İzmir’in Unutulan Sanatçıları 32 – Stéphan Elmas (Elmasyan)

Ali Rıza Avcan

İzmir’in Unutulan Sanatçıları” başlıklı yazı dizimizin bugünkü 32. bölümünde, 1862 yılında İzmir‘de doğup 17 yaşındayken müzik eğitimi almak üzere Avrupa‘ya giden, ortaya koyduğu eserlerle “Ermeni Chopin’i” olarak ünlenen ve hiç gitmediği Ermenistan‘da adına bir vakıf kurulan, eserlerini yorumlayan Ermeni sanatçılar onu “Soul of Smyrna“; yani, “İzmir’in ruhu” olarak adlandırırken bizim ise ondan haberdar olmadığımız, yazı dizimizin 21. bölümünde hatırlatmaya çalıştığımız Franz Lizst‘in öğrencisi Alessandro Voltan‘ın; yani nam-ı diğer “Macar Tevfik“in öğrencisi olan önemli ve dünya çapında meşhur bir besteciyi hatırlatıp tanıtmak istiyorum: Stéphan Elmas (Elmasyan) (Стапан Елмас).

Stephan Elmas (1862-1937), Adeline Aimée Rapin‘in yaptığı portresi.

Besteci, piyanist ve öğretmen olarak tanıtacağımız bu değerli sanatçının hem olağanüstü yeteneği, hem de İsviçreli ressam Adeline Aimée Rapin (1868–1956) ile yaşadığı aşk dolu örnek beraberlik, onun hatırlanıp unutulmamayı fazlasıyla hak ettiğini gösteriyor.

24 Aralık 1862’de İzmir‘de doğup 75 yaşındayken 11 Ağustos 1937’de Cenevre‘de vefat eden sanatçı İzmirli varlıklı bir ailenin çocuğuydu. Annesi doğum sırasında ölmüştü. Bu çocuğun bir dahi olduğunun anlaşılması üzerine İzmir‘de Alman kökenli Bay Moseer (Mauser)’den piyano dersi almaya ve kısa piyano parçaları yazmaya başlar. Henüz on üç yaşındayken verdiği bir resitalde ünlü Macar besteci Franz Lizst (1811-1886)’in piyano eserlerini mükemmel bir performansla yorumlayarak herkesin hayranlığını kazanır.

Temmuz 1879’da, piyano öğretmeni Alessandro Voltan (1853-1941), nam-ı diğer Macar Tevfik‘in teşvikiyle Franz Liszt (1811-1886)’in seçmelerine katılma umuduyla ve amcasıyla birlikte Weimar Almanyası‘na gider. Burada büyük ustayla tanışma fırsatı bulur. Lizst onu kendisi gibi Carl Czerny (1791-1857) ile Simon Sechter (1788-1867)’in öğrencisi olup Camille Saint-Saëns (1835-1921)’in dördüncü piyano konçertosunu ithaf ettiği Anton Door (1833-1919)’la çalışmak üzere Gesselschaft der Musikfreunde in Wien (Viyana Müzik Dostları Derneği)’e gönderir.

Viyana Müzik Akademisi‘ndeki eğitimi sırasında Leoš Janáček (1854-1928), Gustav Mahler (1860-1911) ve Mathilde Kralik (1857-1944) gibi sanatçılara öğretmenlik yapan besteci ve kompozisyon öğretmeni Franz Krenn (1816-1897) ile çalışma fırsatını yakalar. Eğitimi sırasında piyanonun yanı sıra kompozisyon da çalışan Elmas, 1881 yılında besteleyip 1884’de yayınlanan 6 Etüdünü Franz Lizst‘e, 15 eserini de arkadaşı yazar Victor Hugo‘ya ithaf eder.  Elmas‘ın 1 No’lu Piyano Konçertosu ve onun orkestrasyonu yapılmamış Gençlik Konçertosu ise Anton Rubinstein (1829-1894)’a ithaf edilmiştir.

Stephan Elmas (1862-1937)

Lizst‘le sürekli iletişim halinde olup onun tavsiyelerinden yararlanan Elmas 1885 yılında ilk kez verdiği Viyana konserinden sonra 1886’da babasının cenazesine katılmak için kısa bir süre İzmir‘e dönmekle birlikte, Avrupa’nın kendisine sunabileceği çok şey olduğunu düşünerek Viyana’ya döner. 24 Şubat 1887’de Viyana Bösendorfer-Saal‘da oldukça başarılı bir resital verdi . Bunu Fransa, İngiltere, Almanya, Avusturya ve İtalya‘da Ludwig van Beethoven (1770-1827), Frédéric Chopin (1810-1849), Robert Schumann (1810-1856) ve Cécile Cheminade (1857-1944) ile kendi eserlerini yorumladığı yoğun bir konser programı izler.

Elmas, seyahatleri sırasında Rus besteci ve piyanist Anton Rubinstein (1829-1894), Fransız besteci Jules Massenet (1842-1912) ve Fransız piyanist Joseph-Édouard Risler (1873-1929) ve ünlü Fransızca-Ermenice sözlüğü hazırlayan Guy de Lusignan (1831-1906) ile tanışır.

Şubat 1896’da Paris‘te verdiği konserler sonrasında yeni eserlerini yayınlar ve 1869-1922 yılları arasında Frank Caddesi, Alliotti Han, İzmir adresinde ilk kez haftada iki kez, 1904’den sonra günlük hale gelen ve editörlüğü 1893’den sonra E. Oscar Efendi, 1905 yılından sonra Nikolai Çürükçüoğlu tarafından yapılan Fransızca “La Réforme” gazetesinin muhabirliğini yapmaya başlar.

Kendi eserlerini sunduğu 14 Şubat 1901 tarihli konserin programı.

1897’de tifoya yakalanıp işitme yetisini kaybettikten sonra 1912’de İsviçre‘nin Cenevre kentine yerleşir ve burada besteler yapıp ders vermeye ve eserlerini sergilemeye devam eder. İşitme zorluğunun artması üzerine kendisini dünyadan soyutlayarak bir münzevi olarak yaşamaya başlar. Neyse ki, bu zor zamanlarda onun yanında olup yardımcı olan kolsuz İsviçreli ressam Adeline Aimée Rapin (1868–1956) ile arkadaş olur ve Cenevre‘nin Gustave-Adore kıyı bölgesinde birlikte yaşamaya başlarlar.

1913 yılında İzmir‘e dönmeyi planlamakla birlikte yaklaşan 1. Dünya Savaşı‘nın yarattığı gerginlikler nedeniyle bundan vazgeçti.

Stephan Elmas (1862-1937).

1920’de Ermenistan‘ın bağımsızlığını tanıyan Sevr Antlaşması‘nın ardından Ermeni vatandaşlığını alır. 1922’de müzik yayıncısı Steingräber, eserlerinin sistematik basımına başlar. 1923 yılında ise İzmir‘deki mülkünün kaybı nedeniyle İsviçreli sigorta şirketinden aldığı maddi tazminatla bir Erard marka kuyruklu piyano alır. Bu piyano bugün Erivan‘daki Charents Edebiyat ve Sanat Müzesi‘nde bulunmaktadır.

1925’de Cenevre‘nin fahri vatandaşı ilan edilir. 1929’da ise son eseri olan piyano için 12 Ermenice Şiir (12 Poémes Arménies) ‘i besteler ve bunu Ermeni halkına ithaf eder.

Anılarını, Paris‘te yaşadığı 1922-1936 yılları arasında genç gazeteci ve filolog Hagop-Krikor Djerdjerian‘a yazdıran besteci, 11 Ağustos 1937 tarihinde Cenevre‘de ölür ve Plainpalais mezarlığına gömülür. Ondan geriye kalan piyanosu, el yazmaları ve anıları ise günümüzde Ermenistan’ın Erivan kentindeki Charents Edebiyat ve Sanat Müzesi‘nde korunmaktadır.

Stephan Elmas (1862-1937)’ın Cenevre Plainpalais Mezarlığı’ndaki mezar taşı.
Stephan Elmas (1862-1937)’ın Cenevre Plainpalais Mezarlığı’ndaki mezarı.

1988 yılında Alexandre Siranossian‘ın sanatsal rehberliğinde kurulan Stéphan Elmas Vakfı, Ermeni bestecinin mirasını koruyup geliştirmeyi amaçlamaktadır. Piyanist Armen Babakhanian‘ın son yıllardaki çalışmaları sayesinde sanatçının tüm eserleri yeniden yorumlanıp kayıt altına alınmıştır.

Bütün bu anlattıklarımızdan sonra;

Odağında ünlü Macar müzisyen, besteci, piyanist, orkestra şefi ve öğretmen Franz Lizst‘in olduğu bir değerler bütününde, bir zamanlar İzmir‘de yaşamış Alessandro Voltan (Macar Tevfik) ile onun öğrencileri İzmirli Stephan Elmas ve Ahmed Adnan Saygun gibi sanatçıların yollarının birbirleriyle buluşup kesiştiğini, İzmir‘in bu sanatsal zenginliğe ev sahipliği yapıp beslediğini, o nedenle bu zenginliği oluşturan bütün bu sanatçı ve eserlerine sahip çıkmamız gerektiğini, Stephan Elmas için uygun görülen “The Soul of Smyrna” tanımlamasının içine yolları kesişen bu diğer sanatçıları da dahil edip “İzmir’in Ruhu“nu daha da çoğaltarak arttırmamızın şart olduğunu ifade etmek isterim.

http://www.stephanelmas.org ve http://www.musicologie.org İnternet sayfalarındaki dijital veri ve kayırların tarafımca incelenip değerlendirilmesi sonucunda sanatçının toplam 130 eserini gösteren aşağıdaki liste hazırlanmıştır.

Stéphan Elmas – Piano Concerto No.1 in G-minor (1882)
Armen Babakhanian – Melody in Armenian Style – Stephan Elmas
İzmir’in Ruhu, Stephan Elmas’ın tam piyano sonatları, Heghine Rapyan (Piyano), Solo Musica (2023), 26-17 Kasım ve 17-18 Aralık 2022 tarihlerinde Avusturya’daki Wels, Klavierhaus Schimpelsberger’de kaydedildi.
Heghine Rapyan – The Soul of Smyrna.
Stephan Elmas – Etude.

Besteci Stephan Elmas ile ressam Aimée Rapin‘in aşk dolu sevgisini anlamak için 6 Ağustos 2020 tarihinde Artsvi Bakchinyan tarafından kaleme alınan yazıyı okumanızı öneriyorum…

Engelleri Aşmak: Aimée Rapin ve Stepan Elmas’ın Hikayesi

Artsvi Bakchinyan

İsviçreli sanatçı Aimée Rapin’in adı kamuoyuna yabancıdır. Yine de adı birçok nedenle bilinmeyi hak ediyor. Birincisi bir sanatçı olarak, ikincisi de kadın ya da erkek olsun bir ressam olarak onun hakkındaki sıra dışı ve muhteşem gerçekliktir. Çünkü kendisi, tablolarını kolları olmadığı için ayak parmakları ile yapan bir ressamdır.

Eserleri arasında çocuk ve yetişkin portreleri, tuval üzerindeki çıplaklar ve iç dünyalarını açığa çıkaran zarif özelliklerin yanı sıra çiçekler başta olmak üzere manzara ve natürmortlar, göz alıcı renkteki görüntüler ve ustaca yapılmış grafik çalışmaları yer alır. Bu son derece sanatsal parçaların ve parlak yağlı pastellerin el emeği olmadan yaratıldığını algılamak ise oldukça zordur.

Aimée Rapin, 14 Şubat 1868’de İsviçre’nin Payerne kentinde 11 çocuklu bir ailenin 12. çocuğu olarak dünyaya geldi. Aimée’nin babası Jules Rapin bir acentanın sahibi, aynı zamanda amatör bir sanatçı ve müzisyendi. Aile, 1872’de 6 yaşındaki Aimée’nin Profesör M. Meyenbourg’dan resim dersleri almaya başladığı Lozan’a taşınır ve ertesi yıl Payerne’e geri döner. Babası 1880’de vefat ettiğinde Aimée 18 yaşındadır. 18 yaşında mutlu bir evlilik yapan ve 38 yaşında dul kalan annesi Adelie Rapin-Quidort, büyük aileyi geçindirmenin tüm yükünü tek başına üstlenerek evi idare etmek ve biri özel ilgiye ihtiyaç duyan çocuklarını büyütmek zorundadır.

Aimée Rapin (1868-1956).

Ancak Aimée bildiğimiz bir çocuk olmaktan çok uzaktır. Erken çocukluk döneminden itibaren güçlü bir irade göstererek koşullara uyabilen bir gençtir. Bu süreç içinde yavaş yavaş, çiçek toplamaktan yemeğe kadar başkalarının elleriyle yaptığı her şeyi ayak parmaklarıyla yapmayı öğrenir. Kendisini rahatsız eden tek şey ise, kollarının yokluğunu gizleyen pelerini sürekli takmak zorunda olmasıdır.

Aimée 14 yaşında Lozan’daki bir yatılı okula gönderilir ve daha önce öğretmenliğini yapan Meyerbourg’dan çizim dersleri olmaya devam eder. 1884 yılında vaftiz annesi Bayan Kapt’ın yanında yaşayıp Sanat Okulu’nda okumak için Cenevre’ye taşınmak zorunda kalır. Bayan Kapt, iyi eğitimli, çocuksuz dul bir kadın olduğu için Aimée’nin gezilerinde ona eşlik eder. Genç kız asla hiçbir zorluk karşısında durmamakta, vaftiz annesiyle birlikte ya da onsuz İtalya, İspanya, Hollanda, hatta Fas ve Tunus’a seyahat edecektir.

Sanat Okulu’ndaki öğretmenleri Henri Héber (çizim), Huges Bovy (heykel) ve Elisée Mayor (seramik) idi. Genç sanatçı üzerinde en büyük etkiyi, Eugene Delacroix, Jean-Baptiste-Camille Corot ve Georges Sand’in arkadaşı olan seçkin İsviçreli ressam ve ressam Barthélemy Menn yaratmıştı.

Aimée, Menn’den çok sayıda teşvik ödülü ve biri heykel, diğeri en iyi portre olmak üzere iki kez birincilik ödülü alır ve onun “Sen doğuştan portrecisin” iltifatına muhatap olur.

Aimée Rapin, 1888’deki Paris Üniversitesi sergisinde büyük başarı elde eder ve Paris, Londra gibi yerlerden siparişler almaya başlar. Kendisi hiçbir zaman kişisel sergi düzenlememiş olmasına karşın Avrupa’da giderek tanınmaya ve takdir görmeye başlar. Tanınmış Fransız sanat eleştirmeni Pierre Thee, Rapin’in resim stilini “Verlain tipi” olarak nitelendirir. Ünlü Fransız aktrisler Réjane ve Sarah Bernhardt ise portrelerinin Aimée tarafından yapılmasını isterler.

Aimée Rapin (1868-1956).

Bu arada, Paris’teki Amerikalı bir müzik menajeri, sanatını büyük Amerikan tiyatrolarında sergilemesi ve 15 dakikalık seanslarda resim çizmesi için ona 100.000 dolar (o zamanlar bu rakam yaklaşık yarım milyon frank tutmaktaydı) teklif eder.

Rapin 1882’de Cenevre’ye yerleşir. Stüdyosu Necker Caddesi No.1 adresindeki binanın altıncı katındadır. 1896’da İsviçre Konfederasyonu’ndan en iyi portrelerinden biri olan “Saatçi”yi, Le Locle Güzel Sanatlar Müzesi’nde yapması için sipariş alır. Aimée her gün şövalenin önüne oturur ve sağ ayağıyla bir öncekinden daha iyi resimler yaratmak için özenle çalışır.

Çekici yüzü, iyi doğası ve büyük yeteneği ona birçok erkeğin aşık olmasını sağlamaktadır; ancak bir aile kurmamayı tercih eder. Ancak hayatında sevgi ve şefkatle kendisini seven bir adam vardır.

1911 yılında büyük aşkı Ermeni besteci ve piyanist Stephan Elmas (Stepan Elmasyan) ile tanışır. Tanıştıklarında Aimée 43, Elmas ise 49 yaşındadır.

Aimée Rapin ve Stephan Elmas.

İzmirli Stephan Elmas, varlıklı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiş ve 17 yaşında Franz Liszt’ten ders almak için Avrupa’ya gitmiştir. Elmas, 1888’den 1908’e kadar Avrupa’nın hemen hemen tüm büyük şehirlerinde solo piyano resitalleri vermiş, Paris ve Leipzig’de basılan konçerto, sonat, romans, balad, mazurka ve valsler bestelemiştir. Pek çok Avrupalı ​​ona “Ermeni Chopin” adını vermektedir. Ne yazık ki Elmas 1887’de tifoya yakalanır ve kısmen sağır olur. 1915 yılında Ermeni Soykırımı’nı öğrendiğinde ise sağlığı iyice bozulur.

Belki de onları birbirine bağlayan şey kaderlerindeki benzerlikti; kolsuz bir sanatçının ve sağır bir müzisyenin kaderi. 1914’ten itibaren Cenevre’deki Gustave-Adore kıyı bölgesinde birlikte yaşadılar. Stephan Elmas, Aimée Rapin’in eserlerinin tanıtılmasına büyük katkıda bulundu ve sanatçı, Ermeni müzisyenin çeşitli portrelerini yarattı. 1922’de sevgilisinin başına gelen trajediden derinden etkilenen Aimée Rapin, “Şehit Ermenistan” tuvalinin yanı sıra Elmas’ın annesi Yepraxi Elmas’ın iki portresini yaptı.

“Armenia the Matyr” (Şehit Ermenistan), Aimée Rapin.

Stephan Elmas 1937’de Cenevre’de öldü. Aynı yılın 13 Eylül’ünde Rapin, Elmas’ın biyografisini yazan ve arkadaşı filolog Hagop-Krikor Djerdjerian’a yazdığı mektupta şunları yazdı: “Bu dünyaya bir çift göz sonsuza dek kapandı ve dünya artık yok oldu. benim için değişti… Ama böyle harika bir arkadaşımın 26 yılı aşkın süredir yanımda olması Tanrı’nın bana bir lütfu değil miydi?

Aimée Rapin her zaman şaşırtıcı derecede güçlü, iyimser, neşeli ve inanılmaz bir mizah anlayışına sahip cömert bir insandı. Bir keresinde yedi çocuğu olan kardeşi Ernst’in evinde bir partiye katılmıştı. Sevgi dolu ve keyifli bir gülümsemeyle etrafına baktı ve sevinçle şunu söyledi: “Bu ailede ne kadar çok kol ve el varsa o kadar iyi!” Onun alışılmadık durumu, Aimée’nin yaşamı boyunca birçok trajik ve aynı zamanda komik duruma neden oldu. Mesela bir keresinde Cenevre’den Lozan’a giden bir trene binip biletini ödeyen Aimée, bilet satıcısına bileti alamayacağı için kendisine bırakabileceğini söyledi. Başka bir olayda Aimée’nin yaşadığı binada yangın çıktı ve itfaiye ekipleri merdiven yardımıyla insanları pencerelerden çıkarmaya başladı. İtfaiyeci “Boynuma tutunun” deyince Aimée “Yapamam” demişti. Daha sonra güçlü itfaiyeci onu sırtına alarak dışarıya taşıdı.

Rapin’in eserleri Paris, Londra, Berlin, Münih, Montreal ve New York’ta sergilendi. Hayatının sonuna kadar çalışmaya devam etti ve 8 Mayıs 1956’da 88 yaşında Cenevre’de vefat etti. Cenevre’deki Plainpalais mezarlığında Stephan Elmas’ın mezarının yanına gömüldü.

Aimée Rapin (1868-1956).

Aimée Rapin tüm hayatı boyunca özenle çalıştı ve bugün Payerne Müzesi’nde saklanan 3.000’den fazla benzersiz sanat eserini gelecek nesillere bıraktı. 1996 yılında müze, “Aimée Rapin, Elsiz Resim” adlı resimli bir kitabını yayınladı. Metin sanatçının yeğeni, şair ve oyun yazarı Simone Rapin tarafından yazılmıştır.

Diğer yanda ise Erivan halkı yavaş yavaş Stephan Elmas’a alışıyor; Erivan Konservatuarı, Elmas’ın anısına piyanist yarışmasına ev sahipliği yapmış, aynı zamanda Stephan Elmas Vakfı’nın sanat yönetmenliğini de yapan Fransız-Ermeni şef Alexander Siranossian’ın çabalarıyla bestecinin piyanosu Ermenistan’a nakledilerek Müzesi’ne bağışlanmıştır. Elmas’ın hayat arkadaşı Aimée Rapin ise Ermeniler arasında da tanınmayı hak ediyor; çünkü, yaşamı ve sanatı gerçekten güçlü bir irade ve olağanüstü cesaretin eşsiz bir örneği olan cesur bir sanatçıyla karşı karşıyayız…

Yararlanılan Kaynaklar

Bakhchinyan, A., “Overcoming Handicaps: Story of Aimée Rapin and Stepan Elmas, Erişim Tarihi: 15.02.2024: https://mirrorspectator/2020/08/06/overcoming-handicaps-story-of-aimee-rapin-and-stepan-elmas/

Çoban, Ö. Marmara Bölgesindeki Müzik Öğretmenliği Lisans Programı Öğrencilerinin Orta Öğretimdeki Piyano Eğitimlerine Yönelik Görüşlerinin Değerlendirilmesi, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Edirne, 2012.

Kutlay, E., Fodor, G., “Osmanlı Sarayı’nda Bir Macar Piyanist: Géza Hegyei“, Max Weber Stiftung, Bonn, 2023.

Sipos, Dr. J., “Türk-Macar Halk Müziğinin Karşılaştırmalı Araştırması, Macaristan Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği Yayını, Ankara, 2005.

http://www.stephanelmas.org

https://en.wikipedia.org/wiki/Stéphan_Elmas

https://www.hyperion-records.co.uk/c.asp?c=C6928

https://www.musicologie.org/Biographies/e/elmas_stephan.html

http://www.levantineheritage.com/newsp2.htm

Yorum bırakın