Yeni Kent Sorunu

Andy Merrifield daha önce “Metromarksizm: Şehrin Marksist Bir Hikâyesi” kitabıyla tanıttığımız bir coğrafyacı. Kendisi 1960, Liverpool doğumlu. Cambridge Üniversitesi Murray Edwards College’da Beşeri Coğrafya Bölümü’nde profesör olan Merrifield, okulu erken yaşta bırakarak çeşitli işlerde çalışmış ve birçok ülkeyi gezmiş. 1980’li yılların ortasında Liverpool Politeknik Üniversitesi’nde coğrafya, felsefe ve sosyoloji alanlarında lisans eğitimini tamamlamış. Doktorasını coğrafya üzerine Oxford Üniversitesi’nde yapmış ve bu arada David Harvey ile çalışmış. Uzun yıllar İngiltere ve ABD’nde coğrafya kürsülerinde öğretim görevlisi olarak çalışmış. 2003’te akademiyi bırakarak Fransa’da bir köye yaşamaya başlamış. 2011’de akademiye dönene kadar burada geçirdiği süreyi, Türkçe’ye çevrilen “Eşeklerin Bilgeliği: Kaotik Bir Dünyada Sükunet Arayışı” (Doruk Yayınları, 2014) kitabında anlatmış. Türkçe’ye çevrilen diğer kitapları “Metromarksizm: Şehrin Marksist Bir Hikâyesi” (Phoenix Yayınları, 2012) ve “Marksizm: Yıkıcı Siyaset ve Hayal Gücü” (Doruk Yayınları, 2013), henüz dilimize kazandırılmamış olanları ise “The Urbanization of In-justice” (1997), “Dialectical Urbanism” (2002), “Guy Debord” (2005) ve “Henri Lefebvre: A Critical Introduction” (2006) isimli kitaplardır.

Andy Merrifield‘in bugün sizlerle paylaşacağımız kitabı ise henüz yayınlanmış olan, o nedenle dumanı üzerinde olan olan “Yeni Kent Sorunu” (The New Urban Question) adlı kitabı. Tekin Yayınları‘nın “Kent-Mekân-Direniş Kitaplığı Dizisi içinde 2017 Mart ayı içinde yayınlanan kitabın editörlüğünü F. Büşra Helvacıoğlu, çevirisini Duygu Toprak ve Ceren Akyos, kapak tasarımını Nadir Çakır, sayfa tasarımını ise Bilgi Erdoğan yapmış.  Fiyatı ise şimdilik 20 lira.

C7dbyB8WkAM2e5Y

Kitabın arka yüzünde yer alan tanıtım yazısında ise şunlar yazılı:

Bir yanda mekân üzerinden dozu giderek artan bir yağma, diğer yanda sokaklara yeni bir ruh üflemeye çalışan yaratıcı toplumsal hareketler… Yeni Kent Sorunu, radikal kent kuramı ile politik aktivizm arasındaki bağlantıların izini sürerek süregiden küresel dünyamızda kent meselesine dair coşkulu ve ufuk açıcı bir yolculuk sunuyor.

Andy Merrifield, Haussmann’ın şehir planlamayı 19. yüzyıl Paris’ini işçi devriminden kurtarmanın bir aracına dönüştürmesinden günümüz metropollerine, Detroit gibi kentsel çöküntü alanlarından, son zamanlarda yükselen kent aktivizmine, kent deneyiminin nasıl da sınıf uzlaşmazlığı eliyle şekillendirildiğini ve komploların, ayaklanmaların ve toplumsal patlamaların savaş alanı olduğunu gözler önüne seriyor.

Manuel Castells gibi kent kuramcılarının çalışmalarının ötesine geçen Merrifield, şehrin sermaye eliyle bir fiili yağma alanı ve Occupy Wall Street’ten İspanya’daki Indignados’a yeni kent mücadelesi biçimlerinin zemini haline gelmesiyle, yeni bir kent sorunu tarif ederek bizi şenlikli yıkıma davet ediyor.

Herkese keyifli okumalar dileğiyle…

Şehrin Marksist Bir Hikâyesi: Metromarksizm

Bugün ele alıp inceleyeceğimiz ve sizlere önereceğimiz kitap Andy Merrifield‘in “Metromarksizm: Şehrin Marksist Bir Hikâyesi“.

İLk kez 2002 yılında yayınlanan kitabın özgün adı “Metromarxism: A Marxist Tale of the City. Ülkemizde ise Phoenix Yayınevi tarafından Eylül 2012 tarihinde Ankara’da basılmış. Şu anki etiket fiyatı ise 22,50 TL.

Kitaptan önce isterseniz biraz yazarından söz edelim.

maxresdefault

Andy Merrifield, 1960 Liverpool, İngiltere doğumlu. Cambridge Üniversitesi Murray Edwards College’da Beşeri Coğrafya bölümünde profesör olan Merrifield, okulu erken yaşta bırakarak çeşitli işlerde çalıştı ve çeşitli ülkeleri dolaştı. 1980’li yılların ortasında Liverpool Politeknik Üniversitesi’nde coğrafya, felsefe ve sosyoloji alanlarında lisansını tamamladı. Doktorasını coğrafya üzerine Oxford Üniversitesi’nde yaptı, David Harvey ile çalıştı. Uzun yıllar İngiltere ve ABD’de coğrafya kürsülerinde öğretim görevliliği yaptı. 2003’te akademiyi bırakarak Fransa’da bir köyde yaşamaya başladı. 2011’de akademiye dönene kadar burada geçirdiği süreyi, Türkçe’ye de çevrilen Eşeklerin Bilgeliği: Kaotik Bir Dünyada Sükunet Arayışı (Doruk Yayınları, 2014) kitabında anlattı. Türkçe’ye çevrilen diğer kitapları, Metromarksizm: Şehrin Marksist Bir Hikâyesi (Phoenix Yayınları, 2012), Büyülü Marksizm: Yıkıcı Siyaset ve Hayal Gücü (Doruk Yayınları, 2013) ve Karşılaşma Siyaseti (Tekin Yayınevi, 2015)’dir. Merrifield’ın 2013 tarihli The Politics of Encounter: Urban Theory and Protest under Planetary Urbanization ve 2014 tarihli The New Urban Question kitapları, “Kent-Mekân-Direniş Kitaplığı” kapsamında çevrilmektedir. Merrifield’ın diğer kitapları şunlardır: The Urbanization of Injustice (1997), Dialectical Urbanism (2002), Guy Debord (2005), Henri Lefebvre: A Critical Introduction (2006).

0000000539443-1

Andy Merrifield’in “Metromarksizm: Şehrin Marksist Bir Hikâyesi” isimli kitabı ise “Giriş” ve “Sonsöz” dışında sekiz bölümden oluşuyor:

Birinci bölüm “Karl Marx, Akla Yatkın Algılarla Metalar ve Şehirler“, ikinci bölüm “Friedrich Engels“, üçüncü bölüm “Walter Benjamin Dünyevi Aydınlığın Şehri“, dördüncü bölüm “Henri Lefebvre, Şehir Devrimi“, beşinci bölüm “Guy Debord“, altıncı bölüm “Manuel Castells, Althusser’in Şehri ve Toplumsal Hareketler“, yedinci bölüm “David Harvey, Kentleşmenin Jeopolitiği“, sekizinci bölüm ise “Marshall Berman, Marksist Bir Kent Romansı” başlıklarını taşıyor.

Kitabın Dr. Ayhan Kavak‘a göre değerlendirmesi ise şu şekilde:

Andy Merrifield’in kitabı yaşananları sistemleştirmesi açısından faydalı bir kaynak. “Şehrin Marksist Bir Hikayesi” alt başlığını içeren “Metromarksizm” kitabı böylesi sorunları değerlendiren önemli bir eser. Şehrin salt kapitalizm için değil, bilakis Marksizm için de işlevsel rol oynadığı izleğinden giderek, mekanın diyalektik doğasını izahta kavuşturmayı soruşturmakta.

Mekan olarak kentlerin görünmeyen arka sokaklarındaki insanlığın çığlığını duyurması ve yaşanılan mekanlara ne türden devrimci müdahale edileceğinin ipuçlarını Marx ve Engels’ten başlayarak Walter Benjamin, Henri Lefebvre, Guy Debord, Manuel Castells, David Harvey ve Marshall Berman’ın kuramları ve yaşamlarını harmanlayarak ön açıcı bir metin hazırlamış.

Yazar Andy Merrifield, eleştirel perspektifle yazdığı eserinde, dönüştürülmüş ve yenilenmiş bir şehir hayatı hakkını serimlemekte önümüze. Kent yaşamının dinamik sürecinin canlandırılmasında başarılı olduğu kuşku götürmez. Kapitalizmin gündelik hayatı sömürmesi ve kentlere sirayet ettirilen Taylorcu robotlaştırmaya inat, sokakların siyasetini alternatif hale getirmeden mustarip bakış açısıyla Metromarksizm eserinin çatısını kurgulamış.

Marx’ın düşünce sistematiğinde merkezi bir rol oynamayan kent olgusunun asıl Engels’te açığa çıkmasını, Manchester gözlemleriyle belirginlik kazandığına tanıklığa çağırıyor. Gerçi Engels’te kentin sorunlarının, devrimin sorunları çözülene değin ertelenmesi yakalansa dahi, mevcut evrilmeye temel oluşturmasının ayırdına varıyoruz.

Metropolün dokusunu, sanayileşme ve kentleşme sürecinde modernitenin diyalektik deneyimini ilk anlayanın W. Benjamin olduğunu öğrenmek ilginç geldi. Lefebvre, Debord, Castells, Harvey ve yakın zamanda kaybettiğimiz Berman’ın bakış açılarıyla yaşanılan mekanların yeniden üretilmesinin bir hak olduğunun altı çizilmekte. Kapitalist şehre karşı mazlum ve madunların yaşam alanlarının hakkaniyetle üretilmesinin reçetesi hoyrat saldırganlık olan Tokikentlerle olmayacağının da ayırtına ulaşmak kabil elbet. Mevcut kentlerin yaşanılacak ortamlara dönüştürülmesi tartışmaya açılırken, yazar Andy Merrifield, kentlerde Hegel’in gece uçan Minerva’nın  Baykuş’una karşılık, engin gün ışığında da uçabilen gece kuşunu düşlemekten geri durmaz.

Hasılı, zengin deneyim ve tartışmalar ışığında kitabın okunması kazandırıcı bir edim olacaktır. Kentlere sahip çıkmaya koyulan insanlığın ufkunu genişleteceği kanısındayım. Yerel seçimde kentine, parkına, doğasına ve bilcümle yaşam alanına sahiplenmeye yönelenlerin, kapitalizmin kentleri işgaline “dur” demelerinin temel argümanlarını edinmeleri elbette çok önemli. Kent ve mücadele alanları hakkında bilgi birikimimizi artırmak istiyorsak, And Merrifield’in Phoenix yayınlarından çıkan “Metromarksizm” kitabını okumak gerek.“(*)

(*) Dr. Ayhan Kavak