Kentler, sokaklar, insanlar ve Henri Cartier-Bresson fotoğrafları…

Henri Cartier-Bresson… Efsane bir fotoğrafçı…

22 Ağustos 1908’de Seine-et-Marne bölgesinde, Chanteloup’da doğdu, 3 Ağustos 2004’te Provence’ta, Montjustin’de öldü.

Genç yaşta resim sanatına ilgi duydu, André Lhote’la resim öğrenmek için Lycée Condorcet’de sürdürdüğü orta öğrenimini yarıda bıraktı, daha sonra da İngiltere’ye, Cambridge’e gitti.

1931 yılında fotoğraf çekmeye başladı ve cebinde ‘fetiş‘ fotoğraf makinesi Leica’yla Avrupa’yı keşfe çıktı.

1933’te Julien Lévy, New York’daki galerisinde ilk Henri Cartier-Bresson sergisini açtı.

Henri Cartier-Bresson bir yıl sonra Meksika’ya giderek bir yıl orada kaldı. 1935 yılında Birleşik Devletler’e döndüğünde, sinemayla ilgilenmeye başladı ve yine Julien Lévy’nin galerisinde, Walker Evans ve Manuel Alvarez Bravo’nun çalışmalarıyla birlikte kendi fotoğraflarını sergiledi. 1936’dan başlayarak üç yıl süreyle sinemacı Jean Renoir’ın ikinci asistanı oldu.

1940 yılında Almanlar tarafından tutsak edilen Henri Cartier-Bresson, Şubat 1943’te, birkaç girişimin ardından kaçmayı başardı. Yeniden fotoğrafçılığa döndü ve aynı yıl Picasso, Matisse, Braque, Bonnard gibi birçok sanatçının portresini çekti. 1944’te, savaş tutsaklarının ve toplama kamplarına gönderilenlerin yurda dönüşünü konu alan Le Retour (Dönüş) adlı belgesel filmi yönetti. 1946’da, öldüğünü sanan dostlarının Modern Sanatlar Müzesi’nde anısına bir sergi düzenledikleri sırada New York’a döndü.

1947’de, Robert Capa, David Seymour, George Rodger ve William Vandivert’le Magnum Photos’u kurdu.

Doğu’da yolculuk etmeyi sürdürdü, 1947’de önce, Gandhi’nin ölümü sırasında Hindistan’a, daha sonra Çin’e, Endonezya’ya, SSCB’ye, Küba, Meksika ve Japonya’ya gitti.

1974 yılında kendini bütünüyle desene verdi; ama portre ve manzara fotoğrafıyla ilgilenmeyi de sürdürdü.

Henri Cartier-Bresson Vakfı 2003 yılında, Paris’te, Montparnasse’ta açıldı. Henri Cartier-Bresson, 3 Ağustos 2004’te, Provence’da, Montjustin’de öldü.

Henri Cartier-Bresson, yakın ilişki kurduğu Gerçeküstücüler gibi, görüntüler dünyasına uyarlanmış bir tür otomatik yazı kullanmıştır. Ona göre: “Fotoğraf çekmek, aklı, gözü ve yüreği aynı nişan çizgisi üstüne getirmektir. Fotoğraf bir yaşam biçimidir.” Yapıtının önemli bir bölümü, çevremizi saran, görünürde sıradan olayları konu alarak, “belirleyici bir an” içinde onların evrensel boyutlarını ortaya çıkarmayı amaçlar.

Henri-Cartier-Bresson-in-1957.-Photograph-Jane-BownObserver-1200x720
Henri Cartier-Bresson & “Leica
hcb_b
Henri Cartier-Bresson
cartier-bresson
İstanbul, 1965
Henri Cartier-Bresson, Washington, 1947
Washington, 1947
6550284557_b29a66807a_o
Fransa, Hyeres, 1932

 

44107103834_b1031df3aa_o
Paris
45136380512_235f2ed45f_o
Henri Cartier-Bresson
Henri-Cartier-Bresson-2-720x380
Sevilla – İspanya, 1933
ruipalha0068-
Henri Cartier-Bresson
Henri Cartier-Bresson 001
Jean-Paul Sartre, Paris, 1946.
cartier_bresson_231_1994_434240_displaysize
Bergama, Türkiye, 1965
cartier_bresson_335_1994_420961_displaysize
İstanbul, 1965
Henri Cartier-Bresson - The Man, the Image & the World
“The Man, The Image & The World”

Avrupa Yaya Hakları Bildirgesi

AVRUPA PARLAMENTOSU, 1988

1. Yayanın; fiziksel ve ruhsal sağlığını korumaya uygun koşullar sunan kamu alanlarının nimetlerinden özgürce yararlanma ve sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı vardır.

2. Yayanın; motorlu taşıt değil, insan ihtiyaçlarına göre şekillenmiş kent merkezlerinde yaşama hakkı vardır.

3. Çocuklar, yaşlılar ve engellilerin kendi zafiyetlerini şekillendirmeyen ve kolay sosyal ilişkiye izin veren kentsel düzenlemelere sahip olmaya hakları vardır.

4. Engellilerin bağımsız hareketliliklerini sağlayacak ulaşım sistemlerine, kamusal düzenlemelere, uyarı, işaretleme sistemlerine ve taşıt araçlarına sahip olmaya hakları vardır.

5. Yayanın, izole yaya bölgelerine değil kentin düzeniyle uyumlu, ulaşılabilir, kısa ve makul bağlantıları olan yaya alanlarına sahip olmaya hakkı vardır.

6. Yayanın özel olarak;

a) Motorlu taşıtların bilimsel olarak tolere edilebilir kimyasal ve ses yayma standartlarına uygunluğunun sağlanmasına,

b) Toplu taşım sisteminin tümünün hava ve ses kirliliği kaynağı olmamasına,

c) Kentsel alanlarında ağaç dikimiyle yeşil akciğerler oluşturulmasına,

d) Yaya ve bisiklet trafiğini korumak üzere yol sistemlerinin uyarlanmasına ve hız sınırlamaları yapılmasına,

e) Motorlu taşıtların uygunsuz ve tehlikeli kullanımını teşvik edici reklamların engellenmesine,

f) Görme ve duyma özürlülerin ihtiyaçlarını da dikkate alan etkili bir işaretleme sistemine,

g) Yaya ve motorlu araç trafiğinin kolay geçiş ve durma özgürlüğünü sağlayacak ölçütler belirlenmesine,

h) Risk yaratanların sonuçlardan sorumlu olacağı bir risk yükümlülüğü sisteminin kurulmasına,

i) Sürücü eğitim sisteminin yayaları ve yavaş kullanıcıları gözetecek şekilde tasarlanmasına hakkı vardır.

7. Yayanın tam ve engelsiz hareketini sağlayacak bütüncül bir taşıma sistemine, özellikle de;

a) Ekolojik kapsamlı ve iyi donanımlı toplu taşım sistemine,

b) Kentsel alanlarda bisiklet kullanımına ait donanımların sağlanmasına,

c) Otoparkların yaya hareketlerini engellemeyecek ve yayaların mimarı olarak özelleşmiş alanlardan alacağı keyfi etkilemeyecek şekilde konumlanmasına hakkı vardır.

8. Her üye ülke, yaya haklarıyla ve alternatif ve ekolojik taşım biçimleri ile ilgili kapsamlı bilgiyi uygun kanallardan yaymalı ve çocuklara, öğrenime başladıkları andan başlayarak iletmelidir.

Yayaya Kalan Yol