Aydın Erten’i Anma Etkinlikleri: Sadece Bir Hatırlatma mı?

Ali Rıza Avcan

Çocukluğu gençliği ve öğrenciliği Ankara‘da geçmiş biri olarak, adına ister “toplumcu“, ister “halkçı” ya da başka bir şey deyin iyi belediyecilik uygulamalarını, seçimlerde benim de oy verdiğim Vedat Dalokay ve Ali Dinçer gibi başarılı belediye başkanları sayesinde ilk önce Ankara‘da görüp yaşadım…

Ardından sınıf arkadaşım sevgili Sedat Göçmen‘in de içinde yer aldığı Fatsa‘daki Fikri Sönmez (Terzi Fikri) belediyeciliği ile tanıştım. Bu arada Mülkiye‘deki lisans ve yüksek lisans eğitimi sonrasında kent, kentleşme ve yerel yönetimlerle ilgili doktora programına paralel olarak Yerel Yönetimler ve İçişleri bakanlıklarında çalıştığım dönemlerde İzmir‘den gelen seslere de kulak vererek Gültepe‘de Aydın Erten’i, Aliağa‘da Hakkı Ülkü‘yü, İstanbul‘da Ahmet İsvan‘ı, Kocaeli, Değirmendere‘de Ertuğrul Akalın‘ı ve Susurluk‘da Tahsin Bozoğlu‘nu tanıma; hatta, birlikte çalışma fırsatını yakalamış oldum.

Vedat Dalokay, Ali Dinçer, Fikri Sönmez, Ahmet İsvan, Hakkı Ülkü, Tahsin Bozoğlu ve Ertuğrul Akalın…

Ve bütün bu deneyimlerin sonucunda, kent, kentleşme, yerel yönetimler, araştırma, eğitim, iletişim ve planlama gibi bilgi ve bilgiyi işleme konularında uzmanlaşmış biri olarak önemli olanın Fikri Sönmez, Aydın Erten ya da Ahmet İsvan gibi halktan yana, ufku geniş, yetenekli ve becerikli belediye başkanlarının “tek adam” olarak öne çıkmasıyla değil; onların, başkanlıkları süresince bir daha değiştirilemeyecek derecede oluşturup bir miras olarak geride bırakacakları, toprakta derin kökler salan kurumsal bir yapılanma olduğunu anlayıp kavramış oldum.

Çünkü adları öne çıkarılıp bir kahraman gibi kutsanan bu belediye başkanlarının ölümünden, seçilememesinden ya da bir şekilde görevden alınmasından sonra o belediyeleri denetlemek ya da danışmanlık yapmak amacıyla gittiğimde; o örnek uygulamalardan geriye tek bir izin kalmadığını, sadece insanların hafızasında yer eden bazı isimlerin sık sık dile getirildiğini gördüm ve ondan sonra denetlediğim ya da danışmanlığını yaptığım her belediye başkanına, bir miras olarak geride bırakacakları kökleşmiş kurumsal yapının daha önemli olduğunu anlatmaya çalıştım. Her ne kadar, 12 Mart ve 12 Eylül gibi her olumlu, güzel şeyi ezip geçen, un ufak eden faşist dönemlerin bu geride bir şey kalmaması olayında birinci dereceden etkili olduğunu bilsem de…

Bugünkü yazımın konusunu oluşturan Gültepe Belediyesi ve onun efsane başkanı Aydın Erten de -ne yazık ki- kahramanlık öyküleri dışında geride hiçbir şey bırakmama halinin kötü bir örneği olarak kaldı. Kendi bir efsane kahramanı olarak unutulmadı; ama, yaptıkları örnek alınıp geliştirilmedi ve devamı getirilemedi…

Kendisi görevden alınıp belediyesi kapatılmış olsa bile, İzmir‘in orta yerindeki bir direniş noktasından, bir özerklik deneyiminden geriye bugünleri etkileyecek daha anlamlı bir şeylerin kalması gerekirdi diye düşünüyorum…

Çünkü Aydın Erten‘in görevden alınması sonrasında belediyesi kapatıldı, kendisi partisi içinde cezalandırılarak ilgisizliğe mahkum edildi ve yaptıkları bir örnek olarak uzunca bir süre incelenip değerlendirilmedi… Yapıp eyledikleri üzerine kafa yorup geleceğe aktarılacak sonuçlar çıkarmak yerine kahramanlaştırılan ismi öne çıkarılıp mezarına gidip karanfil koyduktan sonra nutuk atmak yeterli bulundu… Hem de onun söyledikleriyle yaptıklarının tam aksini yapanların, örneğin kaymakamın yazısını emir telakki edip Avesta Derneği‘nin kapısına kilit vuranların, işçileri kapının önüne koyup emek düşmanlığı yapanların iki yüzlülüğü ile… Bunun dışında Gültepe Belediyesi ile onun başkanı Aydın Erten hakkında, aynen sevgili arkadaşım Sedat Göçmen‘in Fatsa anılarını toplayıp yayınlanması gibi tek bir belgesel, tek bir anı kitabı hazırlanmadı, o anıları koruyup kollayacak bir dernek, bir vakıf bile kurulamadı… Hatta 2024 yılı anmasında Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu‘nun kuracağız denilen Aydın Erten Vakfı bile aradan bir yıl geçmesine rağmen kurulmadı, kurulamadı…

Gültepe belediye başkanı Aydın Erten adının dillere pelesenk olduğu bu süre içinde; bırakın öldüğü 2000 yılını, ilk kez belediye başkanı olduğu 1973 yılından bu yana geçen 52 yıl içinde üniversitelerde kendisi ve Gültepe konusunda topu topu 3 tane tez yazıldı:

🔴2016 yılında Uğur Ülger‘in yazdığı “Seçmen Davranışlarındaki Değişim, Gültepe Örneği” isimli yüksek lisans tezi,

🔴2022 yılında Turgay Gülpınar‘ın yazdığı “Türkiye’de yerel özerkliğin yükselişi ve düşüşü: Gültepe örneği (1973-1980)” isimli doktora tezi ve

🔴Kemal Kılçdaroğlu‘nun CHP genel başkanlığı zamanında genel başkan yardımcısı ve parti meclisi üyesi olan Devrim Barış Çelik‘in 2024 yılında yazdığı “Sosyo-ekonomik değişimin seçmen tercihlerine etkisi: Gültepe örneği” isimli doktora tezi.

Neyse ki, yaraya merhem niyetine yapılan bu üç çalışmadan biri olup sevgili ekip arkadaşım Dokuz Eylül Üniversitesi İzmir Meslek Yüksekokulu öğretim görevlisi Dr. Turgay Gülpınar‘ın kaleme aldığı 2022 tarihli doktora tezi, yakın zamanda İletişim Yayınları tarafından “Yerel Hükümet: Gültepe, Bir Özerklik Deneyimi (1973-1980)” ismiyle yayınlandı da bu alandaki büyük eksiklik bir nebze olsa da giderildi.

O nedenle, ağzından İzmir, Gültepe ya da Aydın Erten isimleri çıkan herkesin, her İzmirli‘nin bu kitabı almasını ve Prof. Dr. Sonay Bayramoğlu Özuğurlu‘nun öğrencisi sevgili Dr. Turgay Gülpınar‘ın yazdıklarını okumasını hararetle öneriyorum.

Gelelim, Aydın Erten‘in ölümünün 25. ölüm yıldönümüne isabet eden 11-13 Ağustos 2025 tarihlerinde “Aydın Erten’i Anma Etkinlikleri” adıyla yapılıp bir kısmına sevgili dostlarım Orhan Beşikçi ve Erol Şaşmaz‘la birlikte katıldığım ve benim bir saygı etkinliği olmaktan çok saygısızlık olarak nitelediğim etkinliklerle ile ilgili değerlendirmelerime…

CHP Konak İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenip; İzmir Büyükşehir, Konak ve Gaziemir belediyeleriyle İzmir ve Konak kent konseylerinin, Gültepe Kentsel Değişim Kültürel ve Dayanışma, Geleceğim Ol ve 68’liler Derneği ile ADD Konak Şubesi‘nin ve 78’liler Federasyonu‘nun; ayrıca, sponsor olarak So Lady, Özgür Eğitim Yayınları, Serkay Tekstil ve Öz Altın Turizm gibi firmalarca desteklenip 11-13 Ağustos 2025 tarihlerinde üç gün süreyle yapılan etkinliklerin halka duyurulan programına göre;

Aydın Erten, 11 Ağustos 2025 Pazartesi günü 11.00-12.00 saatleri arasında mezarına karanfil bırakmak suretiyle anılacak; ayrıca, yine aynı gün 13.00-14.00 saatleri arasında 1973-1980 yılları arasında Gültepe Belediye Başkanı olarak ortaya koyduğu belediyecilik deneyimi, 2022 yılında hizmete açılan Gültepe Aydın Erten Rekreasyon Alanı‘ndaki Mutlu Kahve‘de, DEÜ İzmir Meslek Yüksekokulu öğretim görevlisi Dr. Turgay Gülpınar ile Gültepe Kentsel Değişim Kültürel ve Dayanışma Derneği başkanı Ali Yılmaz‘ın katılımıyla “Bir Özerklik Deneyimi” adı altında konuşulup tartışılacak,

12 Ağustos 2025, Salı günü 20.00-23.00 saatleri arasında Gültepe Son Durak‘ta “Adım Adım Anadolu Esintileri” isimli bir konser verilecek,

Etkinliğin 3ncü ve son gününde ise saat 14.00’de Gültepe Toros Tesisleri‘nde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay‘ın, Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu‘nun ve Gültepe Kentsel Değişim Kültürel ve Dayanışma Derneği yönetim kurulu başkanı Ali Yılmaz‘ın protokol konuşmalarından sonra sevgili hocam Prof. Dr. Ruşen Keleş‘le Doç. Dr. Taylan Engin ve Dr. Orhan Selim Bayraktar‘ın katılımıyla başlığı ya da konusu belirtilmeyen bir toplantı yapılacaktı.

Bu programı görür görmez Kent Stratejileri Merkezi‘nin Facebook hesabında yaptığım bir paylaşımla Aydın Erten‘in, ilk kez mezarının ziyaret edilip karanfil bırakılması dışında toplantılar ve konserler düzenlenerek anılacak olması nedeniyle organizasyonu yapanları tebrik etmekle birlikte; 13 Ağustos 2025, Çarşamba günü yapılacak toplantıda sevgili hocam Prof. Dr. Ruşen Keleş‘in yanına verilen iki ismin hem Aydın Erten‘le bir ilgisinin olmaması, hem de uzmanlık alanlarının belediyecilikle ilgili olmayışı nedeniyle bu durumu eleştirmiş, buna bir çözüm bulunmasını önermiştim.

Oysa izleyen günlerde gerek tanık olduklarımı, gerekse güvenilir kaynaklardan aldığım bilgileri dikkate alınca bu organizasyonu yapanları boşu boşuna tebrik ettiğimi anlayıp yapılanları Aydın Erten‘e yapılan bir saygısızlık olarak düşünmekten kendimi alamadım ve o nedenle de tarihe not düşmek adına bu yazıyı yazmak zorunda kaldım:

Gelelim gün gün neler yapıldığını ortaya koyup değerlendirmeye;

1) Yıllardır yapılan mezar ziyareti ile bu ziyaret sırasında mezara karanfil bırakıp ardından nutuk atanları dinlemenin bıktırıcı bir ritüel olduğunu düşündüğüm için oldukça kalabalık olduğunu gördüğüm söz konusu etkinliğe katılmadım. Ancak daha sonra İzmir Büyükşehir Belediyesi‘nin internet sayfasında “Tugay: Aydın Erten’in mirası namus borcumuzdur” başlığıyla yayınlanan 11 Ağustos 2025, Pazartesi tarihli haberle haber ekine koyduğu fotoğraflara baktığımda mezarın karşısına konulan kürsüye Cemil Tugay, Nilüfer Çınarlı Mutlu, Ozan Ali İlgazi, Ünal Işık, Sabri Ergül, Ceren Erten, Hamit Mumcu, Orhan Polat, Nimet Haytabay, Ertuğrul Gezenoğlu ve Nail Dağdelen olmak üzere tamı tamamına 11 kişinin çıkarak konuştuğunu öğrendim.

BU tür konuşmacısı bol mezarlık anmalarını geriye doğru incelediğimde de, o an itibariyle CHP siyaseti açısından kimler makbulse, kimlerin hükmü geçiyorsa konuşanlar arasında onların yer aldığını; ama, başkalarına ya da halka söz bırakmayan siyasetçi bolluğunun uzun bir süredir değişmediğini anladım…

Çöplerin toplanmadığı bakımsız Aydın Erten Rekreasyon Alanı… Fotoğraf: Erol Şaşmaz

2) Aynı gün 13.00-14.00 saatleri arasında Aydın Erten Rekreasyon Alanı‘ndaki Mutlu Kahve‘de Gültepe Kentsel Değişim Kültürel ve Dayanışma Derneği yönetim kurulu başkanı Ali Yılmaz ile DEÜ İzmir Meslek Yüksekokulu öğretim görevlisi Dr. Turgay Gülpınar‘ın konuşmalarını dinlemek amacıyla sevgili dostlarım Orhan Beşikçi ve Erol Şaşmaz ile birlikte gittiğimizde söyleşinin yapılacağı Mutlu Kahve‘nin kapalı olduğunu, alandaki güvenlik görevlilerinin bu toplantıdan haberdar olmadıklarını; ayrıca, “Mutlu Kahve” adı verilen tesisin çevresindeki Aydın Erten Kreasyon Alanı‘nın bakımsızlık içinde bir çöp deryasına dönüştüğünü görüp, bu mekanda “mutlu” olup Serotonin salgılamak yerine üzülüp tesise adı verilen Aydın Erten adına içim acıdı ve bu alanın hiç olmazsa Konak Belediyesi tarafından birkaç gün önce temizlenip bakımlı hale getirilmesi gerektiğini düşündüm… Çünkü bana göre Aydın Erten‘e saygı, kürsü nutuklarında değil; onun adının verildiği bu tesisteki bu tür küçük noktalara özen göstermekte yatıyordu…

Kapısı kilitli “Mutlu Kahve”ye alternatif bir söyleşi…

Mutlu Kahve kapalı olup toplantıya hazır olmadığı, üstüne üstlük Konak Belediyesi’ne ait bu tesiste Aydın Erten adına yapılan toplantıya ev sahibi konumundaki Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu ve mezarlığa gidip konuşmalar yapan zevat (Gültepe Kentsel Değişim Kültürel ve Dayanışma Derneği yönetim kurulu başkanı Ali Yılmaz ve CHP Konak İlçe Başkanı Ozan Ali İlgazi haricinde) gelmediği için bahçedeki ahşap merdivenleri bir anfinin basamakları gibi kullanarak ve sandalyeleri bu alana taşıyarak açık havada, Aydın Erten adına asıl konuşulması gereken şeylerden söz eden konuşmacılarla Aydın Erten‘in yakınlarını dinledik…. Böylelikle Aydın Erten‘in hayat arkadaşı öğretmen emeklisi Ayten Hanım‘ı ve manevi oğlunu tanıyıp anılarını dinleme fırsatını yakaladık…

3) 12 Ağustos 2025, Salı günü 20.00-23.00 saatleri arasında, Gültepe Son Durak‘ta yapılan konsere, o saatlerde toplu ulaşım araçlarıyla Gültepe‘den eve dönmenin İzmir koşullarında zor olması nedeniyle, istemiş olmama karşın katılamadım… O konsere beni bekleyenler için “affola” demekten başka bir çarem yok ne yazık ki…

4) Söz verilmiş başka bir program nedeniyle gidememiş olmakla birlikte üç ayrı güvenilir kaynaktan aldığım bilgilere göre bu sene Aydın Erten adına yapılan en önemli saygısızlığın etkinliğin son günü; yani, 13 Ağustos 2025, Çarşamba günü saat 14.00’de Konak Belediyesi’ne ait Toros Tesisleri’nde yapılan toplantıda hayata geçtiği anlaşılıyor.

Duyurulan programa göre o tarih ve saatte, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay‘la Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu‘nun ve Gültepe Kentsel Değişim Kültürel ve Dayanışma Derneği yönetim kurulu başkanı Ali Yılmaz‘ın protokol konuşmalarından sonra Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık‘ın moderatörlüğünde yapılacak toplantının tartışılmaz ismi sevgili hocam Prof. Dr. Ruşen Keleş‘in yanına konulan konuşmacılardan birinin Bandırma Üniversitesi‘nden gelip daha çok akıllı ulaşım sistemleri konusunda uzman olan Doç. Dr. Taylan Engin, diğerinin de daha çok Hollanda‘da, belediyeler dahil bir çok kurum ve şirkete danışmanlık yapıp kendine ait web sayfasında Deniz Baykal‘ın CHP genel başkanı olduğu yıllarda parti adına çalıştığını ve bu yeni dönemde “CHP’ye katabileceği kalitesi“nden söz eden Kayserili Dr. Orhan Selim Bayraktar olduğunu sanıyordum.

Ancak o gün o toplantıda, adları programda yazılı o iki şahsın yokluğunda onların yerini İzmir Büyükşehir Belediyesi eski başkanı Aziz Kocaoğlu‘nun, Manisa eski milletvekili Sabri Ergül‘ün, açılışta protokol konuşması yapacağı duyurulan; ancak, gelmeyen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay yerine ikame edilen İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi Başkan Vekili Altan İnanç‘ın ve yine açılışta protokol konuşması yapacağı söylenen Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu ile Gültepe Kentsel Değişim Kültürel ve Dayanışma Derneği yönetim kurulu başkanı Ali Yılmaz‘ın aldığını ve böylelikle yine mezarlık başındaki kalabalık konuşmacı kadrosunu anımsatırcasına “Değişen Kent Kavramı ve Kent Kültürü” konusunda Prof. Dr. Ruşen Keleş‘le birlikte konuştukları anlaşılıyor.

Wikipedia bilgilerine göre Aydın Erten‘in hasta yatağındayken bile “emek düşmanları sevinmesin, bu yatışım yeni bir mücadelenin başlangıcıdır” dediğini öğrendiğim için yakın zamanda yüzlerce belediye işçisini işinden, gücünden ve ekmeğinden eden İzmir Büyükşehir Belediyesi‘nin “emek düşmanı” başkanı Cemil Tugay‘ın bu toplantıya katılmayışı bence tam da yerinde, isabetli bir gelişme olmuş…

Üstüne üstlük, iki gün önce Aydın Erten‘in mezarı başında yaptığı konuşma, belediyenin internet sayfasında “Aydın Erten’in mirası namus borcumuzdur” başlığı ile yayınlandığı halde meclis başkan vekilinin katıldığı bu toplantı ile ilgili tek bir bilgi ya da fotoğraf aynı web sayfasının haberler bölümünde yayınlanmamış, tüm bilgi ve görseller toplantı sonrasında Altan İnanç, Ünal Işık ve Nilüfer Çınarlı Mutlu‘nun sosyal medya hesaplarıyla duyurulmuştur.

Evet, “emek düşmanı” bir belediye başkanının Aydın Erten hakkında bir şeyler söylemeye çalışması, 15 yıllık hizmet süresi içinde Aydın Erten‘i hatırlatan tek bir karar ve uygulaması olmayıp belediyeyi şirketleştiren Aziz Kocaoğlu ile yine aynı şekilde kişisel tanışıklıklar dışında daha önce Aydın Erten‘le ilgili tek bir icraatına rastlamadığımız İzmir eski milletvekili Sabri Ergül‘ün varlığı, daha dün kaymakamlıktan gelen yazıyı emir kabul edip Avesta Dil Derneği‘ni mühürleyen; ancak geçen yıl dile getirdiği, “Aydın Erten Vakfı kurmak üzere çalışmalarımıza başladık. Aydın Erten’in anısına çok daha kalıcı işler yapmak üzere bir vakıf aracılığıyla bundan sonra çalışmalarımızı sürdürmek istiyoruz” vaadini (1) henüz yerine getirmeyen Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu… Hepsi bir araya gelerek, bugüne kadar yaptıkları ya da yapmadıkları ortadayken değişen kent kavramı ve kültürü hakkında konuşma cesaretini gösterebiliyorlardı…

Bunlar hangi duygudaşlık, hangi ideoloji, hangi yoldaşlık içinde Aydın Erten hakkında konuştular, onun mirası hakkında nasıl böyle büyük büyük laflar ettiler, hangi yüzle Aydın Erten‘den söz ettiler? Hele ki, hemen yakındaki Aydın Erten Rekreasyon Alanı çöp içinde dururken… 11 Ağustos 2025 tarihli toplantı için “Mutlu Kahve” adını verdikleri mekanı açmayıp bizleri dışarıda toplantı yapmaya mecbur ederken neredeydiler? O toplantıda anılan, dile getirilen kişi bir başkası değil, bizatihi Aydın Erten‘in kendisi değil miydi?

Hele ki tüm Gültepe halkı, Konak Belediyesi‘nin Gültepe ile ilgili kentsel dönüşüm proje ve uygulamalarını sabırsızlıkla beklerken… Gültepe‘denin cadde ve sokaklarındaki çöp dağları her geçen gün büyürken…

Ve nitekim toplantının bir yerinde izleyenlerin sabrı taştı… Nerede bizim kentsel projelerimiz, niye onlar konuşulmuyor, bizim sorunumuz ne zaman çözümlenecek diyerek seslerini yükselttiler, oraya gelmiş geçkin ya da taze politikacıların yaklaşan ilçe ve il seçimleri nedeniyle yükselen hırslarına, yeniden iktidar çığrışlarına karşı kendilerini hatırlattılar…

Ve tabii ki, her zamanki yaklaşımı ile seslerini yükseltip homurdanan bu kitleyi yumuşatmak İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi‘nin başkanı ve Aziz Kocaoğlu‘nun hemşerisi Altan İnanç‘a düştü… Aynen belediye meclisinde “sen de haklısın, sen de haklısın” diyerek açık mücadeleden çok tarafları uzlaştırmayı seçen Altan İnanç‘a düştü… Gitti seslerini yükselten izleyicilerle konuştu, onları ikna etmeye çalıştı ve ardından da halkın çıkışından söz etmeden halkla iç içe bir meclis başkan vekiliymiş manzarası veren fotoğrafları kendi sosyal medya hesabında kullanabildi…

Böylelikle, konuşmacıların dile getirdikleri Aydın Erten güzellemelerinin tam da ortasına bir ateş topu atılarak, bölgenin temel sorunları henüz çözümlenmemişken, sorunlar Aydın Erten‘in kararlılığı ve hızıyla çözülmemişken konuşmacıların çıkıp bu tür konuşmaları yapmak Gültepe halkını memnun etmemişti… Onlar özellikle de Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu‘nun çıkıp Gültepe‘nin dönüşümü konusunda bir şeyler söylemesini bekliyorlardı… Ama bu cevabı, daha doğrusu cevap verememe tesellisini Nilüfer Çınarlı Mutlu yerine Altan İnanç yaptı… Böylelikle kimin belediye başkanı olduğu karıştı ve anlaşılamadı….

Ama Gültepe halkı, bu toplantıda beklediğini bulamamakla birlikte; 2024 yılının Temmuz ayındaki gazete haberlerine baktığında Gültepe‘deki kentsel dönüşümün Konak Belediye Başkanı Nilüfer Çınarlı Mutlu tarafından 2025 yılının Eylül ayında başlatılacağı vaadinde bulunulduğunu görür ve bu haber üzerine bir nebze de olsa teselli bulur diye düşünüyorum… Zira 2025 yılının Eylül ayına girmemize içinde bulunduğumuz tarih itibariyle topu topu 6 gün kaldı ve Gültepe‘deki kentsel dönüşümün başlaması için artık gün sayıyoruz… (2)

Aslında halkın dile getirdiği bu tepkide bana göre Aydın Erten‘in dünyasından bugünlere gelen bir iz, bir işaret vardı… Aydın Erten böylelikle bir kez daha orada, o toplantıda, o toplantıyı izleyen halkın arasında var olduğunu, halkın istekleri doğrultusunda işler yapılması gerektiğini hissettirmişti… İzleyicilerin haklı isyanında, çıkardığı itiraz seslerinde aslında Aydın Erten‘in sesi, “yeter artık, konuşmanızdan, nutuk atmanızdan bıktık; halkla birlikte davranıp halkın gerçek sorunlarını çözün” diyordu… Aynen, mahalleye verilmeyen elektrik direklerini halkla birlikte dikip sorunu çözmeye çalıştığında olduğu gibi…

Velhasıl, İzmir’in bilinmiş, denenmiş ve çöpe atılmış siyasetçileri, ilerleyen yaşlarına rağmen son bir hamle daha yaparak ve yine Aydın Erten adını kullanarak ve onun mirasçısı olan Gültepe halkının sorunlarını çözmeyerek, Gültepe‘yi çöpe ve bakımsızlığa teslim ederek Aydın Erten‘e haksızlık yaptılar, saygı yerine saygısızlıklarını sergilediler…

(1) “Efsane başkan Aydın Erten mezarı başında anıldı, Gündeme Bakış, 12.08.2024, https://www.gundemebakis.com/efsane-baskan-aydin-erten-mezari-basinda-anildi

(2) “Başkan Mutlu tarih verdi: 2025 Eylül’de dönüşümü başlatırız, Ege’deSonSöz, 04.07.2024, https://www.egedesonsoz.com/baskan-mutlu-tarih-verdi-2025-eylul-de-donusumu-baslatiriz

Yorum bırakın