İzmir ulaşımı nasıl planlıyor? (5)

Ali Rıza Avcan

20 Ağustos 2015 tarihinden bu yana 2 yıl 2 ay 10 gün gibi uzun bir süredir güncellenmekte olan İzmir Ulaşım Ana Planı hazırlıkları çerçevesinde, 20 Eylül 2017 tarihinde Havagazı Kültür Merkezi’nde yapılan 3. Paydaş Toplantısı‘nda görüp duyduklarımızı paylaşmaya çalıştığımız “İzmir ulaşımı nasıl planlıyor?” başlıklı yazı dizimizin;

22 Eylül 2017 tarihinde yayınlanan ilk bölümünde, hazırlanmakta olan İzmir Ulaşım Ana Planı‘nın, eksik, yanlış ve yetersiz olması nedeniyle başarısız olan eski planlarla mukayese edilerek hazırlanması gerektiğini,

25 Eylül 2017 tarihinde yayınlanan ikinci bölümünde, hazırlanmakta olan İzmir Ulaşım Ana Planı‘nın, hem merkezi yönetimin hem de İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin şu an yürürlükte olan diğer planlarıyla ilişkisinin kurulup aralarında gerçek bir uyumun sağlanması gerektiğini,

29 Eylül 2017 tarihinde yayınlanan üçüncü bölümünde, 20 Ağustos 2015 tarihinden bu yana hazırlanmakta olan İzmir Ulaşım Ana Planı‘nın gerçek bir katılım süreci içinde hazırlanmadığını,

11 Ekim 2017 tarihinde yayınlanan dördüncü bölümünde ise büyük bir körfezin etrafında kurulmuş İzmir’de, deniz ulaşımına gereken önem ve önceliğin verilmesi gerektiğini ifade ederek ele aldığımız bütün bu konuları elimizde bulunan bilgi ve verileri dikkate alarak irdeleyip tartışmaya çalıştık.

Bugünkü yazımız ise, sözünü ettiğimiz 20 Eylül 2017 tarihli 3. Paydaş Toplantısında birden fazla video görüntüsüyle oldukça uzun bir zaman dilimi içinde bizlere sunulan kavşak çözümlerindeki yaklaşımla ilgili olacaktır.

01

İzmir Ulaşım Ana Planı yapımı işini üstlenen Boğaziçi Proje genel müdürü Yücel Erdem Dişli tarafından yapılan sunumlarda farklı karakterdeki kavşaklarda en kısa süre içinde en fazla aracın o kavşaklardan nasıl transfer edileceğine ilişkin çözümler anlatılmış; böylelikle konu doğrudan doğruya bir ulaşım mühendisliği noktasına çekilmiştir.

Oysa bizler o sunumları izlerken kavşak geçişlerinin ele alındığı bölgeleri oralardaki sorunun nasıl giderileceği bir çözüm noktası olarak değil; o bölgede yürüyen, oturan ya da yaşayan insanların bulunduğu kamusal bir alan olarak düşünüyor ve bu alanların sadece araç sahiplerine ait olmadığını varsayıyorduk. 

Aslında, sunumların  böylesi bir yaklaşımla yapılması, İzmir’in ulaşım sorunlarını çözmek amacıyla istihdam edilen şirket yönetici ve danışmanlarının İzmir’e nasıl baktıklarını da gösteren somut bir örnekti.

Yaklaşım, sadece ve sadece araçların o kavşaktan en kısa sürede geçmesine ve bu geçişte en fazla sayıda aracın transfer edilmesi anlayışına dayanıyordu.

Burada unutulan şey ise, oranın aslında kamusal bir alan; örneğin herkesin oturup gezindiği bir meydan, bulvar ya da cadde, öğrencilerin gelip gittiği okul önündeki bir alan olduğuydu.

Aslında biz bu durumu ya da ruh halini, 1980-90 diliminde Birinci Kordon’dan geçirilmek istenen o ünlü Karayolları Projesi ile tanıyor, biliyorduk.

Asıl amacı şerit sayısı arttırılıp genişletilmiş ve çevresiyle ilişkisini koparmış yollardan gelip geçen araç sayısını, hiçbir kesinti ya da aksaklığa neden olmadan arttırmayı hedefleyen; başka bir anlatımla yayalar yerine araçları önceleyen planlama yaklaşımlarını…

Biz yine, aradan onca yıl geçmiş olmasına karşın o senaryonun yeni bir versiyonunu izliyorduk…

Aynen 9 Eylül Meydanı’nda Konak Belediyesi hizmet binasının bulunduğu ada ile Kültürpark arasındaki yaya geçidi ya da Alsancak Garı önündeki yürü yürü bitmeyen ve o nedenle de ancak iki ayrı hamlede geçilebilen yaya geçitleri gibi… Araçlara uzun, yayalara ise kısa zaman aralığı verilip araçları önceleyen, yayaları ise “gereksiz karıncalar” olarak gören anlayışı…

Kimse bize oradaki trafiğin yavaşlatılacağından ya da oraya araç trafiğinin sokulmayacağından bahsetmiyordu… Yine eskiden olduğu gibi araçlar kentin her bölgesine hiçbir kısıtlama ya da yasaklama olmaksızın girip çıkacaklar; hem de bunun üstüne biz onların hem hızlarını hem sayılarını arttıracak hem de geçiş sürelerini azaltabildiğimizce azaltacaktık….

Önem ve önceliğimiz yayalarda, o kamusal alanlarda olan insanlarda değil; araçlarda ve o araçları kullananlarda olacaktı….

01 (60)

Böylesi bir yaklaşıma sahip plancılara göre, kent ve o kentte yaşayanlar, yürüyenler o yolların, kavşakların çevresine sabitlenip hiç hareket etmeyen; bu nedenle de önemsenmeyen maket malzemeleri gibi olacaklardı…

Bir kentin uzun, geniş ve aydınlık bulvar, cadde ve sokaklarından seri bir şekilde geçmesi istenen kalabalık araç filoları için orada bulunmaya niyetlenen insanların anlamı mı olurdu ki?

İzmir ulaşımı nasıl planlıyor? (5)” için bir yanıt

  1. Ben bu planlamaları duydukça çıldıracak gibi oluyorum. Sanırım bizde mühendis, mimar, şehir planlamacısı denen şahıslar yok. Gavur diyerek aşağıladığımız adamlar önceliği yayalara ve bisikletlilere verirken bizimkiler lanet olası hava kirletme canavarları motorlu araçlara veriyorlar. İzmir’de yürümek, bisiklete binmek yasak. Daha doğrusu turistik yeşil alanlarda yürüyebilir ve bisiklete binebilirsiniz, bunun dışında yasak. Çağdışı bu anlayış yetmezmiş gibi bir de İzban’ı bahane ederek ana caddelerde bile karşıdan karşıya geçişleri engellediler. Vallahi sonuç alacağımı bilsem bu belediyeler ile mahkemelerde uğraşacağım, ne var ki artık hakkını aramak da zengin işi. Neden yayaları ve de biz bisikletlileri adam yerine koymuyorlar? Ben artık bunda KÖTÜ NİYET görmeye başladım. 5-10 kilometrelik mesafelerde tek başımıza koskoca otomobili ulaşım aracı olarak kullanmak zorunda bırakıyorlar bizi. Otomobil, benzin, mazot, lpg, motor yağı, yedek parçalar ithalata dayalı olduğuna göre, insanları bunları bile bile yürümekten, bisiklete binmekten alıkoymak ve bunun adına da planlamacılık demek kötü niyetle açıklanabilir mi bilemiyorum. Şu bizim oylarımızla bizi rahat yaşatmak için yetkilendirilmiş yerel yönetimlerin sayın etkili ve de yetkili yöneticilerine sesleniyorum BİZ ARTIK BİR YERDEN BİR YERE YÜRÜYEREK, BİSİKLETE BİNEREK DE GİTMEK İSTİYORUZ. LÜTFEN BİRAZCIK DA BİZİ ADAM YERİNE KOYUNUZ.

    Liked by 2 people

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s