Karşı çıkıp itiraz ediyoruz; ama, bu arada üstümüze düşeni yapıyor muyuz?

Ali Rıza Avcan

Sokak hayvanlarının öldürülmesi ile ilgili yasa teklifi, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu‘nda görüşülüyor… İktidar milletvekilleri ve yandaşları bu teklifin yasalaşıp bir an önce yürürlüğe girmesi için ellerinden ne geliyorsa onu yapıyor ve komisyona gelen muhalif hayvan dernekleriyle baro temsilcilerini içeri almamak, onları dinlememek için meclis içinde barikatlar koyuyor, anayasaya aykırı; daha doğrusu insanlığın evrensel değerleriyle adalet ve yaşam hakkına aykırı bir yasanın tartışılmadan kabul edilmesi için ellerinde ne kadar imkȃn varsa hepsini kullanmaya çalışıyor.

Kaplan…
Kaplan…

Sokak hayvanlarının öldürülmeyip korunması adına itiraz edip mücadele eden bizler ise kıyasıya bir direnişle bu yasa teklifinin geri çekilmesini istiyoruz.

Sokak hayvanlarını öldürmeyi kafasına koymuş AKP iktidarı, bu saldırıyı yaparken gerekçe olarak hayvanların iyileştirilip kısırlaştırılması ile ilgili 24 Haziran 2004 tarih, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu‘nun yetersiz olduğunu, aslında çoğu kendisine ait belediyenin bu konuda üzerine düşeni yapmadığını, sokak hayvanlarını iyileştirip kısırlaştırmadığını iddia ediyor.

Evet, elimizde CHP‘li ya da AKP‘li belediyelerin bu konuda ne yaptıklarını, ne kadar para harcayıp hangi önlemleri aldıklarını gösteren güvenilir ve tarafsız bir rapor ya da istatistik olmamakla birlikte; ülke genelinde barınağa sahip olan belediye sayısının oldukça az olduğunu, var olan çoğu hayvan barınağının toplanıp iyileştirilecek hayvanlara sağlıklı ve konforlu bir ortam sağlayamadığını, belediyelerin genellikle “sokak hayvanları belȃsı“ndan kurtulmak için, topladıkları sokak hayvanlarını ormana ya da komşu bir belediyenin arazisine bıraktıklarını ya da bu işi mahallelerde ortaya çıkan yerel katliamcılara teslim ettiğini biliyoruz.

Hiçbir belediyenin aklına kendi sınırları içinde yaşayan sokak hayvanlarını kayıt altına almak, bu hayvanlarının sağlıklı, güvenli bir ortamda yaşaması için kökten çözümler üretmek, bu konuda daha fazla mali kaynağı harekete geçirmek gelmiyor. Yapılanlar ise çoğu kez göstermelik, popülist politikaları destekleyen fiyakalı eylemlerden öteye geçmiyor. Sokaklarda yaşayan sahipsiz kedi ve köpekler yine denetimsiz bir şekilde ürüyor ve çoğu insan kaynaklı kazalarda ölüyor, yaralanıyor, telef oluyor.

İşte bütün bu nedenlerle, yaşamakta olduğum İzmir‘de, 2023 ADNKS verilerine göre 4.479.525 kişinin yaşadığı bu kentte bizlere ve can dostlarımıza hizmet etmekle yükümlü İzmir Büyükşehir Belediyesi‘nin yaptığı çalışmalarla acaba sokak hayvanlarının sayısını, ilçe ve mahalleler itibariyle dağılımını biliyor mu, bu dağılıma göre onları iyileştirip kısırlaştırmak için hangi plan, program ve strateji çerçevesinde ne yapıyor, hangi önlemleri alıyor diyerek ufak bir araştırma yapmaya çalıştım.

Tabii ki, 13 Ocak 2022 tarihinde yazdığım “Meslek odası eliyle, soygun gibi özelleştirme” başlıklı yazımı ve o yazıda anlatmaya çalıştığım İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Veteriner Hekimler Odası İzmir Şubesi arasında imzalanan işbirliği protokolüyle Veteriner Hekimler Odası İzmir Şubesi‘nin her yılın başında kentteki veteriner hekimlerin uygulamak zorunda olduğu, hayvanları korumaktan çok üyesi veteriner hekimlerine daha çok para kazandırmak amacıyla düzenlediği astronomik rakamlarla dolu asgari ücret tarifelerini de unutmadan. (1)

Bu çerçevede ilk önce İzmir Büyükşehir Belediyesi eski başkanı Tunç Soyer‘in 2020- 2023 döneminde neler yaptığını ortaya koyup, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi‘nce kabul edilen 2020, 2021, 2022 ve 2023 yıllarına ait performans programlarıyla faaliyet raporlarını; ayrıca, aynı dönemde İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi Sokak Hayvanlarını Koruma Komisyonu üyesi olan sevgili Fikret Mısırlı‘dan aldığım verileri inceledim. Her ne kadar gerçeği yansıtmaktan uzak her bir resmi belgenin manipüle edildiğini, yöneticilerin performanslarını yükseltmek amacıyla verilerin makyajlandığını bilmiş olsam da… Aynen TÜİK‘in yaptığı gibi… Ardından da İzmir Büyükşehir Belediyesi Açık Veri Portalı‘nı inceleyerek bu konu ile ilgili güncel verilerin ne durumda olduğuna baktım. (2)

Ve bütün bu araştırma ve incelemeler sonucunda İzmir Büyükşehir Belediyesi‘nin 2020-2023 döneminde sokak hayvanlarının korunması ile ilgili olarak aşağıdaki iş ve işlemleri gerçekleştirdiğine tanık oldum:

Ancak ondan önce şunu belirtmeliyim ki, bakıp incelediğim bu raporlara ve açık veri setlerine göre İzmir‘deki sahipsiz sokak hayvanlarıyla sahipli hayvanların sayısı ve bunların ilçe ve mahalleler itibariyle dağılımı bilinmiyor ve sokak hayvanlarının tedavisi, kısırlaştırılması, beslenmesi ve sahiplendirilmesi ile ilgili hiçbir özel plan, program ve strateji belgesinin mevcut olmayışı yanında, bu konuyla ilgili veriler düzenli ve güncel olmadığı gibi çoğu kez birbiri ile örtüşmüyor, birbirini doğrulamıyor; hatta birbiri ile çelişip yalanlıyor.

1) 2020-2023 döneminde İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi‘ndeki Sokak Hayvanlarını Koruma Komisyonu‘nda sırasıyla Aybars Yıldırım, Bülent Sözüpek, Erol Çomak, Fikret Mısırlı, Fikriye Arslan, İbrahim Halil Kılıç, Raife Karabatak, Sıla İlgi Akkaş, Turgut Pınar ve Yahya Yıldız isimli meclis üyelerinin görev yaptığı,

2) Sokak hayvanlarının korunup iyileştirilmesi, kısırlaştırılıp sahiplendirilmesi işlerinin yönetimi için ayrı bir Veterinerlik İşleri Dairesi‘nin kurulmayıp bu işi fiilen yürüten Veteriner İşleri Şube Müdürlüğü‘nün, İklim Değişikliği ve Çevre Koruma Kontrol Dairesi Başkanlığı‘na bağlı olarak faaliyet gösterdiği, belediye bütçesinde Protokol Şube Müdürlüğü için ayrı bir bütçe oluşturulduğu halde bu hizmetler için ayrı bir bütçenin hazırlanmadığı, böylesine ayrı bir daire başkanlığının yeni belediye başkanı Dr. Cemil Tugay‘ın hizmet döneminde, İzmir Büyükşehir Belediyesi‘nin İnternet sayfasının “Birimlerimiz” sayfasında da görüleceği üzere ve henüz böylesi bir dairenin kurulması için İçişleri Bakanlığı‘ndan onay alınamadığı için yeni genel sekreter yardımcısı Dr. Pınar Okyay‘a bağlı olarak “Daire Başkanı (Veteriner İşleri Halk Sağlığından Sorumlu)” başlığıyla bir birimin oluşturulduğu görülmektedir.

3) 2020-2023 döneminde İklim Değişikliği ve Çevre Koruma Kontrol Dairesi Başkanlığı‘na bağlı olarak faaliyet gösteren Veteriner İşleri Şube Müdürlüğü‘nün 2020, 2021, 2022 ve 2023 mali yıllarında ne miktarda harcama yapacağı ya da yaptığı düzenlenen bütçe ve kesin hesaplarda ayrıntılı olarak gösterilmediği için, söz konusu şube müdürlüğünün 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu‘nun geçici 4. maddesinde belirtilen hayvan bakımevi kurmak ve rehabilitasyon işlemleri için kesinleşmiş en son bütçe gelirinin % 0,3 (Binde 3) oranında kaynak ayırıp ayırmadığı belirlenememektedir. Ayrıca yine bu yıllar içinde Veteriner Hekimleri Odası İzmir Şubesi ile yapılan işbirliği protokolü uyarınca söz konusu odaya kaç adet sokak köpeğinin toplanıp iyileştirilmesi ve kısırlaştırılması karşılığında ne miktarda ödeme yapıldığı bilinmemektedir.

Gökdere Rehabilitasyon ve Sahiplendirme Merkezi

Örneğin hayvan bakımevleri kurmak ve rehabilitasyon (iyileştirme) işlemlerini gerçekleştirmek dışında iklim değişikliği ve çevre koruma ile ilgili birçok hizmeti yürütüp yatırımlar yapan İklim Değişikliği ve Çevre Koruma Kontrol Dairesi Başkanlığı‘na verilen 2023 mali yılı bütçe ödeneğinin bu hesaba göre kesin hesabı alınmış 2021 mali yılı kesin geliri olan 8.185.766.283,46 TL’nın % 0,3’ine tekabül eden 245.572.988,51 TL. kadar olması gerektiği halde, 716.029.000.- TL. olarak belirlenmiş olup; bunun ne kadarının sokak hayvanlarının iyileştirilmesi ve hayvan bakımevi yapım harcamaları ile ilgili olduğu -ne yazık ki- bilinmemektedir.

Oysa hepimize ait olan sokak hayvanlarını koruyup yaşam kalitelerini arttırmak için, bu alanda ne yapıyorsak şeffaf bir şekilde ortaya koymalı, yaptığımız işin gerçekten yararlı, etkin ve sonuç alıcı olduğunu göstermek için tüm bilgileri kamuoyu ile paylaşmalıyız.

4) İzmir Büyükşehir Belediyesi‘nin 2020-2024 dönemi Stratejik Planı‘na bağlı olarak 2020, 2021, 2022 ve 2023 yıllarında düzenlenen performans programlarına göre 2.3.2.1. “Veterinerlik Hizmetlerinin Yürütülmesi” faaliyeti için 2020’de 11.351.000.-, 2021’de 17.826.000.- lira, 2022 ‘de 32.147.000.-, 2023’d 83.271.000.-, 2024 168.463.000.- lira, “Hayvan Bakımevi Yapılması ve İyileştirilmesi Projesi” için 2020’de 10.000.000.-, 2021 yılında 15.050.000.-, 2022’de 2.000.000.- lira kaynak ayrıldığı halde 2023 ve 2024 yıllarında 0.- lira kaynak ayrıldığı görülmektedir.

Şayet “Veterinerlik Hizmetlerinin Yürütülmesi” ve “Hayvan Bakımevi Yapılması ve İyileştirilmesi Projesi” faaliyetlerini yürüten İklim Değişikliği ve Çevre Koruma KOntrol Dairesi Başkanlığı olarak sokak hayvanlarının iyileştirilmesi ve hayvan bakımevinin yapılması hizmetleri karşılığında sadece stratejik plan ve performans programlarıyla kendisine tahsis edilen bu kaynakları kullanmış, bunun dışında başka bir bütçe harcaması yapmamışsa, bu durumda da 5199 sayılı kanunun geçici 4. maddesindeki % 0,3 oranındaki harcama yapma yükümlülüğün yerine getirilmediği söylenebilir.

5) 2020-2023 döneminde İzmir Büyükşehir Belediyesi sokak hayvanlarının iyileştirilmesi için Kültürpark‘taki Küçük Hayvan Polikliniği dışında 3 adet (1.500 köpek kapasiteli Gökdere Pako Sokak Hayvanları Sosyal Yaşam Kampüsü, 700 köpek kapasiteli Işıkkent ve Seyrek geçici köpek bakımevleri) hayvan barınağı ile 118 hayvan kapasiteli Seyrek Sahipsiz Hayvan Hastanesi‘nde hizmet vermiştir.

6) Aşağıdaki tablonun incelenmesinden de anlaşılacağı üzere, İzmir Büyükşehir Belediyesi‘nin stratejik planında, performans programlarıyla faaliyet raporlarında, bütçe ve kesin hesap cetvellerinde yazılı olan veriler, yine aynı belediyeye ait Açık Veri setlerindeki ve zaman zaman bilgilendirme amacıyla hazırlanan duyurulardaki verilerle çelişmekte; adeta birbirini yalanlamaktadır.

Oysa yaptığımız bütün işlerde yapılan hizmetin, mevcut sorunları çözdüğünü ya da çözümünü kolaylaştırdığını, harcanan kamu kaynaklarının israf edilmeden kullanıldığını, yapılan işin faydalı, etkin ve sonuç alıcı olduğunu gösterip kanıtlamak için bu konularla ilgili tüm verilerin doğru olması sağlanmalı, böylesine birbirini yalanlayan veriler kullanmaktan titizlikle sakınılmalıdır.

Sonuç olarak;

İzmir Büyükşehir Belediyesi‘nin 2020-2023 dönemi hizmetlerinde belirgin bir iyileşme olmakla birlikte; kentteki tüm sokak hayvanlarının tedavi edilip iyileştirilmesi ve hayvan bakımevlerinin yapılması konusundaki yönetsel yapılanmasının eksik ve yetersiz olması nedeniyle ihtiyaca cevap vermediği, bu hizmetlerle ilgili olup kamuoyuna açıklanan istatistiki verilerin ise eksik, yanlış ve güncel olmadığı belirlenmiştir.

O nedenle İzmir Büyükşehir Belediyesi‘nin şimdi çıkıp AKP iktidarının çıkarmak istediği yasaya karşı çıkarken, arkasında bıraktığı hizmetler açısından bir eksiklik ya da yanlışlığının olmaması gerekir. Yoksa kendi özrünü; başka bir deyişle, “deve kendi kamburunu görmez, arkadaşının kamburunu görür” atasözünde olduğu gibi, bu konuda ne yaptığını ya da yapamadığını bilerek ve bütün bunların özeleştirisini yapıp eksikliklerini gidererek can dostlara karşı görevlerini yapmalıdır. Bunu yaparken de bununla ilgili tüm verileri doğru, eksiksiz ve güncel olarak bizlerle; yani İzmir halkı ile paylaşmalıdır.

Tabii ki bu konuyu tartışırken, can dostlarımızın öldürülmesi sorununun hemen yanında duran her geçen gün yükselen mama fiyatları sorunuyla her yıl Veteriner Hekimler Odası tarafından düzenlenen astronomik rakamlarla dolu asgari ücret tarifelerindeki miktarları ödemekte zorluk çeken bizleri de unutmamamız da gerekir….

2021 yılından bu yana üyesi olduğum İzmir Tarım Grubu‘nda birlikte çalıştığım İzmir Veteriner Hekimler Odası başkanı sayın H. Gökhan Özdemir‘in, İzmir Büyükşehir Belediyesi‘nin yeni kurulan Veteriner İşleri Halk Sağlığı Dairesi Başkanlığı görevine atanması nedeniyle kendisini bir kez daha kutluyor ve 2020-2023 dönemi için tespit ettiğimiz eksiklik ve yanlışlıkları diğer ilçe belediyeleriyle işbirliği içinde tamamlayarak ve mevcut barınakların kalitesini daha iyi hale getirerek ve İzmir kamuoyunu doğru bilgilerle aydınlatarak tüm can dostlarımıza sahip çıkması ve böylelikle İzmir Büyükşehir Belediyesi‘ni tüm belediyelere örnek hale getirmesini diliyorum.

Önce sen üzerine düşeni yapacaksın ki,….

Hasmane bir duyguyla teslim alınıp hayvan barınağına konulan ve hiçbir saldırgan davranışı olmadığı halde yeniden alındığı yere bırakılmayan Zeytin‘in kardeşi Kaplan‘ın özgür kalacağı ve yine Orhan Beşikçi dostumla Basmane sokaklarını arşınlayacağı günlerin gelmesi dileğiyle…

8) (1) https://kentstratejileri.com/2022/01/13/meslek-odasi-eliyle-soygun-gibi-ozellestirme/

(2) https://acikveri.bizizmir.com

(3) https://www.izmir.bel.tr/tr/VeterinerlikHizmetleri/43/86

Meslek odası eliyle, soygun gibi özelleştirme…

Ali Rıza Avcan

İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi, 10 Ocak 2022 tarihli son toplantısında İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Veteriner Hekimleri Odası İzmir Şubesi arasında imzalanacak bir işbirliği protokolünü kabul etti.

İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi‘nce kabul edilen protokolün geçmişine bakıldığında, ilk kez İklim Değişikliği ve Çevre Koruma Kontrol Dairesi Başkanlığı tarafından 13 Aralık 2021 tarihinde İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi‘ne önerilen 13 maddelik protokolün, havale edildiği Plan ve Bütçe, Hukuk, Çevre ve Sağlık, Sokak Hayvanlarını Koruma komisyonlarının yaptığı inceleme ve değerlendirmeler sonucunda (10) madde olarak yeniden düzenlendiği, bu yeni düzenleme sırasında ilk protokol örneğinde yer alan “Ücretlendirme” başlıklı 7. madde ile “Protokolde Değişiklik Yapılması ve Ekler” başlığını taşıyan 9. maddenin kaldırılması; ayrıca, “Protokolün Süresi” başlıklı 11. maddenin “Yürürlük” başlıklı 13. madde ile birleştirilmesi nedeniyle protokolün 10 maddeden ibaret olduğu belirlenmiştir.

İzmir İlinde Sahipsiz Köpeklerin Rehabilitasyonu Projesi nedeniyle hazırlanan 13 maddelik protokol metni ile dört ayrı komisyonda 32 belediye meclisi üyesi, İzmir Büyükşehir Belediyesi Başhukuk Müşavirliği ve ilgili diğer görevlilerin incelemesi sonucunda hazırlanıp İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi‘nce kabul edilen 10 maddelik ikinci ve asıl protokol metnine aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.

Kabul edilen protokolün amacı, imzalanan protokolün 4. maddesine göre 2022 döneminde “İzmir il merkezinde; yani İzmir metropolü olarak tanımlanan dokuz ilçe belediyesi sınırları içinde, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun yerel yönetimlere yüklediği sorumlulukları yerine getirip, bu kapsamda rehabilitasyon faaliyetlerinin daha hzılı ve etkin yürütülmesi, sahipsiz sokak köpeklerinin kısırlaştırılması, kuduz aşılamalarının ve paraziter ilaç uygulamalarının yapılması, kulak küpesi ve mikrochip ile işaretlenerek kayıt altına alınması sonrası post-operatif bakımlarının sağlandıktan sonra alındıkları ortama salınması süreçlerinde, İzmir Veteriner Hekimleri Odası’ndan belirli bir koordinasyon çerçevesinde destek alınması ve böylelikle kısırlaştırma hizmetinin ve etkinliğinin artırılmasıdır” şeklinde tanımlanmıştır. Yine aynı maddeye göre, “bu sayede; sahipsiz sokak köpeklerinin üreme ve çoğalma sonucu popülasyonlarının artışının kontrol edilmesi, saldırganlıklarının önüne geçilebilmesi ve yaşam sürelerinin iyileştirilmesi amaçlanmaktadır.

Toplam (10) maddeden oluşan protokolün diğer maddelerini incelediğimizde, protokolün 6. maddesinde İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Veteriner Hekimleri Odası İzmir Şubesi‘nin karşılıklı yükümlülüklerinin yazılı olduğu görülmektedir. Bu karşılıklı yükümlülükler aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.

Tarafların karşılıklı yükümlülüklerini gösteren bu tablonun incelenmesi sonucunda;

Sokak köpeklerinin rehabilitasyonu konusunda İzmir Büyükşehir Belediyesi‘ne düşen yükümlülüklerin genellikle çalışma programın hazırlanması, koordinasyonun sağlanması, onay verilmesi, belgeleme, bilgi, belge ve malzemelerin teslim edilip teslim alınması, yerel gönüllüleri örgütlenmesi ve eğitilmesi gibi daha çok yönetsel işlevlerin yerine getirilmesi alanlarında yoğunlaştığı; pratik anlamda gerçekleştirilecek tek uygulamanın ise, köpeklere kuduz aşısının yapılması, mikroçiplerinin takılması, parazit tedavilerinin yapılması ve kısırlaştırılan köpeklerin teslim alınması ile sınırlı olduğu görülmektedir.

Veteriner Hekimleri Odası İzmir Şubesi‘nin üstüne düşen yükümlülükler ise daha çok uygulamaya yönelik konularda yoğunlaşmaktadır. Yedi ayrı aşamada sıralanan bu yükümlülükler sırasıyla; köpeklerin bulundukları ortamda yakalanması, yakalanan köpeklerin verilen onay çerçevesinde nakledilerek kısırlaştırılması, kısırlaştırmaya uygun olmayanların raporlanması, kısırlaştırılan köpeklere İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından verilen küpelerin takılması, yapılan kısırlaştırma operasyonu ile ilgili tüm belgelerin, malzemelerin teslim edilerek raporlanması ve kısırlaştırılan köpeklerin bakımevine teslim edilmesi şeklinde sıralanabilir.

Yazımıza konu olan protokol çerçevesinde tarafların karşılıklı yükümlülüklerini analiz ederken karşımıza çıkan diğer bir gerçek ise, sokak hayvanlarının toplanıp sağlığına kavuşturulması ve kısırlaştırıp aynı ortama bırakılması ile ilgili kamu hizmetinin iş akış ve analizlerinin mevcut olmayışı ve işin akışı sırasında görev, yetki ve sorumluluk alacak olanların tanımlanmamış olmasıdır. Nitekim bu çerçevede, sokaklardaki köpeklerin kimler tarafından (Veteriner Hekimleri Odası İzmir Şubesi‘ne üye olan veteriner hekimler tarafından mı; yoksa, ayrıca istihdam edilecek veteriner sağlık teknisyenleri veya başkaları tarafından mı) nasıl toplanacağı ve yeniden aynı ortama nasıl bırakılacağı hususlarının ayrıntılı bir şekilde tanımlanmamış olması ya da İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından eğitileceği söylenen gönüllülerin bu proje içinde hangi işte nasıl değerlendirileceği konularının açıkta bırakılmış olması bu dağınıklık ve sistemsizliğin en önemli kanıtlarıdır.

İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Veteriner Hekimleri Odası İzmir Şubesi‘nin taraf olduğu “İzmir İlinde Sahipsiz Köpeklerin Rehabilitasyon Hizmeti Projesi” ile ilgili protokolün en önemli iki maddesi, 6.2. maddenin (a) fıkrasında yazılı olan “Aylık en fazla 500 köpeğin toplanacağı öngörülmektedir.” hükmü ile “Diğer Hususlar” başlığını taşıyan 7. maddesinin 4. fıkrasında yazılı olan “İşbu protokol süresi boyunca her bir köpeğin kısırlaştırma hizmetine ilişkin işlemler için İzmir Veteriner Hekimleri Odası’nın 2021 yılı oda tarifesinden (KDV dahil şeklinde) yapılan hizmetlere ilişkin rapor, tutanak ve faturalar İBB’ye ibraz edilecektir.” hükümleridir. Protokolün imzalanıp onaylanması ile kesinleşen bu hükümlere göre her ay en fazla 500, 2022 yılı boyunca en fazla 6.000 köpek kısırlaştırılacak ve her bir köpek için yapılacak kısırlaştırma operasyonları için Türk Veteriner Hekimleri Birliği İzmir Şubesi’nin 2021 yılına ait asgari ücret tarifesi üzerinden ödeme yapılacaktır.

Bu çerçevede Veteriner Hekimleri Odası İzmir Şubesi‘nin 2021 yılı için belirlediği asgari ücret tarifesinin, bu protokolün ayrılmaz bir eki olduğunu kabul etmemiz gerekmektedir.

Mevcut Durum Analizi

İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Veteriner Hekimleri Odası İzmir Şubesi arasında imzalanan bu protokolü inceleyip değerlendirmeye başlamadan önce, her iki kurumun mevcut durumunu elimize geçen bilgiler doğrultusunda ortaya koymamızda yarar var diye düşünüyorum:

İzmir Büyükşehir Belediyesi Veterinerlik İşleri Şube Müdürlüğü

5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu‘nun 4. maddesinin (j) fıkrasına göre gönüllü kuruluşlarla iş birliği içerisinde, sahipsiz ve güçten düşmüş hayvanların korunması için hayvan bakımevleri kurarak onların bakımlarını ve tedavilerini sağlamakla ve eğitim çalışmaları yapmakla; ayrıca, ilgili karar organının uygun görmesi halinde hayvan hastanesi kurmakla görevli olan İzmir Büyükşehir Belediyesi, 15 Ekim 2019 tarihinde HİM tarafından bir yurttaşa verilmiş bilgilere göre, sokak köpekleri bakım ve rehabilitasyonu için oluşturulmuş 2 bakımevi (Işıkkent, Seyrek), 4.000 gömü alanlık kapasiteye sahip hayvan mezarlığı, kedilere bakmakla yükümlü olan Fuar Küçük Hayvan Polikliniği ve Sokak Hayvanları Acil Müdahale Ekibinde görev yapan toplam 1 ambulans, 9 veteriner hekim, 4 veteriner sağlık teknikeri, 1 radyoloji teknikeri, 2 işçi ve 2 şoför ile hizmet vermekte olup 2022 Mali Yılı Bütçesine ekli K-1 Cetveline göre belediye adına ihdas edilmiş olan 28 veteriner hekim, 2 veteriner sağlık teknikeri memur kadrosu bulunmaktadır. İzmir Büyükşehir Belediyesi‘nin son üç yıldaki (2020, 2021 ve 2022) toplam bütçeleri, sırasıyla 7.950.000.000.- TL., 9.000.000.000.- TL. ve 12.500.000.000.-TL. büyüklükte olmasına karşın; İzmir Büyükşehir Belediyesi‘nin İklim Değişikliği ve Çevre Koruma Kontrol Dairesi Başkanlığı‘na bağlı Veteriner İşleri Şube Müdürlüğü‘nün 2020, 2021 ve 2022 yıllarındaki bütçesi ile kesinleşmiş harcama tutarları ve bu tutarların toplam belediye bütçesi içindeki oranı -ne yazık ki- bilinmemektedir.

İzmir Büyükşehir Belediyesi‘nin 2020 Yılı Faaliyet Raporunda, 2020 yılı içinde 3.846’sı kedi, 1.724’ü de köpek olmak üzere toplam 5.570 adet kısırlaştırma yapıldığı belirtilmekle birlikte İzmir Büyükşehir Belediyesi‘nin Facebook’taki resmi hesabında 7 Şubat 2021 tarihinde yapılmış bir paylaşımda bu sayılar 2018 yılı için 4.413, 2019 yılı için 5.533, 2020 yılı için de 11.177 olarak verilmektedir.

Veteriner Hekimleri Odası İzmir Şubesi

6343 Sayılı Veteriner Hekimliği Mesleğinin İcrasına, Türk Veteriner Hekimleri Birliği İle Odalarının Teşekkül Tarzına ve Göreceği İşlere Dair Kanun‘un 14. maddesinde “tüzel kişiliğe sahip kamu kurumu niteliğinde” mesleki bir kuruluş olarak tanımlanan Veteriner Hekimleri Odası İzmir Şubesi‘ne, Tarım ve Orman Bakanlığı‘nın güncel verilerine göre İzmir il sınırları içinde faaliyette bulunan toplam 422 muayenehane, 11 poliklinik, 4 hayvan hastanesi ve 157 ev ve süs hayvanı satış yerinde çalışan tüm veterinerlerin üye olması gerekmekte olup; aynı kanunun 14. ve 15. maddelerinde Türk Veteriner Hekimleri Birliği ile bu birliğe bağlı veteriner hekim odalarının amaçları ile yapmakla mükellef oldukları görevler tek tek sıralanmış olup; 14. maddeye 4276 sayılı kanunla eklenmiş hükme göre, Türk Veteriner Hekimleri Birliği ve veteriner hekim odalarının, kuruluş amaçları dışında faaliyette bulunmaları mümkün olmamaktadır.

Şimdi bu bilgi ve rakamları dikkate aldığımızda elinde yeterli sayıda bütçe ve personel bulunan İzmir Büyükşehir Belediyesi‘nin, kendisine ait kamusal bir görevi niye kamu kurumu niteliğindeki bir meslek kuruluşuna verdiğini ve bunu yaparken de Veteriner Hekimleri Odası İzmir Şubesi’nin serbest piyasa için hazırladığı tarifeye niye bağlı kaldığını tartışmamız gerekir.

Her şeyden önce, bir adet sokak köpeğinin bulunduğu ortamdan alınıp hayvan bakımevinde sağlığına kavuşturulup kısırlaştırılması operasyonu ile yeniden eski ortamına bırakılması hizmetinin, 2022 yılında içinde İzmir Büyükşehir Belediyesi‘ne mal olan rakamın kolaylıkla hesaplanabileceği bir ortamda, kent içindeki 11 ilçede faaliyette bulunan veteriner hekimlerin 2022 yılında kendi işletmelerinde uygulamaları amacıyla belirlenen yüksek tarife değerlerinin geçerli sayılmasının nedeni anlaşılamamıştır. Çünkü hepimiz hayvanseverler olarak biliyoruz ki, günlük hayatta bu tarifeler çoğu kez veteriner hekimler tarafından dikkate alınmayıp hayvan sahibi lehine daha düşük bedeller uygulanmaktadır.

İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından, daha düşük maliyetlerle gerçekleştirilen sokak köpeklerinin toplatılıp iyileştirildikten sonra kısırlaştırılması operasyonun Veteriner Hekimler Odası İzmir Şubesi‘ne, yine aynı meslek odasının hazırladığı fahiş fiyatlarla dolu 2022 yılı tarifesi üzerinden, bu protokol eliyle daha pahalıya yaptırılması girişimi, bence içinde bulunduğumuz ekonomik kriz ortamında fiyatı yapay bir şekilde 120 liraya çıkarılmış Bergama tulum peynirinin, sırf bu fiyatı satış etiketine yazanlar daha fazla para kazansın ve böylelikle bu fahiş fiyatlar tüm piyasada yaygınlaşıp işlem görsün diye o peyniri o fahiş fiyatla belediyeye aldırmaya benziyor.

Ayrıca, hazırlanan ilk protokol metninin 7. maddesinde yer alıp daha sonra yeniden düzenlenip onaylanan yeni metinde yer verilmeyen yakalama ekibinin kullanacağı beş (5) aracın aylık kat edeceği maksimum 20.000 kilometrelik mesafe için, kilometre başına ödenecek 1,55 TL. + % 18 KDV tutarındaki yakıt ücreti üzerinden hesaplanacak 36.600.-TL ile yakalanan sokak köpeği başına ödenecek 500.- TL (KDV dahil)’nın, bu düzenlemenin yeni protokol metninden yer almaması nedeniyle nasıl ödeneceği de belli değildir.

Köpek yakalama 500.- TL. KDV dahil X 500 = 250.000.- TL. KDV dahil

Aylık nakliye 1,55 TL. mazot parası + 20.000 km max. mesafe =36.580.- TL. KDV dahil

Kısırlaştırma min. 1.000-max. 1.500.- TL. X 500 köpek = 500.000.- / 750.000.-TL. KDV dahil

Köpeklere takılacak küpe, yapılacak raporlama işlemi ile rapor ve malzemelerin teslimi karşılığında herhangi bir ödeme yapılıp yapılmayacağı belli olmadığı için şimdilik bu üç kalem için; yani, yakalama + transfer + kısırlaştırma operasyonları karşılığında aylık olarak belediye tarafından Veteriner Hekimleri Odası İzmir Şubesi‘ne 786.580 TL ile 1.036.580.- TL., yıllık olarak da 9.438.960.-TL ile 12.438.960.-TL. arasında değişen bir tutarın ödeneceğini öngörmemiz mümkündür. Nitekim ortaya bu miktarda büyük bir rakam çıkacağını bilen Veteriner Hekimleri Odası İzmir Şubesi, bu parayı tahsil edebilmek için kendisine bağlı iktisadi bir işletmeyi kurmuştur.

Oysa;

İzmir Büyükşehir Belediyesi, kent merkeziyle çevresindeki 30 ilçe belediyesi; ayrıca, hayvan hakları örgütleri ve hayvanseverlerle Veteriner Hekimleri Odası İzmir Şubesi; yani bu konunun tüm tarafları/paydaşları ile bir sosyal sorumluluk projesi çerçevesinde kamu yararını önceleyen demokratik, katılımcı, çoğulcu ve gönüllülük odaklı bir anlayışla işbirliği yapsalar, ellerindeki tüm olanakları bir araya getirseler hem Veteriner Hekimleri Odası İzmir Şubesi böylesine para kazanmaya odaklı ticari bir işe girişmez, hem de içinde yaşadığımız kentteki birlikte iş yapma kültürünün gelişimi açısından doğru bir tavrın sergilenmesi mümkün olurdu.

Şimdi durup düşünmemiz gerekir…

Kent içindeki sahipsiz sokak köpeklerini toplayıp sağlığına kavuşturduktan sonra kısırlaştırılması ile ilgili kamu hizmetini, bazı rutin yönetsel işleri belediyeye, asıl yapılması gereken operasyonel hizmetleri ise bir meslek odasına yaptırmak suretiyle oluşturulan ve iki ayrı kamu kurumu arasında imzalanan protokoldeki hükümlerin, yapılan hizmetin ‘kamu hizmeti‘ olduğu dikkate alınıp, belediyeye mal olduğu rakamların altında, en azından o düzeyde tutulması gerekirken kent içindeki veteriner hekimlerin uygulayacağı oldukça yüksek fiyatların yer aldığı tarife ile ilişkilendirilmesi, açıkçası belediye tarafından yapılması gereken kamu hizmetinin, yüksek ücret politikasını uygulayan bir meslek odası eliyle özelleştirilmesi anlamına gelmektedir.

Şimdi bütün bu inceleme ve araştırmalar sonucunda konu ile ilgili tüm taraflara; yani başta İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Veteriner Hekimleri Odası İzmir Şubesi olmak üzere tüm hayvan hakları örgütlerine, onların yönetici ve üyelerine, İzmir ili ilçe belediyelerine ve tüm hayvanseverlere şu soruları sormamız gerekmektedir:

1. Ülkemizi yönetenlerin bilinçli tercihleriyle küçük, mutlu bir azınlık her geçen gün daha da zenginleşirken bizlerin, hepimizin yoksullaştığı, temel ihtiyaçlarımızı karşılayamadığımız, pahalılık nedeniyle tüm hayvan sahiplerinin ve hayvanseverlerin veteriner kliniklerine gitmekte, mama, kum gibi zorunlu tüketim maddelerini almakta zorlandığı, bu tür ürünlerde geçerli olan % 18 oranındaki KDV’nin kaldırılmasını talep ettiği ve son derece kısıtlı olan kamu kaynaklarının israf edilmeden kullanılmasının gerekli olduğu şu son günlerde tüm paydaşların katılımı ve farklı yöntemlerle çok daha ucuza yapılabilecek bir kamu hizmetinin Veteriner Hekimleri Odası İzmir Şubesi‘nin 2022 yılı tarifesindeki yüksek, fiyatlarla İzmir Büyükşehir Belediyesi‘nin sırtına yüklenmesi ne ölçüde doğru, anlamlı, adil ve ahlakidir?

2. İzmir’de hayvan hakları konusunda mücadele veren sivil toplum örgütleri, hayvan aktivistleri ve hayvanseverler böylesi bir organizasyonda kendilerinin niye dikkate alınmadığı, sürece niye dahil edilmedikleri ve 2022 yılı tarifesindeki yüksek ücretlerin bu protokol marifetiyle yaygın bir şekilde kabul görüp meşrulaşmasını sağlayacak böylesi bir özelleştirme girişimi konusunda ne düşünmektedirler, nasıl bir tavır sergilemektedirler?

Sanırım bu soruların yanıtı ve belki de daha fazlası önümüzdeki günlerde ortaya çıkacak; böylelikle kamu hizmeti, kamu yararı ve gönüllülük ile ticari kaygılar arasındaki farklılıklar daha net bir şekilde ortaya çıkacaktır.