Yeni nesil “proceler” ve “proceciler”…

Ali Rıza Avcan

Benim her zaman dikkate alıp başvurduğum Vikipedi “proje” sözcüğünü, “bir probleme çözüm bulma ya da beliren bir fırsatı değerlendirmeye yönelik, bir ekibin, başlangıcı ve bitişi belirli bir süre ve sınırlı bir finansman dahilinde, birtakım kaynaklar kullanarak, müşteri memnuniyetini ve kaliteyi göz önünde bulundururken olası riskleri yönetmek şartıyla, tanımlanmış bir kapsama uygun amaç ve hedefler doğrultusunda özgün bir planı başlatma, yürütme, kontrol etme ve sonuca bağlama sürecidir.” diye tanımlıyor. Bu tanımda da görüldüğü gibi bir proje, “sorun“, “ihtiyaç“, “çözüm“, “fırsat“, “fayda“, “proje süresi“, “finansman“, “müşteri/tüketici/hemşeri memnuniyeti“, “kalite ve risk yönetimi“, “tanımlanmış kapsam“, “amaç ve hedef“, “planlama“, “uygulama“, “izleme“, “denetim“, “ölçme ve değerlendirme” ve “sonuç alma” gibi bir çok kavram ve süreci kapsar.

İşte o nedenle bizler proje yapmaya değer bulduğumuz bir fikri proje formatına dönüştürürken projenin konusunu, projenin amaç ve hedeflerini, kapsamını, taraflarını, finansal kaynaklarını, uygulama planını, sonuca ulaştığında ortaya çıkacak çarpan etkisini, projenin uygulanacağı ortamla ilgili mevcut durum analizini, uygulama süreçlerini, izleme, ölçme ve değerlendirme aşamalarını, olası risk ve tehlikelerle ilgili planları düşünür ve her bir proje unsuru arasındaki ilişkileri analiz edip bütünlemeye çalışır; özellikle de o fikrin bir proje olarak “uygulanabilirliğini” ve “sürdürülebilirliği” esas alırız. Bu anlamda yapısı, zamanı, yeri ve bütçesi itibariyle uygulanması ya da sürdürülmesi mümkün olmayan işlerin başarısız olacağını daha baştan bilir ve o nedenle de bu tür projelere itibar etmeyiz.

Ama şu son günlerde proje tasarım ve uygulaması konusunda hiçbir bilgisi, deneyimi, birikim ve becerisi olmayanlar tek ayağının üstünde dururken ya da yürürken; hatta, çoğu Türk’ün yaptığı gibi tuvaletteyken aklına gelen ilk fikri proje olarak sunmaya, koltuğunun altına kıstırdığı iki üç kağıt parçasından oluşan dosyayı yetkililere, özellikle de belediyelere vermek için çabalıyorlar.

Bunun en son örneğini 2019 yılında İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen Tarım Çalıştayı‘nda görmüş, bazı insanların canhıraş bir şekilde belediye başkanına vermeye çalıştıkları projelerin ne kadar gereksiz, ne kadar anlamsız olduğuna tanık olmuş, o nedenle de o tarihten sonra proceci baskınına uğrayan bu tür organizasyonlara katılmama kararı almıştım. Böylelikle de proceci yeni bir neslin ortaya çıktığına inanmıştım.

Bu şekilde işi bilmeden, gereklerini yerine getirmeden proje hazırlayanların proje adını verdikleri düşünceleri kabul ettirmek için yapıp eyledikleri de ayrı bir eğlence konusu… Projeyi kabul edebilecek yetkililerle karşılaşıp fırsatı değerlendirme adına her yerde, her toplantı, her kokteyl, her etkinlikte orada bulunma mecburiyeti, karar vericilere yönelik övme, pohpohlama, kıvırtma; hatta günlük konuşma dilindeki ifadesiyle yağlayıp yıkayan konuşmaları, başına hoşuna gitmeyen bir şey gelse bile, bunu bir fırsata dönüştürüp cengaverce kendi hanesine puan yazdırma gayretleri, alacağı ya da kabul ettireceği proje adına her şeyi sineye çekme rezillikleri, kişisel gurur ve onurun ayaklar altına alınma halleri, devamlı araya birini koyma çabaları, projeden elde edilecek gelirleri pay etmeye yönelik imalar, proje alabilmek için kendi adamına kamu görevlileri arasına yerleştirme çabaları, karar vericilere proje kapsamında görev vermeye ya da komisyon ödemeye yönelik vaatler ve diğerleri…

Yeter ki o yetkili o projeyi ona versin ve o projenin yarattığı imkanlardan hem kendisi hem de çevresi yararlanabilsin…

Bence düşünüp taşınıp ortaya koydukları fikirlerden çok projeyi kabul ettirmek için ortaya koydukları tutum ve davranışlar daha bir ilginç, daha bir şaşırtıcı ve daha bir irkiltici…

Tabii ki ortadaki pastadan “proce” bahanesiyle bir dilim ya da daha büyük bir dilim almak adına…

Sonuç ise, “proce” dedikleri saçmalık adına hiçbir faydası olmayan, geride bir iz bile bırakmayan, suya yazılmış yazı gibi zaman, emek ve kamu kaynaklarının israfına yol açan boş işler…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s