Ya bizim başımıza da gelseydi…

Ali Rıza Avcan

Dün ve bugün, okuduğumuz gazetelerde, seyrettiğimiz televizyonlarda ve takip ettiğimiz sosyal medya ortamında İstanbul’da meydana gelen aşırı yağışlar sonucunda oluşan ilginç manzaraları, metro merdivenlerinde oluşan şelaleleri, içinde insanların yüzdüğü büyük su birikintilerini, o birikintiler içindeki araçları, azgın suların aktığı otoyolları, kapanan tünelleri, sel sularının metroyu işgalini ve insanların çektiği büyük sıkıntıları görme fırsatımız oldu.

Bir kent için, o kentte yaşayan insanlar için oldukça kötü, acıklı ve düşündürücü olan bu görünümlere sosyal medyada, fırsat bu fırsattır diye siyaset üzerinden, çarpık kentleşme ve yapılaşma üzerinden, plansız ve programsız çalışılmış olması üzerinden eleştiriler yaptık ve bu eleştirilerinizi zeki, yaratıcı esprilerle süslemeye çalıştık. Böylelikle neredeyse gizliden gizliye “15 Temmuz Destanı“nın rövanşını almaya çalıştık… Hatta, “İstanbul’da olunca afet, İzmir’de olunca rezalet” diyen ironi dolu mesaj yazanlarımız bile oldu…

istanbul_sel

Bütün bu eleştirileri yazmamız, yaratıcı esprileri yapmamız bizim doğal bir hakkımızdı.

Çünkü ortaya çıkan bu kötü manzara, o kent ve orada yaşayanlar için bir yıkım olmakla birlikte; o kentin nasıl yönetildiğini, kentin doğasına, insanına ve gelişimine hangi açıdan ve hangi amaçla bakıldığını, yapılan onca yeni yol, köprü ve tünel üzerinden geliştirilen büyük bir propagandanın nasıl kof bir şey olduğunu ortaya koyuyor ve bizim muhalefetimizi güçlendiriyordu.

Velhasıl, İstanbul daha önceki yönetimlerde olduğu gibi, AKP’nin belediye yönetiminde olduğu son 20 yılda da kötü yönetilmiş, mevcut kötülüklere daha büyük boyutlu yeni kötülükler ilave edilmiş, koskoca bir doğa harikası yerleşimden insan aklı ve eliyle koskocaman bir dere, koskocaman bir göl, koskocaman bir kaos yaratılmıştı.

Ancak bu doğal yıkımı siyaset üzerinden okumaya, rant ve beton odaklı kentleşmeyi AKP’nin kötü yönetimi üzerinden değerlendirip eleştirmeye kalktığımızda bunun sadece AKP ile değil; aynı zamanda diğer partilerin yönetiminde olduğu belediyeler için de genelleştirmenin doğru olacağını düşünüyorum. 

Çünkü aldığımız haberlere göre, aşırı yağıştan kaynaklanan doğal yıkımın kötü sonuçları sadece AKP’li belediyelerin olduğu ilçelerde değil; CHP’nin uzun yıllardır yönetiminde olduğu Silivri, Kadıköy gibi yerlerde de ortaya çıkmış, tüm bir kent bu yağışla felç olmuş, yaşanabilir bir kent olmaktan çıkmıştır.

O nedenle bu sorun karşısında hemen belediyelerin hangi parti kadroları tarafından yönetildiğine değil; partilerin gün geçtikçe birbirine benzemeye başlayan çarpık, yanlış kentleşme politika ve stratejileri açısından bakmak gerektiğini düşünüyorum.

Örneğin, aynı ölçüdeki yağış dün İstanbul’a değil de, İzmir’e yağmış olsaydı acaba ne olurdu? diye sorsaydık eğer…

Bu soruya şayet, “İstanbul’dakinden farklı bir sonuç olurdu, insanlar bu doğal yıkımdan hiç etkilenmezlerdi, aynı manzaralar ortaya çıkmazdı” diyorsanız ben de size 3-4 Kasım 1995 tarihinde toplam 61 insanın öldüğü büyük sel yıkımını bir köşeye koyarak, 25 Kasım 2013 tarihinde İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin aşırı yağışlar nedeniyle taşan Yeşildere kenarındaki merkez itfaiye ve AKS 110 binasının sel suları altında kaldığını, Üçyol-Üçkuyular arasındaki metro hattının son duraklarında zaman zaman zeminden çıkan yer altı suyunu ve bu kentin kıyısında köşesinde bizi bekleyen benzeri sorunları hatırlatmak isterim.

izmir_sel_28742

İşte o nedenle, aynı yıkımın yarın öbür gün İzmir’i de tehdit edebileceğini, aynı manzaralarla İzmir’de de karşılaşabileceğimizi düşünerek buna neden olan çarpık ve plansız kentleşme, betona, talana ve ranta dayalı yapılaşmaya dur dememiz, yetersiz altyapıya sahip bölgelerde yüksek yapılara izin vermememiz, özellikle gevşek zeminlerde kurulu olan Mavişehir, Atakent, Bostanlı, Bayraklı ve Halkapınar yerleşimlerinde de aynı yıkımı yaşayabileceğimizi akıldan çıkarmamamız gerekiyor.

En azından tanık olup gördüğümüz kötü şeylerden ders çıkararak gerek önlemleri almamız dileğiyle…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s