Devletin valisinin verdiği sözler…

Ali Rıza Avcan

Dün takımları tekrar ikinci lige çıkan Altaylı taraftarlarla konuşarak onların sevincine ortak olmaya çalıştım.

Çünkü futboldan çok fazla anlamıyor olsam da kurucularından biri sevgili hocam Prof. Dr. Nermin Abadan Unat‘ın amcası Sabri Süleymanoviç olan¹; üstüne üstlük kaleci Tanzer, sağ bek Kunta Sabahattin, sol bek Bilal, Erol Togay, Zagor Zafer, Nevruz, Taytay Mustafa, Cruyff Mithat, Miço Mustafa, Şeref, Büyük Mustafa ve diğerlerinin çıkış tüneline girerken kimselere duyurmadan ‘Bizi hep hatırla olur mu Orhan? Hayatının sonuna kadar sakın unutma” dedikleri dostum Orhan Berent tarafından tarihi yazılan² Altay Spor Kulübü, kurulduğu günden bu yana İzmir’e spor alanında birçok ödül ve değer kazandırmış asırlık bir kent takımı.

eskialtayAltay Spor Kulübü‘nün tarihini okumamış, bugüne kadar hiçbir maçına gitmemiş olsam da konuştuğum kulüp yönetimine yakın taraftarların anlattıkları bana oldukça ilginç geldi ve bir kent yöneticisi olarak verdiği sözü yerine getirmeyen İzmir Valisi’nin tutumu ile ilgili yaşananları sizlerle paylaşmam gerektiğini düşündüm. Bu kararı vermem de tabii ki bu konuları gündeme getirmemi isteyen taraftarların isteği de etkili oldu.

Şimdi dile getirmeye çalışacağım konu, Altay futbol takımının ikinci lige çıkmasını sağlayacak Altay-Kocaelispor Play-Off finalini oynayacağı Antalya’ya götürülecek İzmirliler ile ilgili.

Bu konu ile ilgili olarak dikkate aldığım 11 Mayıs 2017 tarihli Yeni Asır Gazetesi’ndeki Murat Arabacı imzalı “Sefeberlik – Kadın, erkek, yaşlı, genç binlerce İzmirli özledikleri bu büyük heyecanı yaşamak için yaklaşık 10 bin İzmirli sporsever, Antalya yollarına düşmeye hazırlanıyor” başlıklı haberi şu şekilde devam ediyor:

İki yıl sonra yeniden 2. Lig’e dönme şansı yakalayan Altay’ın, pazar günü Antalya’da Kocaelispor ile oynayacağı final maçı öncesi İzmir’i tatlı bir telaş sardı.

Sadece siyah-beyaz tutkunları değil, tüm kent, özlenen bu heyecanı yaşamak için Antalya yollarına düşmeye hazırlanırken, iki kent arasında büyük bir konvoy oluşacak. Finale 10 bini aşkın İzmirli gidecek. Kentin dört bir yanında organizasyonlar yapılıyor. Havayolu şirketleriyle görüşülüp, ek sefer ve özel uçak organizasyonu gerçekleştirildi. Altay 1914 Taraftarlar Derneği’nin öncülük ettiği organizasyonlarda sosyal medya etkin kullanılıyor.

Şimdiye kadar derneğe yapılan kayıtlarla 50’ye yakın otobüsün tamamen dolduğu öğrenilirken, tahsis edilen otobüs sayısının 150’ye çıktı. Antalya’ya da gitmeyi planlayan KSK, İzmirspor ile Bucasporlu bazı taraftarların Çorum maçında verdikleri desteği sürdürmek için otobüs organizasyonuna dahil olmak istediği öğrenildi.

Gazete haberinin belediyeden ve valilikten temin edilen otobüslerle ilgili son bölümü ise şu şekilde:

659x460-seferberlik-1494532034543

Kaynak: Yeni Asır Gazetesi

Vali’ye teşekkür Başkan’a sitem

Antalya’daki final öncesinde Altaylı taraftarların otobüs çağrısına İzmirli mülki amirler kayıtsız kalmadı. Altay’a dün sabah saatlerinde İzmir Büyükşehir Belediyesi 33 otobüs tahsis etti. Altay başkanı Özgür Ekmekçioğlu ve Yüksek Divan Kurulu Başkanı Erdoğan Tözge’yle bir araya gelerek, Antalya’ya da gideceğini dile getiren Başkan Kocaoğlu’nun “33 otobüs verilecek” açıklamasını yapması kimseyi mutlu etmedi.

Valilikten güzel haber

Altaylı bazı taraftarlar, Ankara Belediye Başkanı Melih Gökçek’in 2. Lig’de Ankaragücü’nün şampiyonluğunu ilan ettiği Kayseri Erciyes deplasmanına ücretsiz ve sınırsız otobüs açıklamasını sosyal medyadan paylaşarak belediyenin otobüs tahsisinde rakamı düşük tutmasına tepki gösterdi. Antalya için belediyeden 60-70 otobüs desteği beklediği öğrenilen Altaylılar’a müjdeli haber, dün öğle saatlerinde İzmir Valiliği’nden geldi. Vali Ayyıldız’ın, 100 otobüs tahsis edildiğini açıklaması siyah beyazlı taraftarların bu kez yüzünü güldürdü.

Bu haberden ve taraftarlardan aldığımız bilgileri bir araya getirdiğimizde, Altaylı taraftarlarla diğer takım taraftarlarının Antalya’ya gidebilmesi için İzmir Valiliği’nin vereceği 100, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin vereceği 33 otobüsle birlikte, bir otobüsün ortalama 45-50 kişi aldığını düşündüğümüzde ortalama 6.000-6.500 İzmirli’nin Antalya’ya gitmeyi planladığını, Altay 1914 Taraftarlar Derneği’nin de Antalya’ya gitmek isteyenleri kaydederek uzun listeler hazırladığını, valilik tarafından verilecek otobüslerin organizasyonu ilgili olarak AKP eski İzmir İl Başkan Yardımcısı  Mehmet Deniz Şimşek ile irtibat kurulduğunu öğreniyoruz.

Yine Yeni Asır Gazetesi’nin 13 Mayıs 2015 tarihli nüshasında yayınlanan “Bir Hayalimiz Var” başlıklı haberde İzmir Valiliği ile İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından söz verilen otobüslerden söz edilerek şu ifadelere yer veriliyor: 

Alsancak’tan yola çıkılacak

Altaylıların Antalya konvoyunun hareket merkezi belirlendi. Siyah beyazlı taraftarlar, Alsancak Stadı’nda yarın sabah 06.00’da buluşup Antalya’ya doğru hareket edecek. Tüm otobüslerin Alsancak Stadı’nda Altaylı taraftarı alıp saat 07.00 gibi Antalya’ya konvoy halinde hareket edeceği dile getirildi.

Valilik, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve diğer katkılarla tahsis edilen otobüs sayısının 150’ye yaklaştığı belirtildi.

Görüştüğümüz Altaylı taraftarlar ise günü geldiğinde gerçeğin hiç de böyle olmadığını, valiliğin söz verdiği 100 otobüs yerine kapasiteleri 14+1 kişiden oluşan 30 adet Volt model Volkswagen minibüs gönderdiğini, 33 otobüs vaadinde bulunduğu için başlangıçta sitem ettikleri İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ise verdiği sözü tutarak 33 otobüs gönderdiğini; böylelikle birçok İzmirli taraftarın Antalya’ya gidemediğini anlatıyorlar. Tabii ki bunun doğal bir sonucu olarak imkânı olanların uçakla ya da özel otobüs firmalarıyla Antalya’ya gidip geldiğini, maç günü Antalya’daki Altay kulübüne ayrılan tribünlerin yeterli düzeyde kalabalık olmadığını ve bu nedenle çok üzüldüklerini ifade ediyorlar.

659x460-bir-hayalimiz-var-1494611831712
Kaynak: Yeni Asır Gazetesi

Altay Spor Kulübü Başkanı Özgür Ekmekçioğlu maçı kazanıp 2. lige yükseldikten sonra yaptığı açıklamada, “İzmir davayı sahiplendi. Sadece arma için değil, İzmir için bütünleşildi. Çorum’da yaşananların ardından İzmir tek yumruk oldu, verilen reaksiyonun kent için bir milat olduğunu düşünüyorum. Karşıyakalısı, İzmirsporlusu, Bucasporlusu, Göztepelisi, kısacası İzmirliyim diyen herkes yanımızda gördük, hissettik. Şampiyonluk meselesi sadece Altay’ın değil, İzmir’in meselesi oldu.” deyip büyük bir olgunlukla sorunu unutmuş gibi gözükse de, Antalya’ya giden ya da gidemeyen taraftarların verilen sözlerin tutulmayışını bir köşeye yazdıklarını ve bunu asla unutmayacaklarını anlıyor, devleti temsil eden valilik makamının verdiği sözü tutmayışını, yarın öbür gün diğer takımların da başına gelebilecek kötü bir yöneticilik örneği olarak kabul ediyoruz.

Futboldan, liglerden fazla anlamasam ve Altay’ın bugüne kadarki hiçbir maçına gitmesem de bir kentin mülki ve mahalli yöneticilerinin adı, niteliği ve düzeyi ne olursa olsun tüm spor kulüplerine hak ettikleri önemi vererek basına yansıttıkları vaadleri yerine getirmeleri gerektiğini bilir ve yönetim kalitesinin daha da gelişmesi adına bunu ifade etmek isteriz.


¹ Abadan Unat, Nermin; Kum Saatini İzlerken, İletişim Yayınları, Eylül 2007.

² Berent, Orhan; Altay, Alsancak’ın Sakini, İletişim Yayınları, Mayıs 2014.


Yeni Asır Gazeteleri

http://www.yeniasir.com.tr/spor/2017/05/12/seferberlik

http://www.yeniasir.com.tr/surmanset/2017/05/13/bir-hayalimiz-var

Diğer Gazeteler

https://www.focagazete.com/buyuksehirden-altaya-33-otobus/

Stat Meselesi

Çağrı Gruşçu

Stat meselesi yine ayyuka çıktı.

Siyaset yine kızıştı. Ama her zaman olduğu gibi fillerin tepişmesinde karıncalar ezilmeye devam ediyor!

Taraftarlar sitemkâr ve haklı… Ancak olan biteni algılamadan, bir an önce olsun bitsin derdindeler.

Gayet doğal, çünkü sindirme ve bezdirme politikası hâkim…

Peki, ne olmuştu? Göztepe Başkanı Mehmet Sepil, kulübün yönetimini devraldığında Güzelyalı’daki Gürsel Aksel Tesisleri’nde inceleme yaptı.

Ne dedi? “Beş verip bir almayalım.”

Fakat sonra ne oldu? Projeler çizildi, Gürsel Aksel Stadı oldubittiyle ihale edildi.

Proje taraftarı heyecanlandırmadı.

Neden? Çünkü Göztepe taraftarı ve yönetimi, en az 35 bin kişilik bir stadın hayalini kuruyordu. Aslında Göztepe’nin kıdemlileri dâhil büyük ölçüde taraftarlar yıllardır Güzelyalı’da bir stadın hayalini yaşıyordu.

Peki, sonra ne oldu? 15 bin kapasiteli ilk projeye itirazlar yükseldi. “Burası nefes alma noktası” diyen aktivistler de oldu, bu projeyi anlı şanlı Göztepe’ye yakıştırmayan taraftarlar da…

Zaten kamulaştırması tamamlanmamış bir arazi ve imar uygulaması yapılmaması nedeniyle ihale iptal edildi ve süre uzadı.

***

Gelelim Karşıyaka Yalı Tesisleri’ne…

Benzer bir süreç burada da yaşandı. İkiz yapılacağı söylenen 15 bin kişilik Karşıyaka Stadı için benzer itirazlar yükseldi.

Bu sırada kentin şehremini çıktı ve dedi ki: “Kuzey’de Örnekköy Güney’de Uzundere’de iki hazine arazisi var; tahsis edin İzmir’e 30-35 bin kişilik iki çağdaş stat yapalım.”

Haklıydı da! Kentini düşünen bir başkan önerisiydi. Kentin gelişim koridoru düşünüldüğünde ulaşımı da zor olmayan bu iki dev araziye bu statlar rahatlıkla yapılabilirdi.

Günü kurtarmak yerine kulüplerin geleceği de kurtulabilirdi.

Ancak konu siyaset malzemesi oldu; o araziler ile ilgili hükümet kanadından bir açıklama dahi gelmediği gibi kulak arkası yapıldı.

Peki, sonra ne oldu? İzmir’i Ankara’dan yönetenler ne derse o!

***

Bu statlar yapılacak dediler, şehri alt üst ettiler. Taraftarı isyana sürüklediler, biz yapmazsak kimse yapamaz diyerek algı yarattılar, yeri de geldi seçim malzemesi yaptılar.

Çaresiz süreci sadece izlemek zorunda kalan ve ülkenin muhtelif şehirlerinde devasa statlarda başka takımları imrenerek izleyen üçüncü büyük şehrin taraftarları da 35 bindi 40 bindi derken “20 bine mecbur” bırakıldı.

Peki, sonra ne olacak? Bu statlar olacak. Belki kapasitesi ifade edilen rakamların altında kalacak ama yine de “her şeye rağmen” yapılacak. Yıllar geçecek Göztepe, büyük hedefler peşinde koşacak; günü kurtaralım derdinde olanlar yüzünden Göztepe’nin şanlı taraftarı belki bir asır bu stada mahkûm kalacak. Şehrin göbeğinde asayiş sorunu ve karmaşasıyla…

Keza Karşıyaka da öyle…

Sportif başarılar arttıkça acele alınan kararlar gözden geçirilecek ancak iş işten geçmiş olacak.

***

Stat tartışmasında İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nu ve Karşıyaka Belediye Başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar’ı haklı buluyorum. Bu konuda ciddi bir sorumluluk taşıyorlar.

campnou_colors

Kulüp başkanlarının da İzmir’in geleceği için aynı sorumluluğu taşıması gerekir. Kent sporuna beş kuruşluk katkısı olmayan bir vakfın başkanı olarak yapılan yersiz açıklamalarla ise ortalığı bulandırmaya hiç gerek yok.

Hükümet tarafından bugüne kadar yaratılan algı başarılı oldu ve atı alan Üsküdar’ı geçmek üzere… Hele ki, Başbakan Binali Yıldırım’ın İzmir ziyaretinde Göztepe Stadı’nı adeta Nou Camp Stadı gibi tanıtacak olmasıyla kulüpler ve camialarda heyecan başlayacak ve geri dönülmez bir yola girilecek.

Ne olursa olsun; şu dakika itibariyle senin davan benim davam demeden uzlaşı yolu bulunmalı ve kent için en doğru değerlendirme tamamlanmalıdır. Kenti bu kısır tartışmayla malzeme yapan genel siyaset temsilcilerinin tartışmayı uzatmaması ve ortak paydada bütünleşmesi gerekir.

***

Taraftarlara tavsiyem: Geleceği görün, daha iyisi için ısrar edin. Kentinizin ve kulübünüzün geleceğini riske atmayın!

Kulüp yöneticilerine önerim: Planları yeniden gözden geçirin; “beş verip bir almayın”. O tesislerde yetişecek fidanları, kentin acil eylem durumunu, kentlinin spor yapacağı ve nefes alacağı alanları düşünün.

Siyasi iradeye de çağrım: TARAFTARI SİYASET MALZEMESİ YAPMAYIN!