“İtfaiye Binası’ndan İzmir Kent Müzesi ve Arşivine” (1)

Ali Rıza Avcan

Bugün yeni bir yazı dizisine başlıyoruz.

İnşaatı 8 Şubat 2002 tarihinde başlayıp açılışı 10 Ocak 2004 tarihinde yapılan, başlangıçtaki adı “İzmir Kent Müzesi ve Arşivi” (İKEMA), daha sonraki adı “Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi” (APİKAM) olan kurumun kuruluşunu, çalışmalarını, yaptıklarını ve yapamadıklarını, bugün içinde bulunduğu durumu ve geleceğini inceleyip değerlendirerek bu kurumun İzmir’in kültür, bilim ve sanat dünyasına olan katkılarını belirlemeye çalışacağız.

Çünkü, 1922 yılında geçirdiği büyük yangın ve yıkım sonrasında insanının ve belleğinin büyük bir kısmını yitiren; bu nedenle de bugün birçok tarihi, kültürel, ekonomik ve toplumsal gerçeği ve bilgiye ulaşamayışımız, bu bilgi ve belgeleri yabancı kaynaklardan edinmeye çalışmamız, “küllerinden yeniden doğduğu” söylenen İzmir kentinin acı gerçeklerinden biri.

Bu acı gerçeği kabullenip, kaybolup zayıflayan kent belleğini yeniden kurma ihtiyacından kaynaklanan önemli bir girişimi ve bunun ayrıntılarını, Mart 2002 tarihinde İzmir Büyükşehir Belediyesi Kent Kitaplığı dizisinden yayınlanan “İtfaiye Binası’ndan İzmir Kent Müzesi ve Arşivi’ne” isimli kitapçığın başında yer alan “Sunuş” ve “Önsöz“ün yazarları olan kuruculardan; yani İzmir Büyükşehir Belediyesi eski başkanı merhum Ahmet Piriştina ile müze ve arşivin kurulma fikrini ortaya atıp bu fikri büyük zorluklarla takip eden ve sonuçta başarıya ulaşan Dr. Sabri Yetkin ile Dr. Fikret Yılmaz‘ın yazdıklarından öğrenmeye çalışacağız.

bf5eb3f6-5ffe-4d71-893a-b43294d178dcİzmir Büyükşehir Belediyesi eski başkanı merhum Ahmet Piriştina sözkonusu kitapçığın “Sunuş” bölümünde aynen şöyle diyor:

“Dünyada pek çok ülkede, kentlerin geçmişiyle ilgili belgelerin derlendiği yerel arşivin ve müzecilikteki çağdaş sergileme yöntemleriyle bölgenin geçmişini izlenebilir kılan kent müzelerinin bulunduğu bilinmektedir. Kent müzeleri ve arşivlerinin evrensel ölçekteki yaygınlığı ve hayranlık uyandıracak örnekleri yanında ülkemizde bu kurumların hiç bulunmadığı gerçeğini birlikte düşünecek olursak, ortada açıklanması güç bir durumun olduğunu söylemek zorlama sayılmayacaktır. Üstelik Türkiye sınırları içinde bulunan kentlerin uzun ve zengin bir geçmişe sahip olduklarını ve dünyada kuruluş tarihi yüz elli yıldan fazla olmayan kentlerde bile söz konusu kurumlara rastlanabildiğini de değerlendirme kattığımızda, bu çelişki kendisini daha fazla hissettirmektedir. Tarihsel geçmişini binlerce yıl deyimiyle ifade ettiğimiz İzmir’in de, yerel bir kent arşivi ve bu arşivdeki belgelerden üretilen bilgilerin görsel olarak sergilendiği bir kent müzesi bulunmamaktadır.”

Evet, bu giriş paragrafından da anlaşılacağı üzere Ahmet Piriştina, binlerce yıllık geçmişe sahip olan İzmir’de, kentin geçmişiyle ilgili belgelerin derlendiği yerel bir arşivle bu belgelerden üretilen bilgilerin görsel olarak sergilendiği bir müzenin kurulmasında geç kalındığını, bu yapıldığı takdirde İzmir’in de dünyada hayranlık uyandıracak örnekler arasına katılacağını ifade etmektedir. Devamında ise;

0004“Kent müzesi ve arşivlerinin geçmişte yaşanılan zamanı birleştiren özelliklerini düşündüğümüzde, kentli bilinci üretme konusunda oynadıkları rol kendiliğinden anlaşılacaktır. Çünkü kent sakinlerinin yaşadıkları mekana, yani kente aidiyet bağı oluşturmaları kentli bilincinin varlığıyla yakından ilgilidir. Bu bilincin oluşması, kentin geleceği belirlenirken, geçmiş bağların kopartılmaması gerektiği fikrini de beraberinde getirecektir. Dolayısıyla, çağdaş yerel yönetim anlayışına göre, müze ve arşiv, diğer temel hizmet birimleri gibi kentsel bir kurum olarak kabul edilmektedir ve sonuçları hemen görülmüyor olsa bile, kent yaşantısına yaptığı kalıcı etkiler bilinmektedir. Bu yaklaşımın belirlediği bir yerel yönetim anlayışından hareket ederek, Türkiye’de bir ilki İzmir için gerçekleştirmenin anlamlı bir girişim olacağını kararlaştırıp, uygulama çalışmalarına başladık. İzmir Kent Müzesi ve Arşivi için, geleneksel bir hizmet kurumunun yetmiş yıl hizmet verdiği erken Cumhuriyet dönemi yapısı olan itfaiye binasını düzenleyerek, farklı bir alanda ama bu kez yeni bir kentsel kurumun yer alacağı işleviyle İzmirliler için hizmete devam etmesinin anlamlı olacağını düşündük. Çünkü bina, Türkiye Cumhuriyeti’nin  itfaiye istasyonu olarak inşa ettirdiği ilk hizmet yapısıdır ve bu açıdan bir dönüşümü simgelemektedir. Kentin geçmişi hakkında kendisi de bir belge olan binayı kent müzesi ve arşivine dönüştürerek, mekanı yeni işleviyle bütünleştirmeyi hedefledik.

İzmir Kent Müzesi ve Arşivi’nin ülkemizde bir ilk adım olması dileğiyle.”

Görüldüğü gibi belediye başkanı Ahmet Piriştina, neoliberal söylemin “marka kent“, “yönetişim“, “tasarım“, “inovasyon“, “girişimcilik” gibi şu sıralarda herkesin diline pelesenk olmuş moda deyim ve kavramları kullanmadan, sadece ve sadece “çağdaş yerel yönetim anlayışı” çerçevesinde kentin ihtiyaçlarını dikkate alan iyi bir yerel yönetici olarak bu konuda nasıl düşündüklerini, neler yaptıklarını ve neleri hedeflediklerini 2000’li yılların sade, yalın diliyle anlatıyor. 

0010_binani

İzmir Kent Müzesi ve Arşivi fikrini ilk ortaya atıp bu düşüncenin peşinden giden ve sonuçta bu müze ve arşivin kurulmasını sağlayan Dr. Sabri Yetkin ile Dr. Fikret Yılmaz ise birlikte hazırladıkları “Önsöz“de aynen şunları söylüyorlar:

“Kent müzeleri ve arşivleri, kentlerin önde gelen prestij kurumlarıdır. Bulundukları kentleri diğer kentler nezdinde temsil eder ve tanınmasına katkıda bulunurlar. Bu özellikleri nedeniyle dünyada yaygın bir uygulama alanına sahip olan kent müzeleri ve arşivlerinin önemi, ne yazık ki Türkiye’de kavranabilmiş değildir. Bundan ötürü ülkemizde hiçbir kentin müzesi ve arşivi yoktur. Ancak sevindirici ve isabetli bir kararla İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir’de bir kent müzesi ve arşivi kurma çalışmasını başlattı. Bu girişimin pek çok açıdan anlamlı olduğu açıktır. Ancak kente sağlayacağı akademik zenginlik ve katkı, projenin mutlaka vurgulanması gereken boyutlarından birisidir. Ayrıca İzmir girişimi Türkiye’de bir ilkin gerçekleşme yolunu açarken, bir model üretmenin sorumluluğunu da üstlenmiş bulunmaktadır. Çünkü bu kurum yapacağı çalışmalar ve üreteceği bilgi birikimiyle, kentin geçmişiyle uyumlu değişimine katkı sağlayacağından, bundan sonra diğer kentlerin girişimlerine de öncülük edebilecektir. İzmir Kent Müzesi ve Arşivi yapacağı çalışmalarla kentsel bir hizmet kurumu olduğunu kanıtlayacak ve benzer kurumların yaygınlaşmasını teşvik edecektir.

Kent Müzesi ve Arşivi, İzmir’in gerek yurtiçinde ve gerekse yurtdışında tanıtılmasında önemli bir araç olacaktır. Kentin tarihi ve kültürünün tanıtımı sürecinde dünyadaki diğer kent müzeleri ve arşivleriyle geliştireceği ilişkiler, turizm, karşılıklı kültürel etkinlikler ve hatta ticari alanlarda yeni imkanlar sağlayabilecektir. Çünkü günümüz dünyasında ticari ilişkiler bile kültürel paylaşım zemininde kurulmaktadır. Diğer taraftan Kent Müzesi ve Arşivi bilinçli kentli yaratma ve kent kültürünü geliştirme konularında işlevli olacaktır. Yaşadıkları kenti tarihi, kültürü ve tarihsel mekanlarıyla tanıyan İzmirlilerin eliyle, kentin mirasını geleceğe aktarmak mümkün olabilecektir.”

Bu anlatımdan da görüldüğü gibi, İzmir Kent Müzesi ve Arşivi’nin kurucusu olan bu iki değerli bilim insanı, oluşturulan kurumun hem tarih hem de diğer bilim ve disiplinler itibariyle görevlerini sıralarken ortaya konulan modelle  bu tür kurumların yapacakları çalışmalar ve üreteceği bilgi birikimiyle kentin geçmişiyle uyumlu değişimine katkı sağlayacağını vurgulamakta; ayrıca bilinçli kentli yaratma ve kent kültürünü geliştirme konularındaki işlevlerine dikkat çekmektedirler.

apikam-14

Yazımızın bu ilk bölümüne İzmir Kent Müzesi ve Arşivi‘nin kurucuları olan sevgili Ahmet Piriştina ile değerli bilim insanları Dr. Sabri Yetkin ve Dr. Fikret Yılmaz‘a bu değerli hizmetleri nedeniyle teşekkür ederek son verirken, yazımızın gelecek bölümünde kent müzesi ve arşivinin anlamıyla burada nelerin yapılmasının planlandığından söz edeceğimizi belirtmek isteriz.

Devam Edecek…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s