir iş yapılmış, önemli bir sorun çözülmüş gibi işin özünü, sorunun gerçeğini görmek yerine makyajla uğraşıldığı bir kez daha gösterilmiş…
Aynı belediye başkanı şimdilerde imar mevzuatının İstanbul Kapalıçarşı, İzmir Kemeraltı ve Bursa Ulu Çarşı gibi ticari bölgelerin kendine özgü tarihi özelliklerini dikkate almayan hükümleri nedeniyle yıllardır çalışma ruhsatı alamadığı için geçici (yıllık) çalışma belgesi ile faaliyet gösteren İkiçeşmelik‘teki spotçuları görüntü kirliliği yarattıkları gerekçesiyle kaldırmaya çalışıyor… Gerekçe olarak da o bölgedeki Tarihi Roma Yolu (Via Dora) ve diğer tarihi mekanlarda yapacağı çalışmaları göstermekle birlikte belediye web sayfasını yıllardır işgal eden İkiçeşmelik Projesi (2) dışında buna dair uygulanmaya başlanmış tek bir restorasyon, çevre düzenleme ve turizm projesi olmadığı, o tarihi antik yol üzerinde kurulan Eşrefpaşa Semt Pazarı varlığını halen koruduğu, o pazarın oradan kaldırılmasına ilişkin tek bir karar olmadığı halde…

Sırf makyaj, sırf o zoraki gülümseyen yüze uygulanan dijital müdahaleler gibi insanı aldatan, sade suya tirit uygulamalar yapmak uğruna!
Basmane, Faikpaşa mahallesi, Anafartalar Caddesi No.1 ve 848 adresinde olup tapunun 1533 ada, 8 parselindeki 81 m2’lik kargir Tarihi Altınpark Kahvehanesi tentesinin yasal olmayan yollarla kaldırtılması olayına yeniden geri dönecek olursak;
Bana soracak olursanız, böylelikle o muhteşem binanın ortaya çıkan dış cephesi ile binanın tarihi kimliğini daha rahat algılamaya ve bu kahvenin bulunduğu Altınpark‘ın önemini daha iyi kavramaya başladık.
Hoş, belediye başkanımız göreve geldiği ilk günlerde Altınpark‘ın ve çevresinin yeniden düzenlenmesi konusunda gönül okşayıcı sözler söyleyip ilk iş olarak çevre temizliği yaptırmış olsa da aradan geçen 2 yıl 5 ay 6 günlük süre içinde belediyenin İnternet sitesinde yayınlanan eski projeden (3) farklı yeni bir proje ortaya çıkmadı, tek bir çivi çakılmadı ve Altınpark eskisinden daha kötü bir hale geldi ve çevresindeki çocuk parkı yok edilerek yakındaki bir çay ocağının bahçesi haline geldi… Tabii ki çevresindeki çöp, moloz ve molozlar da cabası…
İzmir’in Kurtuluş Günü olan 9 Eylül 2026, Çarşamba günü Anafartalar Caddesi‘nden geçecek geçit alayı öncesinde Altınpark‘ta kahvaltı yapacak olan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay‘ın Konak Belediyesi‘nin yapamadıklarını görüp Altınpark ve çevresini yeniden eski haline döndürmesi dileğiyle…



Ama gelin görün ki, aynı Konak Belediyesi ve onun devamlı gülümseyen belediye başkanı bugünlerde aklını Altınpark ile Alsancak‘ın kıpkısacık 1440 ve 1441 sokaklarındaki tentelere takmış olsa da Tarihi Abacıoğlu Hanı‘nda satın alarak edindikleri ve bu belediye başkanının döneminde “Mutluluk Kahvesi” adını verdikleri yere bırakın takılıp çıkarılabilir portatif tente yapmayı, sabit bir tente yaptırmakta beis görmüyor ve o hanın restorasyon projesine aykırı bir uygulama yaptığı halde bunu görmeyip; ayrıca, büyük bir karmaşa içindeki kendi sorumluluğu altındaki Havra Sokağı‘na girmeye cesaret edemeyip dişine uygun bulduğu Altınpark, Alsancak ve İkiçeşmelik esnafının, buralardaki işyeri sahiplerinin tenteleri ile uğraşıp gücünü göstermeye çalışıyor…
Oysa yapılması gereken vatandaşın tenteler konusunda yaptığı yanlışın belediye tarafından da yapılmaması, tescilli tarihi yapılarda bu hususa titizlikle uyulmasıdır.

ÖRNEK 4- Şehir içinde çalışması mümkün olmayan bir işletmeyi kapatmış gibi gösterip faaliyetine izin vermek…
Bir süre önce, daha doğrusu 18 Temmuz 2026 tarihinde, tapunun Kemeraltı, Güzelyurt mahallesi 199 ada, 116 parselinde kayıtlı olup adresi 926 sokak 9 ve 9/A kapı numarası olan kaçak hurda ve atık merkezine giden Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu‘nun gördüğü kötü manzara karşısında esip gürleyip ortalığın temizlenmesini istediğini öğrendiğimiz basına ve sosyal medyaya servis edilen videolarda belediye başkanının bu duruma yüksek sesle isyan ettiğine tanık olmuş ve bu işin geleceği ne olacak acaba diye merak etmiştik. O gün, belediye başkanının esip gürlediği hurda ve katı atık merkezinin kesin olarak kapatılıp söz konusu işyerinin boşaltıldığını düşünüp rahatlamıştık. Her ne kadar basında ve sosyal medyada kapısının mühürlendiğine dair bir fotoğrafa rastlamasak da belediye başkanının yüksek sesle dile getirdiği şikayetler nedeniyle bu işyerinin kapatıldığını düşünmüştük.
Ancak aradan çok kısa bir süre geçtikten sonra 29 Ağustos 2026 tarihinde o sokaktan geçtiğimde kapalı olduğunu umduğum işyerinin açık olduğunu, işyerinin kapalı olduğu izlenimi vermek için kapısının titizlikle kapalı tutulduğuna, aynı düzen ve pislikle çalıştığına, çalışması nedeniyle çevrede büyük hurda ve çöp birikintilerinin oluştuğuna, buradaki hurda ve atıkların transferi için 926 sokakla 922 sokağın kesiştiği köşede bir kamyonun bekletildiğine tanık oldum ve bunu her türlü tehlikeyi göze alarak çektiğim fotoğraflarla belgeledim. Benim fotoğraf çektiğimi gören çalışanlar her ne kadar bana uzaktan tepki gösterseler de bizim gördüklerimizi oradan gelip geçen belediye zabıtalarının da gördüğünü biliyor ve bundan sonraki süreçte cümle alemin bildiği bu gerçeğe son verilerek bu işyerinin şehir dışına çıkarılmasını diliyorum.
Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu‘nun 926 sokak teftişini ister kendisine ait Facebook hesabındaki linkten: https://www.facebook.com/reel/2433610867119436 ya da isterseniz aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz…



Hazırlanan tirit yemeğinin lezzetli olması için hayata geçirilebilecek öneriler…
Ferdi Zeyrek Gençlik Merkezi, Özel Medicana Hastanesi Parkı, Tarihi Altınpark Kahvehanesi, Abacıoğlu Han Mutluluk Kahvesi ve Kemeraltı 926 sokaktaki atık merkezi gibi örneklerden hareketle Konak Belediyesi‘ne ve onun başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu‘ya şu önerilerde bulunabilirim….
1. Lütfen işyeri tenteleri ya da işyeri kapatma gösterileri gibi küçük, önemsiz ve makyaj niteliğindeki işlerle değil komşu dediğiniz hemşeriler için sorun olan, onların ihtiyaç duyup talep ettiği şeyler konusunda icraatlar yapıp hizmetler üretin…
2. CİMER şikayetlerinin yurttaşa iletilmesinde yasalara aykırı davranmayıp şikayet edilen kişiye yazılı bildirim yapın, şikayet edilmeyen konular hakkında da şikayet varmış gibi davranarak bu tür konularda bilgi sahibi olmayan yurttaşlar üzerinde baskı kurmaya çalışmayın…
3. Vatandaşlardan istediğiniz şeyleri kendi işlerinizde, kendi uygulamalarınızda, kendi tesislerinizde de hayata geçirin ki bu tür konularda çifte standartlı davranmadığınızı gösterin…
4. Soruşturma ve tutuklamalar konusunda kendinizi güvenceye almak için tehlikeli, sakıncalı kişi ve kurumlarla açık ya da gizli işbirlikleri yapmaktan vazgeçin… Ne kadar bu konularda oldukça maharetli olsanız da bu durumun yarın öbür gün o kişi ve kurumların sizi ihbar edip yalancı ya da gizli tanıklıkla sizleri suçlayabileceğini, sizin aleyhinize şeyler söyleyebileceğinizi, ne kadar yetenekli olsanız da her zaman ve koşulda kırk tilkinin kırkının da kuyruğunu bağlayamayacağınızı da hesaba katın… Çünkü siyaset arkadan hançerlenmeye müsait ve uzun soluklu bir iştir…
5. Kemeraltı 926 sokakla Basmane 1308 sokak ve çevresindeki 1. ve 2. sınıf gayrisıhhi müessese niteliğindeki hurda ve katı atık toplama merkezlerinden şikayetçiymişsiniz ya da kapatmışsınız gibi davranmak yerine yetkilerinizi kullanıp onların şehir dışına çıkarılmasını sağlayın…
6. Yaptık dediğiniz şeyleri gerçekten yapın ki yasa dışı işlere göz yumduğunuz söylenmesin…
7. Kentteki hangi kaldırım işgalini bugüne kadar engellediniz veya aldığınız hangi imar kararıyla sorunları çözdünüz de şimdi İkiçeşmelik’deki spotçu esnafın işgallerini esnafa verilen geçici ruhsatları iptal etmek suretiyle imar uygulamalarıyla çözeceksiniz? Geçici süre belgelerini iptal etme tehdidiyle o bölgede hayata geçirilecek bir operasyon çerçevesinde kentin başka bölgelerindeki belgeler iptal edilmezken sırf bu bölgedeki esnafı zor duruma düşürmek amacıyla belgelerini iptal etmeye kalkmak mevzuatla belediyelere tanınan geçici ruhsat verme hakkının kötüye kullanılması anlamına gelecek, verilecek mahkeme kararları hem belediyeyi zor durumda bırakacak hem de bu bölgedeki belediye uygulamalarının uygulanamaz hale gelmesini sağlayacaktır. O nedenle bu tür büyük sorunları tek bir meclis kararıyla ya da çizeceğiniz herhangi bir planla çözme fikrinden vazgeçerek 1593 sayılı Belediye Yasası’nın 69. maddesi ile düzenlenen arsa ve konut ve işyeri üretme görevini üstlenmeli, imara aykırı binalarda faaliyette bulunan esnaflar için imara uygun işyerleri üretmelidir. Aksi takdirde alınan kararlar ve yapılacak uygulamalar, benzer örneklerini yakın zamanda Kemeraltı esnafında gördüğümüz toplumsal itiraz ve isyanlara yol açabilir…
8. Evet işyerlerinin görünümü, temizliği, açıp kapadığı tenteler ve gerçekleştirdiği kaldırım işgalleri önemli bir konudur ama o işyerlerinin bütün ekonomik sıkıntılara rağmen açık kalması, o işyerini çalıştıran esnafla çalışanlarının ekonomik refahı ve o refahın artması daha önemli bir konudur. O nedenle, esnafı ve işyeri sahiplerini zorlayacak, onlardan daha fazla harç ve ücret almayı hedefleyen günübirlik politika ve uygulamalar yerine esnafa destek olacak politikalar geliştirip uygulayın ki esnaf da sizi iyi bir komşu olarak kabul etsin…
Sonuç olarak, Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu‘nun göreve geldiği günden bu yana sürekli olarak komşuları için sade suya tirit yemekler hazırlamak yerine onların sağlıklı beslenmesini sağlayacak yemekler yapmaya başlaması gerektiğini düşünüyorum…
…………………………………………………………………………………………………………………………………………….
(1) Konak Belediyesi 2025 Yılı Faaliyet Raporu, İzmir, 2026, Sh. 43-48
(2) Tarihi ve Çevre Projeleri, İkiçeşmelik Çeşmesi, https://www.konak.bel.tr/tr/projeler/tarihi-ve-cevre-projeleri/ikicesmelik-cesmesi
(3) Tarihi ve Çevre Projeleri, Altınpark ve Çevresi, https://www.konak.bel.tr/tr/projeler/tarihi-ve-cevre-projeleri/altinpark-ve-cevresi
