Mahalle örgütlenmeleri üzerine… (2)

Ali Rıza Avcan

Mahalle… Eskilerden gelen, o nedenle de geçmişe özlem duygumuzda ağırlığı olan sihirli bir sözcük… Çoğumuzun geldiği yer… İster gecekondu olsun, ister apartman; hepimiz bir köyün ya da kentin mahallesinden geliyoruz ve kendimizi oraya ait hissediyoruz… O nedenle mahalle komşularımız, arkadaşlarımız, esnafımız; hatta “mahallemizin delisi” bile bizim için önemli, unutulmaz…

Geçmişte kalanları, mahalle komşularımızı, arkadaşlarımızı unutmamakla, onlarla yaşadıklarımızı belleğimizin bir köşesinde muhafaza etmekle birlikte; şimdi yaşadığımız yerleri bir mahalle gibi hissediyor muyuz? Çevremizdeki yüzlerce, binlerce apartmanda, o apartmanların her bir dairesinde yaşayanları “mahallelimiz” sayıyor muyuz? Onlarla aynı yerde yaşadığımızı dikkate alarak bizden sayıyor muyuz? O binalar, daireler ve dükkanlar arasında tanıdığımız ya da tanımadığımız insanlar üzerinden bağlantılar, ilişki ağları kuruyor, insanlar arasındaki olumlu ya da olumsuz ilişkileri biliyor muyuz? Başka bir açıdan, kendimizi yaşadığımız yere, bulunduğumuz mahalleye ait hissediyor muyuz? Kısacası yaşadığımız yerleri tanıyor ve sahipleniyor muyuz?

Bu soruların yanıtı, ne yazık ki çoğumuz için kısa bir “hayır” oluyor. Çoğumuz sadece yaşadığımız apartmana, hatta adına ev dediğimiz dairelere odaklanmış durumdayız. O dairenin balkon ya da pencerelerinden baktığımızda karşımızda kaç adet ağaç olduğundan, onların cinslerinden, mahallemizdeki kedi ve köpeklerin çetin kış koşullarında ne yaptığından, kimin hangi marketten alış veriş yaptığından, hangi esnafın hangi esnafla rekabet ettiğinden çoğumuzun haberi bile yok ne yazık ki…. Tabii ki bütün bunlara doğru yanıtlar verecek ufak bir mutlu azınlığı bir köşede bırakmayı da unutmamak koşuluyla…

O zaman bu mahalle örgütlenmesini biz nasıl becereceğiz? Kimden kimseden haberdar olmadığımız bu evrende kimlerle bir araya gelip, birilerinin eski korkuların ürünü kaygılarla ısrarlı bir şekilde “teşkilat” dediği, bizlerin ise “örgüt” demekte ısrar ettğimiz beraberliği nasıl oluşturacağız, işbirliği, yardımlaşma ve dayanışma ilişkilerini nasıl güçlendireceğiz? 

Evet, şayet mahallenin sorunlarını çözmek ya da kolaylaştırmak amacıyla bir araya gelmek istiyorsak önce kendi yaşadığımız mahalleliyi tanımamız, öğrenmemiz gerekiyor.

Bu tanıma süreci, mahallede kaç adet cadde, sokak, ev, ticarethane olduğunu da kapsıyor o evlerde ve iş yerlerinde kimlerin yaşadığını, aralarında ne tür ilişkiler geliştiğini bilmeyi de kapsıyor. Diğer bir deyimle yaşadığımız yeri, hem fiziki yapılanması hem de insan coğrafyası ve ilişkileriyle birlikte avucumuzun içi gibi bilmemizi gerektiriyor.

Tabii ki bütün bu bilgilerin, hemen yola çıkıp önüne her gelene sorular sorarak, sohbetler ederek toplanması mümkün ve doğru değil. Yoksa adınızın “meraklı“ya çıkmasına ya da o mahallede yaşıyor olmanıza karşın sizden şüphelenilmesine, “acaba bunları durduk yerde niye, kimin adına araştırıp topluyor“sorularının sorulmasına neden olabilirsiniz.

merakli-ve-dedikoducu-teyze-listelist_batch

Bu bilgilerin bir kısmı, örneğin cadde, sokak, iş yeri sayısı gibi mahalleyi tanımlayan fiziki bilgileri resmi ve özel bilgi kaynaklarından öğrenebilir; hatta cadde ve sokaklara çıkıp bunları yerinde tespit ederek, fotoğraflar çekerek belirleyebilirsiniz. Bu bilgilere, orada yaşayanlarla olan ilişkilerinizden kaynaklanan kişisel ve toplumsal bilgileri de ekleyebilirsiniz.

Örgütlenme çalışmasının bu ilk aşamasında, bizim Bayraklı ilçesi Turan mahallesi için yaptığımız gibi bir mahalle monografisi bile hazırlayabilirsiniz. Mahallenin geçmişini, bugününü ve yarınını ele aldığınız bir araştırma çalışması ile birçok bilgiyi derlemeniz ve bu bilgileri birlikte çalışacağınız diğer insanlarla paylaşmanız mümkün ve doğru olabilir.

Ardından, bu işin asıl püf noktası olan “mahallenin meraklı teyze ve amcalarını” bulmanız gerekebilir. Bu teyzeler, hepimizin bildiği gibi bir sokağa ya da bir apartmana girdiğinizde ya tülün arkasından ya da hafif açık bırakılmış kapının ardından sizi izleyen, hangi kapıya girip çıktığınızı merak eden, hatta kendi aralarındaki sohbetlerle topladıkları bilgileri bütünleyen “mahallenin mobese kameralarıdır“. 

Meraklı amcalar“ın yeri ise genellikle mahalle kahveleri olmakla birlikte, “meraklı teyzeleri” bulmak esnafın ya da komşuların desteği olmadıkça, “meraklı amcalara” göre daha zor olabilir. Şayet yerleşimdeki adetler, İzmir’de ya da Ege’de olduğu gibi kapı önü sohbetlerini mümkün kılıyorsa işiniz o zaman daha bir kolay hale gelir.

Onlarla tanıştığınızda, sohbet edip ilişkiyi güçlendirdiğinizde ve yaptıkları şey nedeniyle onları onurlandırdığınızda mahalle ile ilgili her düzeydeki bilgi artık emrinizdedir. Bundan böyle sizin sormadığınız ya da merak etmediğiniz şeyleri bile gelip size anlatarak kendi aralarındaki dedikoduya ortak bile edebilirler.

Bu teyzeler ya da amcalar sahip oldukları zengin bilgi ve ilişkiler nedeniyle adeta mahallenin doğal lideri ya da kanaat önderi gibi bir işleve sahiptirler. Her şeyden haberleri olduğu, her şeyi bildikleri için ellerindeki bu bilgi onlara bir süre sonra “akıl danışılan kişi” unvanını kazandırarak, “mahallenin muhtardan sonra gelen kişisi” unvanını almalarına bile neden olabilir…

dsc_0225

Tabii ki mahalle hakkında bilgi edinmenin diğer bir kaynağı da, mahalle muhtarlarının kendisidir. Ancak muhtarlarla olan ilişkilerde biraz dikkatli olmamız gerekebilir. Çünkü onlar mahalle halkı tarafından seçilmekle birlikte aynı zamanda kaymakama ya da valiye bağlı kamu görevlileridir. O nedenle onları da işe dahil etmediğiniz; daha doğrusu mahalle örgütlenmesine katmadığınız ve yönetici konumuna koymadığınız takdirde bilgi verme isteklisi olmaları çoğu kez mümkün olmaz. Hatta, sizin mahalleyi örgütleme merakınız onun iktidar alanını tehdit edebileceği için sizi gizli örgütlenme suçu ile itham edip şikayet bile edebilirler. 🙂

O anlamda, arkanızda bir belediye, bir siyasi parti ya da kurum olmadığı sürece bütün bu işleri ortak bir mahalle konusu ya da sorunu üzerinden götürmeniz, örneğin cadde ve kaldırımların onarılması ya da mahalleye daha sık otobüs seferi yapılması için bir imza kampanyası düzenlediğiniz takdirde hem muhtara ve “meraklı teyze ve amcalara” hem de diğer mahalle halkına yaklaşmanız, daha sağlıklı ilişkiler kurmanız daha doğru, sağlıklı ve etkileyici olabilir.

Devam Edecek…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s