Orada savaş olurken…

Ali Rıza Avcan

Evet, orada bombalar atılıp insanlar ölürken, yoksul, işsiz, hasta ve engellilerle çocuklar evsiz barksız kalırken burada kentlerden, stratejilerden, sorunlardan ve onların çözümlerinden söz etmek mümkün olabilir mi?

Kulakları, gözleri kapayıp dilleri susturarak, yanı başımızda olanları görmeyip duymayarak burada rahat rahat oturmak, akmayan sulardan, kesilen elektrikten, tahrip edilen doğadan söz etmek mümkün mü?

Savaş çığırtkanlığı yapan medyayı protesto ederek, savaşa destek veren iktidar ve muhalefet liderlerine söylenerek, bunun yanında sosyal medyaya güzel fotoğraflar, şiirler, gezi ve yemek fotoğrafları koyarak savaşı uzaktan seyretmek mümkün mü?

Tabii ki mümkün değil….

Çünkü savaş aslında hem orada hem de burada; daha doğrusu yanımızda, yakınımızda ve içimizde…

Çünkü o savaşı açan ve destekleyenler aynı zamanda kentlerde; onun cadde ve sokaklarında, kupon arazi ve arsalarda, müştereğimiz olan her yerde bir yağmacı kimliği ile karşımıza çıkan, Kültürpark ya da İzmir Körfez Geçişi projelerini hazırlayan ya da destekleyen; velhasıl kendilerini yakından ve çok iyi tanıdığımız iktidar sahipleri, daha fazla kazanmak isteyenler…

Merkezi ya da yerel iktidarın sahipleri  ve onların destekçileri…

Kentlerde bize ait olan ne varsa onları sahiplenip yok etmeye, yağmalamaya çalışan o iktidar sahipleri şimdi oralarda daha büyük bir lokmaların peşindeler…

dt_dzjoxuaefyn5

Yarın öbür gün caddelerini, binalarını, park ve fabrikalarını müteahhit kimliği ile yeniden yapacakları kentleri, o kentlerde oturanları şimdi bombalayıp tahrip ediyorlar.  Bir uygarlığı ve kültürü ortadan kaldırmaya; en azından güçsüz düşürmeye çalışıyorlar…

Ama yarın öbür gün aynen İzmir’e yaptıkları gibi o bombalayıp tahrip ettikleri kentlere gidip oraları yeniden ayağa kaldırmak adına ihale kapmaya çalışacaklar, ihaleleri kazanmak adına rüşvetler verip sıkışıp zor duruma düştüklerinde de arkalarındaki silahlı iktidar sahiplerini cepheye çağıracaklar… Kâr hırsıyla başlatıp devam ettirdikleri bu savaşları belki de tekrar tekrar devam ettirip sürdürecekler…

Belli olmaz, belki de o neoliberal anlayışla “sürdürülebilir savaş” diye bir sözcük icat edecekler…

Çünkü onlara göre savaşmak, tahrip ya da yok etmek oynadıkları oyunun temel, vazgeçilmez kuralı…

Aynen ticari rekabette yaptıkları gibi başka ülkelerin, kentlerin, evlerin, hastanelerin, spor salonlarının ve o kentlerde yaşayan kendi halindeki insanların yok olmasını, ölüp yaralanmasını istiyorlar…

Çünkü onlar ölmeyi, yaralanmayı, ölü gömmeyi, cenaze törenlerini ve mezarlıkları bile ticarete konu yapmaktan çekinmiyorlar…

Ama en çok para kazandıkları yer; yani “piyasa“, mermilerin, bombaların ve kendi kendilerine ürettikleri için böbürlendikleri diğer akıllı mühimmat ve teçhizatın kullanılıp denendiği savaş alanları…

190120182143355245451

Açın bakın son yıllarda hangi holdingler, hangi finans kuruluşları savaş sanayine yatırım yapmışlar?

Eminim o araştırma sonrasında karşınıza Koç, Sabancı, Kale, Nurol, Kibar, Akbaş, Ekba gibi holdingler, BMC, DYO ve Vestel gibi bilip tanıdığınız iktidarı destekleyen büyük şirketler çıkacaktır…

Sosyal medya haberlerine göre daha şimdiden patronların kulübü olan TÜSİAD, yeni adıyla TÜSİİD açılan savaşı desteklediğini ilan etmiş….

Eeee, ne de olsa kendi üyeleri bu ticari faaliyetten para kazanacak, kârlarına yeni karlar eklenecek. Hem de oldukça külliyatlı miktarda…

Onlar var olanın yok olması için, “savunma sanayi” adı altında savaşı destekleyip para kazanır, inşaat firmaları ise savaş sonrası tahrip olanı yeniden var etmek adına işe girişip para kazanır…

Bedelli askerlik yapamadığı ya da kayrılmadığı için cepheye sürülen yoksul, garip askerlere düşen ise ya ölüp şehit ya da yaralanıp gazilik payesini almaktır…

O bombaların altında ölen siviller ise çoğu kez akla bile gelmez…. Onlar öldükleriyle kalırlar… Onlar sadece “etkisiz hale getirilenler” hanesinde bir rakam olarak kalırlar…

Çünkü savaş, kapitalizmin ve onun en son evresi olan emperyalizmin barış ortamında elde edemediği kârları toplayıp toparladığı; hatta daha da katlayıp zenginleştiği bir insanlık suçudur…

DUEaetBW4AEYT

O nedenle şimdi ve her zaman, o savaş ortamında ya da kentlerde, uygarlığın olduğu her yerde sesimizi çıkarıp “Savaşa HAYIR!” denilmesi ve savaşa destek verilmemesini gerektiğini; ayrıca kentlerde yaptığımız her düzeydeki toplumsal mücadelenin aynı zamanda barış talebimize de destek verip kolaylaştırdığını, yaşanabilir bir dünyanın oluşumuna yol açtığını düşünüyorum…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s