Soma ve Tarhala/Darkale’den geriye kalanlar…

Ali Rıza Avcan

Bir söylenceye göre adını “Sumak” adlı bitkiden aldığı söylenen Manisa‘ya bağlı Soma yerleşiminde yaşayan insanların, şiddetli bir deprem sonrasında, Yunt dağları silsilesinin eteklerindeki Soma Boğazı/Oluğu denilen Bakırçay Havzası‘ndaki bugünkü geniş alana taşındığı rivayet edilir. TDK Sözlüğü‘ne göre “Soma” sözcüğünün ilk anlamı, “ilk damıtılan ve içinde anason bulunmayan rakı“, ikinci anlamı ise Yunanca‘dan gelen şekliyle “vücut gözelerinin topu“dur. Gönlümüz anasonsuz rakıdan yana olmakla birlikte, aynı sözcük diğer yandan Eski Yunanca´da gövde, cisim, madde, beden, cüsse, vücut hücrelerinin tamamı, cemaat, cemiyet, takım, ekip ve insan vücudu gibi bir çok anlama gelen bir sözcük olarak karşımıza çıkmaktadır.

301 işçinin ölümü ile yürekleri yakan Soma… Fotoğraf: Soma Olay Gazetesi.

Şimdilerde Soma ilçesinin küçük ve güzel bir mahallesi olan “Tarhala” adının kaynağı hakkında ise kesin bilgiye sahip olmasak da, yerleşimin bir kale; hatta, yakındaki antik Bergama Krallığı‘nın bir gözetleme kalesi olduğunu olduğunu anımsatan “Tafrala” (kazılmış çukurlar, arklar ve toprak tabyalar) sözcüğünden geldiği ya da köyün yakınlarındaki “Asartepe“, “Temenni” ve “Karşıyaka” isimli üç tepeyi tanımlayan Yunanca “Tiri Kale” sözcüğünden türetildiği söylenmektedir. Öğretmen, arkeolog, tarih araştırmacısı ve yazar Osman Bayatlı da, Bergama Krallığı döneminde Sanskrit dilinde “hamam” anlamına gelen Germe/Gharma yerleşiminin “Tarhala” olduğunu söylemektedir. Şimdilerde mahalle olan köy, 1968 yılında “Darkale” ismini almıştır. Aynı anlatıma göre yerleşimdeki halkın kömür madenleri nedeniyle Yassıtepe‘ye; yani, Soma‘ya göç etmesi nedeniyle Tarhala yerleşimi eski önemini kaybedip küçülmüştür. Ancak Hititler, Akalar, Lidyalılar, Persler, Makedonyalılar, Bergama Krallığı, Roma, Bizans, Selçuklu, Karesi Beyliği ve Osmanoğulları gibi kavim ve medeniyetlerin yaşadığı bu topraklarda yer yer onlardan kalan izlere rastlanmaktadır.  

Soma‘yı ayrıca, ilçe merkezine 5-15 km kadar yakınlıktaki kömür ocaklarından çıkan linyit kömürünün işletilmesi nedeniyle 7 Eylül 1958 tarihinde açılan Soma Termik Santralı ve bu santralın açılışında çekilen büyük boyutlu fotoğrafları bir araya getiren bir albümü sevgili dostum sahaf, ressam Hakan Kazım Taşkıran‘ın Tepekule Kitaplığı ismini taşıyan dükkanında görüp açılışa katılan Cumhur Reisi Celal Bayar ile Başvekil Adnan Menderes dışındaki diğer politikacıların kimler olduğunu Hakan‘la birlikte belirlemeye çalıştığım tarihten bu yana bilirim.

Bunun dışında çalışmalarını halen sürdürdüğümüz “Darağaç’ı Hatırlıyor ve Unutmuyorum” projesi kapsamında 1928 yılında Belçikalı Traction-Electricite şirketi tarafından yapılan İzmir Elektrik Fabrikası‘nın, Soma Linyit İşletmesi‘nin düşük küllü ve nemli Lave kömürü ile Tüvanan (taşkömürü/antrasit) kömürünü kullanarak elektrik ürettiğini biliyordum.

Sonrasında 12-13 Mayıs 2014’de gerçekleşen büyük maden kazasında ölen 301 madenci nedeniyle ve bu cinayetlerden geriye kalan eş, çocuk ve aileler üzerindeki etkilerini araştıran sevgili arkadaşlarım Onur Yıldırım ve Uğur Şahin Umman‘ın kaleme aldığı “Çizmelerimi Çıkarayım mı?” isimli kitabı okuyarak öğrenmeye çalışmış, İzmir Körfezi‘nde çalışan gemilerden birine “Soma 301” adının verilmesi sonrasında o gemiye her bindiğimde gitmediğim; ama gönlüme düşmüş o coğrafyayı, o topraklardaki iş cinayetiyle öldürülen 301 işçiyi anar olmuştum.

Endüstriyel miras bağlamında emeğin miras hakkı çerçevesinde toplumsal hafızayı sorgulayan Darağaç projesini tasarlamadan önce Bergama‘daki Fabrika Projesi‘ni daha ayrıntılı öğrenip bilgi ve tecrübe aktarımı yapmak amacıyla sevgili dostlarım Orhan Beşikçi ve Mihriban Yanık ile birlikte yaptığım Bergama gezisinde Bergama eski belediye başkanı Mehmet Gönenç, hem benim, hem de Orhan Beşikçi‘nin dikkatini çekip araştırmamızı istediğinde Tarhala adlı bu yerleşim hakkındaki merakım daha da artmış, o gezi sonrasında şimdilerde Soma‘nın bir mahallesi olan Tarhala/Darkale) hakkında ulaşabildiğim bilimsel yayınlara bakarak bilgi edinmeye çalışmıştım.

Geçtiğimiz günlerde sevili dostlarım Orhan Beşikçi ile Bergamalı profesyonel turist rehberi ve yazar Mehmet Gülümser‘den gelen bir davet üzerine katıldığım ve Soma Belediyesi‘nce düzenlenen 7 Aralık 2025 tarihli Soma ve Tarhala/Darkale gezisinde bir grup İzmirli profesyonel turist rehberi, sanatçı ve gazeteci ile birlikte bu güzel coğrafyayı gezerek ve Soma Belediye Başkanı Sercan Okur ve belediye emekçileriyle tanışarak Soma ve Tarhala/Darkale‘yi yerinde görüp gözlemleyerek daha ayrıntılı bilgilere sahip oldum.

Tarhala/Darkale, 7 Aralık 2025

BU gezi sonrasında eve gelir gelmez de Soma Belediyesi‘ne ait İnternet sayfasından 2025-2029 dönemine ait stratejik planla 2021 tarihli Sayıştay Denetim Raporu‘nu ve 2023 tarihli İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği denetim raporunu inceleyerek, Soma Belediye Başkanı Sercan Okur‘un belediye meclis salonunda bize verdiği bilgilere ek olarak belediyenin durumu ile yürütülen belediye hizmetleri hakkında bilgi edinmeye çalıştım.

Ardından da “Darağaç’ı Hatırlıyor ve Unutmuyorum” projesinde birlikte çalıştığım sevgili Prof. Dr. Arife Karadağ ile bir araya geldiğimde, onun 2005 tarihli “Soma Oluğu: Coğrafi Çevre Değerlendirmelerine İlişkin Bir Araştırma” çalışması bağlamında kaleme aldığı “Coğrafi Değerlendirmelerle Soma’da Değişen Çevre, Kent ve Kimlik” kitabını okuyarak o güne kadar Soma ve Tarhala/Darkale hakkında tüm okuduklarımla tanık olup gördüklerimi bir araya getirerek Soma‘ya ve Soma Belediyesi‘ne yardımcı olmak amacıyla aşağıdaki düşünce ve önerilerimi oluşturmaya çalıştım:

Onur Yıldırım, Uğur Şahin Umman ve Arife Karadağ…

Bu haliyle aynı büyüklükteki başka bir belediye için de geçerli olabilecek bu standart planın bir an önce güncelleştirilmek suretiyle Soma‘nın hava ve çevre kirliliği gibi sorunlarıyla diğer temel ihtiyaçlarını; ayrıca, halkın talep ve beklentilerini dikkate alan, özellikle de Soma Belediye Başkanı Sercan Okur‘un bizlere verdiği brifingte dile getirdiği çevre sorunları ve turizm hizmeti ile ilgili önceliklerin plana yerleştirilmesi uygun olacaktır.

21.07.1983 tarih, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu‘nun 12. maddesi ile bu maddenin sekizinci fıkrasına göre düzenlenmiş olan Taşınmaz Kültür Varlıklarının Korunmasına Ait Katkı Payına Ait Yönetmelik hükümleri uyarınca belediyelerin ve il özel idarelerin görev alanlarında kalan kültür varlıklarının korunması ve değerlendirilmesi amacıyla 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu uyarınca il sınırları içindeki emlak vergisi mükellefleri adına tahakkuk eden emlak vergisinin %10’u oranında taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına katkı payı tahakkuk ettirilmekte olduğu için; ayrıca, Manisa Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı‘nın 2019 yılı Sayıştay Denetim Raporu ekindeki listeden Manisa‘nın birçok ilçe belediyesini bu fona borçlu olduğu halde Soma Belediyesi‘nin kendisine ait 3.074.021.- TL tutarındaki payı ödemiş olduğu (1) ve bu durum -kuvvetle muhtemel- diğer yıllarda da devam ettiği için ilçe sınırları içindeki taşınmaz kültür varlıklarının Soma Belediyesi tarafından korunup değerlendirilebilmesi için her yıl hazırlanıp İzmir 2 Numaralı Taşınmaz Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından onaylanacak projelerle Manisa Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı‘ndaki Taşınmaz Kültür Varlıklarının Korunmasına Katkı Payı fonundan yararlanılması uygun olacaktır.

Soma Belediye Başkanı Sercan Okur‘un sunduğu brifingde sevgili dostum Orhan Beşikçi‘nin sorusu sayesinde henüz hazırlanmadığını öğrendiğimiz somut ve somut olmayan kültürel miras envanterinin hem ilçedeki kültür turizminin gelişmesi, hem de mevcut kültür mirasının korunup sahiplenilmesi açısından bir an önce hazırlanarak devamlı güncellenmesi yerinde bir uygulama olacaktır.

Turizmin olmazsa olmazı: kent rehberi ve haritası…

Yurtiçinden ya da dışından Soma‘ya gelecek turistlerin yararlanabileceği Türkçe dahil yabancı dillerde hazırlanmış bir kent rehberiyle haritasının hazırlanması yerinde bir uygulama olacaktır.

İlçede Kültür ve Turizm Bakanlığı ile belediyeden ruhsat almış 10 konaklama tesisinde toplam 224 oda ve 452 yataklık bir kapasite olmakla birlikte; halkın ekonomik ve kültürel gelişimi açısından pansiyonculuğun teşvik edilerek özellikle Tarhala/Darkale mahallesinde belediye tarafından örnek bir uygulama olarak yapılacak pansiyonun işletilmesi yerinde bir hizmet olacaktır. (2)

Soma kent merkezindeki 10 konaklama tesisinde 224 oda ve 452 yatak bulunmakla birlikte; yeterli düzeydeki turizm altyapısının hazırlanmasını sağlamak amacıyla yerleşimin yakınındaki Bergama ilçesiyle işbirliği içinde turizm master planının hazırlanması, belgeli yeme içme tesisleriyle rekreasyon alanlarının geliştirilmesi yerinde bir çalışma alanı olacaktır.

Fotoğraf: Can Europe, Flickr

Soma benzeri şehirler, insanlarda olumlu bir imaj oluşturan “enerji şehri” kategorisinde ele alınıp Avrupa ve Türkiye ölçeğinde ve belediye birlikleri şeklinde örgütlenmekle birlikte (3) bu birlikler; özellikle de ülkemizdeki T.C. Enerji Kentleri Birliği‘nin kaynağı jeotermal enerjiye sahip olup çevre kirliliği boyutunda soruna sahip olmayan Kızılcahamam, Afyonkarahisar, Bozdoğan ve Buharkent gibi belediyelerin işbirliğine dayandığı için 14 büyükşehir, 90 büyükşehir ilçe, 16 il, 57 ilçe ve 24 belde belediyesi olmak üzere toplam 201 belediyenin üye olduğu T.C. Enerji Kentleri Birliği yerine linyit kömürünü kullanıp yakındaki kenti ve çevresini kirleten Çanakkale, Çan 18 Mart Termik Santrali, Afşin-Elbistan A Termik Santrali, Kütahya, Seyitömer Termik Santrali, Kütahya, Tunçbilek Termik Santrali, Sivas, Kangal Termik Santrali, Manisa, Soma A ve B Termik Santralleri, Muğla, Kemerköy Termik Santrali, Yeniköy Termik Santrali, Zonguldak, Çatalağzı Termik Santrali ve Muğla, Yatağan Termik Santrali yakınındaki belediyelerle alternatif bir iletişim ağının oluşturulması ve bu ağa EGEÇEP, Temiz Hava Hakkı Platformu ve Doğa Derneği gibi çevre örgütlerinin eklenmesi suretiyle çevre sorunlarına neden olan termik santral sorununun devamlı gündemde tutulmasına yönelik çalışmalar yapılması doğru ve yerinde bir çalışma olacaktır.

Bu konular üzerinde yeniden ve yeniden düşünülmesi ve bir an önce harekete geçilmesi dileğiyle…

Tabii ki bu yazının son sözü olarak, 7 Aralık 2025 tarihli Soma ve Darkale/Tarhala gezisini düzenleyerek bizleri Soma ve çevresi hakkında bilgilendiren Soma Belediye Başkanı Sercan Okur ile sevgili Mehmet Gülümser‘e teşekkür etmeyi unutmayarak…

…………………………………………………………………………………………………………………………….

(1) Manisa Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı 2019 yılı Sayıştay Denetim Raporu, sh. 46, https://www.sayistay.gov.tr/reports/download/wEYDe58oyX-manisa-valiligi-yatirim-izleme-ve-koordinasyon-baskanligi

(2) http://www.manisa.ktb.gov.tr/TR-151997/belgeli—turizm-tesisleri.html

(3) https://www.jkbb.org.tr/

1- https://www.youtube.com/watch?v=P8R88vQqCh0

2- https://www.youtube.com/watch?v=T6f8ZsEIi-Q

3- https://www.youtube.com/watch?v=bxzA68U9NXM

4- https://www.youtube.com/watch?v=wit9ypyYiKw

5- https://www.youtube.com/shorts/iPgU7sOIumA

6- https://www.youtube.com/shorts/lnW-OqKajzU

7- https://www.youtube.com/shorts/10UrC2UW7oQ

8- https://www.youtube.com/shorts/BQ0ptOyKX64

9- https://www.youtube.com/shorts/dQwt4VQ7W1M

1. Akpınar, F., “Bir Yerel Koruma Çabasının Öznesi Olarak Darkale Köyü“, Ege Mimarlık, Ocak 2016, s. 20-25.

2. Aktaş, E., Manisa Soma Darkale Halkbilimi Araştırmaları, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Balıkesir Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2023-Balıkesir.

3. Brinkman, R., Feist, R., Marr, W. U., Nickel, E., Schlimm, W., Walter, H. R. “Soma Dağlarının Jeolojisi, s.41-56

4. Etlacakuş, A., Conservation Aimed Evaluation of Darkale Rural Settlement in Soma, Manisa, Yayınlanmamış Yüksek Lisan Tezi, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Mühendislik ve Fen Bilimleri Enstitüsü Mimari Restorasyon Ana Bilim Dalı, July 2015, İzmir.

5. Etlacakuş, A., Turan Hamamcıoğlu, M., “Darkale’nin Koruma Amaçlı Değerlendirilmesi“.

6. Günay, V., “XVI. Yüzyılda Tarhala Örneğinde Anadolu’da İskan Değişimi“, Tarih İncelemeleri Dergisi, Cilt 21, Sayı 1, Temmuz 2006, s.107-122.

7. İlhan, G., Manisa Soma’da Bulunan Türk Devri Yapıları, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Çanakkale, 2019.

8. Karadağ, A., Coğrafi Değerlendirmelerle Soma’da Değişen Çevre, Kent ve Kimlik”, Ege Üniversitesi Yayınları Edebiyat Fakültesi Yayın No: 131, 2005, İzmir.

9. Karadağ, A., “Linyit İşletmeleri ve Termik Santralin Ardından Soma’da Değişen Çevre, Kent ve Kimlik“, Ege Coğrafya Dergisi, 15 (2006), s.31-50.

10. Kuyulu, İ., “Geç Dönem Anadolu Tasvir Sanatından Yeni Bir Örnek, Soma Damgacı Camii“, s.67-78.

11. Sertkaya Doğan, Ö., “Soma Şehrinin Fonksiyonel Gelişimi, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Coğrafya Dergisi, Sayı 23, Sayfa 1-18, İstanbul, 2011.

12. Uçarkuş, G., Manisa Soma Darkale Mahallesi Geleneksel Konutları, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Trakya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sanat Tarihi ABD, 2019, Edirne.

13. Uykur, R., “Türk Mimarisinin Günümüze Kadar Geldiği Yerleşim Tarhala“, Sanat Tarihi Yıllığı, Sayı 29, 2020, s.247-278.

14. Yıldırım, O., Umman, U. Ş., Çizmelerimi Çıkarayım mı?, Ayrıntı Yayınları, Mayıs 2017, İstanbul.

Bravo Manisa!

Ali Rıza Avcan

Bu sayfanın yazıları çoğu kez dünyanın, ülkemizin ve yaşadığımız kentlerin içinde bulunduğu ekonomik krizler, toplumsal sorunlar ve kültürel yozlaşmalar nedeniyle ortaya çıkan sorunlarla ilgili olup bu sorunların nasıl çözümlenebileceğine ilişkin önerilerin dile getirildiği muhalif eleştirilerden oluşur.

Böylelikle her kurum, makam ya da kişinin iktidardaki güç tarafından satın alınıp pasifleştirildiği bir ortamda bütün kötülük ve olumsuzluklara rağmen iyiliğin, gelişimin ve yaratıcılığın özünü oluşturan bilimsel ve eleştirel düşünceyi canlı tutmaya çalışırız.

Ama bu kez uzun bir aradan sonra eleştiriyi, muhalefeti bırakarak yapılan işi kutlamayı, sahiplenmeyi ve başkalarına örnek göstermeyi amaçlayan bir yazı yazmanın keyfini yaşıyorum.

Çünkü, atılan ilk kurşunlarla başlayan bir antiemperyalist mücadelenin 9 Eylül 1922 tarihinde bu kentte sonuçlandığı, savaşın hemen bitiminde yine aynı kentte toplanan İzmir İktisat Kongresi ile kuruluşun ilk adımlarının atıldığı kadim bir kentin insanı olarak bu kentte 103 yıldır kurulmayan İzmir Kurtuluş Savaşı Müzesi‘nin kurulması için mücadele edip bu uğurda gönüllü yurttaşların imzalarını toplarken hemen yanı başımızdaki Manisa‘da geçtiğimiz hafta; yani, 29 Ekim 2025 tarihinde oldukça etkileyici bir Manisa Kurtuluş Müzesi açıldığının haberini vermek isterim!

Manisa Kurtuluş Müzesi, Kaynak: Yalın Mimarlık
Manisa Kurtuluş Müzesi, Fotoğraf: Erol Şaşmaz
Manisa Kurtuluş Müzesi, Vaziyet Planı

Üstüne üstlük İzmir‘deki kitleler ellerine aldıkları ya da balkonlarına astıkları bayraklarla; ama, yaşadıkları kentte Cumhuriyet‘in ilanıyla sonuçlanan o savaşa dair tek bir iz, tek bir hatıra mekanı olmadığını düşünmeksizin Cumhuriyet‘in 102. yılını alışıldık bir biçimde kutlarken Manisa Büyükşehir Belediyesi ve Manisalılar Manisa‘daki milli mücadeleyle Manisa yangınını bir anı mekanı olarak hatırlatıp dersler çıkarmamızı sağlayan mükemmel bir müzeyi açmakla meşguldüler…

Bizler de aynı gün Erol Şaşmaz ve Kenan Erdemir‘le birlikte onların konuğu olarak bu büyük şölene katılarak onların sevincine ortak olmaya çalıştık…

Manisa Büyükşehir Belediyesi binasının hemen yanındaki 5.430 metrekarelik bir alanda 2011-2013 döneminde yapılıp halen faal olan Çanakkale Şehitleri Müzesi‘nin hemen yanındaki 3.800 metrekarelik alanda ve 2020-2025 döneminde yapılan bu yeni müze, Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerine göre yine aynı bakanlığa ait Manisa ve Akhisar müzeleriyle Celal Bayar Üniversitesi‘ne ait Tıp Tarihi ve Deontoloji Müzesi, Yunus Emre Belediyesi‘ne ait Manisa Osmanlı Müzesi ve Manisa Büyükşehir Belediyesi‘ne ait Çanakkale Şehitleri Müzesi‘nden sonra kentin altıncı, Manisa Büyükşehir Belediyesi‘nin de ikinci müzesi olma özelliğini taşıyor.

Bu anlamda 2025 yılı itibariyle 9.841.000 kişilik nüfus ve 253 müzeyle bir müze başına düşen kişi sayısının 38.897 olduğu Londra ile aynı yıl itibariyle 1.475.353 kişilik nüfus ve 6 müzeyle bir müze başına düşen kişi sayısının 245.892 olduğu Manisa‘yı kıyaslamanın bile mümkün olmadığını ve bu çerçevede anlamlı bir kıyaslama yapmak için Manisa‘nın daha fazla müzeye sahip olması gerektiğini ifade etmeliyim.

Yapının tasarımcı mimarları Ömer Selçuk Baz ve Heval Zeliha Yüksel…
Manisa Çanakkale Şehitleri Müzesi ile Manisa Kurtuluş Savaşı Müzesi’ndeki diyaromaların ressamı Rus Devlet Sanatçısı Alexander Samsonov
Manisa Kurtuluş Müzesi diyaroması önündeyiz… Soldan sağa Elkhan Piriev, Alexander Samsonov, Erkan Akbalık, Kenan Erdemir, Ali Rıza Avcan… Fotoğraf: Erol Şaşmaz

Gelelim yeni Manisa Kurtuluş Müzesi‘ni anlatmaya…

Savaş mimarisi çerçevesinde beton ve tuğla ile imal edilip bana 2. Dünya Savaşı sırasında Çatalca kırsalında yapılan beton korunaklarla aynı savaşın Batı cephesini oluşturan Normandiya kıyılarına Almanlar tarafından yapılan betonarme D-Day korunaklarını ya da iki sene önce Edirne‘de gördüğüm Krupp toplarıyla donatılan tabya ve siperleri hatırlatan düzenlemeler, müzenin konusu ile mekanı arasındaki uyum ve örtüşmenin ne kadar iyi, yerinde ve etkileyici olduğunu gösteriyordu.

Örneğin müzeye girişte zemine inişimizi sağlayan siper benzeri geçiş koridoru, içeride askerin ve askeri malzemenin saklanıp korunmasını sağlayan dayanıklı malzemeyle yapılmış geniş kubbeli yaşam alanları ve bu alanlar arasındaki geçişler bizleri korunak, tabya, siper ve cephe sözcükleriyle ifade edilen sahici bir savaş alanında bulunduğumuz duygusuna ulaştırıp tavana asılan şehit askerlerin künyeleri, ateş tuğlasıyla yapılmış şehit asker heykelleri ve daha önce Gaziantep, Anıtkabir, Harbiye Askeri Müzesi gibi yerlerde çalışmış Rus devlet sanatçısı Alexander Samsonov‘un büyük ve etkileyici diyaroması bu mekanın aynı zamanda insanın varlığı açısından bir savaş; yani, bir yok oluş mekanı olduğunu da gösteriyordu.

Mekan düzenlemesi ayrıca Orta Asya kökenli kurganları ya da Salihli Bintepeler‘deki antik tümülüsleri; yani, yapay mezarları hatırlatıyor; böylelikle, Çanakkale Şehitleri Müzesi ile Manisa Kurtuluş Müzesi‘nin insanların yaralanıp ölümüyle, kahramanca dövüşüp ölen şehitlerle ilişki kurulmasını sağlanıyordu.

Açılış töreni sırasında başta Rus devlet sanatçısı Alexander Samsonov ve Alexander Samsonov‘a ait “Resimlerle Türkiye Tarihi” isimli albümü armağan eden Elkhan Piriev, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Manisa Büyükşehir Belediye Başkan danışmanı Ferhat Fırat, müzenin mimarı Ömer Selçuk Baz, yerel tarih araştırmacısı Erkan Akbalık ve daha çok kooperatifçilik geçmişi ile tanıdığımız Mustafa Pala ile söyleşerek müze hakkında bilgiler aldım ve önerilerimi ilettim.

Bu güzel müzenin açılışı sonrasında Ahmet Büke, Ahmet Çınar, Ayşegül Güngören, Erol Gördük ve Barış Özel gibi tanıdığım tüm Manisalılara, Manisa‘nın dostlarına; ayrıca tüm İzmirli arkadaş, dost ve yoldaşlarıma bu müzeyi bir an önce gezip sahip çıkmalarını, buraya daha fazla ziyaretçinin gelip gezmesi için çaba harcamalarını öneriyorum.

Tabii ki müzenin henüz bitmeyen kısımlarının bir an önce bitirilmesi, müzenin anlaşılıp kavranmasını kolaylaştıracak ayrı bir kataloğunun hazırlanması, İnternette Çanakkale Şehitleri Müzesi ile Manisa Kurtuluş Müzesi için ayrı ayrı web sayfaları hazırlanması ve hatta bu müzelerin dost ve sempatizanlarının dijital ağlar üzerinden örgütlenmesi için sosyal medya sayfalarının açılması koşuluyla…

Biz İzmirliler için de, Manisa‘nın yapıp ortaya koyduğu böylesi değerli bir girişimin son ayağı olarak İzmir‘e layık bir İzmir Kurtuluş Savaşı Müzesi‘nin bir an önce yapılıp açılması için mücadele etmemiz, bu uğurda uğraşmamız ve sesimizi daha fazla çıkarmamız gerekiyor…

Ve tabii ki, bu mücadele, bu uğraş, benim yaptığım bu çağrı konusunda sessiz kalıp dili lal olan İzmir yerel basını ile böylesine önemli bir konuda bir müzeyi açmak varken mutfak ve maske müzesi gibi müzeleri açmakla meşgul İzmir belediyeleri ve sivil toplum örgütlerini de bu kampanyaya dahil etmek üzere…

Şehit Künyeleri, Manisa Kurtuluş Müzesi, Fotoğraf: Erol Şaşmaz
Barışın Simgesi Zeytin Ağacı ve Savaş Alanları, Manisa Kurtuluş Müzesi, Fotoğraf: Erol Şaşmaz
Kum Torbalı Siperler, Manisa Kurtuluş Müzesi, Fotoğraf: Erol Şaşmaz

Son bir söz olarak; Manisa Kurtuluş Müzesi‘nin oluşumunda emeği geçen;

  • Bir önceki Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Cengiz Ergün‘e,
  • Manisa Büyükşehir Belediyesi başkan danışmanı mimar Azmi Açıkdil‘e,
  • Manisa Büyükşehir Belediyesi eski başkanı rahmetli Ferdi Zeyrek ile İzmir‘de bir Kurtuluş Savaşı Müzesi açılması için imza veren şimdiki başkan Besim Dutlulu‘ya,
  • Projenin danışmanlığını yapan Prof. Dr. Nurettin Gülmez‘e, Prof. Dr. Nejdet Bilgi‘ye ve yerel tarih araştırmacısı Erkan Akbalık‘a,
  • Müzenin mimari tasarımını yapan Yalın Mimarlık‘tan mimar Ömer Selçuk Baz‘la mimar Heval Zeliha Yüksel‘e ve ekip arkadaşlarına,
  • Müzenin diyaromasını yapan Rusya Devlet Sanatçısı Alexender Samsanov ile Elkhan Piriev‘e,
  • Müzede gösterilmekte olan “Zafer Yolları“nda isimli filmin kazandırılmasında katkıları olan Mustafa Pala‘ya

sonsuz teşekkürlerimi iletmek istiyorum.

Manisa Kurtuluş Müzesi‘nin unutulmayıp gezilmesi, gezdirilmesi ve daha fazla insanın hatırlanıp sahiplenmesi dileğiyle…

Haber vermek bizden, gezip öğrenmek ve sahiplenmek ise sizden diyelim…

Daha fazla bilgi için:

1) https://yalin-mimarlik.com/projeler/manisa-panorama-muezesi

2) https://yalin-mimarlik.com/projeler/manisa-panorama-muezesi/proje-guncesi/#santiye-guencesi-18

3) https://www.manisa.bel.tr/Haberler/45343_manisa-kurtulus-muzesi-cumhuriyetin-102nci-yilinda.aspx

4) https://www.turkiyenintarihieserleri.com/?oku=4294

5) https://hvlstudio.com/1/manisa-kurtulus-muzesi