“Göç” kalmadı, “devinim” verelim…

Ali Rıza Avcan

Küreselleşmeci neo-liberal söylemin, günlük konuşma ya da yazı dilinde kullandığımız birçok sözcüğü sakıncalı görüp kullanmadığını, bir kısım sözcüğün de anlamını saptırıp başka anlamlar yükleme konusunda oldukça mahir olduğunu biliyoruz. Böylelikle kendimize ait hissedip benimsediğimiz ve uzun süredir kullandığımız birçok sözcük ya hiç kullanılmayıp çöpe atılmakta ya da içi boşaltılarak başka anlamlar yüklenmektedir. 

Bunun yanında kullanımı fazla olmayan, yeni yeni kullanılmaya başlanan ya da çeviri dilinin  bize armağan ettiği zorlama sözcükler de çöpe atılan ya da anlamı saptırılan sözcüklerin boş bıraktığı alanı doldurmaya çalışmaktadır.

Örneğin çevre ile kalkınma arasındaki dengeli ilişkiyi ifade etmek için önerilen “sürdürülebilir” sözcüğünün zaman içinde giderek adeta her kavramın önüne ya da ardına eklenmesi,  “destek” yerine “kaldıraç gücü” (leverage), “yatırım” ve “yatırımcı” yerine “girişim” (enterprise) ve “girişimci”, insanı ya da bilgi sahibi insanları bir sermaye olarak tanımlayan “beşeri sermaye” (human capital) veya “entelektüel birikim” (intellectual property), “akıllı sermaye“, “gelişme” yerine “yenilikçilik“, “temiz” sözcüğünün kirletildiği “temiz bomba” sözcüklerinin kullanılması bunun en bilinen örnekleridir.

Bu çerçevede son günlerde tedavülden kalkması önerilen diğer bir sözcük ise “göç” ve “göçmen” sözcüğü olup onun yerine önerilen yeni sözcük ise “devinim“dir.

DNIedsUW0AE73_1

İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Danışmanı Prof. Dr. İlhan Tekeli, “Bir Yapısal Uyum Mekanizması Olan Göçler ve Zorunlu Nüfus Yer Değiştirmeleri Küreselleşen Dünyayı Yönetemeyen BM ve Ulus Devletler Zihniyetinin Elinde Nasıl Bir Krize Dönüşüyor” başlıklı makalesinde, “ulus devletler olgusunun yarattığı engellere rağmen küreselleşen ve bilgi toplumunda gelişmekte olan insan ile yer arasında yeni ilişki biçimleri göç kavramının dayandığı temel varsayımların geçerliliğini önemli ölçüde yıpratmış bulunmaktadır. Günümüz dünyasında insanlar kendilerinin yaşaması için birden fazla konuta sahip olabilmekte, yılın değişik dönemlerinde yeryüzünün başka noktalarında yaşamaktadırlar. İnsanların yeryüzüyle ilişkisi artık tek noktayla değil değişik yerlerde bulunan çok sayıdaki noktayla kurulmaktadır. İnsan yeryüzüyle ilişkisinin çoklu noktada kurulmasını sadece yüksek gelirlilere özgü olarak da düşünmemek gerekir. Örneğin mevsimlik tarım işçileri de bir yıl içinde yeryüzüyle ilişkisini çoklu noktada kurmaktadırlar. Böyle düşünmeye başlayınca bir yıl içinde her kişinin ikâmet ettiği bir yerden söz etmek olanaksız hale gelmektedir. Bu durumda insan yer ilişkisini betimlerken kişilerin yıllık güzergâhlarından söz etmek gerekecektir.

Şimdilik bir kişinin yıllık yer değiştirme güzergâhı bulunabileceğini akılda tutarak, günümüzde insanların yaşam boyu yer değiştirmelerine baktığımızda bu kişilerin bir yerde doğdukları, bir yerde okuduğu, iş hayatını bir başka yerde geçirdiğini, emekliliğinde bir başka yerde yaşadığını görebiliriz. İnsanların yıllık güzergâhlarını ihmal etsek bile yaşam boyunca da yeryüzünde bir güzergâh çizdiğini söyleyebiliriz.

Bu tartışmadan sonra günümüzün dünyasında insanların yer değiştirme gerçekliğini ifade etmekte güzergâh kavramının göç kavramından daha uygun olacağını söyleyebiliriz.” diyerek bunun yerine yıl ve yaşam boyunca yapılan güzergah değişikliği çerçevesinde “devinim” sözcüğünün kullanılabileceğini ileri sürmektedir.

İlhan Tekeli bu tezini ilk kez Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi’nin (APİKAM) 27-28 Nisan 2017 tarihlerinde düzenlediği “Uluslararası İzmir Göç ve Mübadele Sempozyumu“nda yukarıda alıntı yaptığımız makale/bildiri üzerinden sunmuş ve temel paradigmasını göç ve mübadele kavramları üzerinden kurmuş olan izleyici kitlesi üzerinde etkili olamamış; hatta yer yer itirazlarla karşılaşmıştı.

Şimdi bu kez aynı tezi düşünceden eyleme geçirerek kendisinin oluşturduğu İzmir Akdeniz Akademisi eliyle gerçekleştirmeye çalışıyor.

Elimizdeki sempozyum programına göre 16-18 Kasım 2017 tarihleri arasındaki üç günlük sürede gerçekleştirilecek etkinlikte, 16 Kasım 2017, Perşembe günü sabah saatlerinde yapılacak açılış oturumunun başkanlığını Serhan Ada yapacak ve İlhan TekeliMobilite Olgusu, Akdeniz ve Akdenizlilik Olgusuyla Nasıl Bir Araya Geliyor?” , M. Fatih Tayfur da “Doğu Akdeniz’de Geleceğe Geçmişten Bakmak: İmparatorluklar, Ulus Devletler ve Bir Yönetişim Düşlemi” başlıklı sunumlarını yapacaklar.

Devinen-Hafıza_Afiş

Sempozyumun öğleden sonraki iki oturumundan ilk olan ve başkanlığını Serdar Tekin‘in yapacağı “Devinen İnsanlar-1” oturumunda Hazal Pabuççular ve Şahizer SamukDevinen Ege: Ege Denizi’ndeki Göçün Dört Ayrı Safhasının Nedenleri, Sonuçları ve Trajedileri“, Onur YıldırımTürkiye’de Ulusal Mülteci Rejiminin Ortaya Çıkış Süreci: İzmir Örneği“,  Sofiane BouhdibaLampedusa’dan Ras Jedir’e: Göç Veren/Göç Alan Akdeniz Ülkeleri İçin Nasıl Bir Küresel Mülteci Politikası Oluşturabiliriz?“, Dimitris ParsanoglouAvrupa Sınır Rejiminin Yeniden Düzenlenmesi Yoluyla Hakimiyet ve Yönetişimin yeniden Müzakere Edilmesi: Yunanistan Örneği” başlıklı sunumları, başkanlığını Pınar Bedirhanoğlu‘nun yapacağı “Devinen İktidar-1” başlıklı ikinci oturumda ise Mustapha BekhoucheAkdeniz Bölgesi’nde Kişisel/sermaye Hareketliliği: Karşılıklı İlişki ve Zorluklar“, Ertuğrul ApakanAkdeniz Bölgesi’nde Korunma, Güvenlik ve Kalkınmayla İlgili Bazı Hususlar”, Mustafa Berkay Aydın ve Çağdaş CeyhanAkdeniz’de Yeni Halkçı Rüzgarlar ve Türkiye: İspanya, İtalya ve Yunanistan’dan Örneklerle Türkiye Üzerine Düşünmek” başlıklı sunumları yapacaklar.

Sempozyumun ikinci günü olan 17 Kasım 2017 Cuma günü sabah Onur Yıldırım‘ın başkanlığında yapılacak “Devinen İnsanlar-2” başlıklı 3. oturumda Ergün LaflıDevinen Doğu Ege: Eskiçağ’da İzmir’e ve İzmir’den Göçler“, Füsun BaykalGeçmişten Bugüne Akdeniz’de Turist Hareketliliği“, Volkan Zoğal ve Ersin DemirAkdeniz Havzasında Yeni Bir Turizm Hareketi: Alternatif Konaklama Olanakları ve Konut Değiş-Tokuşu“, Özge BinerSınır Geçme Sürecinde Görünürlük ve Hareketlilik: İzmir’deki Göçmenlerin Sınır Hattındaki Etkileşim ve Pazarlıkları” başlıklı sunumlar, 

Erkan Serçe‘nin başkanlığında yapılacak “Devinen Sermaye ve Emek” başlıklı 4. oturumda Eyüp Özeren, Seven Ağır ve Çınla AkdereTahıl Ticareti ile İlgili Akdeniz Düşüncelerinin Avrupa’ya Aktarımında Bir Köşe Taşı: Ferdinando Galiani’nin Dialoques sur le commerce des bleds Adlı Yapıtı“, İrfan KokdaşHem Köylü Hem Zanaatkar; Ne Kırsal Ne De Şehirli, Çiftlikler ve Kent Ekonomileri Arasındaki İş Gücü Hareketliliği, Selanik-İzmir 1720-1840“, Alp Yücel KayaAkdeniz Perspektifinden XIX. Yüzyılda Balkanlarda Kapitalist Tarım ve Toprakbent Köylüler” başlıklı sunumlar,

Ümit Erdem‘in başkanlığında yapılacak “Devinen Çevre” başlıklı 5. oturumda Marcel Kuper “Devinen Tarım: Kuzey Afrika’nın Yeraltı Suları Ekonomisi Bağlamında Coğrafi ve Sosyo-Profesyonel Hareketlilikler”, Selin Le VisageKısal Alan ve Yeraltı Sularının Yönetişimindeki Dönüşüm: İzmir’in Sulama Kooperatiflerindeki Tarımsal, Ekonomik ve Sosyal Değişiklikler“, Orkun DoğanÖlmez Ağaçtan, Ah’lar Ağacına: Zeytin Ağacının Değeri?“, Özer AkdemirBergama Köylü Hareketinden Günümüze Ege’de Ekoloji Mücadelesi”, “Bir Ortak Yaşam Alanı Olarak Akdeniz’in Korunması Sürecinde İşbirliği ve Katılım: Barcelona Rejiminin Oluşumu ve Gelişimi” başlıklı sunumlar,

Tevfik Balcıoğlu‘nun başkanlığında yapılacak “Devinen Sanat: Mimari ve Tasarım” başlıklı 6. oturumda Hee Sook Lee-NiiniojaAkdeniz Siculo-Norman Menreale’nin Somut-Soyut Hareketler“, Zeliha Kayahan ve Naile ÇevikAkdeniz Uygarlıkları Gemi Resimlerinin Kültürlerarası Etkileşimler Açısından Önemi ve Ekslibris Uygulamaları“, Fatih Hakan KayaRoma Dönemi’nde Anadolu Kökenli Bezemeli Mimari Elemanların Yayılım Alanı: Sanat ve Sanatçının Devinimi“, Tülün Selvi ÜnlüAkdeniz’de Değişen Kentsel Mekan: XIX. Yüzyıldan XX. Yüzyıla Doğu Akdeniz Liman Kenti” başlıklı sunumlar,

Eyüp Özveren‘in başkanlığındaki “Devinen Fikirler” başlıklı 7. oturumda Zeynep AydoğanHareket Halindeki Uçlar: Geç Ortaçağ Anadolu Türk Destanlarından Bazı Coğrafi Temsiller“, Samet BudakOrtaçağ Sonları Doğu Akdeniz’inde Bilim İnsanlarının Hareketliliği“, Yuri StoyanovDoğu Akdeniz’de Mekanın Kutsallaştırılması, Kutsal Alanlar, Hareket ve Bağlantılılık Süreçleri“, Ertekin AkpınarArayış, Yolculuk Özelinde Üç Film: Ezilenler ve Parçalanan Kimlik/ler“, Anna M. AganthangelouAkdeniz Spekülatif Kozmopolitanizmi, Zaman ve Değer: Kavafis ve Fanon’da Tamamen Erotik Yarım Saat” başlıklı sunumlar

Alp Yücel Kaya‘nın başkanlığındaki “Devinen İktidar-2” başlıklı son oturumda Pınar BedirhanoğluAkdeniz’de Finansallaşma Yoluyla Neoliberal Devlet Dönüşümü“, Hasibe Şebnem Oğuz ise “Türkiye ve Fransa’nın Olağanüstü Halleri: Karşılaştırmalı Bir İnceleme” başlıklı sunumları yapacaklar.

Bütün bir sempozyum programını oturum ve sunum başlıklarıyla konuşmacıları tek tek yazarak uzun uzadıya yazmamın iki nedeni var:

Biri “Devinen Akdeniz” niyetine kimlerin hangi konuları ele alıp tartıştığını net bir şekilde görmek ve gösterebilmek, diğeri de bu program hazırlanırken neoliberal dilin ne düzeyde kullanıldığını somut bir şekilde ortaya koyabilmek: “Neoliberal“, “finansallaşma“, “yönetişim“, “yönetişim düşlemi“, “devlet dönüşümü“, “Sosyo-Profesyonel Hareketlilik” sözcükleri ve diğerleri….

Bilindiği gibi adı ne olursa olsun; konferans, sempozyum, panel benzeri tüm toplantıların asıl olarak değişik düşüncelerin gündeme getirilip tartışıldığı toplantılar olması beklenmekle birlikte, bu tür bir araya gelişler aynı zamanda ve burada olduğu gibi kuramsal çerçeveyi hazırlayanın belirlediği konu ve konuşmacılar üzerinden yeni bir iktidar alanının yaratılmasına yönelik ideolojik bir çalışma yöntemidir.

Bu çerçevede sempozyumun konusu, bu konu altında konuşacak olanlar, onların sunacakları alt konular, sempozyumun başlangıcından sonuna kadar nasıl bir akışın sağlanacağı, girişi kimin, ne şekilde yapacağı, finaldeki son vuruşun ne anlama geldiği ve nasıl bir etki yaratacağı hep bu anlamda düşünülüp senaryosu tasarlanan konulardır.

akdeniz-final-3

Şayet tarihi, ekonomik ve toplumsal boyutta derin anlamları olan “göç” ve “göçmen” sözcükleri artık bırakalım, onun yerine daha çok bireyin yolculuk macerasını öne çıkarıp bu olguları “kişilerin yıllık güzergahlarını” veya “yaşam boyunca yeryüzünde çizdikleri güzergahları” gibi tanımlarla açıklamaya çalışalım ya da İngilizce “mobility” sözcüğünün karşılığı olan “devinim” gibi sözcükleri kullanalım derseniz; haliyle bu tezinizi destekleyecek size uygun platformlar oluşturup kendi kadronuz arasından yine kendinizin seçtiği insanlarla bunun ideolojik ortam ve katmanlarını yaratmaya çalışırsınız.

Hem de İzmir’i, Avrupa Birliği’nin Fransa, İtalya ve İspanya gibi güney ülkelerine bırakılan Akdeniz odaklı alt bir alt egemenlik alanına dahil etmeye çalıştığınız iddialı bir proje çerçevesinde….

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s