Benim rehberim ve pusulam Tülin Öngen’dir…

Ali Rıza Avcan

Tülin Öngen benim kadim dostumdur.

Tülin Öngen, araya uzun zaman ve uzaklıklar girse de dostluğun kaldığı yerden devam ettiği güzel örneklerden biridir…

Tülin Öngen, o sımsıcak sarıp sarmalayan dostluğu ve düşünceleriyle benim Marksist sınıf kuramı, işçi sınıfı ve sınıf mücadelesi gibi konularda güvendiğim tek kaynak, tek pusulamdır.

1977-1981 döneminde ben Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi‘nde yüksek lisans ve doktora öğrencisi, o ise hazırladığı doktora tezini bölüm başkanı Prof. Dr. Cahit Talas‘a kabul ettirmeye çalışan bir asistan iken başlayan arkadaşlığımız, onun Basın Yayın Yüksek Okulu‘ndaki odasında yaptığımız söyleşiler ve Aşağı Ayrancı, Tirebolu Sokak‘ta birbirine çok yakın iki komşu olarak yaptığımız karşılıklı ziyaretlerle gelişmiş, ben 1981’de Ankara‘yı terk edip önce İstanbul‘a, daha sonra 1998’de İzmir‘e yerleştikten sonra onun “sarı zarflı” bir 1402’lik olarak üniversiteden ihraç edildiği, bu nedenle küçük kızı Evren‘le birlikte büyük zorluklar yaşayıp mücadeleler vererek ayakta kalmaya çalıştığı ve tekrar okula döndüğü dönemde araya giren uzaklıklar nedeniyle gevşemiş olmakla birlikte, onun emekli olup İzmir‘e gelmesi ile birlikte yeniden kaldığı yerden devam ederek gelişmiş; böylelikle, onun beni koruyup kollayan bir dost olduğunu anlamam mümkün olmuştu.

Tülin Öngen ayrıca İzmir‘e geldiğimde öğrendiğim bilgilere göre, 1930’lu, 1940’lı yıllarda İzmir Kız Lisesi‘nden mezun olan Prof. Nermin Abadan Unat, Prof. Dr. Mübeccel Belik Kıray, Prof. Dr. Mübahat Kütükoğlu, Prof. Dr. Zeynep Korkmaz ve Cevriye Artuk gibi İzmir Kız Lisesi‘nin yetiştirip bilim dünyasına armağan ettiği mücadeleci “Bilim Amazonları“ndan biriydi.

Sanırım 2012 yılının kışıydı… Lokantası yakın dostum Ayfer Aksüyek Yiğitler tarafından işletilen Kemeraltı Birinci Beyler Sokağı‘ndaki TAKSAV binasında Marksizm konusunda bir eğitim semineri düzenlenecek ve bu seminere eğitimci olarak Tülin Öngen katılacaktı. Hemen gidip kaydımı yaptırdım ve eğitim öncesinde benim adımı Tülin‘e vermemelerini rica ettim. Böylelikle eğitim sırasında tam karşısına oturarak ona yıllar sonra hoş bir sürpriz yapacaktım.

Nitekim tasarladığım o hoş sürprizi gerçekleştirerek yeniden bir araya geldik. Çünkü okuldan emekli olduktan sonra Narlıdere‘de bir ev alarak İzmir‘e yerleşmiş ve Dokuz Eylül Üniversitesi‘nde misafir öğretim üyesi olarak doktora öğrencilerine danışmanlık yapmaya başlamıştı.

Bu sefer sıra bendeydi Tülin‘e rehberlik yapma konusunda. Çok fazla insanı tanımadığı İzmir konusunda acemiydi ya da tanıştığı insanlar yer yer onu hayal kırıklığına uğratıyor ve Ankara‘da onu besleyen düşünce temelli ilişki ve etkinlikleri arayıp bulamadığı için de her geçen gün İzmir‘e küsüyor, İzmir‘den uzaklaşıyordu. O nedenle Tülin‘i önce yakın dostum Ayfer‘le ve diğer arkadaşlarımla tanıştırdım ve İzmir‘in içinde ya da yakın çevresinde onunla birlikte geziler yaparak Seferihisar, Çeşme, Urla ve Demircili gibi yerleri tanıyıp İzmir‘i sevmesini sağlamaya çalıştım.

Onun gidişinden sonra da oluşturduğum “Kent Stratejileri Merkezi” isimli bu blogda onun 25 Şubat 2011 tarihinde Birgün Gazetesi‘nde yayınlanan “Faşizmi Anlama Kılavuzu” başlıklı bir yazısıyla 2015 yılının Kasım ayında Redaksiyon Kitap Yayınları‘ndan Gamze Yücesan Özdemir‘in sunum yazısıyla takdim edilen “Türkiye’nin Son 10 Yılına Sınıfsal Bakış” isimli kitabının tanıtım yazısını paylaşarak onun gidişiyle oluşan boşluğu yapıp eyledikleriyle doldurmaya çalıştım. (1), (2)

Bu arada onun o güne kadar tüm yazıp çizdiklerini yeniden okuyarak ya da Marksizm konusundaki diğer kitap ve dergilerle güncel tartışmaları dikkate alarak onunla konuşmaya, bilmediklerimi öğrenmeye çalışıyor, özellikle bana “devrimci“, “solcu” diye tanıtılan; ama, aslında neoliberal solda yer alıp kimlik politikası ya da hak savunuculuğu yapan anlı şanlı profesörlerin post modern, post Marksist ve post yapısalcı yorumlarının kafamı karıştırdığı konularda onun Ortodoks düşüncelerinin bir pusula gibi bana yön vermesini sağlamaya çalışıyordum.

Ama bu keyifli dönem, -ne yazık ki- fazla sürmedi. Çünkü her geçen gün İzmir‘le ilgili hayal kırıklığı sonucunda hem Bilgi Üniversitesi‘nde öğretim görevlisi olan kızı Evren‘in yanında, hem de İstanbul‘da onu entelektüel anlamda besleyecek ortamın içinde olmak istiyordu. O nedenle kısa bir süre içinde İstanbul‘a taşındı. Taşınırken kendisine yardımcı olmaya çalıştım ve böylelikle İstanbul‘a götürmek istemediği dolap ve kilimlerle babaannesine ait otantik giysileri; ayrıca, kendisine ait 1979 tarihli “Türkiye Tarımında Üretimin Toplumsal Yapısı” başlıklı doktora tezinin aslı başta olmak üzere diğer öğrencilerine ait doktora tezleri (Betül Karagöz: Mutlakiyetçi Devlet’ten Hukuk Devleti’ne, Hukuk Devletinden Dünya Sistemine: Sivil Uygarlığın Kurumsallaşma Süreci, Mustafa Bayram Mısır: Kapitalizm, Devletler ve Egemenlik: Egemenlik Kuramının Tarihsel Maddeci Bir Eleştirisi, Betül Karagöz: Yeni Dünya Düzeni’nde Kültür Olgusu: Ulusal-Uluslararası-Ulusötesi Kültür ve Güç İlişkileri, R. Berker Bank: Poulantzas’ın Kapitalist Devlet Kuramı) bana bıraktı. Şimdi her sabah yataktan kalktığımda onun bana verdiği doktora tezlerinden oluşan kitaplık rafına, başka bir anlamda da Tülin‘e “günaydın!” diyerek güne başlıyorum.

Evet, biliyorum; Tülin Öngen sahip olduğu Ortodoks Marksist görüş ve düşüncelerle benim “post-modern“, “post-Marksist” ve “post-yapısalcı” sapmalar karşısında düştüğüm her kararsızlıkta kendime pusula yaptığım, doğru ile yanlışı ayırt etmek amacıyla görüşlerine başvurduğum gerçek, kadim dostlarımdan biridir. Ayrıca kendisi Ankara‘da yaşadıklarımızın yanında İzmir‘de armağan ettiği o güzel, keyifli günler, o günlerde birlikte gerçekleştirdiğimiz gezi ve söyleşiler için kendisine teşekkür borçlu olduğum bir değerdir.

Geçtiğimiz günlerde İmge Yayınevi “Tülin Öngen’e Armağan” olmak üzere “Prometheus’un İzinde Günümüzde Devlet ve Sınıflar” adıyla yeni bir kitap yayınladı.

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Yetiş ve Tijen Demir tarafından derlenen bu kitap, “Devlet Tartışmaları“, “Sınıf Tartışmaları: Klasik Sorunlar” ve “Sınıf Tartışmaları: Güncel Sorunlar” başlığını taşıyan üç ayrı bölüm altında tanıdığımız ya da tanımadığımız 14 ayrı akademisyenin makalesinden oluşuyor. Makale yazarlarını ve makale başlıklarını kitaptaki sırasına göre şu şekilde listeleyebiliriz:

Evet, Taner Timur‘dan iki yıl ders alıp kitaplarını okuduğum, Ali Murat Özdemir‘i Tülin‘in tavsiyesi üzerine öğrenip neredeyse tüm kitaplarını aldığım, tanışıp söyleşmek istediğim eşi Gamze Yücesan-Özdemir‘i bugüne kadar yapıp eyledikleri ile takdir edip sevgili hocam Prof. Dr. Ruşen Keleş‘le yaptığı ortak çalışmalar nedeniyle kıskandığım, İzzettin Önder Hoca‘yı yaptığı değerli araştırma ve çalışmalar nedeniyle tanıdığım, Tülin‘ın kızı Evren Hoşgör‘ü Montly Review ve Redaksiyon gibi dergilerdeki makaleleriyle, R. Berker Bank‘ı da Tülin‘in bana verdiği doktora tezini okuduğum için biliyor; ancak, geriye kalan diğer 7 yazarı pek bilmediğim için hem tanıdıklarımın, hem de tanımadıklarımın Tülin Öngen için hazırladığı bu armağanları, sadece başlangıçtaki Tülin Öngen‘le ilgili iki bölümü okumuş kadim bir dostu olarak adeta janjanlı ambalaj kağıtlarıyla paketlenmiş hediye paketlerinin açılışı gibi merakla bekliyorum.

İşte o nedenle kitabın ilk makalesi olarak 39. sayfayla izleyen sayfalardaki R. Berker Bank‘ın “Kapitalist Devletin Tarihsel Gelişimi ve Kuramsal Tartışmalar” ile okumaya başlıyorum….

ISBN:9786256455771, Basım Tarihi:2026-05

Baskı:1, Sayfa Sayısı:432

Boyut:135×210, Kapak:Karton, Kağıt:Kitap Kağıdı,

Orjinal Dili:Türkçe, Yayın Dili:Türkçe

Derleyenler: Mehmet Yetiş, Tijen Demir

Yayın Yönetmeni: Şebnem Çiler Tabakçı

Grafiker: Selda Kahveci

Kitabın Tanıtım Metninden:

(1) Tülin Öngen, “Faşizmi Anlama Kılavuzu”, Kent Stratejileri Merkezi, 1 Mayıs 2017, http://www.kenstratejileri.com/2017/05/01/fasizmi-anlama-kilavuzu/

(2) Ali Rıza Avcan, “Türkiye’nin Son 10 Yılına Sınıfsal Bakış”, Kent Stratejileri Merkezi, 7 Ocak 2017, http://www.kentstratejileri.com/2017/01/07/türkiyenin-son-10-yilina-sinifsal-bakis/

Kitap tanıtımı: Şehir Hakkı, Neoliberal Kentleşme ve Sınıf Mücadelesi

Yazan: Hikmet Kuran

Yayınlayan: Nika Yayınevi

1. Baskı: Haziran 2021

Ankara, 294 sayfa.

Kapitalist üretim tarzında sermaye-mekân etkileşiminin işleyişine yönelik çarpıcı çözümlemeleri ve isabetli öngörüleri Henri Lefebvre‘i özgün bir noktaya taşımaktadır. Şehir ve kent arasında tanımladığı ve çözümlediği ayrım, kapitalizmin kent sorunsalına tüm boyutlarıyla temas etmektedir. Kullanım değeri ve sahiplenmeye endeksli, belirlenim, tahakküm ve sömürü süreçlerinden bağımsız bir nitelik arz eden ‘şehir‘ ile söz konusu süreçlerin küresel ölçekte somutlaştığı ve özgün nitelikleri yok ettiği, tüm unsurlarıyla sermayenin yeniden üretiminin bir aracına dönüşen ‘kent‘ arasındaki bu ayrım, bu anlamda dikkat çekicidir. Lefebvre‘in şehir hakkı olarak kavramsallaştırdığı çözüm arayışı da bu ayrım üzerinden somutluk kazanmaktadır.

Şehir hakkı kavramsallaştırması, hem üretim ilişkilerinin ürettiği/yeniden ürettiği ve ekonomik, toplumsal, siyasal ve mekânsal düzlemde gözlemlenen sorunları anlamlandırma hem de bunları ve bir bütün olarak kapitalist üretim ilişkilerini ortadan kaldıracak devrimci dönüşümü formüle etme açısından kilit bir unsur olarak ön plana çıkmaktadır.

Bu kitabın temel iddiası da şehir hakkı kavramının kapitalizmi aşmaya koşullu bir devrimin kuramsal yol haritasına karşılık geldiğine ilişkindir. Bu iddiasını da Lefebvre‘in mekân-sermaye, gündelik hayat ve toplumsal mücadele pratiklerine yönelik öne sürdüğü argüman ve kavramsallaştırmalara dayandırmaktadır. Bunu yaparken, özellikle neoliberal politikalarla daha da görünür hâle gelen, Lefebvre tarafından başarıyla öngörülen ve çözümlenen, şehrin özgün nitelikleri ile kapitalizme içkin temel yasalar arasındaki çatışma noktaları aydınlatılmakta ve şehir hakkının gerçekleşmesinin kapitalist üretim ilişkilerinin ortadan kalkması anlamına geldiğine yönelik iddia kuramsal ve pratik boyutlarıyla gerekçelendirilmektedir.

İçindekiler

Sunuş

Giriş

BİRİNCİ BÖLÜM – ŞEHİR HAKKI KAVRAMININ KURAMSAL ANALİZİ

1.1. Marksizm ve Kent Sorunsalı

1.1.1. Metafelsefe (Metaphilosophy) ve Tümellik

1.1.2. Üretim/Yeniden Üretim

1.1.3. Yabancılaşma

1.2. Gündelik Hayatın Eleştirisi ve Dönüşümü

1.2.1. Gündelik Hayat Kavramının Tanımı

1.2.2. Gündelik Hayat Kavramının İçeriği

1.2.3. Gündelik Hayatın Eleştirel İncelenmesi Projesi

1.2.4. Bir Neoliberal ‘Ürün’ Olarak Gündelik Hayat

1.2.5. Gündelik hayata İçkin Sorun Alanları

1.2.6. Gündelik Hayatın Eleştirisinin Unsurları

1.2.7. Devrimin ve Gündelik Hayatın Dönüşümünün Öznesi: Tümelci İnsan

1.2.8. Devrim ve Gündelik Hayatın Eleştirisi

1.2.9. Kent ve Gündelik Hayatın Eleştirisi

1.3. Kullanım Değerinin Egemenliği

1.4. Mekân ve Mekânın Üretimi

1.4.1. Mekân ve Kapitalist Üretim Tarzı

1.4.1.1. Üretim Tarzının Bir Aygıtı Olarak Mekân

1.4.1.2. Üretim Tarzının Bir Ürünü Olarak Mekân

1.4.1.3. Devrimci Potansiyel

1.4.2. Merkezilik Kavramı ve Merkezilik Hakkı

1.4.3. Kamusal Alan-Özel Alan

1.4.3.1. Kamusal Alanın Temel Nitelikleri

1.4.3.2. Kamusal Alanın Kent Mekânı Açısından Önemi

1.5. Devletin Sönümlenmesi Gerekliliği ve Özyönetim

1.5.1. Yabancılaşma ve Devlet

1.5.2. Devlet ve Mekânın Üretimi

1.5.3. Devlet ve Gündelik Hayat

1.5.4. Devletin Sönümlenmesi Gerekliliği

1.5.5. Özyönetim (Autogestion)

1.5.6. Özyönetim ve Gündelik Hayat

İKİNCİ BÖLÜMNEOLİBERAL İDELOJİDE SERMAYE-MEKAN İLİŞKİSİ VE TOPLUMSAL MEKANA YANSIMALARI

2.1. Sermaye-Mekân İlişkisi

2.2. Neoliberal Düzende Sermaye-Mekân İlişkisi

2.3. Neoliberal Dönüşüm – Washington Oydaşması

2.4. Neoliberal Dönüşümün Esasları

2.4.1. Sanayisizleştirme-Finansallaşma-Esnekleştirme

2.4.2. Özelleştirme-Serbestleştirme-Düzenleme Dışı Bırakma

2.4.3. Devletin Rolü

2.4.4. Yönetsel Anlayıştaki Değişim

2.4.4.1. Yapısal Uyum Programları

2.4.4.2. Kamu-Özel Ortaklığı (KÖO)

2.4.5. Kent Yönetiminin Neoliberalizasyonu

2.4.6. Kültürel Dönüşüm

2.4.7. Kent Mekânının Neoliberalizasyonu

2.4.7.1. Kentsel Dönüşüm

2.4.7.1.1. Kentsel Dönüşümün Tarihsel Gelişimi

2.4.7.1.2. Kentsel Dönüşümün Değişen Kapsamı

2.4.7.2. Soylulaştırma (Mutenalaştırma)

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM – ÖRNEK OLAY İNCELEMELERİ

3.1. Brezilya Örneği

3.1.1. Toplumsal Mücadele Pratikleri

3.1.2. Kentsel Reform İçin Ulusal Hareket (KRUH) (Movimento Nacional para Reforma Urbana)

3.1.3. 1988 Brezilya Anayasası

3.1.4. Şehir Yasası

3..1.4.1. Yasanın Çıkış Süreci

3.1.4.2. Şehir Yasasının Hükümleri

3.1.4.3. Şehir Yasası ve Şehir Hakkı

3.1.6. Yasanın Uygulama Aşaması/Değerlendirme

3.2. Barselona Örneği

3.2.1. Neoliberalizm Öncesi Barselona’da Kentsel Yönetim Anlayışı

3.2.2. Neoliberalizm ve Barseolona’da Kentsel Yönetim Anlayışı

3.2.3. Toplumsal Hareketlerin Tekrar Yükselişe Geçmesi

3.2.4. 2008 Krizi ve Toplumsal Hareketler

3.2.4.1. Öfkeliler (İndignados) Hareketi

3.2.4.2. PAH (Konut Ödenci Mağdurları Platformu)

3.2.4.3. Barselona Ortaklaşımı (Barcelona En Comu)

3.3. Gezi Parkı Direnişi

3.3.1. Taksim Meydanı Yayalaştırma Projesi

3.3.2. Direnişin Başlaması

3.3.3. Katılım Gerekçeleri

3.3.4. Gezi Direnişi ve Sınıfsal Boyutu

3.3.5. Gezi Direnişi ve Praksis

3.3.6. Gezi Direnişi ve Şehir Hakkı

3.3.7. Forum Deneyimleri

3.4. Sulukule Örneği

3.4.1. Proje Öncesi Sulukule

3.4.2. 5366 Sayılı Yıpranan Kent Dokularının Yenilenerek Korunması ve Kullanılarak Yaşatılması Hakkında Kanun

3.4.3. Hatice Sultan ve Neslişah Mahalleleri Kentsel Yenileme Projesi (Sulukule Projesi)

3.4.4. Sulukule Platformu

SONUÇ

KAYNAKÇA